17.05.2021, 00:10 117

Liberte, Egalite, Fraternite… Aktüalite…

Dünyada İngiliz yaratıcı dehasıyla İngiltere’de ortaya çıkan ve adına MagnaCarta(Büyük Ferman) denilerek gelişen özgürlük çırpınışları 1789 Fransız Devrimi ile yörüngesine girmiş, Osmanlı’ya matbaanın giriş sürecini bile sollayarak tam 600 küsur yıl sonra bu kez padişah fermanı boyası altında Tanzimat Fermanı olarak Gülhane’de dikte ettirilmiş, tarih kitaplarında da bu hareketler “özgürlük hareketleri” olarak kayda geçirilmiştir.

“Hürriyet, Eşitlik, Kardeşlik” anlamına gelen bu sözcükler acaba geçen yüzyıllar içerisinde hiç gereğince kullanılıp yerini bulmuş mudur?

Kesinlikle hayır!

Bu sözcükleri varoluşlarının abecesi sayan ülkeler tüm bu zaman zarfında uygulamalarıyla hep kendilerine yontmuşlar, sürekli kendilerinden güçsüz ülkeleri boyundurukları altına almaya çalışmışlardır…

Bırakın başka kıtalardaki sömürgelerini, yakın geçmişte kendi kıtalarında bile birbirlerini boğazlamayı yeğ tutarak on milyonlarca insanın ölümüne, yüz milyonlarcasının da acı çekmesine neden olmuşlardır.

İhtiraslardan mı, ihtiyaçlardan mı olduğu hala tartışma konusu olan yöresel, bölgesel çekişmeler ile savaşlar halen sürüyor…

Ulusal savaşların olmadığı anlarda da ülke liderlerinin kişisel savaşları sürüyor…

Ve dozu kaçıran liderler bulaşacak ülke bulamadıklarında da kendi halklarına bulaşıyorlar; ayrımcılıklar, kutuplaşmalar da işte böyle başlıyor.

Müslüman coğrafyada birbirlerini mezhep ayrılıkları nedeniyle gırtlaklayan insanlar da “aman biraz güçlenip de ülkeleri bana bulaşmasın, birbirlerini yesinler…” düşüncesiyle gelişmiş ülkelerce teşvik görüyor. Bu politikalarının oyuncağı olan bölge ülkeleri de bu kısır döngüye balıklama dalıyor ve kendi ÖZ KAYNAKLARINI BİR DAHA GERİ GELEMEYECEK ŞEKİLDE BİR HİÇ İÇİN TÜKETİYORLAR…

Uzun bir konu bu…

Başladığın zaman bitmek bilmiyor!

Ama genelde büyük bir kesimin bakış açısı böyle…

Liberte, Egalite, Fraterniteüçlemi Fransız devriminden beri250 yıla yakın bir süredir hep dünya gündeminde, “hayır, olmaz, olamaz” diyen de yok ama, son yıllarda yaşanan hep Aktüalite!..

Dünyanın en vahşice katliamlarını bile sanki magazin haberi okur gibi okumuyor muyuz, izlemiyor muyuz?

X XX

BAYRAMLAŞTIK

Ramazanı devirdik, bayram günlerini de geçirdik…

Bayramlaşmayı da Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin salonlarında gerçekleştirdik…

Pandemi kuralları gereğince de cemiyetin salonlarında ve mini bahçesinde grup grup oturup konuştuk…

Bölgelerden de gelen basın mensupları ortama renk kattılar. KGD üyeleri bile oradaydı, kendi dernekleri kapalıymış…

Bazı arkadaşlar “bir daha gelirken anahtarı da alıp getirin” diye takıldılar bunlara, gülüştük…

Başkan Derya Akbıyık’ın ev sahipliğinde gerçekleşen bayramlaşmanın vazgeçilmez hazzını da ikramlarda yaşadık.

Annesinin yaptığı ev baklavası, her bayram ki gibi…

Tepsi tepsi su böreği vs. börekler,

Başka başka tatlılar, kurabiyeler,

Acılı acısız Adana kebaplar, isteyen çift porsiyon yedi…

Bitmeyen çay kahve faslı,

Buz gibi içecekler, ayran vs.

Şamata… Gırgır…

Stres attık bir anlamda, güzel oldu!

Basın mensupları gerçekten hoş sohbet insanlar, gezip gördükleri ve yaşadıkları geniş bir yelpazenin parçaları gibi olduğundan, her zaman her kesin anlatacak bir şeyleri oluyor.

Bu sohbetler ileriki günlerde bile başka sohbetlerin konusu oluyor…

Evet;

Bayrımın ikinci günü ZGC’de güzeldi… Özeldi…

Yorumlar (0)
24
parçalı az bulutlu