Dün Polonya hükümeti ülkede kömür konusunda sert önlemler aldı, çünkü hava kirliliği yaşayan Polonya bunun nedenine kömür kullanımı olanak bakıyor.
Dünyadaki korbondiyoksit kirliliğinin yaklaşık üçtebirinden kömürlü termik santraller sorumlu. Ancak ne yazık ki kömürün tek suçu iklimi değiştiren en tehlikeli fosil yakıt olması değil. Kömürün yaratacağı trajedi bundan çok daha fazlası.
Kömüre bağımlı ülkeler yüzünden gezegenimizin iklimi hızla değişiyor. Türkiye de bir çoğu ithal kömürle çalışacak 40 kömürlü termik santral nedeniyle bu bağımlı ülkelerden biri olmaya aday. Ancak kömüre bağımlı olan ülkeleri bekleyen bazı acı gerçekler var. Toprağın ve suyun zehirlenmesi, olası asit yağmurları ve erozyon bunlardan sadece bir kaçı...
İşte Kömürle ilgili acı gerçekler:
Kömür iklim değişikliğine neden olan en tehlikeli yakıttır.
Kömür santralleri cıva kirliliğine sebep olur.
Kömür santralleri yılda 1450 metrik ton yani %50'lik bir payla cıva kirliliğinin en büyük sebebidir.
Kömür, asit yağmurlarına sebep olur.
Kömür, küçük partiküller ve radyasyon yoluyla gerçekleşen hastalıkların kaynağıdır.
Yatağan'ın 50 köyünün 34'ünde radyasyon miktarının insan sağlığının kabul edebileceği sınırın çok üzerinde, küllerin atıldığı bölgelerde ise 19 kat daha fazla olduğu belirtilmiştir
Kömürün yanması sonucu açığa çıkan atık zehirlidir.
Kısırlık, kanser, prostat ve solunum sorunları, kardiyovasküler ve nörolojik hasarlar, hipertansiyon, işitme bozukluğu bu maddelerin sebep olduğu hastaliklardan sadece bir kaçı.
Kömür tatlı su kaynaklarını azaltır.
Kömür santrallerinin kuraklığa sebep olmasının yanı sıra kömür madenciliği de her gün tahmini 70 milyonla, 260 milyon galon su gerektirmektedir.
Kömür madenleri yaralanmalara ve ölümlere yol açar.
Bu kazalar 4.700 insanın ölümüne yol açtı. Ülkemizde ise sadece Zonguldak'ta 1955-2006 yılları arasında 2.670 işçi öldü, 319.792 işçi ise yaralandı. Son yüzyılda Toplam ölü sayısını9n 5 bin olduğu belitiliyor.
Kömür madenciliği erozyona neden olur.
Kömür elektrik üretiminde verimsizsizdir ve çok fazla toplumsal maliyeti vardır.
Türkiye'deki kömür rezervleri çoğunlukla linyit olarak sınıflandırılmaktadır; linyit en düşük karbon içeriğine ve en yüksek nem oranına sahip kömür türüdür. Kirletme oranı çok yüksektir ve enerji değeri çok düşüktür.
Evet;
Kömürsüz belki yapamayız ama kömürle de işte bunlarla karşılaşıyoruz… 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner236