Kimilerinde bir arap hayranlığı var ve hala sürüyor…
Türklere karşı şimdiye kadar kalleşlikten öte bir tutum ve davranış içinde olmayan, Birinci Cihan Harbi yıllarında atalarımızı sırtlarından vuran, kendi aralarında bile anlaşamayan ve son olarak hükümetin ters baktığı o İsrail ile görüşmeler yapan bu arap milletinin yazısı ve takvimi de bir acaip biliyorsunuz.
Yazılarını kendileri bile sökemezler,
Takvimleri de 10 gün eksik!
İnançları ise hepten tuhaf…
Temizliğin imandan geldiği İslam dininde gider cami duvarına işarlar vs…
İşte bu millete hayran olan birileri içimizde var.
Doğu Akdeniz’de yaşanan krizin ve yoğun diplomasinin ardından Yunanistan ve Türkiye, istikşafi görüşmelere yeniden başlama kararı almış.
Basında iki üç gündür bu haberler var.
Şimdiye kadar duymadığımız işitmediğimiz bu “istikşafi” kelimesi pat diye karşımıza çıkıverdi. Ortaya çıkaranlar da işte bu arapçılar. Kimse de anlamadı tabii.
Gündemdeki haberler ardından 'istikşafi ve istikşafi görüşmeleri' kelimelerinin anlamı merak konusu oldu. Peki, istikşafi nedir? TDK'ya göre İstikşafi ne demek? İşte İstikşafi görüşmelerinin anlamıyla ilgili bilgiler:
İstikşafi kelimesi birden fazla anlam taşıyabilmektedir. İstikşafi, Arapça kökenli bir sözcüktür. TDK verilerine göre araştırma anlamına gelmektedir. Bu kelimenin kökeni 1500 yıllarda yer alan bazı kaynaklarda da rastlandığı gibi uzun yıllara dayanmaktadır. İstikşafi, bulgulama, çaba, emekle bulma anlamları da taşımaktadır.
Eski kaynaklarda istikşafi kelimesi için genellikle çıkarsama anlamı görülmekte olsa da güncel dilde yoklama anlamı ile moda olmuştur.
Yani araştırmak ve karşınızdakine yoklama çekmek gibi bir şey.
Türk ve Yunan dış işleri mensupları masaya oturacaklar, birbirlerine yoklama çekecekler.
Anlaşabilirlerse…
Her halde bizim çok bilir hariciyeciler bu “yoklama çekmek” tabirini avam buldular ki tuttular arapçasını piyasaya sürdüler.
Sürdüler de ne oldu?
Kimse bir şey anlamadı, vatandaş haberleri dinlerken bastı kalayı gitti…
Bu kadar basit!
X     X     X
İLGİNÇ BİR PAYLAŞIM:
Ne Güzel Söylemiş söyleyen;
"Yara bandıyla Koşu bandı arasında gidip geliyoruz.
Yaralarımız kabuğa, Ayaklarımız toprağa hasret.
 
Hızla yaşlanırken,
Hayat kapağı açık kalmış kolonya şişesi gibiyken,
Odanın bir ucuna oturmuşuz,
Gençliğimizin buharlaşan esansını kokluyoruz.
 
Yenidünya dedikleri bu olsa gerek:
Organik ekmek,
Organik yumurta, Organik yoğurt.
Köyümüze gitmek yerine,
Milyonluk şehirlere köyü getirmeye çalışıyoruz.
 
Yakında marketlerde yerini alır mı bilmem;
"Dert dinleyen dost", "Kin gütmeyen arkadaş"
"Satmayan organik yoldaş", "Gezen insan çocuğu"
"Hayırlı evlat mayası"
Belli mi olur, on sene sonra,
Belki organik insan alıyor oluruz.
 
Demem o ki;
Hep çok yoğun, Hep çok yorgunuz.
Köy uzakta, Şehir kalabalıkta,
Dostlarımızın nesli azalmakta…
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
engın aksu 1 ay önce

arabesk muzıgı gıbı

banner228