Sözde sanatçı halil sezai denilen şahsın, yaşlı adamı öldüresiye dövmesi isyan ettirdi. Dehşete düşüren görüntüleri izleyen herkes sosyal medyada isyan bayrağı açtı. Harbiden bir isyandı bu.

Nasıl olmasın ki?

Kendinden yaşça büyük adamı tekme tokat dövüyorsun, elinde sopalarla hanesine tecavüz ediyorsun, yetmiyor 'ezan mı okuyorsun lan sen' diyerek ağza alınmayacak küfürler ediyorsun... (Aşk şarkıları söyleyen o ağızdan böylesi küfürler nasıl çıkıyor, tüm ülke hayretler içinde bu arada...)

Sonra bunca görüntüye rağmen gözaltına dahi alınmıyorsun... Vay beeee...

Dikkat buyurun, bu şahıs, (sanki saygın bir iş yapmış gibi) sadece ifadesi alınmak üzere karakola davet ediliyor. Allah bilir, arayan kişi, "Halil bey, ifadenize başvurmak için karakolumuza gelebilir misiniz?" demiştir.

Bu arada şunu da ifade edeyim:

Bu saatten sonra, yani herkesin isyan etmesinden sonra yapılan işlem, vicdanları ne kadar rahatlatır?

Bir olay ya suçtur ya da değildir. Eğer suçsa neden gereği yapılmadı?

Sosyal medya çalkalanınca, insanlar isyan edince atılacak adımın bir güvenilirliği olabilir mi?

Ne yazık ki bu son hadise de insanların içini kanatan vakalar zincirinden biri olarak tarihteki yerini aldı.  

Neymiş, "Basit tıbbi yaralama" vakası olarak kaydedildiği için yasalara göre yargı mensuplarının eli kolu bağlanıyormuş.

Adalet Bakanlığı yasalardaki bu ifade oyunlarını, bazı aksaklıkları boşluğa mahal vermeyecek şekilde düzeltiversin bir zahmet, daha neyi bekliyorlar ki?

Yetmedi mi onca canın yandığı, bunca evlere ateşlerin salındığı?

Daha kaç çocuk yetim ve öksüz kalacak? Kaç eş dul olacak? Kaç annenin yüreği yangın yerine dönecek?

Daha neyi bekliyoruz?

Oysa ki bu tür olayları çözmek için parmakla bir 'şıp' işareti yeterli...

Bu ve buna benzer binlerce olay, toplumu yaralıyor, kanatıyor; anlayın artık bunu!

Bakın sezaiyi bırakalım da kendi isyanımı dile getireyim burada... Bundan 6-7 ay önce bizzat kendi yakınlarımın başına geldi. Savunmasız yaşlı kadının kafasına sopalarla öldüresiye vuran insan bozuntuları şu an elini kolunu sallayarak dışarıda geziniyor. Jandarma ve sağlık ekipleri ambulansla kafası yarılıp ağır yaralanan ve akabinde kafasına (dikkat buyurun) 22 dikiş atılan bir annenin durumunu bizzat gördükleri halde, dava açıldığı halde, bu caniler gözaltına dahi alınmadılar. Aylardır daha mahkeme tarihi bile verilmedi.

Bu nasıl bir adalet anlayışı?

Acaba kafasına 22 dikiş atılan kadının haberi yapılsaydı da kamuoyu tepki gösterseydi, o zaman saldırganları alırlar mıydı diye düşünmeden edemiyorum.

İşte bu ve benzeri durumlar toplumda yara oluşturuyor. Bu yaranın iyileştirilmesi lazım. Psikopatları durduracak caydırıcı bir yasal düzenleme acilen hayata geçirilmelidir.

Umarım bu son olur.
 
 
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228