Vakıf nedir diye sorsam?

Herkesin faydasına olan şeyleri yapan, özü gönüllülük olan; ama asla ticari olmaması gereken sosyal yardımlaşma kuruluşudur, dersiniz…

Çünkü vakıf konusu, tarihimizde göğsümüzü kabartan nadir kuruluşlardan biridir.

İsterseniz geçmişte nasıl vakıflar varmış kısaca bir göz atalım.
 
1189 - Leylek Vakfı
Bu vakıf İzmir Yeni Cami civarındaki leyleklerin beslenmesi için kurulan bir vakıftır. Leyleklerin beslenmesi için senelik yüz kuruş ödenek ayrılması amaçlanmıştır.

1708 - Borcundan Dolayı Hapse Düşenlere Yardım Vakfı
Bu vakıf 1708 yılında İstanbul'da kurulmuştur. Borçlu ve hapiste olan Müslümanlara senede bin akçe verilmesini öngörmüştür.

1470 - Duvar ve Sokak Temizliği Vakfı
Vakfın amacı aklı başında dirayetli birisi vakfın mahinukuşu olup her an cami, medrese, darütalim, İmaret vs. hangisi olursa olsun duvarlarının temiz kalmasına dikkat edecek, yazı yazan veya pisleyen kendini bilmezlerin pisliklerini temizlemesi amaçlanmıştır.

1496 - Köprüleri Sellerin Zararından Koruyan Vakıf
Vakfın amacı Amasya'da yapılan köprünün, selin getirdiği ağaç ve taşlardan temizlenerek şehre vereceği zararın önlenmesi amaçlanmıştır.

1588- Van Gölünde Acil Yardım Gemisi Dolaştıran Vakıf
Bu vakıf Van Gölünde trafiğin arttığı bu dönemlerde, kurmuş olduğu vakfın hizmetlerinden birini de, Gölde oluşabilecek kaza ve arıza gibi durumlarda insanların yardımına koşacak tam donanımlı bir sefine-i muine (acil yardım gemisi) yaptırmak olarak belirlemiştir. Bu geminin hizmet masrafları bu vakıf tarafından karşılanmıştır.

1730 - Nefes Vakfı
Vakfın amacı halkın rahat nefes almasını sağlamaktır. Bunun için Bebek'te yaptırdığı köşk ve limanda ümmet-i Muhammed teneffüs eylemesi düşünülmüştür...

1818 - Pabuç Parası Veren Vakıf
Gaziantep'te kurulmuştur. Vakfın amacı Kozanlı Camii mektebinde yatılı kalan öğrencilerden ailesi uzak yerlerde olanlara ayda iki kuruş, yerli talebelere ise bir kuruş verilecektir diyerek, tüm öğrencilere destek oluyordu. Ancak vakıf, bunun dışında, Ramazan ayında köyüne gitmeyip de medresede kalan öğrencilere beşer kuruş pabuç parası veriyordu.

Bu vakıfları saymakla bitmez.

Gördüğünüz gibi hepsi de insanı yaşatmayı amaçlayan vakıflar.

Bugün hepsini iftiharla anıyoruz.

***

Lakin, Ulu Camii ve Yeni Camii bünyesindeki vakıf tuvaletlerinin ticari bir mantıkla işletilmesini yadırgıyoruz. Uzunca bir zamandır Ulu Camii ve Yeni Camii altlarındaki tuvaletlerde 1,5 TL’lik tarife uygulanması, bin yıllık vakıf anlayışımıza hiç yakışmıyor çünkü…

Tamam, vakıf olarak buraların işletmeciliğini kişilere devretmiş olabilirsiniz… Bu özel şirketler de pekâlâ belirli bir gider karşılığında bir kazanç sağlayacaklardır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bu kazanç, vakıf şemsiyesi altındaki cami tuvaletlerinde 1 liradan fazla olmamalı.

İşin özeti bu rakamı yüksek buluyorum. Çarşının göbeğinde, 1 TL’nin maliyetleri karşılayacağını düşünüyorum.

Sonuçta burası darphane değil, öyle değil mi?  

Ücretsiz WC'nin kapatılma saati biraz daha uzatılabilir mi?

Bakın Zonguldak Belediyesi, Ücretsiz WC uygulaması başlattı.

Halk gayet memnun, sistem tıkır tıkır işliyor.

Yalnız Belediye yönetiminden küçük ricası var vatandaşların.

O da tuvaletin kapanış saatinin biraz daha uzatılması…   

Halkın Sayın Belediye Başkanı'ndan böyle bir ricası var. Umarım Başkan Bey, bu talebi dikkate alır ve 1 saat daha açık kalır umumi tuvalet.

Cami altlarında 1,5 TL'ye tuvalet işletildiği bir ortamda, Zonguldak Belediyesi'nin bu uygulamasını alkışlıyorum.

Aynı duyarlılığı, cami ve vakıfların mülkiyetindeki tuvaletlerde de bekliyorum.

İnşallah bir duyan, bir gören olur da;

“Yahu öbür tarafa giderken sırtımızda mal mülk götürecek değiliz, biraz da toplum için bir şey yapalım da şu tuvaletlerin/şadırvanların giderini biz ödeyiverelim”
diyen babayiğit işadamlarımız çıkar!

Çıkar mı çıkar…
 
  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Hasan Fahri Yıldırım 2 ay önce

Tebrikler, en doğal insani ihtiyaçların bile kapitalist düşünceye sahip kişiler tarafından nasıl sömürü aracı olarak kullanıldığını, gönüllülük esasına dayanan hizmetlerin bile bugün fahiş fiyatlarla pazarlandığını gözler önüne sermişsiniz. Oysa bu tür hizmetler sosyal hizmet sınıfı içinde değerlendirilmelidir. Herkes aldığı bir mal veya hizmet için karşılık ödemelidir. Yoksa insanoğlu karşılık vermediği hiçbir şeyin kıymetini bilmiyor. İsraile sokakta yatan insan yokmuş. Devlet yaşlı, genç herkese yatacak bir yer, karnını doyuracak miktarda yiyecek veriyormuş. İnsanların fiziki güçlerine göre de bir sokağın temizlenmesi vs kamu görevi veri yormuş.
Sokaklarda yatanlar ve dilencilik yapanlarla ilgili sosyal içerikli ve çözüm önerileri içeren bir yazı kaleme almanızı dilerim. Selam ve sevgiler.

banner228