Zonguldak’ın tek kültür-sanat dergisi ZonKişot, Birgün Gazetesi’ne konu oldu. İsmail Biçer’in 9 Şubat 2012 tarihinde yayınlanan yazısı "Anadolu'da Bir Aydınlanma Çabası" başlığı altında yer aldı. İsmail Biçer’in yazısı şöyle;
Anadolu’da Bir Aydınlanma Çabası: ‘Zonkişot’
Küresel sisteme ait değerlerin, 1980 sonrasında Türkiye’ye güçlü şekilde yerleşmesi, her alanda olduğu gibi kültürel ve sanatsal alanda da hızlı bir bozulmaya neden oldu. Toplumun geniş kesimleri tarafından kabul gören ve yaşam tarzı haline gelen bu değerlere karşı gelmek, çağın gerisinde kalmakla eşdeğer tutuldu.
Topluma sunulan magazin ve eğlence dünyasını sanat, bu dünyanın aktörlerini de sanatçı olarak gören anlayış, bugüne kadar sürüp gelmiş durumda. Buna rağmen, siyasal ve ekonomik sorunlara karşı duyarlı, edebiyatın ve sanatın insan üzerindeki işlevini kavramış, küresel sistemin bu ülkedeki bekçileri için her zaman tehlike oluşturmuş örgütlü ve duyarlı kesimi göz ardı etmemek gerekir.
Bu bozulma ve yozlaşmaya karşı en büyük savaşı verenlerin başında da Anadolu dergileri ve onların özverili çabaları gelmektedir. Şair-yazar Aziz Kemâl Hızıroğlu’nun “Anadolu Dergiciliği ve İstanbul Dukalığı ya da Taşra ile Merkez İlişkisi(zliği)” adını taşıyan yazısı, Anadolu dergilerinin bu anlamdaki önemini dile getirmesi açısından dikkat çekici:
DIŞARDA OLMAK
“(…) Entelektüellerin ve düşün adamlarının çeşitli kodlamalarla tutsaklığı meşrulaştırdıkları ve içinde kariyerleriyle yer aldıkları bir İstanbul Dukalığına karşı, Anadolu dergilerinin ve sanatçılarının, yaşadıkları kentlerde, doğal olarak sadece ‘gerçek okur’lara seslendiklerini görmezden gelemeyiz. Bu bile toplumsal ve sosyolojik anlamda, taşralı(!) sanatçıların ülke insanına, her durumda merkezden daha yararlı olduklarını göstermektedir. Sanat ve sanatçıdan ve de onların ürünlerinden söz ettiğimiz müddetçe, ‘yarar’ sözcüğüyle ‘estetik yararları’ kastettiğimizi ayrıca belirtmemiz gerekmiyor sanırım. (…)”
ANADOLU DERGİLERİ
Gerek sistemin yarattığı yozlaşmaya, gerek kendini edebiyat, sanat ve kültür dünyasının tek temsilcileri olarak gören anlayışlara karşı muhalif ve onurlu bir duruş sergileyen, etken birey olmanın bilincini aşılayan, bulundukları bölgenin yetenekli insanlarını keşfeden ve kapılarını onlara açan Anadolu dergilerinden biri de “ZonKişot”tur. Zonguldak’tan iki aylık periyotlarla okura “merhaba” diyen, Yazı İşleri Müdürlüğü’nü Ayhan Kiraz, Genel Yayın Yönetmenliği’ni Özlem Yücesan’ın üstlendiği bu dergi, bozulma ve çürümeye karşı açılmış bir cephe özelliği taşıyor. “Zonkişot”, sözü olan herkesi kucaklayan bir dergi… Açık ve yalın söylemi olan çalışmalara ayrı bir önem veriyor. Geçmişin toplumsal mücadelesinde yer alarak bu uğurda bedeller ödemiş (bugün aramızda olmayan) yazar ve sanatçılarımızla, onların mirasına gölge düşürmeyen bugünün yazarları ve sanatçıları, derginin sayfalarında yan yana; omuz omuza duruyor. Bütün gücünü, sanat ve kültüre dair haklı söyleminden, kendine destek veren yazar ve sanatçısından alıyor.
Derginin Editörü Özlem Yücesan, kendisiyle yapılan bir söyleşide, derginin amacını şu cümlelerle dile getiriyor:
İZ BIRAKMAK
(...) Geleceğe bir iz bırakmak çok değerli bir şey… ‘Belgesel değeri var’ diyoruz ya… Ama dediğim gibi, amacımız herkesin kültür-sanatla ilgilendiği, sosyal bir topluma ulaşmak. Hakkını arayan, fazlasını isteyen, siyasallaşan insanlar yaratmak. Kişiliksiz, günübirlik yaşayan, okumayan kalabalıklar yığını yaratmak isteyenler daha çok kamçılıyor bizi. (...)”
2008 yılında “Halkın Sesi” gazetesinin bünyesinde çıkmaya başlayan, ilkeli ve toplumcu duruşuyla, tüm ülkenin edebiyat, sanat ve kültürel değerlerini kucaklamayı başaran “Zonkişot”, Ereğlili ressam Osman Zeki Oral’ı kapağına taşıdığı 18. (Aralık 2011-Ocak 2012) sayısıyla yoluna devam ediyor. Bu örnek mücadelesinde yolu hep açık olsun.
(Kültür-Sanat Servisi)