06.07.2021, 00:08 311

BİR HAYAT KURTARMAK

1979 yılı Nisan ayı.Halkevi’ndeyiz.Yeni Cami arkasında, Sıtma Savaş’ın yanındaki binadan “şufa hakkımızı koruyarak” yeni yapılacak binada  bizim için de bölüm ayrılacak şekilde kayda geçerek-resmi yazılı anlaşma yaparak-  Özel İdare Müdürlüğü’neait olan binadan taşınarak Belediye  Başkanlığı ve Halkevi yönetiminin yazılı rızası ile buraya taşınmış, çalışmalarımızı sürdürmeğe başlamıştık.

Bir gün okuldan sonra Halkevi’ne geldim. Masamın üstünde bir not: “Öğretmen Hasan Yıldız’ın eşi Asuman öğretmen, kan kaybı ile Devlet Hastanesine kaldırıldı. Acilen 0 RH Pozitif kana ihtiyaç vardır.” Eyvah…Eyvah.. Bir yıl önceki “Serap Öğretmen” olayı belleklerimizde tazeliğini koruyor.Hemen arkadaşları çağırdım.Ne yapacağız?Nasıl yapacağız? İkişerli, üçerli gruplar halinde kahveleri dolaşmak, EKİ yönetimine başvurmak, Tugay Komutanlığı’ndan destek istemek,mahallelere dağılmak..

O sırada  okulları arayalım, öğretmen arkadaşlar daha çabuk hareket ederler, dediğim sırada o tarafa yöneldik.Sonra bütün okul müdürlerini tek tek aradım. Durumu anlattım Kan grubu uyanları acilen Kızılay Kan Merkezi’ne, kan vermek isteyenler de dahil rica ettim. Okul müdürleri ve Yardımcıları samimiyetle işi üstlendiler. Bir saat içinde Kızılay Kan Merkezi’nden Yeni Çarşı’ya doğru büyük bir “kan verme kuyruğu” oluştuğu, çarşı esnafının ve görenlerin bu büyük dayanışmayı hem destekledikleri hem kutladıkları söylendi. Hatta Asma Taksi durağından bazı şöförlerin her türlü yardımlaşmaya hazır olduklarını ifade ettikleri belirtildi. Görünen tabloda öğretmenler kan veriyor, bir grup arkadaş da hastaneye  kan taşıyor, herkes kendisine düşen işi canla başla yerine getirmeğe uğraşıyor.

*****

Hasan Yıldız çalışkan, açık sözlü, temiz, dürüst, başarılı, genç bir öğretmen arkadaşımız. Gelik Ayiçi ilkokulu’nda çalışıyor.Eşi Asuman Hanım, Kilimli Pirireis ilkokulu’nda görev yapıyor.Yeni evli sayılırlar.  Ancak bir bebek beklentileri de var. Asuman Hanım 7.5 aylık hamile.Bir gün görev esnasında birden kanama başlıyor. Hemen öğretmen arkadaşı Nurhan Barutçu ile bir taksi tutup Zonguldak Devlet Hastanesine geliyorlar. Durumdan eşi dahil kimsenin haberi yok. Arkadaşı “Töbder’e haber verin” diyor.Bu arada Asuman Hanımın okulundan Hasan Yıldız aranıyor, durumdan haberdar ediliyor.

Hasan Yıldız Gelik’den Zonguldak’a 2 saatte ancak gidebiliyor.Benzin sıkıntısı nedeniyle araç bulmak şansa kalmış. O sırada bir işçi arkadaşı özel arabası ile getiriyor hastaneye  kadar. Hastanede gördüğü manzara şudur: Beşir Yıldırım ellerinde ikişişe kanla koşturuyor.  Asuman Hanım ameliyatta, taze kan gerekiyor.O sıradaDr. Şevket Altunkaya hastanede buz olmadığı için buz istiyor.Mehmet Çağlar ve Şakir Özdemir bir koşu buzhaneye gidip iki koca buz kalıbını omuzlayıp getiriyorlar.

Ben hastaneye saat dört gibi çıktım.Dr. Altunkaya “Kana devam Hamit” dedi.Hemen arkadaşlarla Kan Merkezine ve okullara haber salındı.Dr..Altunkaya,   kanamanın durdurulması için “fibrinojen”adlı ilacın gerekli olduğunu söyledi. Hemen eczanelere soruldu, bulunamadığı haber verildi. Gece Ankara’ya telefon açıldı. M.Çağlar’ın otel işletmecisi arkadaşı Kozmooğlu’nun otelinin yanındaki eczahanede bulunduğu söylendi. Gece eczane açıldı, ilaç alındı, gece 12 veya 01 otobüsüne verilmesi rica edildi. İlaç sabah beş veya altı gibi burda olacaktı. Beşir’le Şakir “biz bekleriz”  dediler.

Bütün bu insanüstü çabalar sonucu yarın öğleden sonra hastaneye çıktığımda  doktor, “Müjde, kanamayı durdurduk” dedi. Dünyalar bizim oldu.Bu mücadele esnasında bebek kaybedilmişti ama, anne kurtulmuştu.Asuman öğretmen 60 gün daha hastanede tedavi gördü, sonra görevine döndü. Genç öğretmenlerimizin  bu olaydan 3 yıl kadar sonra bir  erkek çocukları oldu, sonrasında bir kız, bir oğlan torun sahibi oldular. 

*****

Aradan 42 yıl geçmiş.Bu sürede bazı arkadaşlarımız yaşamlarını yitirdiler.Hepsi de ışıklar içinde uyusun.. O zaman  öğretmenlere, idarecilere, halktan kişilere destek ve dayanışmaları için teşekkürlerimizi ve saygılarımızı sunmuştuk. Bu gün de Asuman ve Hasan öğretmenle birlikte aynı anlayışla, sağlık, esenlik, iyilikler dilerken,  Töbder üyesi olsun olmasın bu mücadeleye katkı koyan herkesi içtenlikle selam ve saygı ile kucaklıyoruz.

.

Yorumlar (0)
26
açık