09.04.2021, 00:01 593

O günü hiç unutmuyorum...

Soğuksu'daki ofiste oturuyordum. Bir dönem gazetecilik de yapmış olan TTK emeklisi Ahmet Kurt ağabey ziyaretime gelmişti. Telefonum acı acı çalmaya başladı. Telefonu kapatır kapatmaz, 'haydi ağabey koş, köprü çökmüş, istikamet Çaycuma' dediğimi hatırlıyorum.

Altımızda Reno-19'la basa bas Çaycuma'ya gittik.

Tarih 6 Nisan 2012'ydi... Yine göçme/çökme kaynaklı kara haberdi; fakat bu defaki maden göçüğü değil, köprü çöküğüydü.

Ortalık ana baba günüydü...

Köprünün 52 metrelik kısmı azgın sel sularına kapılmış durumda idi. AFAD ekipleri halatlarla çöken beton parçasının üstüne inerek, acaba kurtarılabilecek bir can var mı telaşındaydı. Bir o yana bir bu yana koşturuyorduk.

Öte yandan köprüden Filyos ırmağına uçan bir otomobil, yaklaşık 200 metre ileride ırmak kenarında vatandaşlar ve itfaiye ekiplerince yakalanmış, kıyıya çekiliyordu. Allah'tan otomobil sürücüsü yaralı kurtarılmıştı.

Anneler, babalar, telaş içinde sevdiklerini arıyordu. Kim düştü, hangi araç uçtu, herkes telaş halinde bir birine ulaşmaya çalışıyordu.

Bu rada ben ilk bilgileri ve görüntüleri alıp, haberi merkeze geçmek için bir yer ayarladım. Oradan haberleri servis ettim. Ahmet ağabeye de kamerayı verdim:

"-Ağabey önemli bir şey olursa, şu düğmeye basman yeterli...!"

Tabii bu ilk görüntüler bir çok televizyon kanalında yayınlanmıştı.

Bu arada Ahmet ağabey heyecanla yanıma koştu.

"-Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşen'in babası da o minibüsteymiş" demez mi?

Hemen tekrar köprünün üstüne koştuk.

Başkan Gülşen, köprünün üstünde arama kurtarma çalışmalarını izlerken, babası ve üniversite öğrencisi olan yeğeninin de ırmağa uçan (Yolgeçen köyüne gitmekte olan) minibüste olduğunu öğrenmişti.

O anki şokla ağlamaya başlamıştı. TBMM Başkanı Köksal Toptan ve diğer protokol üyeleri de Gülşen'i teskin etmeye çalışıyorlardı. Başkan Gülşen, fenalaşınca ambulansla hastaneye kaldırılmıştı. 

Olayın vahameti anlaşılmıştı. Minibüste bulunan 11 kişi ile köprü üstünde yaya yürümekte olan 4 kişi Filyos'un sel sularına karışmıştı. 

AZ KALSIN TAKLA ATIYORDUK...

Çok zor ve çok acı günlerdi...

Günlerce orada nöbet tuttuk. Soğukta, ağrı acı içinde müjdeli haberi ilk biz verelim diye bekledik. Uykusuzluk ve stres içindeki koşuşturmacada, ben de hasta olmuştum; ama yine de görevi bırakmamıştım. Biz bu durumdayken acılı aileler, ırmak kenarından gelecek güzel haberleri beklediler. Umutlar tükenmişti. Helikopterler üstümüzde, balık adamlar ırmak içinde her yer didik didik aranmasına rağmen kimseye ulaşılamamıştı. Olayın ikinci günü ikindi sıraları ilk cesede ulaşılabilmişti. Üçüncü günü morgdan alınan cenaze, Yolgeçen köyünde toprağa verilecekti.

DHA ve Pusula'nın Çaycuma Temsilciliğini yapan gazeteci meslektaşım Yeliz Alagöz'le cenazeye yetişelim derken kaza geçirmiştik.

Yorgunluk, uykusuzluk, stres ve hastalığın da etkisiyle (geç fark ettiğim) Yolgeçen köyü yol ayrımına hızlı girince araba kontrolden çıktı, hafriyat yığınına toslayarak durabilmiştik. Az daha takla atıyorduk... Arabayı hafriyat yığınına sürmeyip direksiyonu biraz daha sağa kırsaydım kesin takla-lar atmıştık.

Kısaca biz de ölümden dönmüştük. Hafriyat yığınına hızlıca vurunca her yer toz duman içinde kalmıştı. Birkaç saniyelik şokun ardından arabadan dahi inmeden yolumuza devam edince, az ötedeki insanların şaşkın bakışlarını hiç unutmuyorum. Tabi şaşkın bakışlar arasından, hiçbir şey olmamış gibi geçip giderken, gülmekten kendimizi alamamıştık. Daha yaşayacak günlerimiz varmış dedik. Fakat olayı genel merkez öğrenince beni zorunlu izne gönderdiler. İtiraz etsem de 2 gün evde dinlenmem konusunda, kesin talimat alıştım. Hey gidi günler... 

Peki köprü neden çöktü?

Bu felaketin sebebi olarak bakımın yetersiz olması ve suyun hızını azaltacak bir önlem alınmaması gösterilmişti. Dağlardaki karların erimesiyle Filyos ırmağı korkunç derecede yükselmişti. Köprü ayaklarının sel sularıyla aşınması sonucu bu elim kaza kaçınılmaz olmuştu. Fakat kimse yükselen ırmağın tehlike arz edeceğini düşünememiş, tek tük uyaranlar olduysa da yetkililerce bu uyarılar dikkate alınmamıştı.

İhmal vardı elbette. Hiç değilse köprü, tedbiren araç-yaya trafiğine kapatılabilirdi...

Belediye mi, Karayolları mı, yoksa DSİ mi kabahatliydi?

Tıpkı o günlerde mezarları hazır olan 4 kurbanın halen bulunamaması gibi, bu elim hadisenin failleri de muallakta kaldı, ne yazık ki...

Belediye, Karayolları ve DSİ'ye soruşturma izni verilmedi. Sanki bütün kabahat köprünün üstünden geçenlerdeymişçesine...

Konu kapandı gitti. Allah hepsine rahmet etsin, ailelerine de sabır versin. Daha büyük felaketlerden korusun bizleri...

Varsa ihmali olanlar, vicdanında yargılasın kendini.

***

Facianın 9. yılında, hayatını kaybeden 15 vatandaşımız geçtiğimiz gün anıldı, biliyorsunuz. Acılar tazelendi. Irmağa kırmızı karanfiller bırakıldı...

Peki, 9 yıl geçse de bu felaketten yeterince ders alabildik mi?

Yoksa deve kuşu misali, başımızı kuma gömmeye devam mı ediyoruz?

İşte ben anma töreninin üzerinden 3 gün geçse de bu elim hadiseyi kendi yaşadıklarımdan yola çıkarak tekrar dikkatinize sunmak istiyorum.

Bunları laf olsun diye değil, aynı acıları bir daha yaşamayalım diye yazıyorum.

Bu tür ihmallere meydan verilmesin diyorum. 

Zonguldak merkezdeki Fevkani köprü, Merkez çarşısı ve diğer yapılar bilimsel veriler ışığında tekrar incelensin istiyorum.

(Ön)lem alınsın ki bir daha aynı acılar yaşanmasın, yeni gözyaşları dökülmesin, çocuklar yetim-öksüz kalmasın. 

İşte bütün derdim bu...

Selamlar, hürmetler, bütün aziz okuyucularımın üzerine olsun...

Yorumlar (2)
M.Tarik Basören 1 ay önce
Kalemine sağlık Abdullah Bey, biz 9 yıldır o acı günleri hiç unutmadık ve faciada ihmali bulunanların cezalandırılması için ne gerekirse yapacağız.
Bir Gün Mutlaka 4 hafta önce
Çok acı aniden, birden kayıp gitmek. Ve köprü için önlem almayanlar hala özgürler. Fakat ilahi adaletin gerceklesecegine inananlardanim ve defalarca şahit oldum.Mutlaka onlar da bedel ödemislerdir-ödeyeceklerdir. Hem de bedeli katlanmış günahlarıyla.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29
10
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 03:46
Güneş 05:31
Öğle 12:54
İkindi 16:49
Akşam 20:07
Yatsı 21:45