31.07.2021, 00:51 337

TEŞEKKÜR

Bu hafta başında Zonguldak BEÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde ses tellerimizdeki arıza nedeniyle bir biyopsi operasyonu geçirdik.

Sonuçlar birkaç gün sonra belli olacak.

Bu arada bir gece de konakladık hastane odasında; operasyon öncesi ve sonrası bakım, serum, vs. tetkikler nedeniyle.

Gayet güzel ilgilendiler bizimle…

Doktorumuz DENİZ BAKLACI ve ekibinin nazik yardımlarını gördük, profesyonelliğin de ötesinde ve gayet insancıl yaklaşımlara tanık olduk,

Dostlarımızın sürekli arayışları ve iyi haberler bekleyişleri bizi duygulandırdı, sevenimiz çokmuş demek ki, sağ olsunlar…

Zonguldak Valimiz Sayın MUSTAFA TUTULMAZ da arayıp halimizi hatırımızı sordu, ilgileri için kendisine kalbî şükranlarımızı sunarız…

Vekilimiz DENİZ YAVUZYILMAZ da “geçmiş olsun” dileklerini iletip bilgi aldı, inceliğini unutmayacağız,

Rahatsızlığımızın her aşamasında yanımızda olan ZGC başkanı DERYA AKBIYIK’tan da büyük yardım gördük, sağ olsun, var olsun…

Bu arada; beni bir an için yalnız bırakmayan, başımdan ayrılmayan Sevgili Eşim DİDAR ve Biricik Oğlum GÖKTUĞ’a da en içten sevgilerimi buradan gönderiyorum, teşekkür ediyorum…

Ve herkese sağlıklı mutlu günler diliyorum…

X     X     X

Ve Tanrı Yobazı Yarattı…

“İnanırsınız ya da inanmazsınız, Secde edersiniz ya da etmezsiniz, Senin dinin sana, Benim dinim bana…” şeklindeki Kuran’da yer alan bakış açısı aslında İslam dininin insana en güzel yaklaşımlarından biri ama dinde krallığı kaldıran ve şeriata göre yaşamı düzenleyen yaşam felsefesini beğenmeyen ve bunlarla yetinmeyen aşırı açgözlü güruhun Müslümanlığa eklediği kendi yaşam tarzlarının ana fikri olan bazı uygulamalar sonucu, insanların karşısına yüzyıllar öncesinden kanla ve nefretle beslenen ruhban sınıfı çıktı.

Sakalları göbeğe kadar salıp kafaya sarık geçiren ve kerametleri kendinden menkul, kendilerine de “ulema” sıfatını yakıştıran tipler Müslümanların yaşamını kendi kafalarına göre yüzyıllar önce düzenlemeye başladılar, hala da devam ediyorlar…

Bunların adları yobaz!

İşleri de kadınların mahremiyeti, kadınların kıçı başı donu vs… Yüzyıllardır kadını yerden yere vurup üstünden geçim sağlamanın peşindeler.

Son olarak da gördünüz, Filenin Sultanlarının şortlarına taktılar… Dünya çapında galibiyet almalarını es geçip şort giymenin haram olduğu, giyenlerin dinden çıktığı, kâfir oldukları üstünden görüş belirtiyorlar…

Yobaz işte…

Suç bunları konuşturanlarda…

Büyük Türk Ulusunun kendine özgü geleneksel uygulamaları ve kadınlara olan saygısını çekemiyorlar, beğenmiyorlar, Allah’ın cahil cühela arabının akıl ve mantığa aykırı uygulamalarını kendilerine düstur seçiyorlar.

O nedenledir ki Türk ulusunun kur’anı dahi öğrenmesini kendilerine yediremiyorlar, “kur’an Türkçe okunmaz, arapça öğrenmeli herkes” gibilerinden uydurmalarla kendilerini sınıfça ayrıştırıyorlar, kafalarına göre bir ruhban sınıfı yaratıp kendilerini bu sınıfın içine koyuyorlar.

Sorarız; dinde sınıf ayrımı var mı?

Bakınız ülke yangın yeri,

Vatandaşın cebinden sonra ülkenin ormanları da yanmaya başladı, ya da ev sahası açabilmek için yakılıyor, Türkiye’nin 50 yerinde yangınlar sürüyor, ormanlar yanıyor, hayvanlar telef oluyor… İşte bu yobaz da sıranın gelmesini bekliyor, şöyle diyecek: “ülkenin milli takımı dünyaya baldır bacak gösterirse Allah da bizi böyle cezalandırır…”

Diyecek, görürsünüz bakın, yarın bir gün okursunuz gazetelerde, izlersiniz sosyal medyada…

Dedik ya yukarıda “Ve Tanrı Yobazı Yarattı…” diye,

Belki de bilhassa yarattı, bizi bunları görüp de ne mal olduklarını anlayabilmemiz için yarattı, bize kötü bir örnek olarak yarattı bunları ve iyice tanıyabilmemiz için de bir nesil olarak bunları içimize saldı…

Belki de “İyi bakın, iyi anlayın, ders alın…” diyerek bizden sonra geleceklere doğru yolu böyle göstermek istedi Yüce Tanrı…

Ne demişler;

“Bir musibet, bin nasihatten iyidir…”

Tanrı işini bilir!..

Yorumlar (0)
20
açık