Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Hülya KIRAL
Hülya KIRAL

Paylas

KISSADAN HİSSE
03 Şubat 2012, 21:40
Gazetemizi yakından takip eden okurumuz Zehra Kılınç’tan övgü dolu mesaj aldık. Duygu ve düşünceleri için teşekkür ediyoruz. Zehra Hanım, kıssadan hisse bölümümüze kendisini çok etkileyen bir hikâye yolladı. Bizler de üzerimize düşeni yapıyor, yolladığı hikayeyi yayınlıyoruz.

TUZLU KAHVE

Kıza bir partide rastlamıştı. Harika bir şeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki... Onunla kahve içmeye gider miydi acaba, gece bitmeden bunu öğrenmeliydi. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı. "Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.
"Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi. "Kahveme koymak için…"
Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı.
Kahveye tuz!
Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla "Garip bir ağız tadınız var" dedi.
Delikanlı anlattı:
"Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum. . Annem ile babam hala o deniz kenarında oturuyorlar. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki…"
Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının. Kız, dinlediklerinden çok duygulanmıştı.
İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri…
Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu. Tatlı ve sıcak... Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii... Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir klasik tuz koydu, hayat boyu. Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü… 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti.
"Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında..
"Sevgilim, bir tanem…
Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet.
Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim. Tuzlu kahvede... İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, ‘şeker’ diyecekken 'tuz' çıktı ağzımdan. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim.
Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok. İşte gerçek... Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat… Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, her şeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."
Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.
Lafı açıldığında bir gün biri, kadına, "Tuzlu kahve nasıl bir şey?" diye soracak oldu...
Gözleri nemlendi kadının…
"Çok tatlı!.." dedi.
****
ZONGULDAK MUTFAĞI
Zonguldak, coğrafi konumu bakımından bitki örtüsü ve ormanlık alanları çoktur. Zonguldak’ta yöresel yemekler şehir merkezlerinde unutulmaya yüz tutmuş olsa da, köy kesimlerde hala mutfağın büyük bir kesimini oluşturmaktadır. Yöre mutfağı ağırlıklı olarak unlu (buğday ve mısır) ürünlerinden oluşmaktadır.
Su böreği, kabaklı börek, bazlama, çizleme, kömeç ekmeği, tarhana çorbası, uğmaç çorbası, pide türleri, malay, cevizli ev makarnası, simit, beyaz baklava, mısır ekmeği gibi yemekler yörenin unlu ürünlerden yapılan yemekleridir. Ormanlık kesimlerinde her türüne rastlanan mantar, mancar (karalahana), zılbıt gibi sebzeler ise, Zonguldak’ta değişik biçimlerde yemeği yapılan yiyeceklerdir. Ev makarnası, erişte, tarhana, salça, kurutulmuş meyve ve sebze geleneksel beslenmenin temel öğeleridir. Zonguldak’ın özgü yiyecekleri arasında kartlaç ve kömeç ekmeği de bulunmaktadır.
Bölgenin orman ağırlıklı olması nedeniyle kestane üretimi çok fazladır. Zonguldak ormanlarında belki dünyanın en lezzetli kestanesi "kuzu kestanesi" yetişmekte olup, mevsiminde toplanan kestane suda haşlanarak "tuzlama" bütün olarak, fırında kavrulmasıyla "kavşak", çizilerek ateşte pişirilmesiyle “kebap (kömme)” biçiminde değerlendirildiği gibi kurutularak da saklanır Ayrıca Çaycuma yoğurdu ile Ereğli Osmanlı Çileği, yöresel mutfağın en özgün ürünlerini oluşturmaktadır. Ülkemizde sadece Ereğli'de yetişen Osmanlı Çileği, orman altı bitki örtüsü içinde yer alan dağ çileği, kızılcık (kiren), kuşburnu, böğürtlen, fesleğen, nane, defne, karayemiş, ahlat yöre mutfağında değişik kullanma biçimlerinde değerlendirilmektedir.
Zonguldak mutfağından birkaç örnek veriyoruz.

MALAY

Bir tencere içinde kaynamakta olan, suya yavaş yavaş mısır unu katılır. Devamlı karıştırılır. Elde edilen katı bulamaç yayvan kaplara kaşıkla küçük parçalar halinde dökülür. Üzerine süt, şeker (toz şeker), dövülmüş ceviz, kızdırılmış tereyağı ya da pekmez dökülerek tatlı malay, kıkırdak, dövülmüş ceviz, tereyağlı; küçük parçalar halinde doğranmış kavrulmuş kaz ciğeri, kaz yağı dökülür. Yörede ceviz bol olduğundan geçmişte cevizden elde edilen yağ ile tafta (yağı çıkarılan ezilmiş, dövülmüş ceviz kırıkları) malayın üstüne dökülür.

ÇÖPELE

 Tencere içerisinde patatesler, tuzlu suda haşlanır. Daha sonra ince ince doğranır. Sarımsaklı yoğurt hazırlanır. Doğradığımız bu patateslerin üzerine hazırladığımız sarımsaklı yoğurt dökülür. Üzerine tuz serpilir. Bir tavada yağla pul biber kızartılır. Ve bu sos yoğurdun üzerine istenilen ölçüde dökülür.

DORUK

Kök lahanalar temizlenir, yıkanır, sonra kesilir. Tekrar yıkanır. Kaynamakta olan suya atılır, haşlanır. 15-20 dakika ateşte kalır. Süzülür. Üzerinden soğuk su akıtılır. Bir tavada bol biberli (baharatlı) salçalı kavrulur.

KABUKLU FASULYE

Yaz mevsiminde taze fasulyeler kışa hazırlık için ince ince kırılır ve güneşe dikilir, kurutulur. Kışın yemeği yapılır. Kurutulmuş olan fasulyeler temizlenir, yıkanır ve haşlanır (kaynar suya atılır). Fasulyeler pişince içine yıkamış olduğumuz mısır taneleri atılır. İkisi birlikte yarım saat orta ateşte pişirilir. Tavada salça biber ve soğan kavrulur. Pişen yemeğin üstüne bu yağ dökülür.

TİRİT
Malzemeler: 750 gram dana kuşbaşı, 6 dilim köy ekmeği, 1,5 litre su, 1 yemek kaşığı salça, 1 adet beyaz soğan (piyazlık doğranacak), 150 gram tereyağı (salça için), 150 gram tereyağı (tiridin üstüne dökmek için), 1 yemek kaşığı yaprak pul biber, tuz ve karabiber.Yapılışı: Köy ekmeklerini lokma halinde doğrayın, tepsiye sererek fırına atıp kızarıncaya kadar pişirin. Tencereye eti ilave ettikten sonra suyunu salıp tekrar çekene kadar kavurun. Ayrı bir tencereye tereyağını ilave edip eridikten sonra salçayı atın ve kavurun. Pul biberi, tuzu ve suyu da ilave ettikten sonra kaynamaya bırakın. Hazır hale gelen sosa pişen eti ve piyazlık soğanı ekleyip, bu şekilde 30 dakika süreyle kısık ateşte pişirin. Hazırlamış olduğunuz ekmekleri tepsiye serdikten sonra tenceredeki etleri ve sosunu güzelce üzerine yayın. Bir tavaya tereyağını ilave edip eritin, içine biraz da yaprak pul biber serpin. Hazırlamış olduğunuz tereyağını üzerine dökerek tiridi servise hazır hale getirin. Eğer ki köy ekmeğiniz yoksa, elde yapılmış yufkayla da yapılabilir. Az pişirilmiş yufkalar rulo halinde bir tepsiye dizilir. Üzerine kıyma, et dökülür veya yumurta kırılır. Tereyağı eritilerek üzerine dökülür.

CEVİZLİ DOLMA TATLISI
Malzemeler: Yarım su bardağından 2 parmak az eritilmiş tereyağı, yarım su bardağından 2 parmak az mısırözü, 1 yemek kaşığı toz şeker, 1 portakal kabuğu rendesi, 1 paket kabartma tozu, 3,5 su bardağı un, 2 su bardağı iri dövülmüş ceviz.
Şerbeti İçin: 3 su bardağı toz şeker, 3,5 su bardağı su, yarım limonun suyu.
Yapılışı: Öncelikle su ve şekeri tencereye alıp kaynatın ve kaynadıktan sonra 5 dakika daha kaynatın ve limon suyunu ekleyip ocaktan alın soğumasını bekleyin. Şurup soğuk olacak çünkü. Malzemeleri karıştırarak yumuşak bir hamur elde edin kurabiye kıvamında. Her birini yumurtadan küçük yaklaşık ceviz büyüklüğünde bezeler alıp yuvarlayın. Fırını önceden 170 dereceye ayarlayın ve hamurları açıp içerisine ceviz koyarak silindir şeklinde yuvarlayın. Yağlı kâğıt serilmiş fırın tepsisine dizin ve kızartın. Fırından sıcak çıkardığınız kurabiyelerinize soğuk şerbeti dökün ve soğuduktan sonra servis edin.

BEYAZ BAKLAVA
Malzemeler: 500 gram un, 500 gram süt, 6 kaşık nişasta, 2 yumurta, 750 gram şeker, 250 tereyağı.
Şerbet İçin: 3 bardak su, 750 toz şeker.
Yapılışı: Un, bir adet yumurta, süt ile baklava hamuru yapılır. Ayrıca üç bardak süt, üç kaşık nişasta ve bir çay bardağı şeker ile koyu bir muhallebi pişirilir, soğuyunca iki yumurta akı ve bir adet sarısı ilave edilir. Baklava hamurundan ince yufkalar açılır, arası yağlanır. İki adet yufka şeritler halinde kesilir, birer kaşık muhallebi koyarak muska şeklinde sarılır, tepsi bu şekilde dizilir  üzeri yağlanır. Fırında pişirilir, soğuk şerbet dökülür. Afiyet olsun…
 


BİRAZ GÜLMECE

Küpe takan, saç uzatan bir genç otobüse biner.
Yaşlı teyze, “Kızım kenara geçer misin?” der.
Genç, “Teyzeciğim ben kız değilim” der.
Ve o anda teyze bombayı patlatır…
“Vah yavrum, bu yaşta dul mu kaldın…”

 

Bu yazi 694 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR


KÖŞE YAZARLARIMIZ


Sermet AKSU

Sermet AKSU

Çetin ALPDÜNDAR

Çetin ALPDÜNDAR

Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Davut FİDANBOY

Davut FİDANBOY

İmdat EVREM

İmdat EVREM

Kadir TUNCER

Kadir TUNCER

Recep ADIGÜZEL

Recep ADIGÜZEL

Yetkin YILMAZ

Yetkin YILMAZ

Hülya KIRAL

Hülya KIRAL

Sinan GEBEDEK

Sinan GEBEDEK

Mustafa ÖZDEMİR

Mustafa ÖZDEMİR

Geçmişi Arayan Kent

Geçmişi Arayan Kent

Nuri GENÇ

Nuri GENÇ

KILÇIK

KILÇIK

Erol ŞEREF

Erol ŞEREF

Ece KİŞİSİ

Ece KİŞİSİ

Ekrem Murat ZAMAN

Ekrem Murat ZAMAN

Cevdet AKGÜN

Cevdet AKGÜN

Mete Arif TOKMAK

Mete Arif TOKMAK

Aydın ARSLANYILMAZ

Aydın ARSLANYILMAZ

Temel KIRAL

Temel KIRAL

EN COK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

              

Emekçiler alana sığmadı
Emekçiler alana sığmadı
Haberal Cenaze
Haberal Cenaze
Okur Toplantısı 2012
Okur Toplantısı 2012
Soğuksu Pazaryeri'nde uzay çatı çöktü
Soğuksu Pazaryeri'nde uzay çatı çöktü

VİDEO GALERİ

              

Okur Toplantısı Sinevizyon Gösterisi 5 öğrenci gözaltında
Meclisi Geren Kavga İşte kayıp görüntüler!