ZONGULDAK:
Şecaat arz etti


AKP Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, kendi gönderdiği meclis tutanağıyla kendini yalanladı. Çaturoğlu konuşmasında Torba Yasa’daki tepkilere neden olan düzenlemeyi savunurken, TTK’nin sahip olduğu ruhsatların parçalanmak suretiyle hukuki ve organik bağının kesilmesine onay verdiğini açık bir dille ifade ediyor.

Kamuoyuna  “Plan ve Bütçe Komisyonunda Torba Yasa görüşülürken TTK'nın özelleştirilmesi yönünde konuşma yaptığım iddiası doğru değildir. Gerçeği yansıtmamaktadır ve şahsımı itibarsızlaştırmaya yöneliktir” şeklinde açıklama yapan AKP Zonguldak Milletvekili Farukk Çaturoğlu kanıt olarak toplantı tutanağını basına iletti. Tutanağa göre yapılmak istenen değişikliği çok açık şekilde savunan Çaturoğlu, “Burada bundan amaçlanan konu, redevansçıların sahaları ayrı şekilde ruhsatlandırılarak yani onlara ruhsat verilerek TTK’nın uhdesindeki ruhsatlar parçalanmak suretiyle TTK’yle organik ve hukuki ilişkilerin kesilmesi, TTK ile redevans işletmecileri arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi iddialarını sonlandırarak Maden Kanunu ile diğer kanunlar kapsamındaki tüm sorumlulukların yeni ruhsat sahibine ait olmasını sağlayacaktır” diyor. Kurumun elindeki ruhsatların tümüyle özel şirketlere devrine onay veren Çaturoğlu’nun şecaat arz eder gibi ilettiği tutanağın tam metni şöyle:

TTK TOPLAM REZERVİN YARISINI ÖZEL ŞİRKETLERE İŞLETTİRİYOR
FARUK ÇATUROĞLU (Zonguldak) – “Sayın Başkan, Sayın Bakanım, değerli hazırun; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.  Tabii, Sendika Başkan Vekilimiz çok güzel bir konuşma yaptı ve söylediklerinin bir kısmına da katılıyoruz tabii yani onların hassasiyetlerini dikkate almamız gerekiyor. Tabii, burada benim TTK’dan aldığım bilgi –yani ben TKİ’deki durumu pek bilmiyorum da- Türkiye Taşkömüründen aldığım bilgi: Türkiye Taşkömürü İşletmeleri, 5177 sayılı Kanun’la değişik 3213 sayılı Maden Kanunu’nun ek madde 1’inci hükmü doğrultusunda 2005 yılından bu yana üçüncü şahıslara ihaleyle redevans işletmeciliğini yaptırıyor yani ruhsatlar kendi uhdesinde kalıyor, kendi ruhsatını işletmecilere kiraya veriyor ihale yöntemiyle. Yani şu anda zaten Türkiye Taşkömürü İşletmelerinin uhdesinde bulunan ruhsatları böyle kiralamak yöntemiyle bölerek ihale yaparak verme yetkisi var, 2005 yılından bugüne kadar yaptırıyor.  Kurumun 2000/525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uhdesinde tahsis edilen ruhsat sahasında 22 taş kömürü sahası, 3 kuvars kumu sahası ve 1 boksit sahasında redevans yöntemiyle işletmecilik faaliyetlerini devam ettiriyor. 1 kil sahası için de Maden İşleri Genel Müdürlüğünden işletme izni talebi yapmış şu anda TTK. Ayrıca 6 taşkömürü sahasının sözleşmeleri çeşitli nedenlerle feshedilmiş olup bu sahalar da ihale edilebilecek durumdadır. Bunlardan bir tanesi, sayın başkanın ifade ettiği, Alacaağzı, Kandilli bölgesindeki Armutçuk müessesesi, bir diğeri Karadon’daki 10 ve 8 numaralı 2 tane saha ve diğerleri Cide’deki Nanepınarı ve Azdavay’da 2 tane saha var. Toplam 6 tane saha şu anda ihale edilip kiraya verilecek durumdadır.  Kurumun ruhsat sahasındaki toplam taşkömürü rezervleri 1,521 milyar ton olup bunun 798 milyon tonu redevans usulüyle özel sektörün işletmeciliğine tahsis edilmiştir. Yani yaklaşık yarısı veya yarısından fazlası şu anda Türkiye Taşkömürü İşletmelerinin zaten uhdesinde bulunan ruhsatları redevans şeklinde kiraya verilmesi şekliyle işlettirilmektedir.”

TTK’YE DAVALAR AÇILIYOR
“Kurumun redevans uygulamasındaki amacı, kurum tarafından işletilmesi ekonomik olmayan kömür damarları ile devlet tarafından yatırım yapılması düşünülmeyen rezervlerin özel sektör yoluyla ekonomiye kazandırılması ve bu şekilde yeni istihdam alanları açılmasıdır. Redevans uygulamasındaki bir diğer amaçsa dağlık ve ulaşım olanakları fevkalade sınırlı olan taşkömürü havzasının küçük bölümlere ayrılarak işletmecilerin kontrolüne vermek ve kaçak ocak faaliyetlerine engel olmaktır. Tabii, sendikacı arkadaşlarımızın belirttiği gibi, burada belli bir başarı sağlanmıştır ama tam istenilen neticeye de ulaşılamamıştır.  Ancak bir diğer konu, son yıllarda redevans uygulaması, mahkemelerin kurum (TTK) ile redevans işletmecileri arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu yönündeki kararlarıyla çok olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalınmıştır.  Şöyle ki: 10/6/2010 tarih ve 5995 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na dâhil olan Maden Kanunu’nun ek 7’nci maddesi, ruhsat sahibiyle redevans sözleşmesi imzalayan redevansçının sorumluluklarını düzenlemektedir. Redevans sözleşmesine dayalı olarak işletilen maden sahalarında meydana gelen ölümlü veya yaralanmalı kazalar sonucu tazminat talepleri ile firmalar tarafından ödenmeyen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacakları, onları da geçtim, ücret alacakları, ulusal, dini bayram ve resmî tatil ücretleri vesaire her türlü işçi alacakları ile Sosyal Güvenlik Kurumuna yatırılması gereken işçilikle ilgili her türlü ödemeler için firmalarla birlikte ruhsat sahiplerine yani TTK’ya da davalar açılabilmektedir.”  


RUHSATLAR PARÇALANMAK SURETİYLE TTK İLE ORGANİK VE HUKUKİ İLİŞKİSİ KESİLECEK
BAŞKAN – Yaptığımız düzenlemeyle alakasını, bağlantısını kuramadın ben Sayın Çaturoğlu.  
FARUK ÇATUROĞLU (Zonguldak) – Anlatacağım onu şimdi, redevansı kaldırıyoruz bu düzenlemeyle.  Bu davaların davacıların lehine sonuçlanması hâlinde redevansçı firmalarla birlikte ruhsat sahipleri de tazminatları ve ödenmeyen işçi alacaklarını ödemek durumunda kalmaktadırlar. Hatta mahkemelerde, imzalanan redevans sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, redevansçı firmada çalışan işçilerin TTK işçisi gibi tüm haklardan yararlanması iddiaları tartışılmaktadır. Bu durum ileriki süreçte TTK’nın içinden çıkılmaz bir noktaya gelmesine sebep olacaktır. Sadece 2016 yılında açılan davalarda 7 milyon TL ödenmiş ve 2017 yılında da hâlen devam eden davalar vardır. Burada bundan amaçlanan konu, redevansçıların sahaları ayrı şekilde ruhsatlandırılarak yani onlara ruhsat verilerek TTK’nın uhdesindeki ruhsatlar parçalanmak suretiyle TTK’yle organik ve hukuki ilişkilerin kesilmesi, TTK ile redevans işletmecileri arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi iddialarını sonlandırarak Maden Kanunu ile diğer kanunlar kapsamındaki tüm sorumlulukların yeni ruhsat sahibine ait olmasını sağlayacaktır. Yani burada iddia edilen şey şudur: Redevans işletmecileri TTK’nın kiracısı sayılmaktadır ve bazı mahkemeler de burada alt işveren-üst işveren ilişkisi kurarak redevans işletmelerinden doğan bütün olumsuzları TTK’ya yüklemektedirler. Bu şekilde davalar devam etmektedir.
Konunun özeti budur değerli hazırun.  BAŞKAN – Teşekkür ederim. 
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner234

banner236

banner228

PAZARIN SORUNLARINI DİNLEDİLER

Haberi Oku