Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Yetkin YILMAZ
Yetkin YILMAZ

Paylas

Su ve damacanalar!
19 Şubat 2012, 19:44
Hayatın temel kaynaklarından biri sudur. İnsan uzun süre aç yaşayabilir, ancak su içmeden bir kaç günden fazla yaşayamaz.

Eskiden genellikle içme suyu olarak şebeke suyu kullanılırdı. Bunun yanı sıra cam şişe ve damacanalarda kaynak suyu da kullanılırdı. O zamanlar, “Bir gün gelecek su bile para ile satılacak” denirdi. Şimdi o günlerdeyiz. Sanayiciler nerede kar görürlerse, oraya yatırım yapıyorlar. Sonunda içme suyumuza da el attılar. El attılar da ne oldu, sonu gelmeyecek gibi görünen bir tartışma başladı.
Artık şebeke sularını içmek çok zorlaştı. Çünkü şebekeler eskidi, su kirlendi ve  suyu  dezenfekte etmek için klor kullanılıyor. Bunun için damacana suları mutfağımızda kendine sürekli bir yer buldu.
Peki, bu damacana suları ne kadar sağlıklı? Bu konuda tıp dünyası farklı görüşlere sahip… Bir kısmı, damacana sularının zararlı olduğunu, hatta kansere bile sebep olabileceğini belirtirken, diğer bir kısmı da, damacana sularının doğru kullanıldığı takdirde bir zararının bulunmadığını öne sürüyor.
Bu konuda ispatlanmış bir çalışmanın olmadığını belirten Prof.Dr.Tülin Tiraje Celkan, “naylon maddelerin kansorejen etkisinin olduğunu, sıcakta kalan pet şişelerden su içmemek gerektiğini” vurguluyor.
Kanser hakkında çalışmalarıyla bilinen Prof.Dr.Ahmet Rasim Küçükusta, “BPA” adı verilen kansorejen maddenin bardak, şişe, saklama kabı gibi yiyecek ve içeceklerin muhafazasında kullanılan sert plastik kaplarda da bulunduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bunlar içinde en önemlisi de BPA ihtiva eden biberonlardır.”
BPA’nın insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri olduğunu gösteren yüzlerce araştırma olduğunu belirten Küçükusta, “BPA’nın öğrenme ve davranış üzerine de olumsuz etkileri olduğu, saldırganlığı artırdığı ve öğrenmeyi güçleştirdiği de bilindiğini ifade etti. BPA’nın obezite, diyabet, astım, kalp-damar hastalıkları ve karaciğer hasarı ile de ilişkilendirildiğini hatırlatan Küçükusta, “Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanseri riskini artırdığı da ileri sürülmektedir. En önemlisi, genler üzerine olan etkileri ve olumsuzluklarının sonraki nesilde daha belirgin ortaya çıkması ihtimalidir” şeklinde konunun öneminin altını çiziyor.
Türk Kanser Araştırma Savaş Kurumu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr.Şuayib Yalçın ise, pet şişedeki suyun kansere neden olduğuna dair kanıtlanmış bir verinin olmadığını söylüyor. Pet şişeden önce sigara ve alkolden uzak durulması gerektiğini ifade eden Yalçın “Pet şişenin kanser yapan bir etkisi olsaydı, pet şişe kullanan ülkelerde mide, yemek borusu ve mesane kanseri oranlarının artmış olması gerekirdi. Pet şişenin kansere neden olduğunu söylemek doğru değil. Pet şişeler uygun şekilde üretilmeli ve üretim süreçleri denetlenmeli. Tekrar tekrar kullanmaktan da kaçınılmalı” diyor.
Kanser hakkında çalışmaları ile bilinen Prof.Dr.Erkan Topuz, meslektaşının aksine damacanaların zararlı olduğunu belirtiyor. Güneşte duran pet şişelerin kanser riskini artırdığını söyleyen Topuz, “Eve damacanayla alınan su hemen cama boşaltılmalı. Günlerce bekletmek doğru değil. Pet şişeler kesinlikle güneşte durmamalı, Aksi takdirde plastikteki maddeler suya geçiyor. Ekonomik nedenlerle bunlar plastikten yapılıyor, ama en sağlıklısı cam” ifadelerini kullanıyor.
Damacanaların en fazla 60 defa kullanılması gerekirken, neredeyse bin defa kullanıldığının altını çizen Topuz, yerel yönetimlerin bunları denetlemesi gerektiğini de söylüyor.
Damacana sularına en fazla karşı çıkanlardan biride Prof.Dr.Ahmet Aydın. Aydın’a göre damacana ve pet şişelerin hammaddesinde, savaşlarda yaygın olarak kullanılan kimyasal zehirli bir gaz olan “fosgen” bulunuyor. Damacana yıprandığında ve içinde uzun süre su bekletildiğinde, damacanayı meydana getiren plastikteki birçok tehlikeli madde suya karışabilmekte ve buda mide, karaciğer, sinir sistemi ve akciğer dokusunda tahribata yol açabiliyor.
İşte size damacana suları hakkında farklı görüşler.

Peki, biz ne yapmalı, hangi görüşü dikkate almalıyız?

Konu netameli, yani şüpheli…

Bize düşen “şüpheliden kaçınmak”
Konu ile ilgili daha geniş ve aydınlatıcı bir araştırma yapan Dr.Aidin Salih’in görüşlerini de bir sonraki yazımızda aktardıktan sonra nasıl davranmamız gerektiği hususunda bir kanaatimiz  oluşur herhalde.
Kalın sağlıcakla… 


Bu yazi 273 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR


KÖŞE YAZARLARIMIZ


Sermet AKSU

Sermet AKSU

Çetin ALPDÜNDAR

Çetin ALPDÜNDAR

Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Davut FİDANBOY

Davut FİDANBOY

İmdat EVREM

İmdat EVREM

Kadir TUNCER

Kadir TUNCER

Recep ADIGÜZEL

Recep ADIGÜZEL

Yetkin YILMAZ

Yetkin YILMAZ

Hülya KIRAL

Hülya KIRAL

Sinan GEBEDEK

Sinan GEBEDEK

Mustafa ÖZDEMİR

Mustafa ÖZDEMİR

Geçmişi Arayan Kent

Geçmişi Arayan Kent

Nuri GENÇ

Nuri GENÇ

KILÇIK

KILÇIK

Erol ŞEREF

Erol ŞEREF

Ece KİŞİSİ

Ece KİŞİSİ

Ekrem Murat ZAMAN

Ekrem Murat ZAMAN

Cevdet AKGÜN

Cevdet AKGÜN

Mete Arif TOKMAK

Mete Arif TOKMAK

Aydın ARSLANYILMAZ

Aydın ARSLANYILMAZ

Temel KIRAL

Temel KIRAL

EN COK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

              

Emekçiler alana sığmadı
Emekçiler alana sığmadı
Haberal Cenaze
Haberal Cenaze
Okur Toplantısı 2012
Okur Toplantısı 2012
Soğuksu Pazaryeri'nde uzay çatı çöktü
Soğuksu Pazaryeri'nde uzay çatı çöktü

VİDEO GALERİ

              

Okur Toplantısı Sinevizyon Gösterisi 5 öğrenci gözaltında
Meclisi Geren Kavga İşte kayıp görüntüler!