Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Ali İhsan Köktürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), MİT Kanunu ile ilgili bir konuşma yaptı. Köktürk, “Özel yetkili savcı ve özel yetkili mahkemece verilen bir karar üzerine alelacele Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen, İç Tüzük hükümleri ağır bir şekilde ihlal edilerek apar topar Adalet Komisyonu gündemine indirilen, Anayasa’nın açık hükümleri karşısında yasalaşmasını, görüşülmesi dahi mümkün olmayan özel bir yasa teklifini ivedilikle görüşüyoruz” dedi. “AB, TÜRKİYE’Yİ 440 KEZ MAHKÜM ETTİ”
Köktürk, TBMM’deki konuşmasında özel yetkili mahkemelerce verilen uzun tutuklama kararlarının münferit olmaktan çıktığını, ağır insan hakkı ihlali oluşturan uzun tutuklama kararları karşısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2009 yılından bu yana Türkiye’yi 440 kez mahkum ettiğini belirtti. Köktürk şöyle konuştu;
“Yasa teklifi görüşülürken, halkımızın iradesiyle seçilen milletvekillerimiz, üniversite rektörlerimiz, Genel Kurmay Başkanımız, ‘Parasız eğitim istiyoruz’ diyen öğrencilerimiz, halka karşı bilgilendirme görevini namuslu bir şekilde yerine getirmeye çalışan basın mensuplarımız, asker-sivil binlerce yurttaşımız özel yetkili mahkemelerce verilen kararlarla tutukludur. Özel yetkili mahkemelerce verilen uzun tutuklama kararları münferit olmaktan çıkmış, sistematik bir hâle dönüşmüştür ve nitekim ağır insan hakkı ihlali oluşturan bu uzun tutuklama kararları karşısında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2009 yılından bu yana ülkemizi tam 440 kez mahkum etmiştir. Bütün bunlara karşın aciliyet arz eden temel sorunları ortadan kaldırmaya, uzun süren tutuklulukları sınırlayarak özel yetkili mahkemelerdeki hukuk dışı uygulamaları önlemeye yönelik yasa teklifleri Meclisin tozlu raflarında bekletilirken, bu özel yasa teklifinin dört, beş gün gibi kısa bir süre içerisinde yasalaşma noktasına getirilmesinin nedeni acaba nedir? Teklif sahibi milletvekilinin meclisteki ağırlığı mıdır? Yoksa teklif sahibi milletvekilinin himayeye mazhar bir kişi olması mıdır? Yoksa görüştüğümüz teklifin içeriğindeki düzenlemenin ülkemizdeki vicdan kanatan diğer sorunlara karşı daha öncelikli ve ivedilikli bir sorun teşkil etmesi midir? Bu teklifi acilen meclis gündemine getiren soruşturma savcısının işten elden çektirilerek, ‘Başbakan tarafından bizzat görevlendirilenler’ ibaresiyle suç işlenmesi hâlinde soruşturmayı Başbakanın iznine bağlayarak yargının ve kamuoyunun gözünden kaçırılmaya çalışılan başta Bekir Bozdağ olmak üzere hükümetin bakanlarını panik halinde açıklamalar yapmaya sevk eden eylemler, nedenler, olaylar nelerdir? Ne oldu da daha düne kadar milletvekillerinin, Genelkurmay Başkanının Erzincan'daki MİT görevlilerinin tutuklanmalarında, ‘Herkes kanun karşısında eşittir, yargı işini yapıyor’ diyenler, bugün birdenbire MİT Müsteşarı Fidan, Taner ve Güneş söz konusu olduğunda âdeta zıplayıp yerlerinden kalkarak özel yetkili savcıyı alaşağı etmişlerdir. Ne oldu da birdenbire polis memurlarını, polis müdürlerini işten el çektirmişlerdir, görevden almışlardır?”
“YASA TEKLİFİYLE DAHİ SİLEMEZSİNİZ”
Anayasa'ya aykırılık oluşturan, hukuk devleti normları içerisinde değerlendirilmesi mümkün bulunmayan bir çete yasasıyla, iktidarın tepesine kadar giden, özel temsilcisi kanalıyla Başbakana kadar uzanan bir suç soruşturulmasının kapatılmaya çalışıldığını söyleyen CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, şöyle devam etti;
“Hükümet yetkililerinin vicdanları mı sızlamıştır? Acaba bu olaylar karşısında geçmişteki tüm olaylara gözlerini kapatan Hükümet yetkilileri bir vicdanları olduğunu mu hatırlamışlardır? Tabii, bu iyimser bir düşünce... Bu düşüncenin söz konusu olmadığını hepimiz biliyoruz. Hepimiz biliyoruz ki bugün bütün bunlar ve bu yasal düzenleme, ucu yüksek tepelere dokunan bir soruşturmayı alelacele örtbas etme çabasıdır. Görünen odur ki geçmişteki derin devlet temsilcilerinin bile bırakın meclise getirmeyi aklına dahi getiremediği kadar vahim, Anayasa'ya açıkça aykırılık oluşturan, hukuk devleti normları içerisinde değerlendirilmesi mümkün bulunmayan bir çete yasasıyla, iktidarın tepesine kadar giden, özel temsilcisi kanalıyla Başbakana kadar uzanan bir suç soruşturulması kapatılmaya çalışılıyor. Yine açıkça görünen odur ki iktidar temsilcilerine bu kadar panik yaptıran neden, basına sızan savcılık iddiaları ve bilgilerden de açıkça anlaşılacağı üzere, yangının büyüklüğü ve vahimliğidir. Buradan değerli AKP milletvekillerini ve bakanları uyarmak istiyorum. Bilin ki kokusu Fizan'a kadar giden bu vahim tablonun izlerini ve tanıklarını bu yasa teklifiyle dahi silemezsiniz.”
Sena AYÇİÇEK