HERKİME EVLERİ YAŞAMALI
 
Herkime evleri,adı üstünde Zonguldak/ Gökçebey(eski adı,Tefen) İlçesine bağlı Hacımusa beldesinin, Herkime adlı bir mahallesinde bulunuyor. 
İnternette, Zonguldak ve yöresinin bilmediğim yerlerini keşfe çıkarken yoluma çıkan, ustalığı meşhur bu ahşap evleri yakından görmeyi çok istiyorum.Dua Tepeye yaptığımız bir doğa yürüyüşünde sadece uzaktan şöyle bir görmüştüm.Evlerin birkaç resmini o beldede yaşayan,Herkeme.org. sitesinin yazarlarından biri olan din görevlisi İsmail Özsaraç’tan aldım. 
Burnumuzun dibinde olupta,farkında olmadığımız bu değerlerin, yine farkında olmadan bir bir yok ediliyor olmasına gönlüm hiç razı olmuyor. Öğrendiğime göre 300 yıllık bir köy odası, ayakta sapasağlamken bir hiç uğruna boş yere yıktırılmış. Ve onun gibi nice evler, üç beş kuruşa fırıncılara odun olmuş. Oysa, anlatıldığına göre bu evlerin ahşap ustalığı insanı imrendirecek kadar şaşırtıcı ve de güzelmiş. 
Herkime evlerinin tanıtılmasında bir çok kişinin emek harcadığını biliyorum .Buna bir tuğla da ben koymak istedim. Ve bu yazıyı yazmaya bu yüzden karar verdim. 
Herkime.org.forumda,bu konu hakkında site üyelerinin yorumlarından bazıları: 
- Önce niyet sonra hareket.Sıvayın kollarınızı ve bu değerlerinize sahip çıkın. Çıkalım hep birlikte. Elin oğlunun elinde olsa bunlar, neler neleri yapmazlardı ki. Bakın bu evleri görmesem de namını biliyorum. Bir şiirimde adı şöyle geçer: ''Çaycuma’nın yoğurdu türkülere konu olmuş. Gökçebey’de Herkeme ağaç evleriyle onmuş.'' 
- ‘’Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.’’ 
Ulu önder Atatürk bu öğütleri boşa vermemiştir. İşte vatanımızın küçük bir parçası olan köyümüzde bile siyasi olaylar, bazı şahısların çıkarlarından dolayı belirtildiği gibi 300 yıllık tarihe sahip olan bir eseri, neden yok etme çabasında bulunulduğunu hala daha anlamış değilim. Ne oldu? Ne kazandınız? Elinize ne geçti? Ağaçlarını sattınız da ne oldu sanki? Milyon dolarla ihale mi yaptınız? Çok mu ihtiyacınız vardı o ağaçlardan gelecek 3-5 milyar paraya .
- Bir hiç uğruna yıktırılan köy odamızın, hatıra kalan bu son resmini bize ulaştırdığı için İsmail Beye çok teşekkür ederim. 
Ayrıca site dostlarımızın tarihi -kültürel değerlerimiz konusuna bu kadar duyarlı olmasından büyük bir mutluluk duydum.Umarız bundan böyle tarihi kültürel değeri olan yapıtlarımızı, değerlerimizi daha iyi sahipleniriz. 
- Sitede böyle bir konu açma fikrini bana veren saygı değer, Gülden Işık ablamıza çok teşekkür ederim.İyi ki varsınız ve aramızdasınız.Saygılar. 
- Valla resimlere baktıkça içim cız etti,gözlerim doldu.Kim bilir neler neleri yaşadı dilsiz kalan bu evler.Dilleri olsa da bir konuşsalar.''Bana sahip çıkın ''dercesine hüzünlerini nasıl da yüzlerine yansıtmışlar. 
-Hüzünlü, duygu yüklü bir yorum olmuş son yorum.Açıkçası okurken ben de duygulandım. Ahşap evlerimize baktığımızda , o evlerde bizler fazla yaşamasak da anılarımız hep aklımıza geliyor.. Yine de bir çok yıllarımız geçti o evlerde..Öyle tahmin ediyorum ki ne yoksulluklar, ne hüzünler, ne mutluluklar yaşanmıştır bu evlerde.. Acılar görüldü, ölümler oldu, düğünler yapıldı, mutluluklar yaşandı, bebeler dünyaya geldi hem de ebesiz, hemşiresiz.. Hiç unutmam büyüklerimiz anlatırlardı, o evlerin genelinde dolap bölmeleri vardır.Eskiden şimdiki gibi bolluk olmadığı için, en değerli yiyecekler o dolaplara saklanıp kilitlenirmiş.. O evlerde yaşanan olayları, acı tatlı anıları, o evlere bakıp da hatırlamayanımız yoktur..Ben bile köye gittiğim de bazen , eskiden annemlerin (içinde kimse yaşamasa bile halen duruyor )içinde yaşadığı eve girer bakarım.Gerçekten insanın gözleri yaşarıyor.Ah ! çekerek ‘’ne günlerimiz geçti bu evlerde’’diye düşünürüm.Şimdi ise evler terkedilmiş halde.Eski günlerindeki gibi değil. Toz içinde kaldıklarından, az çok bozulmalar oluyor . Neyse ben daldım gittim…çok uzattım .Buradan şu sonucu çıkardım;bu evlerimizi yıkmayalım.Sahip çıkalım.Onaralım. 
- Turizme hizmet etsin diye bence valilik tarafından sahiplenilmeli o evler.. Nasıl Kastamonu, Safranbolu evleri meşhur olmuşsa, onları da meşhur etmeli.Olamaz mı? Bal gibi olur.gldn 
- Hocam, sağdaki fotoğrafta gördüğüm ocak resmini mümkünse bir daha çekiverin;eğer yaşıyorsa tabii,yansıyan ışıkta kötü görünüyor; bayramdan sonra milliyet bloğa yazacağım.Bana lazım olacak bu resimler.Mümkünse böyle ayrıntıları görüntüleyiverin.Şimdiden çok teşekkürler.gldn 
- Gülden abla, havanın açıldığı ilk gün İnşallah mahalle de kaç tane ahşap ev varsa tek tek resimlerini çekeceğim.
Not:Tefen(Gökçebey)ilçe olmadan önce, Devrek'e bağlı bir kasaba konumundadır. İdari açıdan Devrek'e bağlı olması nedeniyle Devrek Tarihi bakımından önemli bir yere sahiptir. Çünkü Devrek'in Hamidiye adını alıp kaza olması, Tefen ve Çarşanba (Çaycuma) ile birleştirilmesinden sonra gerçekleşmiştir. Tefen yer adının anlamı ile ilgili bilinenlere kapı aralamak amacıyla, Tefen Tarihi ile ilgili Gökçebey'li yerel tarih araştırmacısı Sadi Uyar'ın çalışmaları kitaplaşma safhasındadır. 
Bir not daha:Ben bu yazıyı yazdıktan sonra,bir doğa yürüyüyüşümüzde yolumuz oraya düştü.Herkime evlerinin, tam da anlatıldığı gibi tam bir kültür zenginliği olduğunu yakından görmek ayrı bir mutluluktu.Yaşamaları dileğimle yazımı paylaşmak istedim.
Gülden Işık