FRANSIZ ŞEFTALİSİ…

Zonguldak’a özgü olan, Zonguldak dışında kullanılmayan, kent kültürümüze yerel yaşamdan girmiş bazı deyimlerimiz var...

 

Bir gazoz rakı

Yağcılarda inecek var

Çaydamar’ın borusu

Git kendini Balkaya’sından aşağıya at

Gaca bayırı

Asma’da Osman

Tabakhaneye bok yetiştirmek

Emeğin başkenti Zonguldak

Gibi örnekleri sayabiliriz.

Şimdi bunlara

Fransız şeftalisini ekliyoruz…

 

FRANSIZ ŞEFTALİSİ…

 

Zonguldak dışında nektari şeftali olarak bilinen Zonguldaklıların Fransız Şeftalisi ismini verdiği meyve...

Zonguldak’ta Fransız

Şeftalisi diye yetiştirilen pazarda da aynı isimle satın alınan ‘Fransız şeftalisi”nin başındaki Fransız kelimesinin, Zonguldak’ta uzun dönem yaşayan Fransızlardan kaynaklandığını biliyoruz. Fransız mahallesinde ikamet eden Fransızların bahçelerinde yetiştirilip yaygınlaştırdıkları türün, daha önce bilinen tüylü, sulu şeftalinin tadını ve unvanını ekarte etmiş olabileceği büyük olasılık gibi görünüyor.

Nektar şeftalinin dünya tarihindeki yayılımını araştırdığımız zaman Fransız bahçelerinden yayıldığını ve daha ileri götürerek, şeftali tatlıları ve hatta Fransız tostu olarak bilinen türün bu şeftaliden yapıldığını da görüyoruz.

 

NEKTARİN ŞEFTALİNİN TARİHİ…

Nektarin adını unutan, bir türlü aklında tutamayan pazarcı teyzelerimizin deyimiyle -tüysüz şeftali- Çin ve Doğu Asya’dan yayılmıştır. Erik ve şeftalinin aynı dalda aşılanmasından meydana geldiği bilinen nektarin, tüysüz şeftali diye kendini halk arasında tanıtmıştır. Fakat şeftaliyi ısırdığınızda dudaklarınızda oluşan o tatlı kaşınma nektarin meyvesi yerken olmayacaktır. Parlak ve temiz kabuğu sayesinde daha rahat yenildiği ifade edilir.

Fransa tarihinde de şeftalinin tatlı hikayeleri var. Paris’in banliyölerinden Montreuil’de 17. Yüzyıl’da kurulan şehir bahçeleri, şeftali yetiştirmek için kilometrelerce duvarla çevrilip elverişli hale getirilmiş. Bu bahçelerde yetişen şeftalilerin şanı sadece Fransa’da değil, İngiltere’den Rusya’ya kadar yayılmıştır.

Fransızcada ise şeftali tenli olmak yumuşak, sağlıklı, pembe bir cilde sahip olmak demek. “Avoir la pêche”, enerji dolu, mutlu, keyifli olmak anlamında kullanılır.

 

Yüksel Yıldırım

Zonguldak Nostalji

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228

MEB DUYURDU!

Haberi Oku