FLAŞ HABER
Bayram her zamanki gibi geldi, he ne kadar bu kez biraz değişik geldiyse de hoş geldi sefa geldi…
Bayramın gelmesine öncelikle hazırlanan ne kadar dinci, şeriatçı, badelemeci, gerici tarikat, vakıf, dernek, cemiyet, kurs, vs. ne varsa son zamanlarda 7/24 çalışmaya başladılar. Her dini temel tutan müessese bunlar gibi değil ama işte bunlar diğerlerini de yaktılar.
Şimdi de yardımlarınızın, zekatlarınızın peşindeler…
Aman dikkat!
Dimyat’a pirince gideyim derken evdeki bulgurdan da olmayın; günaha girmeyin. Çünkü böyle yardımlar toplayan bazı merkezlerin bu paraları ne yaptıkları belli değil.
Görmüyor musunuz, ne kadar tarikat şeyhi hoca efendisi vs. varsa hepsinin altında son model trilyonluk arabalar, jet skiler, helikodpterler, uçaklar…
İlkokul terk kerameti kendinden menkul bu gibi kendilerine şeyh meyh dedirten meyh dangalaklara inanmayın ve yardımınızı zekatınızı kaptırmayın, din kisvesi altında resmen sizi söğüşlüyorlar bunlar.
Orada adam gibi Mehmetçik Vakfı var, Üniversitede gençleri okutan vakıflar var, Çağdaş Yaşamlar var, Lösev var, Zonguldak’ta da bir Ulucami Vakfı var ki bu Vakıf bizzat biliyorum üniversitede gençleri karşılıksız burs vererek okutuyor ve bunları seçerken de torpil morpil dinlemiyor, puanlama yapıyor ve gerçekten mağdur aileleri tespit edip yardımlarda bulunuyor, burs veriyor…
Daha da olmadı gidin muhtarınıza fakir fukara ismi isteyin, ya da bildiğiniz bir aileye yardım edin…
Evet;
Bu durumlar böyle…
Bayramlar sevgi dolu günlerimiz olmalı,
Her ne kadar bu büyük millet bu bayram “Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem…” şarkıları söylüyorsa da,
Yine de esenlik dolu ve mutlu, yarınlardan umutlu nice bayramlara…
 
HANGİ SAĞLIK TURİZMİ?                  
 
Bu ay açıklanan fakat 2017 yılındaki verileri kapsayan, seçili ülkelerin dünya çapındaki hastane oranları belli olurken, Türkiye’de milyon kişi başına 18,9 hastane düştü. Türkiye’nin bu rakamla 24’üncü sıraya yerleştiği görüldü. İlk sırada yer alan ülke ise yüzde 75,55 hastane ortalamasıyla Güney Kore olarak açıklandı.
Türkiye’nin dünya çapındaki hastane oranı milyon başına 18,9 olurken 24’üncü sıraya yerleştiği görüldü. İlk sırada yer alan ülke ise 75,55 hastane ile Güney Kore olurken, onu ikinci sırada 66,39 hastane ile Japonya, milyon başına 55,89 hastane ile de Avustralya’nın takip ettiği kaydedildi. Sıralamada yer alan diğer ülkelerden bazıları ise, Fransa (45,55), Finlandiya (44,84), Almanya (37,31), Meksika (37,05), Yeni Zelanda (33,79) oldu. Araştırma hastanelerin milyon kişi başına düşen oranlarını yansıtırken, son sıraya 9,76 hastane ile İsrail’in yerleştiği saptandı.
Durum bu…
Yani gerçek bu!
Gerçeğin çarpıcı bir başka boyutu da ülkemizde 85 bin cami bulunmasına karşı sadece 1550 kadar hastanenin olması.
Dünyada hastane sayısı açısından 24. sıradayız yani, o kadar!
Cami konusuna ise girmek istemiyorum, çünkü 85 bin caminin ne kadarı cami gibi cami, Selçukluların ve Osmanlının bile gerisinden giden zihniyetlerin cami yapımı konusunda eğitim almamış insanların önlerine getirdikleri her projeye imza atmaları sonucu ülkemiz derme çatma camilerle dolmuş durumda. Ne yazık ki dört duvar ve sacdan bir minareyle bu iş olmuyor. Zonguldak’ta bile bin beş yüz cami var, hala da cami yapıyoruz ama iki tane hastaneye 40 senedir bir üçüncüsünü ekleyemedik…
Her neyse;
Son corona virüs salgınında ülkemiz gerçekten de iyi bir performans gösterdi ve bu salgınla ilgili olarak başarılı bir program kapsamında iyi bir iş çıkarttı. Bu da dünyanın hemen her ülkesince takdir gördü.
Ve Cumhurbaşkanımız da hemen konuya intikal ederek ülkede bir sağlık turizmi başlatacaklarını söyledi…
Sağlık turizmi öyle tıbbın bazı dallarında başarılı olmakla başlamaz, bu turizmin sağlık yönü olduğu gibi sosyal yönü de vardır, konaklama standartları da vardır.
Turist sağlık için gelmiş bile olsa turisttir, peki bizim hangi hastanemizde yeterince dil bilen, turizm eğitimi almış, konaklama dersi görmüş, batı ve güneydoğu mutfağına vakıf elemanı vardır?
Hadi diyelim geldi bir Polonyalı, geldi bir Çinli, geldi bir İranlı, geldi bir Norveçli vs. hangi hastanenin hangi elemanları bu dilleri konuşabiliyor?
 Yani biz sağlık turizmi için öyle pek de hazır değiliz…          
Kendimizi dev aynasında görmenin alemi yok, durduk yerde sağlık turizmi başlatmanın da bu nedenlerle gereği yok. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Tayfun yılmaz 3 ay önce

mükemmel tespit

banner228