ANKARA’YA YÜRÜYORLAR

Genel 03.02.2021, 13:16 03.02.2021, 13:19
723
ANKARA’YA YÜRÜYORLAR
Haber-Sen Genel Sekreteri İbrahim Damatoğlu’nun PTT Genel Müdürlüğünce Zonguldak’tan Şanlıurfa’ya bağlı Akçakale’ye sürgün edilmesiyle ilgili eylemler sürüyor. Bugün yapılan basın açıklamasının ardından eylemci kamu çalışanları Zonguldak Gar’ına kadar yürüdüler.  

Bugün de PTT önünde buluşan kamu çalışanları adına açıklamayı okuyan KESK dönem sözcüsü ve Tüm-Bel-Sen Şube Başkanı İsmail Sefertaş, baskı ve sürgünlerin sendikal mücadelelerini yıldıramayacağım söyledi. 

Sefertaş, açıklamasında şunları söyledi: 
“Bugün, üyesi olduğumuz Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK’in aynı işkolunda örgütlü bulunan iki sendikası olan BTS ve HABER SEN olarak ülkenin farklı noktalarından yola çıkarak Ankara’ya gidiyoruz. Bizlerin bugün burada bulunmasının ve Ankara’ya yürüyüşünün nedeni; aynı bakanlığın kurumlarında faaliyet yürütmekte olan sendikalarımızın üyeleri, yöneticileri ve temsilcilerinin baskıya uğraması karşısında, bu ayrımcı ve hukuk dışı uygulamaların geri alınması talebimizi hem ilgililere iletmek, hem de bu hukuksuzluklara sessiz kalmadığımızı, kalmayacağımızı vurgulamaktır. Bugün, kurumlarımızda yapılan tayin ve atamalarda kıstas siyasi iktidara yakınlıkla ölçülmekte, unvan alabilmek ve istediğin yere atanabilmek için liyakat ve kariyer yerine siyaseten yakınlık hakim anlayış haline gelmiştir. Görevde Yükselme Sınavlarında yaşanan hukuka aykırılıklar ile yeni mağduriyetler yaratılmakta, kurum içi eşitsizlikler derinleşmekte, iş barışı her geçen gün daha da bozulmaktadır. Diğer yanda ise siyasi iktidara yakınlığı ortada olan yandaş sendikaların TİS görüşmelerinde kapalı kapılar ardında pazarlıklar yaparak kamu emekçilerini sefalet zamlarına mahkum ettikleri, yine kapalı kapılar ardında liyakate aykırı, yasa ve hukuk tanımayan bir şekilde kurdukları ilişkiler ağı bulunmaktadır. Bizler, BTS ve HABER SEN sendikaları olarak, bir yandan üyelerimizin hak ve çıkarlarını korumak ve büyütmek için mücadele ederken, diğer yandan da bu hizmetlerin kamusal, ulaşılabilir ve nitelikli olması için mücadele etmekteyiz.
Kurumlarımızda gerçek sendikacılığı yapan BTS ve HABER SEN olarak; Sendikacılığı siyasi saiklerle yürütüldüğü, iktidara yandaş olunduğu, kurum yöneticilerine hoş görünmek için çaba harcandığı ve başka pek çok nedenle birlikte koltuk hırsıyla dolu olunduğu bir yerde bizler, yaptığımız açıklamalarla, verdiğimiz mücadeleyle, nerede haksızlık, nerede adaletsizlik varsa karşısında durarak, nerede kamu zarara uğratıldıysa teşhir ederek, nerede liyakatsizlik, nerede hukuksuzluk varsa yargıya taşıyarak kurum yöneticileri başta olmak üzere pek çok çevreyi rahatsız etmekteyiz. HABER SEN ve BTS tarafından, COVİD 19 salgınının başından itibaren gerekli önlemlerin alınması, olumsuz çalışma koşullarının düzeltilmesi amacıyla yaptığımız girişimler, basın açıklamalarımız ve sosyal medya çalışmalarımızla hem çalışanları hem de hizmet alanları korumaya çalışma girişimlerimiz yine kurum yöneticilerini rahatsız etmiştir. Bizlerin yaptığı gerçek sendikacılık karşısında rahatsız olan siyasi iktidar ve örgütlü olduğumuz kurumların yöneticileri tarafından sendikalarımıza yönelik ayrımcı ve baskıcı uygulamalar yetmiyormuş gibi şimdi de yasaları ve hukuku hiçe sayarak, temsilci ya da yönetici olup olmadığına bakmaksızın üyelerimiz hakkında sürgün kararları verilmektedir. Anti demokratik uygulamalar pandemi koşullarında artarken, hak aramak için eylem etkinlik düzenlemesine dahi izin verilmediği bu dönemde yaşanan hukuksuzluklar karşısında sesimizi duyurmak üzere sosyal medyada paylaşımlarda bulunmamız bile tehdit olarak görülmekte, soruşturmalar açılmakta, cezalar verilmekte ve sürgünler yaşamaktayız. TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş. yönetimi tarafından yakın zamanda, BTS Genel Sekreteri İsmail Özdemir Ankara’dan Sivas’a sürgün edilirken BTS Genel Hukuk TİS ve İnsan Hakları Sekreteri Aziz Mustafa Şimşek makinistlik görevinden alınmış ve depo cezası verilmiştir. BTS Malatya Şube Başkanı Hasan Akdemir Tatvan ve Van’a geçici görevlendirme adı altında cezai amaçlı olarak gönderilmiştir. Daha önce sürgün edilmesinin ardından mahkeme kararıyla geri dönen BTS İzmir işyeri temsilcisi Ünal Karadağ aynı kurumda çalışmakta olan eşi BTS İzmir Şube Kadın Sekreteri Nurhan Karadağ’la birlikte Malatya’ya, yine BTS Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ile İzmir Şube Başkanlığı görevlerini yapmış BTS işyeri temsilcisi Bülent Çuhadar Malatya’ya, BTS İzmir Şube Sekreterliği görevini yürütmekte olan Muhdi Seyhan ise Kars’a sürgün edildi. BTS Merkez Kadın Sekreteri Begüm Özyönüm ise 2020 Nisan ayı içerisinde yine BTS üye ve yöneticilerinin sürgün edilmeleri üzerine yaptığı Twitter paylaşımlarından dolayı Kademe İlerlemesinin Durdurulması ile cezalandırılmıştır.
Ve halen BTS önceki dönem MYK üyesi Rıza Ercivan, BTS işyeri temsilcilerinden Sebahattin Can ve Tugay Kartal ile Turgut Kurt kendi istekleri dışında başka işyerlerine gönderilmek suretiyle sürgün edilmişler ve halen açılan davaları sonuçlanmamıştır. Yakın zamanda Haber Sen’in Genel Sekreteri İbrahim Damatoğlu Zonguldak’tan Şanlıurfa Akçakale’ye sürgüne gönderilmiştir. Kamudan ihracı silah olarak gören AKP iktidarı, kendine biat etmeyen, barıştan, demokrasiden, insan haklarından, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinden yana kesimleri KHK’larla susturmak, baskı altında tutmak istemektedir.
PTT yönetimi tarafından, haklarında hiçbir adli soruşturma ya da dava yokken; hiçbir delil ve gerekçe gösterilmeksizin yöneticilerimiz ve üyelerimiz hakkında hukuka aykırı bir şekilde ihraç kararları verilmektedir. OHAL’in kalkmasına rağmen OHAL hukuku işletilerek Haber Sen Diyarbakır Şube Kadın Sekreteri Esra Ademhan ile KESK Üst Kurul delegesi arkadaşlarımızın İzzettin Ekin arkadaşlarımız kurum kararı ve bakanlık onayıyla işyerinde görevleri başındayken ellerine tutuşturulan tebliğlerle ihraç edildiler. Üyelerimizin adli hiçbir soruşturması ya da davası bile yokken; tebliğ edilen evrakta, mesnetsiz ve dayanaksız iddiaları destekler hiçbir delil ve gerekçe gösterilmemişken Bakanlığın ihraç kararı açıkça hukuksuzdur. Tüm bu yaşadığımız hukuksuzluklar karşısında Anayasal bir hak olan basın açıklaması yapma hakkımız her defasında engellendiği keyfiliklerle karşı karşıya kalmaktayız. İşin özü; demokrasi söylemlerini ağzından düşürmeyip, tam aksi uygulamalar yapan siyasi iktidarın kurumlara atadığı bürokratlar tarafından “ben yaparım oldu” diyerek pek çok hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Bu hukuksuz kararlarla sendikal faaliyetlerimiz engellenmekte, üye, yönetici ve temsilcilerimiz cezalandırılmaktadır. Bu hukuksuzluklar açıkça Anayasaya, ulusal ve uluslararası yasalara aykırı olduğu kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunundaki memurun ve sendika yöneticilerinin güvencesi hakkındaki maddelere de aykırılık taşıyarak suç işlenmektedir. Bu kararların alınmasında söz sahibi olan kurum yöneticilerine sesleniyoruz; “Hukuka aykırı bir şekilde verdiğiniz bu kararlardan bir an önce vazgeçin!”  
Bu haksız ve hukuksuz karar ve uygulamalarla bizleri yıldıracağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bizler tüm bu baskılar karşısında mücadeleden geri durmadık, bundan sonra da geri durmayacağız.
Bugüne kadar sesimizi duymayanlara duyurmak için bugün ülkemizin dört noktasından Ankara’ya gidiyoruz. 4 Şubat günü Ankara’da olacağız. Şurası çok iyi bilinmelidir ki üye ve yöneticilerimize karşı yapılan ve yasal olmayan bu uygulamaları fili, meşru ve hukuki mücadelemizle durduracağız.
BTS ve HABER SEN olarak, üye ve yöneticilerimizin yaşadığı hukuksuzluklar karşısında bizlerle birlikte olan, sesimize ses katan tüm dostlara teşekkür ediyoruz”








Yorumlar (0)
22
açık