Değerli Zonguldak halkı;
Size bir soru…
İnsan hiç doğup büyüdüğü şehirden iğrenir mi?
Evet iğrenir!..
Bu kentin ana caddelerinde, Gazipaşa ve Fevzipaşa caddelerinde ve bağlı sokaklarda, bir takım tuhaf traşlı gençlik; ellerinde zurna darbuka ve zillerle güpegündüz sözde fasıl geçip bağıra çağıra fasıl icra etme, şakır şukur oynayarak ve göbek atarak ve önlerine koydukları bir karton kutu içine “boş geçme abim, ablam” diyerek para atılmasını isteyerek fütursuzca dilenme yetkisine sahipseler, bunları gören insanlar “yeter artık, bıktık” söylemleriyle karşı kaldırıma geçmeye çalışıyorlarsaaaaa;
İnsan “burası Sulukule mi, yoksa bir il merkezi mi?” diye düşünür, şaşar ve bu işin bir türlü önlenemediğini anlayınca da bu durumdan ve kendisine belediyenin vurdumduymazlığı nedeniyle zorla yaşatılan böyle bir rezillikten, kepazelikten iğrenir!
Ben iğreniyorum, benim gibi binlerce kişi de iğreniyor, tiksiniyor; biz buna, böyle başıbozukluklara layık insanlar mıyız?
Kent merkezinde insanca yürüme hakkımızı gaspedenlere ve bunlara göz yumanlara sessiz kalamayız!
Oysa ki bu görüntüleri önlemenin yolu çok basit; el koyarsın heriflerin zurnasına darbukasına, yenisini edinip bir daha gelirlerse bir daha el koyarsın, bir daha, bir daha… Bak bakalım bu çağdışyı görüntünün önü kesilmiyor mu?
Var mı ALAN böyle görüntüyü, var mı transfer etmek isteyen bu insanları kendi beldesine?
Olmaz, olamaz tabii ki, 
Başka beldelerde ve kent merkezlerinde yerel yönetimler halkın huzuru için çalışmayı bir borç bilirler…
X     X     X
Sevgili Zonguldaklılar;
Hani bazen düşünüyoruz da, 
Kent merkezindeki ara sokaklara sergi açmış, domates hıyar maydanoz satan köylü kadınları görüyoruz da,
Köylünün, bırakın köylüyü insanımızın içinde bulunduğu acıklı durumu gözümüzün önüne getiriyoruz da,
“Yahu domatesi hıyarı bari şu köylülerden alayım, üç kuruş para kazansınlar, durumlarını biraz olsun düzeltsinler, benim de katkım olsun” şeklinde saf saf ve masumane fikirlerle hareket ediyoruz ya;
İşte o köylünün içine sızmış bir takım uyanık, sinsi, insanı göz göre kandıran, gariban ayaklarına yatıp merhamet sömürüsü yapan öyleleri var kiiiiiiii…
Resmen belediye halinden aldıkları sebze ve meyveyi, marketten aldıkları yumurtayı “benim bahçenin, benim kümesin…” diyerek, üstüne üstlük bir de fahiş fiyattan, benim kalbi temiz, iyilik yapmaktan başka bir şey düşünmeyen saftorik vatandaşıma kakalıyorlar…
Göz göre göre!
Öyle bir geçiriyorlar ki, “caaarrrt” sesi Acılık’taki belediye binasına kadar gidiyor, tüm Zonguldak bu sesi duyuyor, belediye içinden kimse duymuyor!
Garip ama gerçek…
Belediye zabıtası bu gibi soygunlarla ilgilenmeyince iş başa düşüyor, satıcı kadına itiraz ediyorsunuz, sattıklarının belediye halinden alınmış olduğunu söylüyorsunuz ve şu cevabı alıyorsunuz: “uğraşma abi, ekmek parası…”
Ekmek parası başka insanları kandırarak mı kazanılır?
Oysa ki bunun da çözümü basit, bakarsın tezgahına, halden almış olduğu sebze meyve ne varsa el koyarsın, yumurtayı da toplarsın, bunu periyodik aralıklarla yaparsın, bak bakalım bir daha oraya insanları kandırmak için tezgah açabiliyor mu? Hem de doğal bir seleksiyon yapmış olursun, sahtekarlar gider, gerçekten bağının bahçesinin ürününü satmak isteyen gariban köylüm kalır…
Ne şiş yanar, ne kebap…
Gerçekten muhtaç ve emeğini değerlendirmek isteyen köylü de “var mı alan?” diyerek huzur içinde satış yaparlar, çünkü o sahtekarlardan bunlar da rahatsız…
En çok da yakındaki manavlar rahatsız, kendisinin 5 liraya sattığı meyveyi sahteci kadın 7 liraya “bahçe malı” diye kaptırıyor ama manav böyle yapamıyor…
Evet; var mı ALAN?
Zabıtanın önleyemediği sözde ve sahte bahçe malı orada, Zonguldak kent merkezinin onlarca cadde ve sokağında…
X     X     X
Saygıdeğer Zonguldaklılar
Sizlere çok çok teşekkürler,
Telefonla arıyorsunuz, mail atıyorsunuz, cadde ve sokaklarda karşılaştığımızda bizzat söylüyorsunuz…
Kent merkezinde parklardaki bankların neden üstlerinin leş gibi olduğunu vurguluyorsunuz,
İnönü parkındaki sebilin neden pislikten yanına varılmadığından yakınıyorsunuz,
Ana caddelere inen sokaklardaki ızgaraların neden içlerinin kum ve çakıl dolu olduğunu, neden bunların temizlenmediğini, neden bazı müteahhitlerin inşaatlarına yol yapmak için bu ızgaraların üstünü beton ile kapladığını merak ettiğinizi bildiriyorsunuz,
3 liraya 5 liraya yemek satan esnafın gramaj konusunu neden uygulamadığına hayret ediyorsunuz,
Çiğ köfte, kır pidesi vs. gibi mikrop üretmeye müsait gıda maddelerinden sonra şimdi de bir midye dolma salgınının başlamakta olduğunu dikkat çekiyor ve bunların denetimlerinin her açıdan yapılıp yapılmadığını soruyorsunuz,
Belediyece “Al bu köşede mısır sat, kestane sat” diye izin verilen bazı kişilerin işlerini genişletip ve beş altı tane de el arabası edinip bunlarda da hemen yanı başlarında kavun karpuz sattırdığını, bu işe neden ve nasıl göz yumulduğunu, bu el arabalarına nerden el konulmadığını, başka belediyelerin böyle uygulamalarla bu işin önünü aldıklarını anlatıyorsunuz, 
Saymakla bitmiyor, bunlar gibi yüzlerce konuyu dile getiriyorsunuz ve Zonguldak’ta yaşamanın kendileri için bir ızdırap ve talihsizlik olduğunu, yüzlerinin hiç gülmediğini ve güleceği günlerin de gelmeyeceğine inandığınızı haykırıyorsunuz…..
Eveeeeeet;
Sevgili, değerli ve saygıdeğer Zonguldaklılar;
Zonguldak böyle bir yer işte,
Burada yaşanmaz, burada ölünür…
Gölgelikli çamlar, çınarlar ve serin selviler altındaki kabirlerde rahat uyunur!
Burası ne atılır, ne satılır; 
Hurdaya çıkmadan önce de son kez sorulur;
Var mı ALAN?
Batan geminin malı değil belki ama;
Yatan birilerinin malı!..
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Sosyete 3 hafta önce

Herkes HAK ETTİĞİNİ yasar

Misafir Avatar
Isımsız 4 hafta önce

hersey ne kadar guzel.sıra garıb gurabaya ayar vermeye kaldı.belkı o kadının son caresıdır halden alıp o sebzeyı satmak.elbette dogru degıl ama.nısantası yasam tarzımıza yakısmıyor tabı :)

Misafir Avatar
Orhan Akyüz 4 hafta önce

ALAN YOK, VEREN VAR...

Misafir Avatar
ÖzlemYücesan 4 hafta önce

Çingeneler bir nevi sokak müzisyenliği yapıyor. Bu gençlere böyle hakaret etmek ne kadar doğru? Bence onlar Zonguldak'la özdeşleşmiş çoktan ve bazen iyi bazen kötü de çalsalar onları hep sokaklarda görmek isterim.

banner228

Ben sizin linki gördüm silmedim, sizde benim linkimi silmeyin kardeşim, şimdiden teşekkür ederim. gaziantep travesti gaziantep lezbiyen gaziantep swinger gaziantep gay gaziantep jigolo film izle dizi izle reklamsız porno izle reklamsız porno seyret seks hikayeleri sex hikayeleri porno izle porno seyret gaziantep escort malatya escort
gaziantep escort