07.03.2022, 00:05

DEVLET DE BOŞVERDİ

Geçtiğimiz cumartesi gün yaşanan rezilliği gördünüz… Ekranlarda “ayçiçek yağı ithalatı durdu, zam bekleniyor” haberi çıktı daha yarım saat geçmeden vatandaş marketlere hücum etti…

Raflardaki Ayçiçek yağları torbalar dolusu götürülmeye başlandı ki market sahipleri de uyandı ve mallarına anında ve daha raftayken zammı yapıştırdılar.

Az buz değil; 100 liralık yağ anında 150 lira olduuuuuu!

Alan aldı, kalan kaldı… Aynı sağlıktaki gibi “ölen öldü, kalan sağlar bizimdir” hesabı, maskeler kaldırıldı ya, yağlar da kapanın…

Bu ne biçim devletçilik anlayışı, bu ne biçim yaşam tarzı, bu ne biçim boş vermişlik ve bu ne biçim sosyal devlet?

Daha cumhurbaşkanı bir iki hafta önce “fırsatçıları tepeleyeceğiz, kimse raftaki malına durup dururken zam yapmasın, enflasyonu tetiklemesin…” dememiş miydi? Demişti ama takan kim? Demek ki birilerinin yolcu olduğunu onlar da anladı!

Her neyse;

Bizim maliyeciler de demek ki eski fiyattan yağ kapma telaşına düşmüş olacaklar ki, denetleme menetleme hak getire… Hepsi piyasada ama hepsi elinde torbayla yağ götürüyor! Oysaki çok mu zor “kardeşim raftaki mala zam olmaz, reis de böyle dedi, senin belli bir ortalama kâr haddin var, keyfi zam yapamazsın, nerede giriş faturaların?” diye sormak…

Değil ama nerede bunu sorduracak devlet, nerede amir müdür, nerede atanmış veya seçilmiş yetkili?

Devlet de boş verdi, bunlar hepten koy verdi!

Durum böyle maalesef; zamlar otomatiğe bağlanmıştı, şimdi iş o raddeye geldi ki zam olayı otomatik olmaktan çıktı, keyfi zam oldu.

Evet keyfi!

İsteyen istediği zammı yapıyor. Kontrol eden yok, edecek adam da kendisi mal peşinde…

Görüşürüz en yakın seçimde!..

X     X     X

BEÜ İLETİŞİM      

Geçtiğimiz hafta BEÜ İletişim Fakültesi ile ilgili bir uyarıcı yazı yazmıştık, vatandaşlar, öğrenciler vs. takım devamı gelsin istiyor.

Elbette ki gelecek!

Biz şimdilik İletişim Fakülteleri ve işlevleri ile öğretim görevlileri konulu bir yazı yazalım…

Şöyle ki bizim EÜ’deki fakülte yıllarımızda “Gazetecilik Meslek Yüksek Okulu” adıyla öğretim veren ve Fakültelere bağlı Akademilerin bünyesinde bulunan ve çok düşük puanlarla öğrenci kabul ederek okuyamayan gençlerin “hiç olmazsa gazeteci olsunlar” denilerek yerleştirildiği bu yüksekokullar zamanla İletişim Fakültelerine dönüştü ama mantar gibi bitiveren üniversite sayısıyla orantılı olarak kendileri de mantar gibi çoğalınca mezunları da kültür mantarı gibi ortaya çıktılar, çünkü kendilerini yetiştirecek bilgili ve gazetecilikten, televizyonculuktan, habercilikten, sayfa düzenlemekten vs. anlayan öğretim elemanları yoktu, hala da yok gibi bu öğretim kurumlarının.

Basın AKP döneminde rahmetli olup da mezara konmadan önce demokrasinin dördüncü gücüydü ve bu nedenle de gazetecilik saygın bir meslekti. Ama şimdilerde baskı ve yıldırma politikaları, ağır cezalar ve hapis cezasıyla korkutma, tepelerden gelen bir emirle soruşturma açıp mahkemelere çıkarıp içerilere tıkma gibi uygulamalar yüzünden gazetecilik olayı tavsadı, yeni yetişme ve genelde köfte ekmek derdine düşmüş çoğu tipler yüzünden da saygınlığını yitirir gibi oldu.

İletişim fakültelerinde de genelde basının saygınlığı konu edilmedi, çünkü öğretim görevlisi adı altında ders verenler de bu konuya tam anlamıyla vakıf değildiler. İçlerinde yerel gazetelerde çalmışmış olanlar, çalışırken ajans haberlerini çalıp kendi haberleri gibi kullananlar, bu yüzden yargılananlar, yargılanırken haberin sahibine gidip “bu haberi ona ben verdim…” şeklinde yazılı belge talep edip bunu mahkemeye sunarak cezadan kurtulmak isteyenler vs. filan vardı.

Bu arada öğrenciler ile yerel basın arasında iletişim kurmak amacıyla toplantılar düzenleyenler ve bunları düzenlerken de yılarını bu mesleğe vermiş gerçek basın mensupları yerine sağdan soldan kıytırık isimleri bulup “aman benden akıllı çıkmasın da kim olursa olsun” düşüncesiyle hareket edenlere de rastlandı.

Halbuki öğrencileri saygın yazarlarla, saygın gazete sahipleriyle, saygın habercilerle buluşturmak daha akılcı bir yaklaşım değil miydi?

Öyleydi ama kıskançlık ve haset denen illetin böyle insanları engelleyerek öğrencilerin de gelişmesine ne yazık ki engel oldukları anlaşıldı.

İşte böyle eğitim görüp de piyasaya atılan bir nesil de eksik yetişmiş oldu. Bunun kanımca tek ve asıl nedeni, bu öğretim kurumlarında ders vermemiş usta gazeteci eksikliğidir!

Bakın şu ülkede yayınlanan ulusal gazetelere, yerel gazetelere, televizyonlara, haber programlarına, röportajlara vs. yayınlara; bakın bakalım hangisinin altında “İletişim Fakültesi Mezunu” olduğuna dair bir imza var?

Bulamazsınız!..

Bu ülkenin basın sektöründe fikir işçisi olarak yer alan yüzde 99,99 emekçisi alaylıdır ve İletişim Fakültelerinden mezun olup da yarın bir gün bunların yerini almaya aday isimlerin ne yazık ki çok ama çok az olması da bir başka gerçektir.

Bunun nedeni de öğrencilerini gereği gibi yetiştiremeyen kaprisli öğretim görevlileridir!

Yanlış anlaşılmasın;

İletişim Fakültesi mezunlarına ya da öğrencilerine karşı değiliz,

Karşı olduğumuz konu böylesine saygın bir mesleği seçip öğretim görenlerin, daha iyi şartlar kapsamında, daha akılcı ve bilgili ve de özellikle önyargısız öğretim görevlileri tarafından neden yetiştirilmedikleridir?

Üniversite rektörleri bu konuda tüm yetkilerini kullanmalı ve İletişim Fakültesi öğrencilerinin bulundukları bölgenin medyasının saygın isimleri ile buluşturulmasına ve hatta bunların sözleşmeli olarak yüksekokullarda ders vermelerine olanak sağlamalıdır.

Gazetecilik bir anlamda konservatuar eğitimi gibidir, yetenek ister… Bu işte de yetenek ne yazık ki diplomayla sağlanmıyor!

Her neyse;

Bu İletişim Fakülteleri konusuna ileride de daha kapsamlı olarak değineceğiz…

Bu konuda yazışmak veya yazılarını yayınlatmak isteyenler için mailimiz;

sermetaksu@outlook.com

Yorumlar (0)
24
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22