FLAŞ HABER

40 yılı aşkın bir süredir terörle savaşıyor bu ülke, şehitler veriyor, gazilere sahip oluyor.
Ülkeyi bölmek isteyen düşmana karşı gözünü kırpmadan canını feda etmekten çekinmeyen ve bundan şeref ve onur duyan bir millet sahip olan bizler için de gerek şehit aileleri gerekse gazilerimiz ve yakınları gurur kaynaklarımız.
Devletimiz de, halkımız da onlaın yanında…
Bu amaçla dernekler kurumuşuz, bu derneklere ayrıcalıklar tanımışız, öncelikli tahsisler yapmışız…
Arsa gibi, büfe gibi, devlet dairelerinde çay ocakları gibi, sokaklarda simit satış vs. noktaları gibi…
Neden?
Bu şehit ve gazi dernekleri bu olanakları iyi değerlendirsin ve üyelerine çalışıp ekmek parası kazanabilme böylece de çoluğuna çocuğuna bakabilme olanağı sağlasın diye.
Üyelerinin çocuklarına da tahsil yaşamlarında burs, bağış vs. gibi yardımlar yapabilsin diye…
Öyle değil mi Sayın Şehitler Derneği Başkanımız Mustafa Yorulmaz?
Bu dernekler de tüm denekler gibi yasalara bağlı, tüzüklerine bağlı, amaçları doğrultusunda hizmet etmeli…
Özellikle kongrelerini, tekrar ediyorum KONGRELERİNİ, doğru dürüst yapmalı, tüm gelir ve giderlerini kongre gününde tüm üyelerine açık beyan edip kafalarda tereddüt bırakmamalı…
Nereden ne kadar gelirin var, açık açık söylemeli,
Nereye ne harcadın, açık açık belirtmeli,      
Üyelerine hangi yardımları yaptın, bunun karşılığında bir şeyler alıp verdin mi, vermedin mi, ya da başka birileri nemalandı mı, açık açık bunları kongrede anlatmalı…
Dernek başkanları kongrelerde karşısına muhalif olarak çıkan üyelerine başka bir gözle bakmamalı, yapacakları yardımlarda bunları kara listeye almamalı…
En önemlisi Dernek başkanları zamanı geldiğinde görevlerini başkalarına bırakabilmeli, Şehitler Derneği Başkanlığı gibi ulvi bir makamda bulunabilme ayrıcalığını ve bunun sevabını diğer üyelerle paylaşabilmeli…
Öyle değil mi Sayın Yorulmaz, dernek başkanlığının insana kazandırdığı sadece bir sıfatsa, başkanlığa yapışıp kalmanın ne anlamı var?
Haaaa; işin içinde başka şeyler varsaaaaaaa, o zaman iş başkaaaaa!..
Herneyse;
Zat-ı alinizle geçtiğimiz Çarşamba günü CHP’nin şehit ve gazilerimiz için verdiği kahvaltıda tanışabilme fırsatını buldum.
Hatta masada karşılıklı oturabilme şerefine bile eriştim…
Kahvaltımızı tamamladıktan sonra da bir gazeteci olarak derneğiniz ile ilgili tarafımıza aktarılan bazı konuları size de sorup görüşlerinizi almak istedim.
Konu da geçtiğimiz yıl üniversitede eğitim gören gazi çocuklarına vermeyi taahhüt ettiğiniz ancak vermediğiniz burs ile ilgiliydi.
Önce “verdim” dediniz, sonra soruyu yineleyince “bu yıl vereceğiz” dediniz…
Hatta bana; “kimse bu gazi senin adını versin bana gelsin, ya da birlikte gelin” gibilerden cümleler sarfettiniz, ben de “eğer bu gazinin böyle bir hakkı varsa benim gelmeme ne gerek var?” diye yanıtladım sizi. Sizden ayrıcalık istenmiyor ki, olan bir hakkın yerine getirilmesi isteniyor…
Sonra benden sözkonusu gazinin adını istediniz ve ben de söyledim, veeeeee, o anda yüzünüzün şekli konuşma tarzınız ile birlikte değişti.
“Haaaa o muuuu?” derken hitap tarzınızdan o gazi ile pek aranız olmadığını anladım, gerçi ben zaten biliyordum da, hatta o gazi bana sizin ve sizin görev yapma tarzınız hakkında çok şeyler anlatmıştı da, şimdiye kadar bunları yazmamıştım.
Sesinizi yükseltmeniz üzerine ben böyle bir günde böyle bir tartışmanın olmaması gerektiği kanısı ile “tamam kabahat bende, sormadım böyle şeyleri farzedin” diyerek ayağa kalktım ve gitmek istedim ama siz bununla da kalmadınız bana “senin ne karın ağrın var, derdin ne…?” gibilerden saçma sapan diyaloglara girdiniz…
Sayın Yorulmaz;
Ben sizin derneğiniz üyesi değilim,
Şehit veya gazi yakını da değilim,
Sizden bir beklentim de yok,
Şimdiye kadar kapınıza gelip bir şey de dilenmedim,
Ben hasbelkader bir gazeteciyim, bu kapsamda işim de tarafıma gelen yakınmaları olayın muhatabına aktarmaktır; o kişi ya yanıtlar, ya yanıtlamaz, ve ben de işim gereği olayı ya yazarım ya da yazmam…
Anlaşıldı mı Sayın Yorulmaz?
Yılların Başkanlığı anlaşılan yormuş sizi Sayın Yorulmaz,
İnsanlarla böyle konuşulmaz Sayın Yorulmaz,
Size hiçbir üye muhalif olamaz mı Sayın Yorulmaz?
Gerçekten yorulmuşsunuz Sayın Yorulmaz;
Artık biraz dinlenin Sayın Yorulmaz…
Sizi hiçbir konuda itham etmiyorum Sayın Yorulmaz, sadece bir dernek başkanının takınması gereken tutum ve davranışın nasıl olması gerektiğini buradan naçizane hatırlatıyorum, sözlerim bir uyarı olarak bile algılanmasın, çünkü eğer uyarı gerekiyorsa onu da gereken biçimde ben yaparım, en azından İl Dernekler Masasını uyarırım…
Anlaşıldı mı Sayın Yorulmaz?
 
 
 
    
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228