Aslında bu yazıyı geçtiğimiz hafta yazmayı düşünüyordum…
Ama yazının muhatabına zarar veririm endişesiyle gecikmeli yazıyorum…
Ülke genelinde bürokraside yaşanan kıyımın farkında mısınız?
“Paralel” safsatasıyla kamuda yürütülen mobbing(psikolojik taciz) uygulaması binlerce insanı yerinden yurdundan ediyor!
Düne kadar ulusal kahraman ilan edilenler, bugün terör örgütü üyesi olmakla suçlanınca cemaatin gücüyle gelenler hallaç pamuğu gibi dağıtılıyor…
Hükümet, “potansiyel suçlu” olarak gördüğü herkesi kulağından tutup atıyor…
Bunun son örneği Zonguldak Basın İlan Kurumu’nda yaşandı…
Görevde olduğu süre içerisinde bütün gazetelere eşit mesafede yaklaşan…
Asla bir araya gelmeyecek gazetecileri ortak paydalar için aynı masa etrafında buluşturan…
Adaleti ile tüm medya kuruluşlarının takdirini kazanan Zonguldak Basın İlan Kurumu Müdürü Özer Akoğlu, sessiz sedasız görevden alınarak Afyon’a gönderildi…
Müdür kadrosu olmasına Afyon Basın İlan Kurumu Müdürlüğü’ne memur olarak atanan Akoğlu’na  uygulanan mobbingden de öte bir şeydi…
Peki Akoğlu’nun suçu neydi?
Özer Bey’in tek suçu var…
Yıllar önce bir süre Zaman Gazetesi muhabirliği yapmak…
Görevi süresince cemaate isnat edilen hiçbir suça karışmamış, çalıştığı kurumda idari anlamda bir kabahati olmayan birini sadece eski bir Zaman muhabiri diye görevden almak, ne AKP’nin tabelasında yazan “Adalet” kelimesiyle açıklanabilir…
Ne de o partinin “sözde” savunduğu değerlerle…
Ona bakarsanız, bugün AKP yönetimlerinde olup da geçmişte cemaate maddi destek veren o kadar çok kişi tanıyorum ki…
Akoğlu, başından sonuna saçma sapan bir sürecin ne ilk kurbanı ne de son olacak…
Sırf bir kişinin hırsları, korkuları uğruna yerinden yurdundan edilen, ailesinden çocuklarından koparılan, ötekileştirilen binlerce bürokrattan biri Özer Bey…
Basın İlan Kurumu tarihinde en fazla ceza yiyen gazetelerden biri olarak kimseye yaranmak gibi bir niyetimizin olmadığını söylememe gerek yok sanırım…
Ama işini iyi yapan insanların bırakın onure edilmesini, psikolojik taciz uğrayıp istifaya zorlandıklarını görünce yazmadan olmuyor…
Yoksa en iyi cemaatin canı cehenneme!
                         ***
İnternet haberciliği öyle bir hal aldı ki…
Bir “tık” uğruna adamın aklını alıyorlar…
Bazen bizim arkadaşlarımız benzer bir hataya düştüğünde hemen uyarıyorum…
Akıllarınca okuru meraklandırarak nasıl daha fazla kişi avlanır diye ahkam kesip akıl satanların, gün boyu kulaklarının çınlatıldığını da biliyoruz… 
İnsanları aptal yerine koyarak haberin başlığını maniple eden internet siteleri takipçi sayısıyla övüne dursun, geçtiğim ay  “Mustafa Özdemir cinayete kurban gitti” şeklinde başlık atarak isim benzerliğinden faydalanmak isteyen Pusula gazetesi, yine birkaç gün önce Ereğli’de Mustafa Özdemir isimli bir taksicinin bıçaklanmasını “Mustafa Özdemir’e bıçaklı saldırı” başlığıyla yayınladı…
Bir gazetecinin daha fazla okunmak sevdasıyla kendisini zavallı durumuna düşürmek bu olsa gerek…
Yaklaşık 1,5 aydır gazetemizin internet sitemizin başında olan Sercan arkadaşımızla bu sıralar sıkça bu konuyu tartışıyoruz…
Parolamız; “Her şeye rağmen dürüst haber”
İnternet sitemizin sıralamadaki yeri, 1,5 ay öncesine göre çok daha iyi seviyede...
Göreceksiniz çok daha iyi olacak!
Haberin başlığı farklı, içeriği farklı olup okurdan küfür yemektense…
Kaplumbağa misali ağır ve emin adımlarla yürümeyi tercih ediyoruz…
Ha bu arada Mustafa Özdemir yaşıyor!