09.04.2021, 00:01 562

O günü hiç unutmuyorum...

Soğuksu'daki ofiste oturuyordum. Bir dönem gazetecilik de yapmış olan TTK emeklisi Ahmet Kurt ağabey ziyaretime gelmişti. Telefonum acı acı çalmaya başladı. Telefonu kapatır kapatmaz, 'haydi ağabey koş, köprü çökmüş, istikamet Çaycuma' dediğimi hatırlıyorum.

Altımızda Reno-19'la basa bas Çaycuma'ya gittik.

Tarih 6 Nisan 2012'ydi... Yine göçme/çökme kaynaklı kara haberdi; fakat bu defaki maden göçüğü değil, köprü çöküğüydü.

Ortalık ana baba günüydü...

Köprünün 52 metrelik kısmı azgın sel sularına kapılmış durumda idi. AFAD ekipleri halatlarla çöken beton parçasının üstüne inerek, acaba kurtarılabilecek bir can var mı telaşındaydı. Bir o yana bir bu yana koşturuyorduk.

Öte yandan köprüden Filyos ırmağına uçan bir otomobil, yaklaşık 200 metre ileride ırmak kenarında vatandaşlar ve itfaiye ekiplerince yakalanmış, kıyıya çekiliyordu. Allah'tan otomobil sürücüsü yaralı kurtarılmıştı.

Anneler, babalar, telaş içinde sevdiklerini arıyordu. Kim düştü, hangi araç uçtu, herkes telaş halinde bir birine ulaşmaya çalışıyordu.

Bu rada ben ilk bilgileri ve görüntüleri alıp, haberi merkeze geçmek için bir yer ayarladım. Oradan haberleri servis ettim. Ahmet ağabeye de kamerayı verdim:

"-Ağabey önemli bir şey olursa, şu düğmeye basman yeterli...!"

Tabii bu ilk görüntüler bir çok televizyon kanalında yayınlanmıştı.

Bu arada Ahmet ağabey heyecanla yanıma koştu.

"-Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen'in babası da o minibüsteymiş" demez mi?

Hemen tekrar köprünün üstüne koştuk.

Başkan Gülşen, köprünün üstünde arama kurtarma çalışmalarını izlerken, babası ve üniversite öğrencisi olan yeğeninin de ırmağa uçan (Yolgeçen köyüne gitmekte olan) minibüste olduğunu öğrenmişti.

O anki şokla ağlamaya başlamıştı. TBMM Başkanı Köksal Toptan ve diğer protokol üyeleri de Gülşen'i teskin etmeye çalışıyorlardı. Başkan Gülşen, fenalaşınca ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. 

Olayın vahameti anlaşılmıştı. Minibüste bulunan 11 kişi ile köprü üstünde yaya yürümekte olan 4 kişi Filyos'un sel sularına karışmıştı. 

AZ KALSIN TAKLA ATIYORDUK...

Çok zor ve çok acı günlerdi...

Günlerce orada nöbet tuttuk. Soğukta, ağrı acı içinde müjdeli haberi ilk biz verelim diye bekledik. Uykusuzluk ve stres içindeki koşuşturmacada, ben de hasta olmuştum; ama yine de görevi bırakmamıştım. Biz bu durumdayken acılı aileler, ırmak kenarından gelecek güzel haberleri beklediler. Umutlar tükenmişti. Helikopterler üstümüzde, balık adamlar ırmak içinde her yer didik didik aranmasına rağmen kimseye ulaşılamamıştı. Olayın ikinci günü ikindi sıraları ilk cesede ulaşılabilmişti. Üçüncü günü morgdan alınan cenaze, Yolgeçen köyünde toprağa verilecekti.

DHA ve Pusula'nın Çaycuma Temsilciliğini yapan gazeteci meslektaşım Yeliz Alagöz'le cenazeye yetişelim derken kaza geçirmiştik.

Yorgunluk, uykusuzluk, stres ve hastalığın da etkisiyle (geç fark ettiğim) Yolgeçen köyü yol ayrımına hızlı girince araba kontrolden çıktı, hafriyat yığınına toslayarak durabilmiştik. Az daha takla atıyorduk... Arabayı hafriyat yığınına sürmeyip direksiyonu biraz daha sağa kırsaydım kesin takla-lar atmıştık.

Kısaca biz de ölümden dönmüştük. Hafriyat yığınına hızlıca vurunca her yer toz duman içinde kalmıştı. Birkaç saniyelik şokun ardından arabadan dahi inmeden yolumuza devam edince, az ötedeki insanların şaşkın bakışlarını hiç unutmuyorum. Tabi şaşkın bakışlar arasından, hiçbir şey olmamış gibi geçip giderken, gülmekten kendimizi alamamıştık. Daha yaşayacak günlerimiz varmış dedik. Fakat olayı genel merkez öğrenince beni zorunlu izne gönderdiler. İtiraz etsem de 2 gün evde dinlenmem konusunda, kesin talimat alıştım. Hey gidi günler... 

Peki köprü neden çöktü?

Bu felaketin sebebi olarak bakımın yetersiz olması ve suyun hızını azaltacak bir önlem alınmaması gösterilmişti. Dağlardaki karların erimesiyle Filyos ırmağı korkunç derecede yükselmişti. Köprü ayaklarının sel sularıyla aşınması sonucu bu elim kaza kaçınılmaz olmuştu. Fakat kimse yükselen ırmağın tehlike arz edeceğini düşünememiş, tek tük uyaranlar olduysa da yetkililerce bu uyarılar dikkate alınmamıştı.

İhmal vardı elbette. Hiç değilse köprü, tedbiren araç-yaya trafiğine kapatılabilirdi...

Belediye mi, Karayolları mı, yoksa DSİ mi kabahatliydi?

Tıpkı o günlerde mezarları hazır olan 4 kurbanın halen bulunamaması gibi, bu elim hadisenin failleri de muallakta kaldı, ne yazık ki...

Belediye, Karayolları ve DSİ'ye soruşturma izni verilmedi. Sanki bütün kabahat köprünün üstünden geçenlerdeymişçesine...

Konu kapandı gitti. Allah hepsine rahmet etsin, ailelerine de sabır versin. Daha büyük felaketlerden korusun bizleri...

Varsa ihmali olanlar, vicdanında yargılasın kendini.

***

Facianın 9. yılında, hayatını kaybeden 15 vatandaşımız geçtiğimiz gün anıldı, biliyorsunuz. Acılar tazelendi. Irmağa kırmızı karanfiller bırakıldı...

Peki, 9 yıl geçse de bu felaketten yeterince ders alabildik mi?

Yoksa deve kuşu misali, başımızı kuma gömmeye devam mı ediyoruz?

İşte ben anma töreninin üzerinden 3 gün geçse de bu elim hadiseyi kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak tekrar dikkatinize sunmak istiyorum.

Bunları laf olsun diye değil, aynı acıları bir daha yaşamayalım diye yazıyorum.

Bu tür ihmallere meydan verilmesin diyorum. 

Zonguldak merkezdeki Fevkani köprü, Merkez çarşısı ve diğer yapılar bilimsel veriler ışığında tekrar incelensin istiyorum.

(Ön)lem alınsın ki bir daha aynı acılar yaşanmasın, yeni gözyaşları dökülmesin, çocuklar yetim-öksüz kalmasın. 

İşte bütün derdim bu...

Selamlar, hürmetler, bütün aziz okuyucularımın üzerine olsun...

Yorumlar (2)
M.Tarik Basören 6 gün önce
Kalemine sağlık Abdullah Bey, biz 9 yıldır o acı günleri hiç unutmadık ve faciada ihmali bulunanların cezalandırılması için ne gerekirse yapacağız.
Bir Gün Mutlaka 2 gün önce
Çok acı aniden, birden kayıp gitmek. Ve köprü için önlem almayanlar hala özgürler. Fakat ilahi adaletin gerceklesecegine inananlardanim ve defalarca şahit oldum.Mutlaka onlar da bedel ödemislerdir-ödeyeceklerdir. Hem de bedeli katlanmış günahlarıyla.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 30 58
4. İstanbulspor 30 54
5. Altay 29 53
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
10
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 15 Nisan 2021
İmsak 04:34
Güneş 06:06
Öğle 12:58
İkindi 16:41
Akşam 19:40
Yatsı 21:06