Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi...
Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
kimi, kimleri rahatsız edebilir?
Şahsen beni rahatsız etmiyor!
Rahatsız etmek ne kelime?
Ata’nın “Gençliğe Seslenişi”ni her okuduğumda, o seslenişinde yalnızca günümüzden geçmişe 100-150 yıllık tarihimizin özetini bulmakla kalmıyorum.
Geleceğimizi…
Gelecekte karşılaşabileceğimiz ihanetleri, ihanetin nedenlerini ve tanrısal bir öngörü ile bunların neden olduğu çıkmazlardan kurtuluşun yolunu görüyorum.
Ve ister istemez Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk’ün bir söylemini anımsıyorum.
Bir söyleşisinde diyordu ki, Yaşar Nuri Öztürk;
“İki Mustafa’ya bağlıyım. Birincisi Muhammet Mustafa (Hazreti Muhammet), ikincisi Mustafa Kemal Atatürk’tür.”
Kimilerini rahatsız edebiliyor da olsa, “Gençliğe Sesleniş” sıradan bir metin değildir.
Her şeyden önce, 200 yıllık bir tarihin özümsenerek özetlenmesidir ki, iddialı olmayayım, ama dünyada bir benzeri yoktur.
İkincisi, o günün Türkçesiyle kaleme alınmış edebi bir şaheserdir.
Gelelim günümüze
Yaşı yetmişleri zorlayan bir yurttaşım.
Açıkça söyleyeyim; şimdiye kadar, ne Atatürk’ün Söylev’inden, ne O’nun “Gençliğe Hitabe”sinden ve ne de “Andımız”dan rahatsızlık duyan bir iktidar görmedim.
Bakan da görmedim, parlamenter de ve başbakan da.
****
HÜSEYİN ÇELİK NEDEN RAHATSIZ?
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, katıldığı bir televizyon programında, okullardan “Gençliğe Hitabe”nin ve “Andımız”ın kaldırılmasına destek veriyor.
Desteğinin gerekçesinde “Hitabe”nin ve “Andımız”ın ayet olmadığını ileri sürüyor. Bunların ayet olmadığından dolayı okullardan kaldırılabileceğini savunuyor.
Hüseyin Çelik, bu noktada haklı kuşkusuz…
Hitabe’nin ve Andımızın Kur’an’da yeri yok. Bunlar ayet değil, haşa…
Ne var ki, Sayın Hüseyin Çelik bir şeyi unutuyor.
Evet, bunlar Kur’an’ın ayeti değil, bunlar “Cumhuriyet Devrimi”nin ayetleri!..
Mesela Cumhuriyet Devrimi ayetinden; “Gençliğe Sesleniş”ten bir bölüm aktaralım.
Ord.Prof.Dr.Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun sunduğu Türkçeleştirilmiş biçimiyle:
“…Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmeyecek bir yenginin temsilcisi olabilirler. Zorla ya da aldatıcı düzenlerle, sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemi yapım yerleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine eylemli olarak girilmiş olabilir. Bütün bu durumlardan daha acı ve daha korkunç olmak üzere, yurdun içinde yönetim başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık ve üstelik hayınlık içinde bulunabilirler. Dahası yönetim başında bulunan böyleleri, kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan (dış) düşmanların siyasal erkleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve darlık içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin genç kuşakları! İşte bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Gereksindiğin güç, damarlarındaki soylu kanda vardır.”
Ben bugün bu hükümette bir bakan ya da bu hükümetin bir yetkilisi olsam, Atatürk’ün Büyük Söylev’inden (Cumhuriyet ayetinden) rahatsızlık duymazdım.
Ya siz?..