BUGÜN DÜNYA OKUMA YAZMA GÜNÜ
Eğitimin ve temelde okuma yazma bilmenin insanların ve toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel düzeyleri üzerinde çarpan etkisi bulunmaktadır. Okuryazarlık, günümüz dünyasında yazılı kelimelerden daha fazla anlam taşımaktadır. Hızla değişen işgücü piyasaları, dijitalleşen dünya, bireylerin de sürekli olarak yeni beceriler geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla, okuma yazma ve aritmetik becerisine sahip olma ile sürekli geliştirme ihtiyacı, okuryazarlığı hayat boyu öğrenmenin en temel unsuru durumuna getirmiştir. 

Okuryazarlık ve aritmetik beceriler ile yaşam ve iş için gerekli becerileri geliştirmeye yönelik sürekli eğitimlerin bireylerin iş gücü piyasasına katılımını artırdığı,  yoksulluk ile çocuk sağlığı ve beslenmesindeki sorunları azalttığı, cinsiyet eşitsizliğini ortadan kaldırmaya yardımcı olduğu, bireylerin kendini ve dünyayı anlamasını sağladığı dünyaca kabul edilmiş gerçeklerdir. Okuma yazma bilmeyenler ve eğitim düzeyi düşük olanların içinde yaşadıkları topluma katkıları sınırlı kalmakta ve toplumsal katılımları yeterli düzeyde olamamaktadır.

Sadece çocukları ve gençleri değil tüm vatandaşları hayata hazırlamak ülkemizdeki eğitim sisteminin genel amaçlarından biridir. Bu nedenle okuma yazma bilmeyen yetişkinlerin de eğitim hakkından yararlandırılmaları için Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar yetişkinler için okuma yazma kursları aralıksız olarak sürdürülmüştür.

Bu kurslarda yetişkinlere okuma yazma öğretmenin yanında ilkokul düzeyinde eğitim görmelerine de imkân sağlanmaktadır. Bu kursları başarıyla bitirenler, eğitimlerine devam etmelerini sağlayacak açık öğretim kurumlarına yönlendirilmektedirler.

Dünyamızın korunması, barış ve refah içinde yaşanılabilen bir dünya için Birleşmiş Milletlerin 2030 yılına kadar gerçekleştirmeyi amaç edindiği “17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi” bulunmaktadır. Bu hedeflerden biri de “Nitelikli Eğitim” başlığı altında “Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli ve yaşam boyu eğitim sağlamak.” şeklinde ifade edilmektedir. 

UNESCO Her yıl olduğu gibi bu yıl da 8 Eylül tarihinde “Dünya Okuma Yazma Günü” etkinlikleri düzenlemektedir. Bu yıl Paris’te UNESCO merkezindeki etkinliklerin ana başlığını “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Okuryazarlık ve Beceri Geliştirme” konusu oluşturmaktadır.  

Dünyada 750 milyon kişi halen okuma yazma bilmemektedir ve bunların 473 milyonunu yani üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır. Okuma yazma bilmeyenlerin yaklaşık % 15’i ise 25 yaş altı gençlerdir.

TÜİK verilerine göre ülkemizde 15 yaş ve üstü 61.017.157 vatandaşımızdan 2 milyonu okuma yazma bilmemektedir. Ülkemizde okuma yazma bilmeyenlerin yaklaşık % 85’ini kadınlar oluşturmaktadır. Bununla birlikte, 3.124.909 vatandaşımız ise okuma yazma bildiği halde ilkokul öğrenimini tamamlayamamış durumdadır. 

Ülkemizdeki okuma yazma bilmeme sorununun giderilmesi için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve eşleri Hanımefendi Sayın Emine ERDOĞAN himayelerinde yeni bir seferberlik başlatılmıştır. Daha önce yürütülen Ana-Kız Okuldayız Kampanyasında olduğu gibi, okuma yazma bilmeyen yetişkin vatandaşlarımızın okuma yazma öğrenmeleri ve ilkokul düzeyinde öğrenim görmelerine imkân sağlamak için Bakanlığımızca, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve eşleri Hanımefendi Sayın Emine ERDOĞAN’ın himayelerinde, 01 Şubat 2018 tarihi itibariyle başlatılan Okuryazarlık Seferberliğine, gösterilen yoğun ilgi sonucunda bu güne kadar; 516.439 vatandaşımıza ulaşılmıştır. 

Okuryazarlık Seferberliği 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılında ve sonrasında ülkemizdeki yetişkin okuma yazma sorunu çözülene kadar devam edecektir. 

“8 Eylül Dünya Okuma Yazma Günü” vesilesi ile halk eğitimi merkezlerindeki yetişkin okuma yazma kurslarına katılan tüm kursiyerleri istek, cesaret, azim ve çabalarından dolayı tebrik ederiz.  

Ayrıca, ülkemizdeki okuryazarlık sorununun çözümü için başlatılan Okuryazarlık Seferberliğinde görev alan ve emeği geçen; başta öğretmenlerimiz olmak üzere valilerimiz ve kaymakamlarımız ile millî eğitim müdürlerimiz, halk eğitimi merkezi ve okul müdürlerimiz ile destek sağlayan tüm resmî ve sivil kurum ve kuruluşların yönetici ve çalışanlarına Bakanlığımız adına sonsuz teşekkür ederiz.

Okuryazarlık Seferberliği süresi içinde yarım milyonu aşkın vatandaşımız okuma yazma kurslarına katılmış, 40 bini aşkın öğretmenimiz bu kurslarda görev almıştır. Okuryazarlık Seferberliği II. Dönem Çalışmalarında da aynı heyecan ve istekle yolumuza, okuma yazma öğrenmek isteyen her vatandaşa ulaşana kadar devam edeceğiz. (Kaynak: MEB)

DÜNYA OKUMA YAZMA GÜNÜ NEDİR?

Dünya Okuma Günü veya Dünya Okuma Yazma Günü (orijinal adıyla “International Literacy Day”), Dünya’daki okuma yazma oranlarına dikkat çekmek ve bu oranları artırmak için yürürlüğe konmuş özel bir gündür. 23 Nisan’da uluslararası olarak kutlanan Dünya Kitap Günü (diğer adıyla Dünya Telif Hakları Günü) ve Türkiye’de Mart ayının son Pazartesi gününde kutlanan Kütüphane Haftası’ndan farklıdır.

8 Eylül Dünya Okuma Günü, UNESCO tarafından 17 Kasım 1965 tarihinde ilan edilmiştir. Dünya kitap okuma günü amacı, bireylerin, toplulukların ve toplumların okuma yazma bilmesinin öneminin altını çizmektir. Dünya Okuma Günü birçok ülkede kutlandığı için uluslararası bir gündür.

Dünya Okuma Günü etkinlikleri dünya çapında veya ülke bazında düzenlenebilir. Mesela, (en meşhur kitaplardan gidersek) Damızlık Kızın Öyküsü’nün yazarı Margaret Atwood, New York Üçlemesinin Yazarı Paul Auster, Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho ve daha birçok yazarın bulunduğu Okuma Yazma İnisiyatifi Yazarları söyleşileri ve kitap imza günleriyle UNESCO’ya destek verir. Ünlü vakıflar, dernekler ve markalar da Dünya Okuma Günü kapsamında sosyal sorumluluk projeleri düzenleyebilir.

Ülkemizde direkt Dünya Okuma Yazma Günü için olmasa da okuma yazma oranlarının artırılması için yapılmış en etkili kampanyalardan biri kız çocuklarını hedefleyen “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasıdır ve 23 Nisan 2005’ten beri devam etmektedir.

Okur Yazar Olmak Neden Önemli?

Yukarıda bahsi geçen UNESCO raporu, okuma yazma oranı ile şiddetli fakirlik ve okuma yazma oranı ile kadınlara karşı önyargı arasında net bir bağlantı olduğunu gösterir. Dolayısıyla, ilerleyebilmek ve refah toplumu olabilmek için okuma yazma oranlarının yükseltilmesi, hatta okuma yazma bilmeyenlerin oranının neredeyse sıfır olması şarttır. Okuma yazma bilen bir birey kendine, çevresine ve genel olarak topluma daha yararlı olabilir.

Okuma yazma bilen bir anne baba çocuklarını da daha iyi yetiştirecektir ve daha iyi yetişen çocuklar daha da iyi evlatlar yetiştirecektir. Kısa sürede olmasa bile uzun vadede böylelikle ülke adım adım daha ileri seviyelere taşınacaktır.

Nasıl Daha Çok Okuyup Yazabiliriz?

Okuma yazma oranını artırmak hemen hemen herkesin istediği bir şey ama söylendiği kadar kolay ve çabuk olmuyor maalesef. Bunun için devletin ve gönüllülerin sistematik bir şekilde, gerektiğinde el ele çalışması gerekiyor.

Okuma yazma oranını artırma yöntemlerinin en başında bu oranın düşük olduğu yerlerde altta yatan sebeplerin araştırılması gelir. Buralara devletin imkanları yeterince ulaşmıyor olabilir, kültürel kodlar özellikle kadınların okutulmasının önüne geçiyor olabilir veya ailelerin çocuklarını okutmaya maddi gücü yetmiyor olabilir. Sorun bulunduktan sonra çözüm üretilmeye başlanabilir.

Elbette, sadece temel okuma yazma becerileri öğretilmekle kalınmamalı, bu beceriler sürdürülebilir hale getirilip geliştirilmeli. Bunun için de kitaplar daha ulaşılabilir hale getirilebilir ve yetişkinlerin ilgisini çekebilecek keyifli etkinlikler düzenlenebilir.

Dünya Okuma Gününüz kutlu olsun! Okuma yazma oranlarının daha yüksek olduğu bir dünyaya… Dünya Okuma Günü’ne özel sevdiklerinize kitap hediye etmek ya da kendinizi ödüllendirmek isterseniz Kitap kategorimizi incelemeyi unutmayın!

FİNANSAL OKURYAZARLIK

Sevindirici olan okuma yazma oranı eskiye oranla artışta, hem ülkemizde hem de dünyada eğitime verilen önem artıyor. Yine de eğitime katılımının sağlanması gereken çok sayıda insan var. Bunun için de çok sayıda kurum ve gönüllü çalışıyor. Bizler de elinize fırsat geçtikçe okuma yazma oranının artması için destek olmayı unutmamalıyız.

Okuma ve yazmayı yalnızca basit bir eylem olarak düşünmemeliyiz. Okuduğunu anlamak ve hayatta uygulamaya geçmek de okur yazarlık açısından tamamlayıcı bir etken. Paradurumu.com’da finansal okuryazarlık en çok yazdığımız konulardan birisi. Yani meşhur sloganımızda bahsettiğimiz gibi; paranızı yönetmenizi ve böylece hayatınızı da yönetmenizi sağlamaya çalışıyoruz.

Hayatınızı değiştirmeye bugünden başlayın... Bütçe düzenleme, tasarruf önerileri, yatırım tavsiyeleri ve girişimcilik fikirleri hem finansal okuryazarlığınızı arttıracak, hem de hayat kalitenizin bir üst seviyeye çıkmasını sağlayacak etmenler. Gereksiz harcamalardan kaçındıkça, finansal durumları doğru değerlendirip yatırımlarınızı daha uygun seçeneklere yaptıkça finansal okuryazarlığın meyvelerini alacaksınız.

Finansal okuryazar olmanın hayatınıza etkileri maddi olacağından dolayı çabuk hissedilecektir. Bu nedenle ev ve kişisel ekonominiz için kredi çekecekseniz karşılaştırma yapmayı, ev alacaksanız para biriktirmeyi ihmal etmemelisiniz. Bizler finansal okuryazarlık kazandıkça, önce kendi ekonomimiz sonra da ülkenin ekonomisi iyileşecektir.

Okuma yazma gününüz kutlu olsun... (Kaynak: Paradurumu.net)

Derleyen: Şebnem Saka

 

 

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228

Pat pat kazasında ağır yaralanmıştı......

Haberi Oku