Çaycuma’da “Termik Santraller” Paneli

Gazetemiz yazarlarından Ahmet Öztürk’ün yönettiği panelde konuşan Prof. Dr. Osman Karababa: “Termik Santral karşılaşabileceğimiz en tehlikeli ve riskli sa-nayi kuruluşudur!” dedi.

Genel 22.06.2014, 16:17 22.06.2014, 16:20
1319
Çaycuma’da “Termik Santraller” Paneli

Batı Karadeniz Platformu’nun Çaycuma’da düzenlediği Termik Santrallerin zararları konulu panel ilgiyle izlendi.

Prof. Dr. Osman Karababa’nın yaptığı konuşma panele damgasını vurdu. Karababa, “İnsan ve doğa sağlığına ölümcül darbe vuran ve geri dönüşümü neredeyse olanaksız olan Termik Santral cehennemine mahkûm değiliz! Türkiye 20.000 Megavat elektrik üretimi fazlası olan bir ülkedir; enerji açığı söylemi yalandır!” dedi.

Batı Karadeniz Platformu tarafından, Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği ve Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfının katkılarıyla Çaycuma Kültür ve Sanat Merkezinde yapılan “Termik cehennemine hayır!” konulu bilgilendirme paneli büyük bir ilgiyle izlendi.

Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliğinden verilen habere göre Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Karababa, Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Altmış ve Hayat TV Çepeçevre Programı Yapımcısı Evrensel gazetesi yazarı Özer Akdemir’in panelist olarak katıldığı etkinlik konuya ilişkin bilimsel veri ve istatistiki bilgilerin paylaşıldığı aydınlatıcı bir etkinlik olarak öne çıktı. 

YOĞUN BİR KATILIM OLDU

   “Termik Cehenneme Hayır!” başlıklı panele, her meslek ve yaştan insanın yanı sıra, Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Perşembe Belediye Başkanı İsmail İnam, CHP İlçe Başkanı Umut Başoğlu, CHP İl Genel Meclisi Üyesi İsmail Korkmaz, Eğitim Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol, Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Gökhan Taner Günsan, Devrek, Filyos, Saltukova, Kayıkçılar, Hacılar, Nebioğlu, Perşembe ve Devrek’ten Köy ve Mahalle muhtarları ile vatandaşlar katıldı.

  Batı Karadeniz Platformu Çaycuma Temsilcilerinin tüm siyasi partilere, sendikalara ve sivil toplum kuruluşlarına bire bir çağrı yapmış olmalarına karşın özellikle iktidar partisi çevrelerinin ve iktidara yakın sivil toplum örgütlerinin, sendikalarının paneli izlemeye gelmemiş olmaları dikkati çekti.

  Panelin açış konuşmasını Zonguldak Köy Kalkınma ve Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Başkanı Bayram Cura yaptı. Cura, tarım ve hayvancılık sektörünün yanında meyve ve sebze üretiminin bölgemizdeki yeri ve önemini vurguladıktan sonra, “Termik Santrallerin bölgemiz doğasını ve canlı yaşamını talan etmesine izin vermeyeceğiz!” dedi.

  Gazeteci yazar Ahmet Öztürk’ün yönettiği panelde sırasıyla, Bayram Cura, Osman Karababa, Erdoğan Altmış ve Özer Akdemir sunum yaptı.

Ahmet Öztürk, Zonguldak bölgesinin termik santral planlarıyla kuşatılmış durumda olduğunu belirterek, ‘Ereğliden Amasra’ya kadar 15 adet termik santral yapılması planlanıyor ve bunun en 3 tanesi de Filyos Vadisine kurulacak. Önceki gün termik santral yapımının planlandığı yerlerden birisi olan Çaycuma Sazköy’de bu toplantının aynısını yaptık. Ne yazık ki çok büyük yalanlarla oradaki insanları kandırıyorlar. Toprakları, Bakanlar Kurulu kararıyla ‘acil kamulaştırma’ kararı ile kamulaştırılmış. Termik santral planlarıyla doğal yaşam alanları ortadan kaldırılacak. Bartın ve Amasra örneğinde olduğu gibi bununla sonuna kadar mücadele edilmesi gerekiyor.” dedi.

“KENDİ AYAKLARIYLA MEZBAHAYA GİDEN KOYUNLAR GİBİYİZ”

Panelde, termik santralların nasıl bir kirliliğine neden olduklarını, insan ve doğa üzerindeki etkilerini anlatan Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Osman Karababa, “Yaşamımızı sürdürdüğümüz süre boyunca tüm çevresel faktörlerle karşı karşıya kalıyoruz. Ülkemizde, doğumda beklenen yaşam süresi de oldukça uzadı, 70’li yaşlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla da çevresel faktörlerle yüz yüze geldiğimiz süreç uzuyor. Bu nedenle Türkiye’de kanser görülme sıklığında oldukça tempolu bir artış var. Belki de gelişmiş ülkelere göre çok daha fazla artış var. Bu da, bizim ülkemizin çevresinin kirletilebilir olmasından kaynaklanıyor.” dedi. Atıklarımızla toprak, su ve havayı kirlettiğimizi, bu nedenle aynı ortamda üretilen gıdalarımızın da kirlendiğini dile getiren Prof. Dr. Karababa, “Buna insanın ürettiği kimyasal kirleticiler de ekleniyor. Ve risk giderek artıyor. Bu çevresel etkiler, genetik materyelin bozulmasına da neden oluyor. Bebek anne karnındayken, annenin aldığı tüm kirliliğin önemli bir bölümü bebeğe de geçiyor. İstatistikler bize, doğumsal anomalilerde de bir artışın olduğunu gösteriyor. Doğumsal anomalinin yanı sıra, 0-4 yaş çocuklarda kanser ve alerjik yapılı çocukların sayısı bugün çevresel risklerin artması nedeniyle giderek artıyor.” şeklinde konuştu.

Ülkemizde termik santral sayısının da özel sektör üzerinden arttığını ifade eden Prof. Dr. Karababa, “Dünyada su kaynakları giderek azalıyor ve küresel ısınma nedeniyle su sorunumuza da giderek yoğunlaşıyor. Ve biz tam böyle bir ortamda, giderek daha fazla su tüketen bir enerji alanına yatırım yapıyoruz. 1000 MW’lık bir santral, günlük 350.000 kişinin su tüketimine eşit miktarda su tüketiyor. Termik santraller, sıvı, gaz atıklarıyla ve külleriyle doğayı kirletiyor. Termik santraller doğaya, ağır metaller ve radyoaktivite de veriyor. Yani bir termik santral, doğaya-insana zarar vermek bağlamında karşılaşabileceğiniz en riskli fabrikadır. Termik santraller, doğayı da bozuyor, hayvan yaşamını da tehdit ediyor. Hatta binalarımız, tarihsel yapılarımızı da etkiliyor. Ve ülkemizde 40 civarında daha yeni termik yapılması planlanıyor.” dedi. Sunumunda verdiği örneklerle, termik santrallerin yarattığı hava-su ve toprak kirliliğinin nelere yol açtığını gösteren Prof. Dr. Karababa, şöyle devam etti: “Besin döngüsüne karışan termik santral atıkları, etkilerini gıdalar üzerinden de sürdürüyor. Santrallerin yol açtığı hava kirliliği, solunum kapasitemizin giderek düşmesine neden oluyor. Bu durum da, daha az oksijen alınması ve hücre ölümlerine yol açabiliyor. Elimizdeki veriler, hava kirliliği arttığında, hastaneye başvuran insan sayısında artış olduğunu gösteriyor. Toz atıklar ise, kanın akışkanlığını azaltıyor ve daha çok kalp krizi, damar sertliği ve beyin kanaması vakası yaşanmasına neden oluyor. Kanser de bu risklerin arasındadır. Astım atakları, öğrenme güçlüğü gibi etkiler de, yapılan araştırmalarla saptanan veriler arasındadır. Santrallerin atıkları arasındaki 10’un üzerindeki ağır metalin etkileri, birçok organda hasar ve kayıplara yol açıyor. Santraller çevreye, genetik materyali bozan radyoaktif izotoplar da veriyor.”

“ELEKTRİK ENERJİ AÇIĞIMIZ YOK AKSİNE 20 BİN MW/SAAT ÜRETİM FAZLAMIZ VAR”

Türkiye’nin en yüksek elektrik tüketim miktarının 40 bin MW/saat olduğunu, elektrik üretiminin ise 60 bin MW/saatin üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan Prof. Dr. Karababa, ‘Türkiye’nin enerji açığı var’ söylemlerinin, elektrik konusunda gerçekle bağdaşmadığını belirtti. 20 bin MW/saat üretim fazlası olmasına karşın, ülkede 44 civarında yeni termik santral, 5 nükleer santral ve 2 binin üzerinde HES planlandığını dile getiren Karababa, “20.000 Megavat üretim fazlası vardır. Enerji açığımız olduğu savı bir yalan, bir aldatmacadır. Avrupa ile enerji nakil anlaşmamız var. Ürettiğimizin fazlasını, Avrupa Birliği’ne vereceğiz. Bize biçilen rol bu; enerji koridoruyuz. Avrupa’nın kirletmek istemediği, Avrupa’nın çekildiği kirli teknoloji alanlarıyla enerji üretiminin hepsi bizde artık. Kendi ayaklarıyla mezbahaya giden koyunlar gibiyiz. Canhıraş çalışıyoruz ama yeterli olmuyor. Olsaydı, ülkemizde bunlar olmazdı. Bu nedenle çoğalmamız gerekiyor Termik Santrallere mahkûm değiliz. Farklı ve daha az zararlı enerji üretim seçenekleri planlanabilir, Termik Santraller insan ve doğa yaşamında geri dönüşümü olanaksız hasarlar meydana getirmektedir, Termik Santral cehennemine teslim olmamalıyız. ” diye konuştu. 

“AMASRA’YA TERMİK SANTRAL YAPAN GÜÇ BAŞKA YERLER İÇİN AMASRA’YI EMSAL GÖSTERECEKTİR”

Bartın Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Altmış yaptığı sunumda, Amasra’da yapımı planlanan Termik Santrale karşı Bartın ve Amasra’da yaptıkları hukuki ve fiili mücadelenin evrelerini anlattı. “Yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın en önemli turizm merkezlerinden birisi olan Amasra’nın göbeğinde yapımı planlanan Termik Santral gerçekleşirse Türkiye genelinde direnecek bir nokta kalmayacaktır. Amasra’ya Termik Santral yapan güç başka yerler için Amasra’yı emsal gösterecektir, Amasra ve Bartın destansı bir mücadelenin içinden gelmekte ve bütün şehir hep birlikte olarak bu saldırıları geri püskürtmeyi şimdilik başarmış durumdadır, ne yazık ki devlet ve özel sektör bütün gücüyle bölgeye yüklenmektedir, biz direnmeyi sürdüreceğiz, Termik Santral cehennemine teslim olmayacağız!” dedi. Alkışlarla kesilen konuşmasında, Çaycumalı duyarlı insanların Bartın ve Amasra Termik Santral direnişine destek vermesini istedi.

“ANADOLU YAŞAM NÖBETİNDE”

Hayat TV Çepeçevre Programı Yapımcısı gazeteci Özer Akdemir Türkiye genelinde yapılan doğa kıyımlarından fotoğraf ve resmi bilgilerle örnekler verdi. “Anadolu Yaşam Nöbetinde” başlıklı sunumuyla yapılan mücadelelerin aşamalarını anlattı., ülkede çevreye zarar veren yatırımlara karşı yapılan mücadele deneyimlerinden örnekler vererek yaşananları anlattı. Doğaya zarar veren yatırımların, kuruldukları bölgelerde neden oldukları değişime, öncesi ve sonrasına dair çarpıcı fotoğraflarla örnekler veren Akdemir, yaşam alanlarını korumak isteyen yurttaşların da bu yatırımlara karşı verdikleri destansı mücadeleleri özetledi.

Panelistlerin sunumları ardından izleyenlerin soruları yanıtlandı. Bu arada söz alan Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, TBMM’de bu konulara ilişkin verdikleri mücadeleyi ve hukuksal girişimleri anlattı. “Torba yasalara sıkıştırılan maddelerle ÇED Raporu ve aleyhte mahkeme kararlarını bertaraf etmek için Acil Yargılama kumpaslarıyla hukuksal sürecin önü kesilmek isteniyor, elbette gereken direnişi ve girişimleri yapıyoruz ama Anayasa’nın verdiği fiili direnme hakkını kullanmanın ne kadar öncelikli ve önemli olduğunu görüyor, halkımızı bu direnme hakkını kullanmaya çağırıyorum, bizler de hem bölgemizin hem de Bartın’ın yanında olmayı sürdüreceğiz” dedi.

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, “Termik Santral girişimleriyle ne tür bir tehlike altında olduğumuzu görüyoruz, ben Çaycuma Belediye Başkanı olarak her türlü mücadelenin yanında ve içinde olacağımı beyan ediyorum, üzerimize düşen neyse gerekeni yapacağımın sözünü veriyorum” dedi.

Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 35 58
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30
16
açık
Namaz Vakti 15 Mayıs 2021
İmsak 03:39
Güneş 05:27
Öğle 12:54
İkindi 16:50
Akşam 20:12
Yatsı 21:52