Zonguldaklı yönetmen Metin Kaya’nın ikinci belgesel filmi “Derin Çığlık/263”, bu yıl 8’incisi gerçekleştirilecek Zonguldak Fotoğraf Günleri’nde gösterime girecek. Geçen Ağustos ayında Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi'nde ilk gösterimi yapılan filmde, ülke tarihinin en büyük “kazalarından” birinin etrafında şimdiye kadar anlatılmayan gerçekler gün yüzüne çıkıyor. Büyük direnişler kadar büyük yıkımların da yaşandığı bir sembol kent olan Zonguldak’ta madencilerin çalışma koşulları bir kez daha tartışmaya açılıyor.
1990-91 Madenci Grevi ve Büyük Ankara Yürüyüşü'nü anlatan "100 Bin Kişiydiler" filminin yönetmeni Metin Kaya, bu yürüyüşün hemen ardından yaşanan 1992 grizu faciasını yeniden tartışmaya açtığı filmi “Derin Çığlık/263” belgeselini, 3 Mart 2012'de Kozlu ve Zonguldak Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sunacak. Zonguldak'ta yapılacak ilk gösterimleri kaçıranlar, belgeseli Fotoğraf Günleri'nde izleyebilecek. Gösteri sonrası filmin yönetmeni ile yapılacak söyleşiye katılabilecek.
Yönetmen Metin Kaya, belgesel filmiyle ilgili şunları söyledi;
“1992 yılında 263 maden işçisinin öldüğü adını da ‘Derin Çığlık/263’ olarak koyduğumuz filmde, grizunun nedenlerini-nasıllarını teknik olarak aramıyoruz, bir Zonguldak öyküsü anlatıyoruz. Zonguldak’ta ocakları, üretimi, anlatıyoruz ve Zonguldak’ta felaketleri tarif ettiğimiz grizuda maden işçileri ve çevrede yarattığı etkileri anlatıyoruz. Tabii ki bunun içerisinde Kozlu grizusunun nasıl yaşandığını da anlatıyoruz. Kozlu grizusu 1992 yılında gerçekleşiyor, maskeleri olmadığı için sadece zehirlenerek ölen 100’ün üstünde işçi var. Aradan 18 yıl geçmiş Karadon’da hala maskeleri olmadığı için zehirlenerek ölen insanlar var. Demek ki; hiçbir mesafe alınmamış. Ne örgütlülükte, ne işçi sağlığında yol alamamışız. Tamamen geriye gitmişiz. Önemli olan örgütlü mücadeledir. Bu filmde şehrin arka yüzünü gösteren bir sahnemizde var. Patlamaların zehrin, metan gazının, karbon monoksitin nelere yol açtığını, havalandırmanın ve maskenin madencilikte ne kadar önemli olduğunu ve o grizu patlamasından sonra büyük yürüyüşte önderlik eden kadınların hayatlarında ne çilelere katlandıklarını, tazminatlarla birlikte nelerle karşılaştıklarını anlatan bir film olarak izleyenlerin karşısına çıktık. Çekimini bir buçuk yılda tamamladık, 100 dakikalık bir film oldu. 1992’de 3 Mart grizusunda 263 maden işçisinin öldüğü, 77’sinin yaralandığı Kozlu grizusunu yaşayanlarla, tanıklarla, ölenlerin yakınlarıyla ve dünyada hiçbir filmde bu kadar madenci hayatı görsel olarak üretim anını görmediğimiz güzellikte bir film olarak izleyicilerle buluştuk.”
(Kültür-Sanat Servisi)