FLAŞ HABER

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitemiz son zamanlarda büyük sıkıntılar yaşıyor…
Sıkıntıların en önemlisi de parasızlık!
Parasızlığın kaynağı da hükümetin acizliği, yanlış ekonomik politika ve bizim milletvekillerinin boş vermişliği…
Aynen böyle;
Milletvekilleri koskoca üniversiteyi, bu üniversitenin 40 bini aşkın öğrencisini ve bu öğrencinin Zonguldak’a getirisini bile bile görmezden geliyorlar…
Soralım bakalım;
-Sağlık Kampüsüne yani Üniversite Hastanesinin bulunduğu alana yapılması program altına alınan Eczacılık Fakültesi ne oldu?
-Hangi aşamada, yoksa iptal mi?
-Devrek için düşünülen Uygulamalı Bilimler Fakültesi neden ortada yok?
Veeeeee;
-Görevle oraya buraya gönderilen memurların harcırahları neden ödenmiyor ki bu konuda “tam bir yıldır ödenmiyor” iddiaları var…
Parasızlıktan kaynaklanan başka olumsuzluklar da var, onlar da sırasıyla gelecek bu sütunlara.
Evet;
Zonguldak ekonomisini ayakta tutan tek unsur haline gelen 40 bin kadar öğrencinin sayısının artmasına ve üniversitemizin gelişmesine engel olan ödeneksizlik için çok sayın milletvekillerimiz ne düşünüyor?
AKP’lisine de CHP’lisine de soruyoruz…
Nedir bu rezalet?
Bula bula Zonguldak BEÜ’yü mü buldular ödeneği kesilecek olan?
Yazıktır!
Gereksiz cami yapımına kaynak bulunuyor,
Hiçbir velinin çocuğunu yollamak istemediği, AKP’li para babaları ile milletvekillerinin zaten çocuklarını göndermediği İmam Hatiplere para bulunuyor,
İl Müftülüğü bile deniz kenarına cami için yardım kampanyası başlatmayı düşünüyor,
Bizim üniversitemize gelince akan sular duruyor!
Bu eğitim öğretim yılında öğrenci alacağı duyurulmuş bulunan İletişim Fakültesine kaç eğitimci atandı, kaç ders var, bunların kaçının hocaları yok?
Bunları düşünen hiç yok!
Kağıt üstündeki rakamlarla halkı kandırmaya çalışan AKP’liler bu gidişle üniversitenin “altı kaval, üstü şişhane” bir kurum haline geleceğini hiç akıllarına bile getirmiyorlar, onlar hala “baaaak ne kadar büyük bir üniversite…” havalarındalar.
Kamuoyuna duyurulmayan acı gerçekler ise havalarını almaya yeter!
Keşke bunu anlayabilseler…
 
KOZMOĞRAFYA
 
Facebook’ta günlük turlarımızı atarken güzel bir yazı buldum, büyük önderimiz Atatürk’ün ileri görüşlülüğünü anlatan bir yazı ve şöyle başlıyor:
Yıl 1929… Lise 3 ders kitabı. Adı: Kozmografya.. Yazarı Ordinaryüs Prof. Dr. Ali Yar. Atatürk’ün isteği ile yazıldı. Büyük önderdeki öngörüye bakar mısınız?
Hikayesi ise inanılmaz...
Adı Kozmografya.
Türkiye’deki ilk astronomi kitabı. İlk baskısı 1929’da yapıldı. Yazarı Ordinaryüs Prof. Dr. Ali Yar. Bu kitap yazılmadan 8 sene önce Ankara Hükümeti’nin kasasında sadece 48 kuruş vardı. İşgal güçleriyle, fakirlikle, cehaletle ve hastalıkla mücadele ediliyor; savaş sonrası Osmanlı’nın borçları ödeniyor, diğer yandan bilimle sanatla Cumhuriyet inşa ediliyor, fabrikalar yapılıyor, operalar temsil ediliyor, yurt dışına eğitim için öğrenciler gönderiliyor, örnek bir ülke yaratılıyordu.
O dönem insanlar dünyanın düz olduğunu ya da boğanın boynuzları üzerinde durduğunu düşünüyordu. Astronomi nedir, kimse bilmiyordu. Ama bir kişi bunun önemini biliyordu. Dünyada başka örneği yoktur bir devlet adamının astronomi kitabı yazdırmasının. Evet, Kozmografya, Atatürk’ün isteğiyle Ali Yar Bey’e 1929’da yazdırılmıştır. Gezegenler, mevsimler nasıl oluşur, kara delik nedir, Aristo’dan başlayarak Kopernik’ten Galileo’ya tüm uzmanların düşünceleri, Samanyolu haritasına kadar her şey bu kitaba konulmuştu. 1933’ten başlayarak tüm liselerde zorunlu ders olarak okutulmuştur ta ki 1979’a kadar.
Kitabın yazarı Ali Yar Bey Mektebi Sultani yani Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra 1912 Temmuz’unda Paris Yüksek Tayyarecilik Mektebi’nden mezun olur ve dünyanın ilk üç uçak mühendisinden biri unvanını elde eder. Darülfünun yani İstanbul Üniversitesi’nin o dönem Zeynep Hanım Konağı diye bilinen konakta cebir, astronomi dersleri verir. Atatürk’ün isteğiyle de bu kitabı yazar.
Ve günümüze dönelim;
Günümüz milli eğitimi fen derslerini zorunlu ders olmaktan çıkarıyor; fıkıh, tefsir, arap hocalarının hayatı, vs. gibi dini içerikli dersleri zorunlu ders olarak müfredata alıyor…
Sonra da diyoruz ki;
Neden liselerden mezun olanlar üniversite sınavlarında sıfır üstüne sıfır çekiyor?
Nedeni belli değil mi?





 
  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228