Merhaba...

Göbek adım Recep. Köyde (İ)recep derler ya neyse... Sonuçta hepimiz Allah'ın kulu bir Adem oğlu değil miyiz? Bendeniz her an aranızda olan, çarşıda, pazarda dolaşan, sizden biriyim. Arada sırada yazarsam idare edin artık.
Şunu bilin ki amacım; yaşadığımız şu memlekette kendimce daha güzeli, daha doğruyu bu köşede dile getirmekten ibaret. Gerçekleri eğip bükmeden yazmak. Sizlerle düşüncelerimi paylaşmak...

Çarşıda pazarda dolaşırken gördüklerimi, bildiklerimi, kısaca hayata dair her şeyi yazıp çizmek... Bendenize yazmak veya yazılanlarla ilgili olsun ya da olmasın şehrin her türlü meselesine yönelik görüşlerinizi ve şahit olduğunuz her türlü şeyi köşe yazımın altına yorum olarak gönderebilirsiniz. Olumlu ve güzel uygulamalar ile örnek davranışları da gönderebilirsiniz. Güzel olan şeylere güzel; yanlış olana da yanlış diyeceğiz!

Bunları da dikkate alacağımdan emin olabilirsiniz.

Neden gölge fotoğraf, diye merak edebilirsiniz. Hakkınızdır. Bizde maalesef önce etikete sonra öze bakılır. İşte tam da bu yüzden... Söyleyene/yazana bakmayın, yazılanlara bakın diye... Yani etikete, zarfa değil; içindeki yazılanı inceleyin! Bugüne kadar şekillere baka baka, bakın ne hale geldik.  

Merhaba faslından sonra ilk yazımızın ilk konusuna değinecek olursak...
Yazın tam ortasında, sıcaklarla boğuşurken, ekonomik belirsizliklerle mücadele ederken korona yine bir numaralı gündem maddesi oldu. 

Sağlığın önemini ifade eden şu mısraları bilmeyeniniz yoktur:

Halk arasında muteber nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi...

O yüzden işte.

Gündemimiz korona. Hayatta kalma mücadelesi... Mart ayından itibaren uzun süren kısıtlama ve sokağa çıkma yasaklarından sonra gelen bir iki aylık serbestliği hunharca kullandık. Tekrar başa döndük. Pozitif vaka sayıları her geçen gün artıyor. Çarşı ve pazarlar balık istifi... Dikkat eden insan sayısı çok az.

Bunun böyle olacağı belliydi arkadaşlar. 65 yaş üstü boşuna mı günlerce eve hapsoldu? Boşuna mı hor ve hakir görüldü yani? Yeni yetme ergenler 65 yaş üstüyle alay edip durmuştu oysa ki sosyal medya çiftliğinde...
Hayırdır beyler, niye susuyorsunuz?

Görmüyor musunuz yoksa plajları, eğlence mekanlarını?

Çıpıldak insanlara uğramıyor muymuş korona mikrobu?

Bizleri büyütüp yetiştiren büyüklerimizle alay ederken, onların başına su dökerken iyiydi değil mi saygısız insanlık? Haydi plajda yan yana yatan cahillerin üzerine de soğuksu döksenize!


BİR ONLAR EKSİKTİ

Geçen gün denize gittim. Orta Kapuz - Tersane bölgesinde insanların tedbirsiz bir şekilde denize girmesi yetmezmiş gibi hayvanların da sahipleri tarafından zorla denize sokulmaya çalışılmasına şahit oldum. Hay görmez olaydım! Hele orta yaş üstü bir kadın, ki görünümünden hayvansever ve sosyal konulara eğilimli olduğu çok bariz olduğu halde, kumsalda köpeğine dondurma kabıyla yemek yediriyordu. Aha, bir de ne göreyim? Gitti köpeğe yemek yedirdiği o yemek kabını, insanların şaşkın bakışları arasında denize daldırmaz mı? Evet, yanlış duymadınız hiç utanıp sıkılmadan köpeğin yemek yediği kabı plajda yıkadı. Arkadaşla şok geçirdik.

Ne kadar çirkin bir şey... Sorsanız ona buna laf atar, kimseyi beğenmez bu tipler... Zaten bizde her şey laftadır. Sözdedir.
Böyle tiplere laf söyleseniz zeytin yağı gibi suyun üstüne çıkarlar. Sizi haksız duruma düşürürler. İnsanlarda eleştiriye tahammül kalmamış. O yüzden hiç cahillere bulaşmaya gerek yok.

Zaten devlet yöneticileri denetimlerin artacağını söylemişlerdi. Etrafına saygısı olmayan böyle insanlara ceza yazılmalı. Maske takmayanlara, kurallara uymayanlara en ağır ceza yazılmalı.

DÜĞÜNLERDE ÇİFTE STANDART MI VAR?

Diğer konu da düğünlerle ilgili olacak. Köylerdeki düğünlerde jandarma göz açtırmıyor. Düğün boyunca sadece gelin ve damattan başkasına oyun oynatmıyor, dans ettirmiyor. Genel olarak böyle. Peki, düğünler mekanda olunca aynı denetim yapılıyor mu? Burası su götürür işte... Geçen gün Ilıksu'daki bir mekanda düğüne davetliydim. Orada da herkes bir birine girmiş vaziyetteydi, genci yaşlısı sıkı fıkı bir şekilde saatlerce oynadı durdu. Göbek atmaktan bir hal oldular. Düğünün sonunda bir görevli herkese maske anonsu yaptırdı, herkes maske taktıktan sonra fotoğraf çekip mekandan ayrıldı. 
Bu mudur? Koronayla mücadelede başarı böyle gelir mi? 

Köydeki düğünlere göz açtırılmasın. Mekanlardakilere göz yumulsun, öyle mi?

Bu arada Muslu'daki düğünlerde görev yapan Jandarma ekiplerini ise kutluyoruz. Orası da salon olmasına rağmen ekipler uyarı ve ceza yazma görevini sıkı takip ediyorlar. Sağ olsunlar.

Şehir merkezindeki düğünlere isterseniz hiç girmeyelim!

Çünkü şehir merkezindeki düğün salonlarında korona cirit atıyor cirit... Sosyal mesafe hak getire... Pistler, iğne atsanız yere düşmeyecek durumda. Sadece kuru bir anons uyarısı dışında hiçbir şey yok. Bu da hepimiz adına negatif bir uygulama...
Kurallar ve cezalar; yerine, kişisine ve mekanına göre değişmez. Değişmemeli...

Neyse ki bakanlık sıkı denetim genelgesi yayınladı. Bakalım nasıl olacak? Bunu da takip edeceğiz...

Sağlıcakla kalın...
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Reis 2 ay önce

Bos yapma lan

banner228