09.04.2021, 00:00 117

OLMAYINCA OLMUYOR MU? Özeleştiri yaparsak sonuç değişir mi?

Şakası yok hayatın, beklemediğin bir anda kesiveriyor biletini.

Sıranın bizlere de mutlaka günün birinde geleceğini, ya aklımıza getirmedik, ya da kendimizi ölümsüz zannettik! Hep bir telaşımız, hep yapılması gereken işlerimiz vardı çünkü biliyorum. İyi yaşamak içindi bütün hikâye, dolayısıyla bizlerde mütemadiyen kendi çapımızda didindik durduk. Aslında gördük ki boşa kürek sallamışız.

İyi yaşamanın içinde neler vardı,neler olmalıydı peki?

Ahlak mı daha önemliydi, yoksa cesaret mi, ya da her kapıyı ardına kadar açan paranın,dolayısıyla da itibarın gücüne sahip olmak mı?

“Bu arada,atalarımızdan bizlere miras kalan (ya cebin, ya da bileğin güçlü olacak) sözünü de es geçmeyelim.”

Sanırım ikincisi daha çok ön plana çıktı zaman içinde yahut hep öyleydi de biz deneyimlediğimiz kadarına vakıf olduk.

Kitle iletişim araçları geliştikçe, ne kadar sığ yaşadığımızı ve kendimizi nelerle teselli ettiğimizi gördük. Asla erişemeyeceğimiz o kadar çok şey vardı ki, varmış ki bu yolculuğun içinde,lüks kavramının ne denli zengin olduğunu gördük fakat yine de mecburen kodlarımıza yüklenen o kanaatkâr olmayı öğütleyen sözlere tutunup durduk yıllardır.

“Ahlak kimilerimizce her koşulda ağır bir sorumluluktu, hakkı mutlaka verilmeliydi.”

Mecburen diyorum çünkü bu konuda halen daha zihnim bulanık. Beceriksizlik ihtimalide var işin içinde elbette.

Yeteri kadar istemedik mi, yoksa çatlasan da nasibin o kadar mıydı düşünmüyor değilim?

Buyurun yine önümüze çekilen o kalın duvarlardan biri daha, nasip!

Bu nasip nasıl bir şey ki insan ayırıyor ve genellikle de gücüne güç ekleyebilenlerden “kazanmak için her yol mubahtır” söylemini hayata geçirenleri ihya ediyor.

Nereden bir yol bulurum kaygısının içine girenler, galiba en çok yorgun düşenler.

Şu yenidünya algısında kişisel gelişim furyası ortaya çıktığından beri, yeteri kadar istersen şayet, hayallerine kavuşabilirsin sözüde gerçeklikten öte artık sadece kulak tırmalıyor. Kendine inanmak ve ne istediğini bilmek söylendiği kadar kolay hayata geçiyor mu peki?

Teselli olarak belki yaşadığımız o sığ menzilden dışarı bir arpa boyu yol aldırıyor hayat bize fakat asla sadece iyi niyetle iyi düşünmekle olmuyor bu işler. Çok çalışmak demek, sadece bedeni çok çalıştırmak demek değilmiş, bu sadece hamallık kısmı hayatın.

Bu araya bir anekdot sıkıştırayım. Bir tanıdığımız ellili yaşlarını geçtikten sonra doktora gitmişti, hem fiziksel, hem ruhsal şikâyetleri vardı kendisinin. Doktor enikonu dinledikten sonra koyuvermişti teşhisi ”keşke bedenine bu kadar eziyet edeceğine, birazcık da olsa aklını çalıştırabilseydin, her şeye evet demeseydin seçici olabilseydin” bu konunun traji komik kısmı günlercehem adamakıllı düşündürmüştü, hem de yüzümüzü gülümsetmişti, peki sonrası ne olmuştu.

Değişen hiçbir şey olmamıştı, kodlarına yüklenildiği gibi bedenini ağır bir işçi bilerek hizmet etmeye endeksli çalıştırmaya devam etmişti.Hayalleri, hedefleri vardı kendince, çok çalışmanın o hedefler için bir adım olduğunu içselleştirmişti fakat nasibinin derecesinden bi haber, karın tokluğuyla bitip gitmişti bir ömür.

Yani şu eşitlik üzerine kestiğimiz ahkâmlar, hak hukuk üzerinden hakkımızı gasp edenlere karşı verilen direnişler, neden buhar olur ve uçup gider bilmiyorum. Afrika’da bir kabilede yaşayanındabir nasibi var, sırça köşklerde sınırsız lüks sefa içinde yaşayanında nasibi var, öyleyse, şu hak, hukuk, adalet arayışları sizce de halen bir işe yarar mı, yaramış mı, yarayacak mı?

Yoksullar ve yoksun bırakılanlar, işte bu “her yol mubahtır” sözüne tutunamayanlar.

Bu kurgu bin yıllar öncesinden yapılmış ve sistemin içine yerleştirilmiş belli ki. Ara sıra bir parmak bal çalmakla ne eşitleniyoruz, ne de çok çakışmak yeterli oluyor hayallerimize erişebilmek için. Duvara tosluyorsun mutlaka günün birinde.

Çünkü yoksullarda ve yoksunlarda diğerlerinde olmayan bir şey var vicdan var. Vicdan yoksunların zihninde otoritesini kurmuş ve bir alacaklı gibi varlığının üstüne el koymuş.

Nasip de vicdanın sesine göre teraziyi dengelemek için görevlendirmiş kendini, sonrası malum…

Keşke o doktorun söylediği gibi aklımızı çalıştırmayı becerebilseydik öyle değil mi?

Kısacası keşkelerimiz sırtımızda kambur, hayallerimiz ise artık imkânsızlığın kollarında tutsak!

Özellikle şu hastalıklı günlerden geçerken, hevesimiz de ne yazık ki ağır bir hastayken zor yarına yarınlara sıkı sıkı sarılmak

Hevesi gerçekten kaçıyormuş insanın yaş aldıkça,onu fark ediyorsunuz.

Eskiden elbette birçoğumuzun umudu vardı, yani gençken,fakat yaş aldıkça umut da bir işe yaramıyormuş.

Ötelediğimiz, erişemediğimiz, imrendiğimiz yani hayatın rengârenk yüzüne dair ne varsa meğer hepsi bir illüzyondan ibaretmiş, özelliklede o renklere erişemeyenler için söz konusu bu durum.

Sahip olduklarımız, olmayı istediklerimizin tesellisi oldu belki. Velhasıl yetinmeye mecburduk çünkü yetinmeye mecbur bırakarak öğrettiler bu hayatı bizlere.

“Zaman zaman insanları eşitleyen durumlar meydana gelse de bu bile çok kısa sürüyor. Şartlar eldeki imkânlarher zaman olduğu gibi kolaylık ve üstünlük sağlıyor. Sonuçta yolun sonu herkes için son durak evet ama yol boyunca yaşanılan adaletsizlik can sıkıyor işte.”

Karamsarlık olarak algılanabilir hissedilenler ama inanın içimizi boşalttı içinden geçmekte olduğumuz zaman. Kitle iletişim araçlarının gözümüzün içine soktuğu yaşamlar ve bu nasip ikile mi arasında bocalamak durum özeti.

Bardağın dolu tarafına bakarken farkında olmadan ömür bitirmişiz.

Kanaatkâr olmayı tercih etmek zorunda kalmak, bir seçim olabilirdi ama yaşama karşı korkak olma ihtimali daha yüksekşu durumda. Bir oyunsa yaşamak, kurallara göre oynamak da galiba esas.

İşin birde bedel ödeme noktası var ki, işte orda da terazinin dengesi bozuk.

Korktukça kaybediyor insan, hem de her şeyini.

Yorumlar (1)
Çaycumalı 3 gün önce
Sahip olduklarımız sahip olmak istediklerimizin nasıl tesellisi olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 30 63
2. Adana Demirspor 30 58
3. Samsunspor 29 57
4. Altay 29 53
5. Altınordu 30 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 30 49
8. Tuzlaspor 30 44
9. Ümraniye 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 30 48
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Brighton 31 33
16. Burnley 31 33
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
14
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 14 Nisan 2021
İmsak 04:36
Güneş 06:08
Öğle 12:58
İkindi 16:40
Akşam 19:39
Yatsı 21:04