Temmuz 2018 yılında Zonguldak valiliği, Zonguldak İl Özel İdaresi ve Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti bir tanıtım dergisi yayınlamışlar.
Tam üç bin adet…
Adı “Güzel Kentin Damlaları”
Süper bir dergi,
İl Özel İdaresine helal olsun, masrafları karşılamış ve kentin tanıtımına gerçekten büyük katkıda bulunmuş, çünkü böyle bir dergi neredeyse tam 20 yıldır ne başka Kurum ve Kuruluşlarca ne de başka Özel veya Tüzel kişilerce yayınlanmamış, yapamamışlar, becerememişler…
Yazıları ve fotoğrafları büyük uğraşlar sonrası ZGC hazırlamış…
Girişinde Dönemin Valisi Ahmet Çınar’ın, Dönemin İl Özel İdare Genel Sekreteri Recep Demirtaş’ın ve ZGC Başkanı Derya Akbıyık’ın yazıları da var…
İçinde Zonguldak’ın Şelalelerinden tutun da, mağaralarına kadar, kent için hazırlanan projelere kadar, Liman Rekreasyon Projesinden Kadıoğlu Mozaiklerine kadar ve hatta Kandilli Köy Pazarı yeni tasarımı ve Rombaki Konağına kadar süper çekim fotoğraflarla dolu neredeyse 60 sayfalık süper bir dergi…
“Dağıtılsın ve Zonguldak tanıtılsın” denilerek 500 adedi ZGC’ye teslim edilmiş ve ZGC de bunu ülkenin tüm basın organizasyonları ve ilgili yerlerine postalamış…
2500 adet de İl Özel İdaresinde bırakılmış, “dağıtılsın” şeklindeki aynı düşünceyle.
İşte bunu soruyoruz;
Geçen iki yılı aşkın bir süre içinde bu dergiler dağıtıldı mı, dağıtılmadı mı?
Dağıtıldıysa ne kadarı dağıtıldı?
Sormak da gazeteci olarak görevimiz!..
X     X     X
Yasin-i Şerifin son altı ayeti…
Bizim uyduda bazı kanallar günün büyük bir bölümü dini yayın yapan kanallar biliyorsunuz… Bunlar sabahtan akşama kadar fetva veriyorlar. Ama ne fetvalar…
Dinleyin bunları gülmekten yerlere yatarsınız…
Kafasına takkeyi takan, üstüne cüppeyi giyen, bir de sakal koyveren ne olduğu belirsiz ve kendilerine “alim” sıfatı yakıştırmış bunlardan birini geçtiğimiz akşam zaping yaparken dinleme gafletinde bulundum.
Adı Mücahit Han’mış…
Gençten biri…
Sakalları daha tam bitmemiş, yoluk yoluk…
Dangalağın biri telefon açıyor, ağrıları varmış, “hocam ne tavsiye edersiniz?” diye soruyor…
Mücahit Han efendi de bol maşallahlı, inşallahlı sözlerle şöyle diyor;
“Önüne bir kaba konmuş zeytinyağı al, Yasin-i şerif’in son altı ayetini her birini 41 kere tekrar ederek bu zeytinyağına doğru oku, sonra da bunu vücudunun ağrıyan yerlerine sür, anında ağrıların sona erecek inşallaaaah…”
Aynen böyle!
Güler misin, ağlar mısın?
Sonra bir başka dini kanal, bir başka aynı tipten sarıklı sakallı ve de cüppeli bir vatandaş, telefonla dertleri dinliyor, derman buluyor, ama ne derman…
Derken bir telefon geliyor, bir kadın derdini anlatıyor, kocası çok içiyormuş, sonra da kendisini dövüyormuş falan filan…
“Hocam bana bir muska…” diyor kadın.
Hoca da “hanım sen beni şu numaradan ara, özel görüşelim…” cevabını veriyor canlı yayında ve kadın anında soruyor “borcumuz ne olacak?”…
Çaktırmamaya çalışsa da suçüstü yakalanmışlığın heyacanıyla şaşırıyor hoca ve “Özel görüşelim dedik ya…” diye kadını susturuyor…
İşte böyle, aynıyla vaki!
Gelinen bu durumda da ben de merak ediyorum;
Dine, kitaba, Allahın emirlerine, vesair yasaklara tamamen aykırı böyle durumlar için RTÜK ne yapıyor, Diyanet ne yapıyor?
Merak ediyorum!..
 
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228