Geçtiğimiz Cuma günü…
HalkBank şubesi önünde bankamatik sırasındayım, yanımda da iki üniversiteli, onlar da sırada,
Hem bekliyoruz, hem laflıyoruz…
Biri Trabzonluymuş, biri Ispartalı…
Vakit de Cuma namazı vakti ve caminin hoparlörlerinden içerdeki vaiz hocanın toplanan cemaate verdiği vaaz duyuruluyor…
Öyle bir vaaz veriyor ki, ara sıra ulusal basında okuyup hayrete düştüğümüz haberler gibi, aynısı Zonguldak’ta kulaklarımızla işitiyoruz.
Şöyle diyor Hoca Efendi;
“Ey cemaat; sakın ola ki düğünlerde kadınlar, kızlar ve erkekler aynı salonda erkeklerle bir arada bulunup oynamasın, caiz değildir…”
Neden caiz değilmiş?
“Aralarında nikah olmazsa olmazmış da, başka birileri kadınları görür şehvete düşermiş de…” gibilerinden saçma sapan sözler.
Ben şaşırıyorum, üniversiteliler şaşkınlıktan da öte bir tuhaf ruh halinin içine girip şoke olmuşlar.
Bana “abi” diyor biri;
“Biz Zonguldak’ı aydın bir şehir bilirdik, bu ne?”
Bir şey diyemedim tabii ki, içeride vaizin bu sözlerine itiraz eden biri var mı yok mu onu da bilemiyorum, şöyle yanıtladım gençleri; “siz merak etmeyin, millete fitne fesat öğreten böyle hocalar hakkında Müftülük elbette ki gereğini yapar”
Öyle ya senin ne işin var elalemin düğünüyle derneğiyle, kaldı ki adı üstünde düğün, gidenler eğlenecek, oynayacak, ister karısıyla kocasıyla oynar, ister sevgilisiyle, isterse de bir erkek beğendiği kızı dansa kaldırır…
Bu arada öğrencilerle de konuyu tartışıyoruz, Trabzonlu diyor ki; “Abi bizim oralarda asırlardır kadını kızı erkeği birlikte horon oynar, hiç de aklımıza böyle şeyler takılmaz…” Ispartalı olanı da “Abi biz de Yörüğüz, birlikte halay da çekeriz, zeybek de oynarız, yüz yıllardır bu böyle, kimse de kimsenin karısına kızına yan gözle bakmaz, saldırmaz…”
Sonra ayrıldık oradan, Cuma hutbesini araştırdım, buldum, baktım yok öyle bir şey, yazmıyor böyle şeyler, demek ki hoca efendi eklemiş…
Şimdi ben merak ediyorum;
Neden bazı vaizler, hocalar, müftülük çalışanları, vatandaşın namusuyla böyle ilgili, neden hep belden aşağı?
Biz Türküz, arap değiliz, bizim kendi gelenek ve göreneklerimiz var, Orta Asya’dan beri Türkler kadına önem verirler, değer verirler, kadın hep erkeklerden önde gelir…
Sen neden milyonlarca Müslümanı birbirleriyle halay çekti, horon vurdu diye diye “caiz olmamakla” itham ediyorsun?
Sana ne elalemin karısından kızından, mahallenin namus bekçisi misin?
Orada seni dinleyen onlarca kişi mutlaka bir düğüne karısıyla kızıyla gitmişlerdir, onları neden töhmet altında bırakıp günah işlemekle suçluyorsun?
Dünyanın en güzel dinini neden böyle safsatalarla tartışmaya açıyorsun?
Lekum dînukum ve liye dîn…
Yani, senin dinin sana, benim dinim bana…
Bu ülkede milyonlarca Alevisi var, Nusayrisi var, Caferisi var, Tahtacısı var, Yörüğü var, Bektaşisi var; bunlar müslüman değil mi, senin gibi düşünmeye mecburlar mı?
Şimdi diyeceksin ki “Efendim Kuran’da şu şu şu ayetlerde böyle yazıyor, Kuran da Allahın kelamı,tartışılamaz değiştirilemez…” peki öyleyse Hac süresi 27. Ayet de şöyle diyor; “Veeżżin fî-nnâsi bilhacci ye/tûke ricâlen ve’alâ kulli dâmirin ye/tîne min kulli feccin ‘amîk(in)” yani Diyanetin yeni mealine göre; “İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler...”, hadi buna yorum getir, Allahın kelamı, değiştirilemez de, hacca gideceksen ya yürüyerek, ya deveyle…
Neyse;
Bu işi fazla uzatmayalım, biz buradan İl Müftülüğünün dikkatini çekiyoruz, kendilerine verilen Cuma hutbesinin dışına çıkıp millete dini sorgulatan, dini küçük düşüren vaizler ve hocalar için gerekli uyarılar yapılsın, bize de bildirilsin ki doğrusu nedin millete duyuralım.
Vatandaşlar ve müslümanlar arasına nifak sokmak, çağdışı söylemlerle kafa bulandırıp dini sorgulatıp cemaat sayısını aza indirgemek Diyanet çalışanlarının görevi değildir…
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228