Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Öğrenci Kolektifi, önceki gün Zonguldak'a gelen YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya'yla görüşmek istedikleri için polis tarafından engellenerek kargatulumba gözaltına alınmalarına tepki göstererek, bıkmadan usanmadan mücadelelerine devam edeceklerini açıkladılar. Öğrenci Kolektifi adına açıklamayı yapan Oğulcan Cengiz, YÖK'ün darbeci disiplin yönetmeliklerine sığınan rektörlerin okuldan atma tehditleriyle susmayacaklarını belirterek, şunları söyledi: “YÖK'TE REFORM OLMAZ, YÖK KAPATILSIN”
"Pazartesi günü Zonguldak bir kez daha AKP'nin ‘ileri demokrasisine’ şahit oldu. Demokratik haklarımızı kullanıp ifade özgürlüğünün en yalın hali olan basın açıklaması yapma ve protesto etme hakkımız polisin orantısız güç kullanması ile elimizden alınmıştır. AKP'liler, rektörleri, onların YÖK'ü her alanda demokrasi ve özgürlük naraları atarken bizler her gün polis şiddetine maruz kalıyoruz. Bizler dışarıda polisin tarafından ortantısız güç kullanıp, yerlerde sürüklenerek gözaltına alınırken onlar lüks otellerde bizlerin verdiği harçlarla yaşananları görmezden gelip, üç maymunu oynuyorlardı. Duymadılar, görmediler, sustular. Onlar için parasız eğitim istemek, demokratik özerk üniversiteler istemek yasak. Onların istediği gençlik; biat eden, sorgulamayan, hiçbir hak talep etmeyen gençlik... Bizler biat etmeyeceğiz, bizler başımızı önümüze eğip sadece derslere gidip gelmeyeceğiz. Demokrat olduklarını iddia edip darbeci YÖK'ün darbeci disiplin yönetmeliklerine sığınan rektörlerin bizleri okuldan uzaklaştırma, okuldan atma tehditleri ile susturacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Susmadık susmayacağız. Ayrıca belirtmek gerekir ki, geldiği günden bugüne gazetelerde, TV'lerde herkese eşit mesafede olduklarını, üniversitelerin özgürlük alanları olduklarını, her görüşten öğrencinin kendini özgürce ifade edebileceğini söyleyen Üniversitemiz Rektörü Mahmut Özer, karşı görüşten olan bizlerin, yasal 1 Mayıs standı açma talebi, ülke çapında 15 bin dağıtılan yasal ‘Üniversiteli’ gazetemizi, bildiri dağıtma, basın açıklaması yapma taleplerimiz hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir."
"ZORBALIĞA, BOLOGNA SÜRECİNE, AKP'YE KARŞI KOLEKTİF OLALIM"
"Rektörümüzün özgürlük anlayışı kendi görüşünden olanların özgürlük anlayışı olsa gerek! Pazartesi günü yapılan çalıştay YÖK'ün Bologna süreci çerçevesinde gerçekleştiği bir toplantıydı. Bologna süreci 1999'da 29 Avrupa ülkesinin Eğitim Bakanlarının bir araya gelerek dünya çapında 2,2 trilyon doları bulan eğitim harcamalarındaki pastadan Avrupa sermayesinin de pay almasını öngörüyor. Bologna süreci üniversitelerin hem yerel hem küresel piyasalarla, kar amacı güden yeni işlevler çerçevesinde eklemlenmesi ve neo-liberal genişleme sürecinin bir sonucudur. Kısacası yeni üniversite modeli bilim kavramının içini boşaltarak aslında bir kurum olarak üniversiteyi fiilen tasfiyeyi hedefliyor. Ülkemizde de 2000'lerden sonra başlanan AKP ile doruk noktasına ulaşan değişikliklerle Üniversitelerin mühendislik ve fen bilimlerinin yerini teknoparklarda, tekellerin ihtiyaçlarına göre biçimlenen merkezlerin aldığı; fen bilimlerinin batıl inançların öne çıkartılmak istendiği bir ikileme doğru yelken açtığı; sosyal bilimlerin ilahiyatın ve piyasacı bakışın hegemonyasına sokulması; siyasal bilimlerin ise ‘think-tank’ların, Pazartesi günkü çalıştayı düzenleyenler arasında bulunan SETA Vakfı gibi düşünce kuruluşlarının eline bırakıldığı bir tablo mevcuttur. Kısacası toplumun ihtiyaçları değil kapitalizmin çıkarlarına göre ‘bilim’ ve ‘çıktı-meta’ üretecek yapılar oluşturuluyor. YÖK'e, paralı eğimime, zorbalığa, Bologna sürecine, AKP'ye karşı Kolektif olalım. Peki, tüm bunlar yapılırken, biz öğrenciler susacak mıyız? Hayır. Bizlerde üniversitenin bu dönüşümüne karşı çıkıp kendi örgütlenmelerimizi yaratıp, kampüslerimizi özgürleştirene kadar mücadele edeceğiz. 25-26 Şubat 2012 tarihlerinde İstanbul'da yapacağımız ‘2'nciTürkiye Üniversiteler Meclisi’ toplantısında öğrencilerin taleplerini toplayıp, eğitim alanına yapılan bu saldırılara karşı üniversite öğrencilerinin öz örgütü olarak bıkmadan usanmadan, başımız dik mücadelemize devam edeceğiz."
Öznur GÜNEŞ