Zonguldaklı basın mensupları dün sabah kahvaltılarını Ereğli'nin epey uzağında Ören mahallesinde yaptılar. Aslında burası bir köy ama Ereğli belediyesi geçmişte dağın başındaki köyleri mahalle yaparak kendi nüfusunu 120 binlere yükseltmiş...
Her neyse;
Gazeteciler burada ZAYBİR Başkanı Abdurrahman Canlı'nın ve yönetiminin konuğu oldular.
ZAYBİR, Zonguldak Arı Yetiştiricileri Birliği'nin kısaltılmış adı.
ZGC'nin yani Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'nin yeni bir organizasyonu kapsamında birliğe ait araçlarla köye getirilen gazetecileri ise genelde arıcılık ürünleriyle süslü, her türlü kahvaltı malzemesinin de yer aldığı, şahane demlenmiş çayın da bol bol tüketildiği bir kahvaltı masası hazır bekliyordu.
Evet;
Arıcılık ürünleri...
Bal; hem normali hem acısı, polen, polenli ezmeler, yoğurtlar, vs...
Tamamen doğal ürünler. Çevre harika. Etrafımızdaki bahçelerde peşlerinde civcivleriyle tavuklar, yavrularıyla kediler, kuş cıvıltıları, ağaçlar ve üstlerinde meyveleri, ekili bahçeler, her türlü sebze...
Yani köy anlamında aklınıza ne gelirse bir peyzajın tam yansıması...
Ve ZAYBİR tesisleri.
Başkan ve yönetimi kahvaltı sonrası her bir tesisin ne işe yaradığını basın mensuplarına gösterdiler, gereken açıklamaları da makinelerin başında yaptılar.
Bu arada balı da anlattılar. Gerçi bir Ordu ili gibi değilmişiz ama yine de 1300-1500 arası arıcılıkla uğraşan aile varmış...
Yeri eski valilerden Erol Ayyıldız tahsis etmiş, daha sonra Ali Kaban ve Ahmet Çınar valiler de gereken ilgiyi esirgememişler. Başkan Abdurrahman Canlı her birine ayrı ayrı teşekkür ediyor. Bu arada geçmişteki iki projelerini onaylayan BAKKA'ya da ama son zamanlarda BAKKA işleri ağırdan almaya ve boş vermişleri oynamaya başlamış. Eskisi gibi çalışamaz olmuş. Son proje beklemede, belki de yatmış...
Başkan tesisleri gezdirdikten sonra da yeni bir çay faslına geçildi ve burada basın mensuplarına kısa bir brifing verdi, soruları cevapladı...
Bu yörede üretilen balın kalitesini ve besin değerini anlattı, dünyada üretilen nadir ballardan bizim ballar...
Gereken teşvikler sağlanırsa, projeler desteklenirse balcılık geleceği parlak bir geçim kaynağı veya ek gelir kaynağı olabilir...
Sahte balı gerçeğinden ayırt etmek zormuş, hatta kendisi bile ayırt edemezmiş...
Yörede üretilen bal için coğrafi konum işareti, simgesi, patenti her neyse alacaklarmış...
Üreticilerden alınan bala kendi markalarını vurup pazarlıyorlarmış ve şimdiden tüm yapılacak olan üretimin müşterisi varmış...
İmalatta kullanılan suyu bile kendileri üretiyorlarmış, kuyu açıp su bulmuşlar ve tahlil ettirmişler, su içilebilir nitelikte çıkmış, böylece aylık tasarruf da 3 bin lirayı bulmuş...
Tesiste kullanılan elektriği bile üretme çabaları gündemdeymiş...
Milletvekillerinden destek bekliyorlarmış,
Kendileriyle ilgili daire müdürlerinden de destek bekliyorlarmış ancak bazen köstek olanlar çıkıyormuş...
Orman Bölge Müdürlüğünden kendileriyle daha fazla ilgilenmelerini istiyorlarmış ama çalışmalar çok yavaşmış, özellikle bal üreticilerini etkileyen, kestane ağaçlarının belalısı Gal Arısı konusunda, ama müdürlük bu ciddi tehlike için ciddi çalışmalara henüz geçmemiş, adet yerini bulsun şeklinde "proje başlattık" gibilerden açıklama yapıyorlarmış,
Tarım İl Müdürlüğü ise tam bir felaketmiş, müdürlük işi gücü bırakmış kendisinin başkanlığını tartışmaya açmış durumdaymış, Valiliğe bile gittiğinde Vali Yardımcısından "Müdür bey senden bahsediyor buralarda" şeklinde yanıtlar alıyormuş ve buna çok şaşırıyormuş...
"Ben başkanlık meraklısı değilim, müdür bey istemiyorsa bırakırım başkası gelsin ama kendisinin işi başkan atamak değil, başkanlara yardımcı olmak, anlayamadım gitti" diyen ZAYBİR Başkanı Abdurrahman Bey Tarımcılardan yıllardır anlayış bekliyormuş...
Eveeeeeet;
Durumlar bu vaziyette...
Bölgede arıcılık güçlendirilmek ve teşvik edilmek isteniyor ama birileri kendini yormak istemiyor, almış arıyı eline kanatlarını yoluyor.
Bürokrasiden de yakınan Başkan bir imza için çektiği çileleri de aktardı bizlere ve kendisine kahvaltı için teşekkür edip giderken de güzel bir jest yaptı ve basın mensuplarına birer kavanoz arı poleni hediye etti.
"ZGC başkanı Derya Akbıyık ile tekrar konuşacağım ve bal üretimi tarihinde sizi yeniden bir kahvaltıda konuk edeceğim ve bu kez de birer kavanoz bal hediye edeceğim..." diyerek olanca nezaketi ile bizleri uğurladı.
Yine ZAYBİR'in tahsis ettiği araçlarla ZGC Başkanı Derya Akbıyık'ın dağa kaldırdığı gazeteciler (!) olarak kente döndük ve aldığımız temiz havayı kentin egzoz buharıyla karışık kirli havasına karıştırarak yaşam savaşımızı sürdürmeye başladık...




 





Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228