TSO Başkanı Metin Demir geçtiğimiz hafta sonu ZGC’de Başkan Derya Akbıyık ve gazetecilerin konuğu oldu ve soruları yanıtladı.
Her soruya anında cevap da vererek birikimli geldiğini de kanıtladı.
Yatırımlar, Filyos, Makzon vs. her şey soruldu, bazı görüşlerine Zonguldak’taki bazı kamuoyu oluşturan unsurlar karşı çıktıysa da, bunlar onun kendi görüşleridir, tartışılır, yerine en akla yakın olanı konur veya konmaz…
Her neyse;
Ama bizce Başkan Demir’in değindiği en önemli konu Turizm konusuydu…
Yani bizim de branş konumuz, hastayım ben turizm konusuna, bacasız sanayi, insanlar refaha kavuştukça dünya ülkelerinin de turizm potansiyeli artıyor, çünkü insanlar gezmek istiyor.
Bu sektörden neden Zonguldak payını almasın ki?
Denizimiz var,
Ormanımız var,
Mağaralarımız var,
Karadeniz’e kıyısı olan ülkelere de yakınız,
Amasra’ya da, Safranbolu’ya da…
Sadece bir Ocak Restaurantımız yok, hani şu kullanılmayan maden ocaklarının lüks bir restauranta dönüştürülüp insanların asansörlerle indirildiği ve yerin onlarca metre altında yedirilip içirildiği cinsten…
Rafting, yamaç paraşütü, balon turu yaparken nasıl insanların adrenalini yükseliyor ya, işte o cinsten, ama olsun… İleride akıllı bir yönetim gelir de yapar belki…
Ama bu halimizle kruvaziye gemi ya da otobüs turlarının cazibe merkezi neden olmayalım?
Başkan da bunlardan söz etti.
Bir de Şark Expresi gibi Kuzey Expresinden, tren turu yani…
Kruvaziye!
Ben “Konaklama sorunumuz var, yeterince yatak yok” diye sorunca; “Yatırımcılar potansiyel arttıkça bunu görür ve gereken yatırımları yaparlar” dedi, “olabilir” dedik…
Biliyorsunuz ben bir turizmci olarak sahillerde “Kadınlar günü” uygulamasına karşıyım. Zonguldak’ın en donanımlı ve kapasiteli plajı Kapuz. Şimdi bir tren dolusu turist gelse ve Kapuz’da denize girmek isteseler ve o gün de kadınlar matinesiyse, ne cevap vereceksiniz?
Amasra’da, İnkum’da, başka Karadeniz kentlerinde, yok böyle bir uygulama, Ege’de Akdeniz’de zaten olamaz, adamı topa koyar atarlar…
İşte bu aşamada ben Başkan Demir’e bunu sordum ve tam cevap alacaktım ki bizim muhabir arkadaşlardan bazıları “Ilıksu’ya gitsinler, İnkumu’na gitsinler…” gibi ciddiyetsiz cevaplar vererek sorunun içine ettiler.
Başkan bir “Evet, bu konu turizmin ruhuyla bağdaşmıyor, zamanla kaldırılır umarım, vs.” deseydi ben de ertesi günü “TSO Başkanı Kapuz’da Kadınlar Günü uygulamasına karşı…” diye yazacaktım.
Seneye Mayıs ayında Belediye başkanına TSO başkanının bu sözlerini hatırlatacaktım ama olmadı…
Muhabir arkadaşlar lütfen dikkat etsinler böyle toplantılarda sözlerine ve başka muhabirlerin sorularını da engellemesinler. Öyle ya; size sorulmuyor, başkan’a soruluyor, o cevap verecek.
Her neyse;
TSO’den turizm sinyalleri almak güzel bir şey, Başkan Demir’i bu düşünceleri için kutluyorum, bu arada var mı yok mu bilmiyorum ama TSO içinde Turizm ile ilgili bir bölüm kurulması ve bu konunun diğer yatırım konularından ayrı tutulması fikrini ortaya atıyorum.
Bu arada;
Şu Türkali sorununu da buradan kendisine yeniden hatırlatıyorum…
X     X     X
İYİ Kİ CUMHURBAŞKANI VARMIŞ…
Son zamanlarda bir başka moda türedi,
Cumhurbaşkanına yaltaklanma modası!
Ulusal kanallarda poz veren bakanlardan öğrendik modayı; biri çıkıyor bir iş yapıyor ya da bir proje açıklıyor ve ardından ekliyor: “Cumhurbaşkanımızın desteğiyle…”
Derken derken bu moda alt katlara da sıçradı;
Daire müdürleri, STK başkanları, Kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ve atanmayla gelenler de aynı teranede, bir yerde bir proje mi başlatıldı, törende anında yapıştırıyorlar; “Cumhurbaşkanımızın destekleriyle…”
Devlete değil de sanki AKP’ye bağlı imişçesine bir ucuz politika ve sinyal çakma modası bu moda!
Koltukta kalabilme savaşı adeta, bürokratı yüceltmiyor halk nezdinde, küçültüyor. Kime çalıştığını apaçık beyan ediyor böyleleri, ben olsam Cumhurbaşkanının yerine anında alırım böylelerini görevlerinden. Çünkü adam görev yapmaya gelmemiş, Cumhurbaşkanına yağ çekmeye gelmiş.
Köyde su için sondaj vuruyorlar, beyefendi gazetecilere açıklama yaparken ekliyor; “Cumhurbaşkanımızın destekleriyle…”
Cumhurbaşkanı cebinden mi veriyor parayı?
Kaldı ki sana bağlı bulunan kurumlara aktarılan ödenekler zaten sen orada bir şeyler yapasın diye…
Bunlar halk nezdinde Cumhurbaşkanlığı makamına olan saygıya da darbe vuruyorlar; yapmayın beyler, etmeyin, ayıptır…
Siz Cumhurbaşkanını değil, o sizi takdir etsin! 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228