Bizim TürkSat’ta bildiğiniz gibi canı sıkılan frekans kapmış, takkeli sakallıları doldurmuş, ya besmele çekip macun reklamı yapıyor ya da dünyanın bilmem neresindeki Müslümanlar için para topluyor…
Bazıları da abuk subuk fetvalar yayınlıyor, uydurmuşlar kafalarına göre, akılları sıra din eğitimli veriyorlar, genelde de konu kadınlar, anlarsınız…
FM TV diye bir kanal var, buradan Afrikadan bazı videolar gösteriliyor, susuzluktan kırılan halk, ölen çocuklar ve bir de bunların başında ağlayıp zırlayan bizim Türk hoca…
Ve peşinden asıl amaç geliyor ekrana…
Filanca Medreseleri diye bir kurum buralarda su kuyusu açacakmış, millet su içecekmiş, ama para gerekiyormuş, cennete gitmek isteyen Müslüman varsa bedeli 15 bin lira…
Kuyu parası!..                                                      
Sakallı hoca şöyle diyor bir de; “İsterseniz birleşin, 10 kişi bir araya gelin bin beşer yüz liraya da olur bu iş”
Cennet de garanti…
Ve ekrana telefon numaraları veriliyor, baktım bekledim hesap numarası filan yok, banka hesabı yok, İban yok, sadece telefon numaraları…
Adamlar uyanık ya; kimse bilmesin ne kadar para toplandığını, “Sen bizi ara, biz sana söyleriz parayı nasıl tahsil edeceğimizi “ gibilerden nameler…
Şimdiiiii;
Gelelim asıl konuya,
İktidar şu zor günlerde belediyelerin para toplamasını yasaklıyor, “devlet içinde devlet olmaz” gibilerden bir de bahane buluyor, “bağış toplarım ben de” diyenlere aba altından sopa gösteriyor, peki bu ne?
İşine gelmeyen her boku gören RTÜK bunu neden görmüyor?
Dünyaca sanat şaheseri olarak tanımlanan 3 bin, 4 bin yıllık kadın heykellerinin göğüs kısımlarını buzlamayı bilirsin, islamı ayağa düşüren tuzlamayı görmezsin…
Sadece bu mu?
Ne kadar dini yayın yapan kanal varsa alayı şifalı sular, macunlar, merhemler, okunmuş bilmemneler satıyor, boş zamanlarında da bize Müslümanlık öğretiyor…
Hani diyorlar ya “Neden dinden imandan çıkıyor bu Millet?”. İşte bu ve bunlar gibi nedenlerden…
24 saatlik bir günü “öğlen namazından sonra, ikindiden önce…” gibi 5 vakte bölenlerden…
Camileri siyaset meydanına çevirenlerden…
Yalan mı?
 
UTANGAÇ RAHİP
 
Aracının başında direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar.
Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının tüm güzelliği ortaya çıkar. Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağı üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve şöyle der : "Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
Utançtan kıpkırmızı olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına tekrar dokunur vites değiştirme bahanesiyle ve rahibe aynı soru ile karşılık verir : "Rahip 129. ayeti hatırlıyor musunuz ?"
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor" der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manalı bir bakış fırlatarak kaybolur.
Rahip aceleyle içeriye koşturur ve bir İncil alarak 129. ayeti açar okumak için…
 129. ayet şöyle demektedir: İleriye gidiniz, daha yukarılarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız.
Hikayeden çıkartılacak ders :
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi takdirde fırsatları kaçırabilirsiniz.
Günün şakası
1.Hayatınız karardığında, Tanrı'ya dua edin ve sizi karanlıktan kurtarmasını isteyin Ve hala karanlıkta iseniz … Elektrik faturanızı ödeyin.
2. Bir adam karısı için arabanın kapısını açtığında,
Bir şeyden emin olabilirsiniz;
Ya araba yenidir ya da eşi.
3. Stres, gerginlik ve panik arasındaki fark nedir?
Stres eşin hamile olduğu...
Gerginlik metresin hamile olduğu...
Panik ise her ikisinin de hamile olduğu zamandır.
4.Öğretmen soruyor:
"Aybaşının önemini biliyor musun?"
Çocuk:
"Evet, kız kardeşim bir tanesini kaçırdığını söylediğinde, annem bayıldı, babam kalp krizi geçirdi, şoförümüz de kaçtı ..."
5. Genç bir çocuk babasına sorar:
"Emin ve gizli arasındaki fark nedir?"
Baba: "Sen benim oğlumsun, bundan eminim. Şu ilerdeki çocuk ta benim oğlum ve bu gizli."
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228