Ülkemizde artık herkes, Türk kimliği dışındaki kimliklerle kendilerini tanımlayıp, gurur duyabiliyor. Hatta daha fazlası için siyasi irade sözcüsü, TBMM kürsüsünden Türk kimliğini istemeyenlere
“isteyin verelim, ne isterseniz vereceğiz” diyebiliyor. Anayasanın sil baştan yeniden yapılmak istenmesi belki de bu düşüncenin alt yapısını oluşturmak içindir. Türk’ü ve Türklüğü Anayasadan tasfiye ederek, diğer kimliklere kapı açmanın bütün yollarının zorlandığını görmekteyiz.
Türkiye’de “Ben Türk’üm, Türk Milletinin bir ferdiyim” diyenler, maalesef bir yabancı durumuna düşürülmüştür. Şöyle göğüslerini gere gere “Ben Türk’üm” diyemiyorlar. Bu ırkçılık, faşistlik ve bölücülük oluyor. Türk olmayanları tahrik etme ve kışkırtma olarak nitelendiriliyor. “Türk’üm demek” ileri demokrasiye ve sınırsız özgürlüğe aykırı bulunmaktadır. Hiçbir Türk, kendi vatanında “Türk’üm, Türklüğümle gurur duyuyorum” diyemez hale gelmiştir. Böyle bir ifade yanlış oluyor ve suç teşkil ediyor. Türklük, milliyetçilik, milli bayram törenleri, Andımız, Gençliğe Hitabe gibi Türk’ü ifade eden ne varsa, bunlara alerji duyulmaktadır. “ Türk” ve “Türklük” alerjisine yakalananlar, bunu her fırsatta ve her ortamda gündeme getirmektedirler.
Son zamanlarda Türk Milleti’ni, yok 36 etnik grup, yok 72 grup diyerek parçalara bölme çalışmaları da tam gaz sürmektedir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada kan gövdeyi götürürken, etrafımız ateş çemberi ile çevrilmişken, komşu ülkelerde iç savaşlarla her gün yüzlerce insan öldürülürken, biz tarihi, milli ve manevi değerleri sorgulamak, kurumlarla hesaplaşmak, yeni Anayasa yapmak ve Türk’ün dışındaki kimliklere zemin hazırlamak gibi işlerle uğraşmaktayız. Anlaşılır gibi değil. Milli, üniter ve tek milletli devlet yapımızı korumak yerine, federatif devlet yapısına doğru gidiş yolunda eylem ve söylemlerde bulunulmaktadır. Bu yapılanların karşısında “Türk olmak” ne kadar zor bir şey.
Türk Milleti’ni parçalama, Türk topraklarını bölme, Türk kimliğini ayrıştırma projelerine karşı sabır göstermek, AB’nin ev ödevlerine, talimat ve tavsiyelerine tahammül etmek, Türklüğe ve Türk kimliğine karşı olanları kendi içinde barındırmak ne büyük yüceliktir. Bu yüzden, Türk olmak gerçekten zor. Ülkesinin adı, Türklerin yaşadığı yer anlamında “Türkiye” olan, Kurtuluş Savaşı sonunda sınırları çizilen vatan toprakları üzerinde yaşayanlara “Türk Milleti”, istiklalinin timsali olarak göklerde dalgalanan bayrağına “ Türk bayrağı”, konuştuğu dile “Türkçe”, dillerinden dökülen namelere “Türkü” denilen bu milletin fertleri için “Türk’üm” demesi ve Türklüğüyle gurur duyması ne kadar zor.
Ancak ne yapılırsa yapılsın unutulmasın ki, Türk milletinden olanlar ve Türklüğü ile gurur duyanlar, atalarının bıraktığı mirasa sahip çıkanlar ve onlara yakışır evlat olanlar, Türklük alerjisine tutulanlara inat “Ne Mutlu Türk’üm” demeye devam edeceklerdir.