18.05.2021, 00:04 201

Baston ve kültür kenti Devrek..

İLK DURAK DEVREK

Devrek; Zonguldak-Bartın-Karabük illeri arasında doğal ve tarihi güzellikleri birbirine bağlayan, Devrek Çayı’nın kenarında kurulu bir sevgi köprüsüdür. Kdz.Ereğli ile de karayolu bağlantısı bulunmaktadır. Asfalt olan bu yollar yaz ve kış açıktır.

Devrek, Zonguldak’ın gelişte ilk kapısı, dönüşte son kapısıdır. Ankara-Zonguldak ve Bartın karayolu üzerinde, il merkezine ve havaalanına 45 dakika uzaklıktadır. Doğa harikası Yedigöller ile Batı Karadeniz’in ilk turizm beldesi Amasra ve dünyaca ünlü evlerin mekanı Safranbolu’ya en yakın konumdadır.

Orman denizi ortamında; ilkbaharda yeşilin her tonunu, sonbaharda yeşilden kahverengiye dönüşen renk cümbüşünü, kışın orman ağaçlarının üzerine serpilen karların ışıltılı sergisini, yazın üreten ve yaratan Devrek’in eşsiz doğal güzelliğini izlemeye doyum olmaz.

Türkiye’nin en zengin doğal orman alanlarına sahip Devrek yöresinde iğne ve yayvan yapraklı; köknar, kayın, çam, meşe, karaağaç, kestane ve ıhlamur ağaçları doğal oksijen fıskiyeleri gibi göğe uzanır. Yedi Göller, Bostandüzü, Egemenlik Parkı, Davulga, 18. Kilometre, Dirgine, Dorukhan, Koca Meşe, Gerze, Akçasu gibi günübirlik mesire yerleri yerli ve yabancı turistleri beklemektedir.

Etrafı dağlarla çevrilmiş kasabamın

Gümüşten bir şerit gibi ikiye böler

Yapraklar ve çimenler

Islak saçlı söğüt ağaçları

Gülen suda yüzlerini seyreder (Zihni Turgay Anadol)

TARİHE BAKINCA

Tarihi, M.Ö. 2 binli yılları aşmaktadır. Bizanslar’a kadar pek çok ulusla kucaklaşan Devrek, tarih sahnesinde farklı adlarla anılmıştır. Zonguldak’ın en eski ilçelerindendir. 1887’de ‘Hamidiye’ kazası adıyla Bolu Sancağı’na bağlanmış, belediyesi de aynı yıl kurulmuştur. “Hamidiye” adı başka yerlerle karıştırıldığı için, 1 Haziran 1910 tarihinde yeniden eski adı “Devrek” adıyla adlandırılır.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla birlikte, bölgede ilk Müdafa-yı Hukuk hareketi Devrek’te kurulur. Kurtuluş Savaşımızın lojistik desteğinin önemli bir bölümü bölgeden sağlanır. Halkın, Mustafa Kemal’in yanında yer almasında ve toplanan yardımların cepheye yollanmasında öncülük eden Devrek Müftüsü Hacı Abdullah Efendi, ilk Meclis’te Bolu milletvekili olarak bölgeyi temsil eder.

Mustafa Kemal hareketine karşı düzenlenen Düzce isyanının çevreye yayılmaması için Devrek halkı Dorukhan dağlarında nöbet tutar. Fransızlar’ın Ereğli’yi işgalinde, Devrek halkının desteğiyle Çete Muharrem ve 32 kişilik atlı milis grubu Ereğli’ye gider, Fransızlar’a karşı silahlı savunma yapar, Türk yurtseverliğinin gücünü gösterir.

Devrek;14 Mayıs 1920’de Bartın ve Ereğli kazaları ile birlikte bağımsız mutasarrıflık olan Zonguldak’a bağlanır. Bu tarihten sonra Devrek ilçesi, 1944’te Çaycuma’nın, 1990’da Gökçebey’in ilçe statüsüne kavuşmaları ile bugünkü sınırları içinde kalır.

Devrek; Maden işçilerinin 4.Ocak.1991 günü başlayan Büyük Ankara Yürüyüşü’nde ilk konakladığı yer olarak; 80 bin işçiyi kucaklar, yedirir, içirir, yatırır ve yarınki gün, maden işçilerinin hak ve emek mücadelesinde hep birlikte yürüyüşe güç ve destek verir.

21 Mayıs 1998 günü büyük bir sel taşkını yapan Devrek Çayı’nın yükselen sularının yatağından taşmasıyla, kentin iki yakasını birleştiren köprüler azgın selin gücü önünde yıkılmış, bütün kenti kaplayan sel suları büyük maddi zararlar meydana getirmişti. Böylesine büyük bir sel felaketine maruz kalmasına rağmen Devrek, kısa sürede yıkılanı yeniden yapmayı, yaralarını sarmayı bilmişti.

Bir ilkyaz sabahı geçtik Devrek’ten

Sisler içinde akmaktaydı ırmak

Yeşil yeşil geriniyordu

Rüştü'tü yaratan toprak.. (İ.Behçet Kalaycı

GÖRÜLESİ DEVREK

Devrek; Zonguldak’ın diğer ilçelerinde olduğu gibi gelenek ve göreneklerine bağlı olmakla birlikte çağdaş yaşamın gerekleri olan tüm yeniliklere açık ve bunlara kısa sürede uyum sağlayabilen çağdaş ruhlu insanların yaşadığı bir yerleşim yeridir.

Çevremizdeki tarihi ve turistik yerlere giderken yolunuzun üzerinde bulunan, Zonguldak’ın kültür ve sanat penceresi, bastonun sanata dönüştüğü, köylü pazarında doğal ürünlerin bulunduğu Devrek’te mola vermenizi öneririz. Yöre halkının, tarih ve kültürünün derinliğinden kaynaklanan, ilçe boyutlarını aşan nitelikte ve düzeydeki yazılı ve sözlü kültüre olan ilgi ve merakını, sanat sevgisini yerinde görmeli ve tanımalısınız.

Devrek; el sanatlarıyla, baston çarşısıyla, kültürel etkinlikleriyle ve yaşama sevinciyle; şairleriyle, yazarlarıyla, çeşitli dallarda ürün veren sanatçılarıyla yurdumuza ışık saçmaktadır. Geleneksel el sanatımız olan bastonun Devrekli ustalarımızın elinde duygu, incelik ve sanat yüklü bir yaşamsal araca nasıl dönüştüğü yerinde ve kaynağında görmelisiniz.

Yöresel yemeklerimizden; Cevizli kömeç, beyaz baklava, susamlı çörek, meşhur simidimiz, köy ekmeği, etli yaprak sarmamızın tadı unutulmamalı. Emekçi-üretici köylü kadınlarımızın organik sebze ve meyvelerinin, özellikle Alpaslan kirazı ve kestanesinin, yerel ürünlerimizin, unlu ve tatlı çeşitlerinin doyumsuz lezzetini tatmalısınız, sevdikleriniz için de alıp götürmelisiniz..

Çok sular aktı

Devrek Köprü’sünün altından

Çok kuşlar uçtu

Nerde

Gide gide bitmeyen Mahya Yeri

Püren kokulu Tefen yolları

Ninelerimiz, dedelerimiz

Ve üç katı aşmayan ahşap evlerimiz (Müfide Güzin Anadol)

DEVREK BASTONU

ünlü Devrek Bastonu, iki yüz yılı aşan bir kültürü taşır nakışlarının kıvrımlarında. Kentimizin simgesi bastonumuz, taşıyana dayanak olur, üzerindeki işlemeleriyle ayrı bir inceliği ve güzelliği simgeler.

Devrekli baston ustaları, ata mesleği “Bastonculuk"ta insanı şaşırtan nitelik ve nicelikte bastonlar üretir. Ağaç dalı, ustaların elinde bir benzeri daha olmayan bastonlara dönüşür. Yerli-yabancı devlet büyüklerine sunulan armağanlar arasında “Devrek Bastonu“ ilk sıradadır. Bu bastonlar, Devrekli baston ustalarının işine olan sevgi ve saygısını simgeler.

Fehmi Işık Usta bastonculuğu şöyle anlatır: “Bu iş öncelikle bir heves, bir gönül, bir sevgi işi, zevk işi. Zevkle yapılan her işin iyi olacağı, insanı mutlu edeceği bilinir. Ben bu işi yapmak isteyenlere ilk olarak bu işten zevk almalarını öneririm. Kaliteli baston yapmak için gerekli olan ilgileri kazanmalı ve el melekelerini geliştirerek, kızılcık ağacını bir dantel gibi işlemelidirler.”

Ünlü baston ustası Münteka Çelebi ise: “Devrek Bastonu, bir sevgi, bir duyarlılık, bir aşk mahsulüdür” sözleriyle en güzel tanımı yapmıştır. Çünkü “Dünya güzellerini gördüm; Sanattan daha güzelini bilmedim” diyen Münteka Çelebi Usta; “Baston her yerde bastondur, şayet üzerinde sanat eseri varsa o ‘Devrek Bastonu’ dur” diyerek Devrek Bastonu’nun sanatsal bir ürün olduğunun altını çizmiştir.

Devrek geleneklerine göre; bir insana uzun ömür dilemenin en güzel yolu ona bir Devrek Bastonu armağan etmektir. Bu nedenle Zonguldak’a gelen yerli ve yabancı tüm konuklara “Devrek Bastonu” armağan edilir.

Ülkemizin ve dünyamızın önde gelen sayılı devlet, hükümet ve siyaset adamlarının kendilerine armağan edilen Devrek bastonunu kullandıkları bir gerçektir. Unutmayınız ki, sanat ve baston sadece Devrek’te bütünleşir .

Irmağı ortadan akar

Göl dağı durmaz ona bakar

Havası çam ıhlamur kokar

Bu günlere geldik severek

Şirinsin

Güzeller güzeli Devrek (Mithat Yaban)

DEVREK BASTON ve KÜLTÜR FESTİVALİ

Eski Ulaştırma Bakanımız merhum Dr. Veysel Atasoy’un önerisi ve destekleriyle 1984 yılında Sadık Hamarat’ın belediye başkanlığı döneminde başlatılan festival, her yıl daha da büyüyerek etkinliğini ve kültürel işlevini sürdürmektedir.

Devrek Baston ve Kültür Festivali otuz yılı aşan tarihiyle kuşkusuz Zonguldak’ın kültür ve sanat penceresi işlevini görmektedir. Ülkemizin en yetkin ve önde gelen bilim, sanat, düşün, kültür, edebiyat, siyaset adamları, devlet ve hükümet başkanları Devrek’te yöre insanlarıyla kucaklaşmıştır.

Yeşil rengin bin bir tonunun iç içe geçtiği Devrek kenti, sıcakkanlı ve konuksever insanlarıyla, dünyaca ünlü bastonuyla, kültürel boyutlu festivalleri ile adını tüm yurda ve dünyaya duyurmaktadır.

“Kelebeğin Rüyası” filmiyle ülkemizde ve bir çok ülkede tanınır hale gelen şair Rüştü Onur’un, şair-yazar Zihni Anadol’un, Müfide Güzin Anadol’un doğduğu topraklar, tarihsel değeri, doğal güzelliği ile herkesin yaşamına şiirle, müzikle anlam ve duygusal değerler katacaktır.. (Mayıs.2013)

Yorumlar (0)
19
az bulutlu