FLAŞ HABER

ZONGULDAK'IN MORALİ


Zonguldak'ta şu anda çalışanlar arasında en mağdur kesim olan basın mensuplarının, gözlerinin parladığını, yüzlerinin güldüğünü görmek kadar insanın içini ısıtan bir şey olamaz.
Yüzü aşkın gazeteci, beş yüze yakın çoluğu çocuğu, şimdi mutlular...
Geleceğe daha bir başka bakıyorlar, gözlerindeki ışıltının yansıması çevrelerini de aydınlatıyor, ortaya bir mutluluk tablosu çıkıyor!..
Bu tabloya ben şahit oldum...
Ellerinde, ZGC Basın Sitesindeki konutlarının anahtarlarıyla poz veren gazetecilerin bu görüntüleri Zonguldak denen bu vilayette aslında bir olaydır.
Neredeyse son 10 yılların en büyük kooperatifi görünümüne bürünmüş,10 dönümlük arsa içindeki 6 bloktan ve 110 konuttan oluşan Basın Sitesinin kısa bir sürede tamamlanıp hak sahiplerine teslim edilmesi, böyle bir girişimin içinde bulunmuş ve dolaylı olarak destek vermiş herkes için büyük bir başarıdır.
Bu başarıdaki pay da, dönemin Valileri Erol Ayyıldız'ın, Ali Kaban'ın, Ahmet Çınar'ın,kura çekilişine katılarak gazetecileri onurlandıran yeni Valimiz Erdoğan Bektaş'ın, güçlü devlet adamı,TBMM  Başkanımız Köksal Toptan'ın, geçmiş ve şimdiki dönem AK Parti milletvekillerinin, eski belediye başkanımız Muharrem Akdemir'in, yeni belediye başkanımız Ömer Selim Alan'ın,TOKİ İdaresi Başkanı Ömer Bulut'un, konutların yapımı aşamasında onlarca kez Ankaralara ve İstanbullara gidip gelen Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Başkanı Derya Akbıyık'ın ve yönetiminindir.


Aynen böyledir...
Ben konutların inşaatının son aşamalarında öyle sorunlara şahit oldum ki, bunların anında çözülebilmesi için cebinden para harcayarak Ankara'ya gidip orada gerekli temasları yapıp düzelten, örneğin fazla ödeme planlarını aşağı çektirten, yanlış bedellendirilmeleri hakkaniyet kuralları çerçevesinde yeniden yapılandırtan Derya Akbıyık'ın çabaları unutulmaz.
En tabii hakkı olmasına rağmen, ZGC Başkanının kendisine tercih hakkı tanınmasını istemeyerek tüm basın mensupları ile birlikte aynı kuraya girerek bir jest yapması da konunun unutulmayacak bir başka boyutudur.
Evet;
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti; başkanı, yönetimi ve üyeleriyle birlikte, ülkedeki tüm bu tür dernek ve cemiyetleri kıskandıracak büyük bir atılımı başarmıştır. Gazeteciler de Zonguldak tarihinde ilk defa olarak bir çatı altında birleşmiştir.
Ancak kanımca iş bitmemiştir.
Daha önce de bu köşede dile getirdiğim gibi iş, Zonguldak'ın en mağdur çalışan kesimi olan basın mensuplarına bir yazlık tatil sitesi kazandırmaya gelmiştir. Ereğli, Alaplı veya Akçakoca sahilleri ile Göbü, Türkali, Filyos kıyılarında bulunabilecek olan bir arsada 1+1 şeklinde toplu konutlar yine TOKİ İdaresine yaptırılabilerek gazetecilerin yaşam standartları yükseltilebilir. Bu onların en doğal haklarıdır...
Bu konuda da öncelikle Zonguldak milletvekillerinin desteği haklı olarak beklenebilir.
Gerçi Derya Akbıyık "Yoruldum abi, yeter..." diyorsa da; yorulmak yok, yola devam!
Çıtayı ne kadar yükseltirsen, ZGC de o kadar yükselir...
Yani kendisinin sözleriyle;
"Koltukta oturan değil, koltuk yücelmeli..."
Bu yazlık tatil sitesi mutlaka yapılmalı!..
Tekrar kutluyoruz ZGC'yi, Başkanını ve Yönetimini; başarılarının devamını da bekliyoruz...
 
BAŞKAN VAR... BAŞKAN VAR!..
Yukarıda bir başkandan söz ettik...
ZGC başkanı Derya Akbıyık'tan...
Yıllardır bir konu üstüne yoğunlaştı, uğraştı, didindi;
Eski-yeni, benden-muhalif, ayrımı yapmadı,
İşin peşini bırakmadı,
Sonunda 110 gazeteciyi konut  sahibi yaptı!
Kolay değil bu devirde böyle işler, bu işler adamı dişler...
Zonguldak'ta başka başkanlar da var,
Ne yazık ki var...
Bunların hakkında söylenenleri bir duysanız dudağınız uçuklar...
Üyelerinin hakkında ileri geri konuşanlar mı dersiniz,
Üyelerini ahlaksızlıkla suçlayanlar mı dersiniz, neler neler...
Denetlemeye gelen devlet memurlarını günde üç öğün doyurup akşam da taksiyle evlerine yollayıp sonra da "zaten biri ikisi benim hemşerim çıktı..." diye böbürlenenler yakında bu sinemada.
Zamanında kaşarı tekeriyle götüren böyle başkanların ipliğini pazara çıkaracağız, sen misin bakalım onu bunu suçlayan?
Oturdukları koltuktan ne biçim nemalanıyorlarsa buradan duyuru yapıp bilenlerin konuşmalarını isteyeceğiz.
Sonradan da bakacağız...
Adaletin çarkı nasıl dönüyormuş,
Bakacağız ve göreceğiz...
Bizi izlemeye devam edin...
 
ZEKAİ KASAP DERTLİ


Eski Kültür ve turizm Müdürümüz dün bizi aradı,
Zekai Kasap yani...
Devlete şerefiyle hizmet ettiğini,
Yorulduğunu,
Emekliliğini hak ettiğini,
Emekli olup bir köşeye çekildiğini söyledi...
Zekai Bey başında bulunmuş olduğu müdürlüğün ilde en az tahsisat alan müdürlüklerden biri olduğunu da sözlerine ekleyerek "ama birileri bunu anlamıyor, özellikle bazı gazeteci arkadaşlarım, ben devlet bana para verirse bir şeyler yapabilirim, yoksa cebimden harcayacak halim yok, ama tüm bunlara rağmen son zamanlarımda Maden Müzemizin bu kente kazandırılabilmesi için çok uğraştım, ilimizin tanıtımları için de, başka hizmetler için de... Ama üstesinden gelemediğimiz işler olmadı mı, oldu... Ama benim suçum değil, benim ödeneğim bu kadar, ne yapayım? Devlet memuruyuz konuşamıyoruz da, yalan yanlış yazan gazetecilere karşı da duramıyoruz, dedim ya devlet memuruyuz. Şimdi emekliyim, kafamı dinliyorum ve gazeteci arkadaşlardan rica ediyorum, lütfen bir şey yazacaksanız gelin sorun, ben buradayım, sizler de buradasınız, ben rahat da konuşurum artım ama lütfen ondan bundan duyduğunuz şeyleri yazmayın..."
Böyle dedi Zekai Kasap...
Kanımca kafayı dinlemek istemesi en doğal hakkıdır,çünkü bu devlete hizmet etmek özellikle son zamanlarda kolay olmadı...
Milletin birbirini yediği, on binlerce fetöcünün yakalanıp tutuklandığı böyle ortamlarda lekesiz bir emekli olmak kolay değil...
Bu bile bir başarıdır Zekai Kasap için,
Müdürlüğün başarısızlıkları ise kendisine gereken tahsisatları göndermeyenlerindir...
 
 
 
  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner228