ZONGULDAK:
Başlı başına bir tarih

Alemdar Gemisi, Kurtuluş Savaşının ilk ve tek deniz muharebesinin ana unsuru 

Gazi gemi Kurtuluş savaşının ilk uluslararası anlaşmasının yapılmasına da neden oldu 

Halen müze olarak kullanılan gemiye “İstiklal Madalyası” verilmesi için TBMM’ye yasa teklifi sunuldu 

Kurtuluş Savaşında belki de savaşın kaderini değiştiren stratejik nakliyatı başarıyla sürdüren Alemdar Römorkörü’nün kahramanlığı Türk Denizciliğinin gurur abidelerinden birisidir. 

Danimarka ticaret filosuna bağlı kurtarma gemisi Alemdar römorkörü, Birinci Dünya Savaşı çıktığı zaman Danimarka’ya dönememiş, Osmanlı Seyri Sefain İdaresi de bu gemiye el koyarak, bandırası altında çalıştırmaya başlamıştır. Gemiye 1915 yılının Mayıs ayında “Alemdar” adı verilmiştir. 12 Ocak 1916’da Osmanlı Hükümeti tarafından resmen satın alınmıştır. 22/26 Ocak 1916’da Nara’da karaya oturan Yavuz zırhlısının kurtarılmasında görev almıştır. 

Milli Mücadele döneminde deniz nakliyatının ana ikmal yolu Karadeniz Bölgesi olduğundan ve elde yeterli derecede taşıma aracı bulunmadığından, İstanbul’dan Anadolu Hükümeti için uygun gemilerin kaçırılması ve bu gemilerin Anadolu yakasında hizmet etmesi zorunluydu. İşte böyle bir dönemde, Alemdar kurtarma gemisi Milli Mücadele döneminin zafer destanlarından birini yazmıştır. 

Gazi Alemdar Gemisi, Ereğli

 

Alemdar kurtarma gemisi İstanbul’dan 23 Ocak 1921 gecesi üçüncü çarkçısı Üsküdarlı Osman Efendinin çabası ile geceleyin Boğaz’daki İşgal Kuvvetleri kontrolüne rağmen, kurtarma bahanesi ile kaçırılarak, 24 Ocak 1921 tarihinde Ereğli’ye getirilmiştir. Ancak Fransızlar gemiyi esir alarak İstanbul’a geri getirmeye çalışırlarken, gemi personeli Fransızları etkisiz hale getirmiş ve geminin kontrolünü tekrar ele geçirerek, 9 Şubat 1921 günü gemiyi Ereğli’de baştan kara etmişlerdir. Alemdar gemisi, daha sonra Trabzon’a intikal etmiş ve çok değerli hizmetlerde bulunmuştur.

 

Alemdar’ın tarihçesi

 

DENMARK adı altında 1898 yılında merkezi Kopenhag da olan ‘’Em.Z.Siviter Bjerg Enterprise’’ firması adına Danimarka’da inşa edilmiş bir kurtarma gemisidir.49.475 Mt. Boyunda 7.95 Mt. Eninde kaimeler arası 47.091mt.Derinlik 4.01mt.,çektiği su ise 3.96mt.ve

363 GRT ,192 NET tonluktur.Draft ’ı 3.00 Mt., Posta aralıkları 450 mm. olan geminin inşasında galvanizli çelik saç kullanılmıştır.Çift buhar kazanı olan geminin makinesi 750 HP gücündedir,ve gemiye 12 mil sürat yaptırmaktadır ki zamanına göre önemli bir hızdır.Çift direkli ince uzun bacalı ve çok narin görünüşlü olan gemi her türlü hava koşulunda kullanılabilen bir açık deniz kurtarma gemisidir. Personel sayısı 28 kişidir.

Osmanlı ‘nın Avrupa’ya tanıdığı kapitülasyonların verdiği yasal haklar çerçevesinde Marmara denizi ile Boğazlar çevresinde DENMARK adı altında kurtarma hizmetleri yapıyordu.

Birinci Dünya Savaşı başladığında Karasularımız dışında kalan tüm gemilerimize Müttefikler tarafından ambargo konulması üzerine Marmara ve Boğazlardaki yabancı bayraklı gemilere de 8 Kasım 1914 tarihinden sonra bizde ambargo koyduk. Bunlar içerisinde DENMARK kurtarma gemisi de vardı.1915 Mayısında adı ALEMDAR olarak değiştirilerek Türk bayrağı çekilen gemi bu tarihten itibaren Türk Seyri Sefa-in Şirketi adına aynı görev bölgesinde kurtarma işleri görevine Türk personel ile devam etmiştir.

Birinci Dünya harbi bitiminde mağlup duruma düşmemiz üzerine savaşla geçilemeyen boğazlarımızdan SEVR antlaşması ile geçen müttefik devletler Donanmamızı Haliç’te demirletip mürettebatını terhis ettirerek harp gemilerimizi çürümeye terk ettirmişlerdi. Elde kalan muharebe gücü olmayan gemilerimiz ise Müttefik donanmasının izin verdiği kadar seyir ve sefer yapabiliyordu.

Milli Mücadelenin bayrağını ilk açan M.Kemal Paşa ‘da elimizde kalan ve müttefiklerin işe yaramaz gözü ile baktıkları BANDIRMA gemisi ile 19 mayıs 1919 da İstanbul’dan Samsun’a varıp bağımsızlık mücadelesinin ilk adımını atmıştır.Bu sıralarda ALEMDAR tarihin kendisine yükleyeceği görevlerden habersiz Marmara ve Boğazlar çevresinde kendisine verilen görevleri yürütüyordu.Ta’ki Osmanlı donanmasının nakliye gemisi 1883yapımı 3900 tonluk Tirimüjgan vapurunun Karadenizde Kızılırmak ağzında karaya oturması ve Alemdar’ ın Onu kurtarmak için görevlendirilmesi tarihi bir olayın gerçekleşmesi için hiç bilinmez bir başlangıç ve bahane olmuştur.ALEMDAR Kızılırmak ağzında Tirimüjgan vapurunun kurtarma çalışmalarını yaparken barınma ve ikmal ihtiyaçları için sık sık geldiği Samsun’da M.Kemal Paşanın ateşlediği Samsun’lu Kuvvayi Milliyeci Ömer KARATAŞ ve arkadaşlarının ALEMDAR’ ın kaptan ve çarkçıbaşısı ile yaptıkları çeşitli moral toplantılarında Alemdarı Milli Mücadelenin içine çekebilmek için onun kaçırılması lazım geldiğini anlatarak Alemdar zabıtanın dan çok gizli olarak söz alırlar. Zira Trabzon ve Samsun’a Novarosiyk ‘den gelen harp malzemesini küçük takalar, motorlar çekiyordu, halbuki Bizim daha büyük miktarlarda malzemeye ihtiyacımız vardı,onu da ancak ALEMDAR gibi hızlı ,denizci tekneler çekebilir, yük çekenlere öncülük, koruma ve kollama işlerini yapabilirdi.Alemdar Milli Mücadeleye lazımdır.Bu fikirler Alemdar zabitanının beynine Samsun lu kuvayi milliyeciler tarafından işlenmiştir. (Kaynak: Kalyeta)

ALEMDAR’IN EREĞLİYE KAÇIŞI

Tirimüjgan’nın kurtarma işi hava muhalefeti sebebiyle zorlaşınca sökülmesi kolay önemli ve değerli parçaları sökülerek Alemdar’a yüklenir ve İstanbul’a dönülerek İstinye önlerinde demirlenir. Çarkçıbaşı Üsküdar’ lı Osman Bey kaçırma planını Süvari Trabzonlu Osman Bey’e açar, o bu fikri kabul eder ama kendi fazlaca yaşlıdır ve oğlu Hikmet Efendi ‘de gemidedir. Bir aileden bir kişi yeter diye gemi süvarisi evine gönderilir.7 kafadar denizci gemiyi kaçırmaya hazırlanmaktadır. Gemide kalan 8. kişi Musevi vatandaş olan gayrı Müslim kamarot Avram Efendiden şüphelenirler ve onu kamarasına hapsederler.Personel izine çıkarılmıştır firar için müsait bir zaman kollanmaktadır.

Alemdar’da Kıç sancak arya edilmiş,hava karardığı için baş ve kıç fenerler yakılmış ateşçi Göreleli Yusuf kazanı fayrap etmektedir.Zaten Alemdar kurtarma gemisi olduğu için devamlı stim üzerinde bekletilmektedir,bu durumdan dolayı karakol gezen müttefik gemileri şüphelenmezler..Şiddetli yıldız karayel bacadan çıkan dumanı dağıtmakta,ateşçi bacadan kıvılcım ve ateş çıkmaması için azami gayreti göstermekte idi.Artık kazan tam sitim tutmuş harekete hazır hale gelinmiştir.Güverte nöbetçisi devamlı etrafı kollamakta diğerleri ise salonda kaçış ve seyir planlarını yapmaktadır.Milli Mücadeleye kaçış zamanı gelmiştir.Gemide kalan 7 kahraman denizci Karadeniz de olan çok şiddetli fırtınayı da fırsat bilerek23 0CAK 1921(Miladi 5 Şubat 1921) gecesi saat 24.00 ‘ü gösterirken vira Bismillah deyip demir alırlar,Boğazda karakol yapan müttefik gemilerin arasından geçerken megafonla sorulan sorulara,batmakta olan bir gemiye yardıma gidiyoruz diyerek işaretleşip aldatarak boğazdan çıkarlar. Dışarıda müthiş bir fırtına vardır fakat Alemdar 12 mil olan süratini ateşçinin gayretiyle zaman zaman 14 mile çıkartarak yol alırken dalgalarla boğuşmaktadır.Serdümen Recep kahya boğaz çıkışından üç mil açıldıktan sonra 085 rotasına gelerek dümen tutar.Rota Ereğlidir. Çarkçı Osman bey’in gözü hep boğaz tarafındadır.Boğazdan çıkıp onları yakalamak isteyecek düşman donanmasını gözlemektedir.Serdümen Recep kahyanın da gözleri ileri de Ereğli Ölüce fenerinin ışıklarını gözlemektedir,Ölüce deniz feneri kuvvetli bir fener olup 15 deniz mili mesafeden görülür zaten boğaz çıkışı ile Ereğli arası 100 mildir.Çarkçı Osman Bey boğazdan çıktıktan(Ereğli rotasına girildikten) sonra Kamarot Avram’ ın kamarasını açar milli Mücadeleye katılma yemini yaptırarak onu serbest bırakır, Avram da Milli mücadeleye katılma şerefine personele kahvelerini yapar ve sunar.Ereğli ye varıldığında Avram kelimeyi şahadet getirip Müslüman olacaktır.Ertesi sabah saat 08.00 sıralarında Kdz. Ereğli’ye varılır Ereğli kraliçe şehirdir,bu şehir binlerce yıldır denizci toplumların yaşadığı bilinen tarihi,Milattan 3000 yıl öncelerine giden doğal bir liman kentidir.Batı rüzgarları dışındaki rüzgarlara karşı,Baba burnu tarafından korunan Ereğli körfezinde,Antik çağlarda yapılmış o çağlara göre çok büyük bir mendirek de vardır.(günümüzde doldurulmuş olup balıkçı barınağı olarak kullanılmaktadır)Ereğli halkı denizcidir.Ereğli’de Alemdara katılacak denizci bulmak kolaydır.Ereğli,Kandilli kömür ocaklarının yükleme limanıdır.Ereğli’de Alemdara lazım olan yakıt bol miktarda vardır.Ereğli düşman işgalinden çarpışarak kurtulan ilçelerimizin ilkidir.Ereğlide Ortaokul müdürü Nimet Hoca yönetiminde kurulmuş ve faaliyet gösteren Müdafayı Hukuk teşkilatı vardır.Akmanoğlu Raşit Bey başkanlığında belediye teşkilatı,Yzb. Nazmi Bey yönetiminde Liman başkanlığı,Yzb. Şükrü yönetiminde Askeri Polis ve Bahriye Müfrezesi ile Milis kuvvetleri vardır.Ereğli postanesi Telefon ve Telgraf hatları ile ana merkezlere bağlıdır.Tüm birimleri ile Mustafa Kemal Hükümetine bağlı Necati Bey yönetiminde Kaymakamlık teşkilatı bulunmaktadır.Ereğli Alemdarın sığınacağı önemli bir limandır. Yeni gelen misafirleri Ereğli halkı ,liman reisi Nazmi bey ve Ereğli’de bulunan milis müfrezelerinin komutanları İpsiz Recep ve Devrekli Muharrem Alemdarı karşılar.Karşılıklı sevinç gösterileri ve tebriklerden sonra gelişleri Zonguldak Mutasarrıfına,Kastamonu ve Bolu Havalisi Kumandanlığına telgrafla bildirilir.Ereğli kaymakamı Necati bey Zonguldak mutasarrıfına, Zonguldak mutasarrıfı Nusret bey ile Ereğli askeri polis müdürü Şükrü beyde Kastamonu ve Bolu havalisi kumandanlığına durumu telgrafla bildirirler.Aşağıda Şükrü bey’in,Liman Reisi Nazmı bey’in ve mutasarrıf Nusret bey’in telgrafları verilmiştir.(Kaynak: Kalyeta)

Ölümü Göze alarak ALEMDAR ‘ı Ereğli’ye kaçıran

7 kahraman denizcinin isimleri aşağıdadır:

1.II .Çarkçı Üsküdarlı OSMAN Efendi

2.III:Çarkçı Trabzonlu HİKMET Efendi

3.Güverte lostromosu Üsküdarlı ALİ Reis

4.Serdümen Trabzonlu RIFAT Reis

5.Rizeli RECEP Kahya(Güverte tayfası iken serdümenlik ve kaptanlık yapan İstiklal Savaşımızın ilk ve tek deniz şehidi.Rize nin pekmezci köyünden 1874 doğumlu Hacı Mahmutoğlu Recep Kahya)

6.Ateşçi Göreleli YUSUF

7.Kamarot Erzincanlı SALİH

Ereğli’den ALEMDAR’ a katılan 12 Kahraman:

1 - Ereğli Orhanlar mah: Hasan CANVER

2 - Ereğli Orhanlar mah: Yakup TOFTA

3 - Ereğli Orhanlar mah: Fikri ULUSULU(Ölüsünün Fikri)

4 - Ereğli Orhanlar mah: Çırakların HİLMİ

5 - Ereğli Orhanlar mah: Çekirge oğlu İSMAİL

6 - Ereğli Akarca mah: Tefik TETİK

7 - Ereğli Kirmanlı mah: İstanbullu REŞAT

8 - Ereğli Mürteza mah: Hacı Yakup’un TAHSİN

9 - Ereğli Kozlu mah: Tahsildar HASAN

10-Ereğli Merkezden: İstanbullu ÖMER

11-Ereğli Orta Köyden ŞABAN

12-Ereğli Ketenciler Köyünden TAHİR

Fransızlar Fark ediyor

Sahilden birkaç mil açıkta seyreden Alemdar, sabah Ereğli’ye vardı. Buradan kömür ve erzak aldıktan sonra Sinop’a hareket etti. Ancak İstanbul’daki müttefik karargahında, Alemdar’ın kaçırılışı büyük yankı bulmuştu. Geminin yakalanması sadece bir römorkörün bulunmasından daha fazlasını ifade ediyordu. Türkler moral bulacaktı.

Karadeniz’deki deniz filosuna haber verilerek Alemdar’ın yakalanması istendi. Aynı günlerde Alemdar, Zonguldak açıklarına varıyordu. Ocak ayının son gününde, C-27 Fransız hücumbotu Alemdar’ı gördü. Gemiye yaklaşarak silahlarını çevirdi ve durmasını ihtar etti.

‘Şimdilik Teslim Olalım’

Yüzbaşı Adil Bey ve İsmail Kaptan, Alemdar’ın hücumbottan kaçmasının mümkün olmadığını görerek, şimdilik teslim olmaya karar verdiler. Fransız botundan Alemdar’a Yüzbaşı Tille adında bir Fransız subayı ile dört Senegalli asker bindi. Gemiyi dikkatle arayıp silahsız olduğunu anladıktan sonra İsmail kaptanı bir kamaraya hapsettiler. Adil Bey’i ise çarkçı olduğunu sandıklan için görevinde bıraktılar.

Alemdar, Fransız botunun arkasında geriye, İstanbul’a doğru yol almaya başladı. Yüzbaşı Adil Bey, makine dairesinde yaptığı planı gizlice mürettebata duyurdu. Serdümen Recep aldığı talimatla, öndeki Fransız botuyla aradaki mesafeyi yavaş yavaş açmaya başladı. Mesafe olabildiğince arttığında, Yüzbaşı ve mürettebat aniden Fransız subay ve Senegalli askerlerin üzerine atıldı. Birkaç dakika içinde geminin kontrolü yeniden Türklerdeydi. Fransız Yüzbaşı Tille, düştüğü oyun karşısında sürekli söyleniyordu. Şimdi gemide düşmandan alınan silahlar da vardı. Alemdar, öndeki Fransız gemisine durumu hissettirmeden sahile doğru kaymaya başladı.

Tüm kazanları çalışan Alemdar’da Adil Bey ve İsmail kaptan, mesafeyi yeterli görerek birden gemiyi çevirdiler ve Ereğli’ye doğru yol almaya başladılar. Birkaç dakika içinde durumu farkeden Fransız hücumbotu da hemen Alemdar’ın peşine düştü.

Şimdi heyecanlı bir takip başlamıştı. Fransız botunun hızı Alemdar’dan fazla olduğu için, mesafe gittikçe azalıyordu. Bir süre sonra Fransızlar Alemdar’a iyice sokuldular. Ve Fransız gemisinin boş bölgesindeki top ateş açmaya başladı. Buna karşılık Alemdar mürettebatı da ele geçirdikleri tüfeklerle şiddetli ateşe başladılar. Fransız topunun başındaki asker vuruldu. Mermilerden biri topun nişangahına geldi; hücumbotun en önemli silahı devre dışı kaldı.

Yerel Çeteler Yetişti

Alemdar Ereğli’ye yaklaşmaya başlamış; sahilde insanlar bu büyük kavgayı görmek için toplanmıştı. Fransız botu Alemdar’ı açığa sürmek için sahille römorkör arasına girdi. Ancak tam bu sırada, Türk sahillerinden yoğun bir makineli tüfek ateşi başladı: Ereğli’deki yerel çeteler zamanında yetişmişti!

Fransız botu kaçmak zorunda kaldı. Alemdar bu çatışma sırasında Sedümen Recep’i şehit verdi. Yüzbaşı Adil Bey’in planıyla Alemdar, Milli Mücadele’ye katılarak Karadeniz’de büyük hizmetler verdi. Anadolu’ya cephane sevkiyatının Karadeniz’deki öncüsü oldu.

Alemdar olayı Türk İstiklâl Harbi’nde birçok açıdan büyük bir önem taşımaktadır. Bu olay adeta bir efsane şeklinde gerek Milli Ordu’nun gerekse de Türk halkının moral ve motivasyonunu son derece olumlu bir yönde etkilemiş, bağımsızlığın kazanılacağına dair olan inancı pekiştirmiştir. (gezenbilir.com)

Atatürk’ün sözleri

Mustafa Kemal Atatürk, bu dönemdeki Deniz Kuvvetleri’nin faaliyetini şöyle açıklamıştır:

“Düşman ablukasına ve sahip olduğu kısıtlı deniz araçlarına rağmen, Bahriyemizin mensupları Karadeniz’de bir kaç gemi ile harikalar göstererek, hiçbir şey kaybetmeksizin deniz nakliyatını sağlamak suretiyle teşekküre değer hizmetler yapmışlardır.”

Alemdar gemisi, 1924 yılında Seyri Sefain İdaresine devredilmiştir.

Türkiye’nin Kurtuluş Savaşındaki ilk uluslararası anlaşması

1914 yılında I. Dünya savaşının başlaması ile birlikte kömür ocaklarının işletim hakkı Almanlar'a verilir. Buna kızan Ruslar, 2 yıl süreyle Karadeniz Ereğli kıyılarını sık aralıklarla bombardımana tutarlar. Dünya savaşının ardından Anadolu'nun, Avrupalı devletler tarafından işgal edilip paylaşılmasıyla Fransızlar Karadeniz Ereğli'ye gelirler ancak Karadeniz Ereğli'yi işgal etmeyi başaramazlar. Kurtuluş Savaşı sırasında işgal altındaki İstanbul'dan vatanseverler tarafından kaçırılan Alemdar isimli küçük bir savaş gemisi, Zonguldak'a ve Karadeniz'e hakim olan Fransızlar tarafından ele geçirilmek istenmiştir.

1920 9 Şubat Alemdar'ı Karadeniz Ereğli limanına getiren vatanseverler gemiyi karaya oturtmuşlar ve Fransızlara teslim etmemişlerdir. Vatanseverlerin Karadeniz Ereğli'ye sığınmalarına kızan Fransızlar, kenti işgal etmek istemişler ancak Karadeniz Ereğli halkının mücadelesi sonucu başarılı olamamışlardır. Şehrin hastanesi dahil kıyıya yakın bölgelerini denizden bombalayan Fransızlar, Alemdar gemisinin gizlice yüzdürülmesi sonucunda karşı saldırıya maruz kalmıştır. 1921 18 Haziran Karadeniz Ereğli halkı tarafından esir alınan bazı Fransız komutan ve askerler, henüz kurulmamış olan Türkiye Cumhuriyeti ile anlaşma imzalamak zorunda kalmışlardır. Bu anlaşma, Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı'ndaki ilk uluslararası anlaşması olmuştur ve Milli Kurtuluş Hükümeti'nin kabul edildiğinin bir göstergesidir. Kurtuluş Savaşı sırasında Karadeniz Ereğli halkının mücadelesi sonucu elde edilen bu başarı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kazandığı zaferlerin temelini oluşturmuştur. Bu şekilde, Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve tek deniz savaşı Karadeniz Ereğli'de gerçekleşmiştir. Alemdar gemisi aslını uygun olarak yeniden yapılmış ve halen bir müze olarak hizmet vermektedir. (İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)

Orijinaline uygun yeniden onarıldı

ALEMDAR büyük zaferden sonra da 1924-1959 yılları arasında kurtarma işlerinde sürekli olarak çalıştı.Bu arada 1951 yılında İstanbul Haliç tersanelerinde çok büyük bir bakım geçirdi,kazanları yenilendi modern kurtarma araç ve gereçleriyle donatılıp çalışmalarına devam etti.1959 yılı sonlarına doğru hizmet dışı bırakılan Alemdar bir süre tanker dubası olarak kullanıldı ,Büyükdere de kıçtan kara bağlanmıştı.1964 de İsi kurt 1980 de de Aksoy firması tarafından satın alındı.1982 yılında her geminin başına gelen Gazi gemi Alemdar’ın da başına geldi.Sökülmek üzere son kez satıldı,günümüze ondan yalnız bir deniz feneri ve birkaç fotoğrafı kaldı.Tabi birde Gazi geminin kuşaktan kuşağa aktarılan hatıraları.

Bu hatıraları ebedileştirmek üzere Kdz.Ereğli de kurulan Gazi Alemdar’ı Yaptırma ve Yaşatma derneğinin çalışmaları başladı.2004 yılı10 Kasımında kurulan dernek Alemdar’ın orijinaline uygun imalat projelerini Donanma Komutanlığı İstanbul tersanelerinde yaptırdı.Kdz.Ereğli belediyesi geminin konulacağı sahil şeridinin yerini tespit edip,çevre düzenlemeleri ve dolgu çalışmalarını üstlendi ve yerleşim projeleri yapıldı. İmalata başlanması için Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları imalat için gereken saçları vermeyi taahhüt etti.2005 yılı içinde yapımı tamamlanmıştır.(Belediye Kültür Sitesi)

Alemdar’a İstiklal Madalyası

Karadeniz Ereğli’de Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve tek deniz şehidi Recep Kahyave Alemdar Gemisi kahramanları düzenlenen törenlerle anıldı.

Törene katılan AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, burada yaptığı konuşmada, bugün de 7 düvele karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin mücadele ettiğini ifade ederek, “İnşallah Afrin ve diğer yerlerde devam eden operasyonlar başarıyla sonuçlanacak ve ordumuz muzaffer şekilde geriye dönecektir” dedi.

Çaturoğlu,  basın danışmanlığından yaptığı açıklamada Alemdar Gemisi’ne İstiklal Madalyası verilmesi için kanun teklifi verdiklerini söyledi:"Alemdar Gemisi'ne, İstiklal Madalyası verilmesi noktasında TBMM Başkanımız İsmail Kahraman'ı ziyaret ederek, konuyu anlattık. Bizlere sonuna kadar destek olacaklarını ifade ettiler. Bu anlamda önemli bir aşama kat ettik. Gazi Alemdar'a İstiklal Madalyası verilmesi noktasında kanun teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunduk. Takipçisi de olacağız. Burada bir açmazımız var. İstiklal madalyası bugüne kadar sadece şahıslara ve şehirlere verilmiş. Biz ise bir gemiye talep ediyoruz. Bu sıkıntıyı da aşıp gemiye İstiklal Madalyası'nı almak istiyoruz.” (Haber merkezi) 

(Derleyen Şebnem Saka)


















Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner236

Lavuarın yaşlı kurtları buluştu

Haberi Oku