(Değerli okuyucular, aslında aşağıdaki yazıyı Şubat ayında yazmıştım. Fakat koronavirüs olayı patlayınca gündem aniden değiştiği için bu yazıyı gazeteye göndermedim. Şimdi ise hiç güncellemeden aynen gönderiyorum.)
   En baştan söyleyeyim; Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayı mevcut aday adaylarından hiçbiri olmayacak! Yani, Ekrem İmamoğlu, Muharrem İnce, Abdullah Gül, Kemal Kılıçdaroğlu veya Meral Akşener adaylık için yeterli şansa sahip değil.
   Peki kim olacak? Ben ne falcıyım ne de kahin ama yıldızı giderek istikrarlı şekilde parlayan birinin çok şanslı olacağını biliyorum. İşte o kişi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaştır. 
   Bu savımı ortaya atarken ''Force Majeure'', yani eski tabirle ''Mücbir Sebepler'', yeni deyimle ''Zorunlu Nedenler'' rezervimi saklı tutuyorum tabii ki. Ne de olsa dünyanın binbir hali, CHP'nin ise iki bin bir hali var!
   Mansur Yavaş konusunda iddiamı kanıtlayabilmek için, isterseniz geçen hafta tanık olduğum bir anekdottan işe başlayalım.
   Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi üyesi olmam nedeni ile, Konsey'in geçen cumartesi Ankara Ticaret Odası (ATO) konferans salonunda yapılan olağan genel kuruluna katılmıştım. Salonda toplumun her kesiminden insanlar vardı. Konsey üyelerinin dışında, konuklar ve protokolla beraber takriben 500 kişi mevcuttu. Protokolde dört büyük partinin de, yani AKP, CHP, MHP ve İyi Partinin de başta genel başkan yardımcıları olmak üzere temsilcileri bulunuyordu.
   Tabii ki protokol konuşmaları sırasında bu dört büyük partinin genel başkan yardımcıları da söz aldılar. Konuşmalarının sonunda alkış da aldılar. En sonunda da Mansur Yavaş kürsüye gelerek konuşmasını yaptı. Aslında yaptığı konuşma sıradan ve rutin bir konuşmaydı. Ama o da ne? Konuşmanın sonunda salonda hiç beklemediğim müthiş bir alkış tufanı koptu. Alkış tufanı kopmakla kalmadı, giderek ve şiddetini artırarak dakikalarca devam etti. Ayrıca, salondaki, istisnasız herkes bu sırada ayağa kalkarak alkışı sürdürdü. Benim ise şaşkınlıktan ağzım açık kaldı. 
   Tam işte bu esnada kafamda bir şimşek çaktı ve ''İşte budur! Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayı bu olabilir!'' diye mırıldandım.
   Değerli okuyucular, ''Bunda ne var? Abartıyorsun!'' diyebilirsiniz. Ben bu halkın her kesiminin içinde bizzat onlardan biri olarak yaşadım. Bu nedenle toplumun her kesimi ile empati yapabiliyorum. Kent konseyinin yapısı gereği bu konseyde her partiden insanlar vardı. Ve oradaki insanların takriben yarısı Cumhur İttifakının bileşenleri olan AKP ve MHP mensupları idi. Onlar da bu ayakta alkışlamaya katılmışlardı. İşte burası çok önemli ve bunu unutmamak lazım.
   İkinci bir husus: Muhtemelen duymuşsunuzdur; yakınlarda yapılan bir ankete göre; Ankaralıların % 67'si Mansur Yavaş'dan memnun. Bu çok büyük bir orandır. Bunu da bir kenara yazalım.
   Bir diğer husus ise; ideal bir liderde bulunması gereken özelliklerdir. Bunların başlıcaları: 1-Güvenilirlik, 2-Dürüstlük, namuslu olma, 3-Cesaret, 4-Adalet duygusu, 5-İnançlı, kararlı ve tutarlı olma, 6-Sorumluluk üstlenme, 7-Temsil kabiliyeti, 8-İyi iletişim kurucu, 9-Yaratıcılık, 10-Sezgileri kuvvetli, 11-Vizyon sahibi, ileri görüşlü, 11-Mütevazi, 12-İlham verici, 13-İyimser, 14-Kontrollü, 15-Mizah duygusu kuvvetli, 16-Pozitif düşünce ve davranışlı, 17-Tutkulu ve fedakar, 18-Örnek teşkil eden, 19-Motive edici, 20-Gelişim odaklı, 21-İyi bir dinleyici, 22-İnsanlara ve durumlara duyarlı, 23-Hızlı ve etkin karar verici, 24-Zamanı iyi kullanması, 25-Bilgi sahibi olması, 26-Sinerjik takım kurabilmesi.
   Bu kriterler tabii ki çoğaltılabilir. Bir insanın tüm bu kriterlere sahip olması da imkansızdır. Bana göre, yarısına bile sahip olabilen iyi bir lider sayılabilir. Ben Mansur Yavaşın bu kriterlerin yarısından çok daha fazlasına sahip olduğuna inanıyorum. Çünkü kendisini çok yakından izliyorum.
   Değerli okuyucular, yukarıda Mansur Yavaşın lehine olan hususları yazdım. Ama takdir edersiniz ki bir insanın seçim kazanabilmesi için rakiplerinin durumuna da bakmak lazım. Örnek olarak yukarıda saydığım 5 aday adayını ele alalım. Bunlardan Abdullah Gül, Muharrem İnce, Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener'i eliyorum. Çünkü sevenlerinden çok sevmeyenleri var. Halbuki yeni sistemde seçilebilmek için  halkın yarısından bir fazlasının oyu gerekiyor. Bu gün itibarıyla en şanslı görünen Ekrem İmamoğlu'nun en büyük dezavantajı ise kendisini seven fanatikleri kadar da nefret edenlerin olması. Dolayısı ile, kendisinden nefret eden kesimden oy koparamayacağı için, alabileceği oyun kazanmasını sağlayacak miktara ulaşamaması riski büyük görünüyor. Mansur Yavaş'ta ise böyle bir risk yok. Belki fanatikleri yok ama nefret eden de yok. Bu nedenle siyasi yelpazenin en sağından en soluna kadar toplumun her kesiminden oy alabilme avantajı var. Nitekim genel kuruldaki alkış tufanı da bunun bir göstergesidir. Hatta aday gösterilebileceğinin alametidir!
   Özet olarak; şu anki konjonktüre göre, Mansur Yavaş Millet İttifakına seçimi kazandırabilecek en uygun aday gibi görünüyor. (Tabii ki CHP her zamanki gibi vahim bir hata yapmazsa!)
   Seçim zamanı geldiğinde aday gösterilirse beni hatırlarsınız!
 
   KÖYÜN ÇEŞMESİ
 
   Bahsettiğim Kent Konseyi Olağan Genel Kurulundaki protokol konuşmacılarından biri de İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu idi. Son günlerde televizyon ekranlarında sıkça gördüğümüz, esprili bir kişiliği olan Yavuz Bey konuşmasına yakın arkadaşı olan, 40 yaşlarındaki Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz'a takılarak başladı. Bu takılma işi hoşuma gittiği ve ucu bize de dokunduğu için sizinle de paylaşmak istedim. Aynen aktarıyorum.
   ''İnsanlar yirmili yaşlarda dünyayı kurtaracaklarını sanırlar. Otuzlu yaşlara gelince dünyayı büyük görüp memleketi kurtarmayı düşünmeye başlarlar. Kırklı yaşlarda ise, memleketi kurtaramayacak larını da anlayıp, bizim Halil İbrahim Bey gibi, bari şehri kurtaralım derler. Ellili yaşlarda ise artık şehir de büyük gelmeye başlar ve kasabayı kurtarmaya kalkarlar. Altmışlı yaşlara gelince yorgun savaşçılar gibi olmuşlardır ve ancak köyü kurtarmayı gözlerine kestirirler.. Yetmişli yaşlarda iyice enerjilerini kaybettikleri için köyün çeşmesine göz dikerler!''
 
   NOT: Korona günlerindeki yüksek performansı nedeni ile Mansur Yavaş'ın popülaritesi daha da artmıştır. Bazı kaynaklara göre halk desteği % 75'lere kadar çıkmıştır.
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
yusuf 1 hafta önce

sende cumhurbaşkanı yardımcısı olursun .))))))))))

Misafir Avatar
Rıfat Dağdelen 2 hafta önce

Doğru bir tahlil

Misafir Avatar
İsmail Mısırlı 2 hafta önce

Belediyeyi akp ye vermek seçimi vermek demek Büyük şehirlerin üstünde niye oynuyorlar
Büyük şehir Başkanları yanlış olur Bence

Misafir Avatar
Kerem bayram 2 hafta önce

Olmaz olmaz dememek lazım.

Misafir Avatar
Sebahattin Dilaver 2 hafta önce

Şerafettin Bey, bir gerçeği atlıyorsun: Başarılı olanı kıskanıp engelleme isteği. CHP, Yavaş'ı Cumhurbaşkanlığına aday göstermez. Gösterse de kazanması için gerekli şartları oluşturmaz. İlk şart CHP, genel başkanı olarak seçime girmesidir. Genel başkan olmayan aday ne kadar güçlü olursa olsun seçmen istikrar endişesi ile genel başkan olan adaya oy verir. Belediye başkanlığı ile cumhur başkanlığı seçimlerinde seçmen davranışı çok farklıdır.

banner228