09.04.2021, 00:00 136

OLMAYINCA OLMUYOR MU? Özeleştiri yaparsak sonuç değişir mi?

Şakası yok hayatın, beklemediğin bir anda kesiveriyor biletini.

Sıranın bizlere de mutlaka günün birinde geleceğini, ya aklımıza getirmedik, ya da kendimizi ölümsüz zannettik! Hep bir telaşımız, hep yapılması gereken işlerimiz vardı çünkü biliyorum. İyi yaşamak içindi bütün hikâye, dolayısıyla bizlerde mütemadiyen kendi çapımızda didindik durduk. Aslında gördük ki boşa kürek sallamışız.

İyi yaşamanın içinde neler vardı,neler olmalıydı peki?

Ahlak mı daha önemliydi, yoksa cesaret mi, ya da her kapıyı ardına kadar açan paranın,dolayısıyla da itibarın gücüne sahip olmak mı?

“Bu arada,atalarımızdan bizlere miras kalan (ya cebin, ya da bileğin güçlü olacak) sözünü de es geçmeyelim.”

Sanırım ikincisi daha çok ön plana çıktı zaman içinde yahut hep öyleydi de biz deneyimlediğimiz kadarına vakıf olduk.

Kitle iletişim araçları geliştikçe, ne kadar sığ yaşadığımızı ve kendimizi nelerle teselli ettiğimizi gördük. Asla erişemeyeceğimiz o kadar çok şey vardı ki, varmış ki bu yolculuğun içinde,lüks kavramının ne denli zengin olduğunu gördük fakat yine de mecburen kodlarımıza yüklenen o kanaatkâr olmayı öğütleyen sözlere tutunup durduk yıllardır.

“Ahlak kimilerimizce her koşulda ağır bir sorumluluktu, hakkı mutlaka verilmeliydi.”

Mecburen diyorum çünkü bu konuda halen daha zihnim bulanık. Beceriksizlik ihtimalide var işin içinde elbette.

Yeteri kadar istemedik mi, yoksa çatlasan da nasibin o kadar mıydı düşünmüyor değilim?

Buyurun yine önümüze çekilen o kalın duvarlardan biri daha, nasip!

Bu nasip nasıl bir şey ki insan ayırıyor ve genellikle de gücüne güç ekleyebilenlerden “kazanmak için her yol mubahtır” söylemini hayata geçirenleri ihya ediyor.

Nereden bir yol bulurum kaygısının içine girenler, galiba en çok yorgun düşenler.

Şu yenidünya algısında kişisel gelişim furyası ortaya çıktığından beri, yeteri kadar istersen şayet, hayallerine kavuşabilirsin sözüde gerçeklikten öte artık sadece kulak tırmalıyor. Kendine inanmak ve ne istediğini bilmek söylendiği kadar kolay hayata geçiyor mu peki?

Teselli olarak belki yaşadığımız o sığ menzilden dışarı bir arpa boyu yol aldırıyor hayat bize fakat asla sadece iyi niyetle iyi düşünmekle olmuyor bu işler. Çok çalışmak demek, sadece bedeni çok çalıştırmak demek değilmiş, bu sadece hamallık kısmı hayatın.

Bu araya bir anekdot sıkıştırayım. Bir tanıdığımız ellili yaşlarını geçtikten sonra doktora gitmişti, hem fiziksel, hem ruhsal şikâyetleri vardı kendisinin. Doktor enikonu dinledikten sonra koyuvermişti teşhisi ”keşke bedenine bu kadar eziyet edeceğine, birazcık da olsa aklını çalıştırabilseydin, her şeye evet demeseydin seçici olabilseydin” bu konunun traji komik kısmı günlercehem adamakıllı düşündürmüştü, hem de yüzümüzü gülümsetmişti, peki sonrası ne olmuştu.

Değişen hiçbir şey olmamıştı, kodlarına yüklenildiği gibi bedenini ağır bir işçi bilerek hizmet etmeye endeksli çalıştırmaya devam etmişti.Hayalleri, hedefleri vardı kendince, çok çalışmanın o hedefler için bir adım olduğunu içselleştirmişti fakat nasibinin derecesinden bi haber, karın tokluğuyla bitip gitmişti bir ömür.

Yani şu eşitlik üzerine kestiğimiz ahkâmlar, hak hukuk üzerinden hakkımızı gasp edenlere karşı verilen direnişler, neden buhar olur ve uçup gider bilmiyorum. Afrika’da bir kabilede yaşayanındabir nasibi var, sırça köşklerde sınırsız lüks sefa içinde yaşayanında nasibi var, öyleyse, şu hak, hukuk, adalet arayışları sizce de halen bir işe yarar mı, yaramış mı, yarayacak mı?

Yoksullar ve yoksun bırakılanlar, işte bu “her yol mubahtır” sözüne tutunamayanlar.

Bu kurgu bin yıllar öncesinden yapılmış ve sistemin içine yerleştirilmiş belli ki. Ara sıra bir parmak bal çalmakla ne eşitleniyoruz, ne de çok çakışmak yeterli oluyor hayallerimize erişebilmek için. Duvara tosluyorsun mutlaka günün birinde.

Çünkü yoksullarda ve yoksunlarda diğerlerinde olmayan bir şey var vicdan var. Vicdan yoksunların zihninde otoritesini kurmuş ve bir alacaklı gibi varlığının üstüne el koymuş.

Nasip de vicdanın sesine göre teraziyi dengelemek için görevlendirmiş kendini, sonrası malum…

Keşke o doktorun söylediği gibi aklımızı çalıştırmayı becerebilseydik öyle değil mi?

Kısacası keşkelerimiz sırtımızda kambur, hayallerimiz ise artık imkânsızlığın kollarında tutsak!

Özellikle şu hastalıklı günlerden geçerken, hevesimiz de ne yazık ki ağır bir hastayken zor yarına yarınlara sıkı sıkı sarılmak

Hevesi gerçekten kaçıyormuş insanın yaş aldıkça,onu fark ediyorsunuz.

Eskiden elbette birçoğumuzun umudu vardı, yani gençken,fakat yaş aldıkça umut da bir işe yaramıyormuş.

Ötelediğimiz, erişemediğimiz, imrendiğimiz yani hayatın rengârenk yüzüne dair ne varsa meğer hepsi bir illüzyondan ibaretmiş, özelliklede o renklere erişemeyenler için söz konusu bu durum.

Sahip olduklarımız, olmayı istediklerimizin tesellisi oldu belki. Velhasıl yetinmeye mecburduk çünkü yetinmeye mecbur bırakarak öğrettiler bu hayatı bizlere.

“Zaman zaman insanları eşitleyen durumlar meydana gelse de bu bile çok kısa sürüyor. Şartlar eldeki imkânlarher zaman olduğu gibi kolaylık ve üstünlük sağlıyor. Sonuçta yolun sonu herkes için son durak evet ama yol boyunca yaşanılan adaletsizlik can sıkıyor işte.”

Karamsarlık olarak algılanabilir hissedilenler ama inanın içimizi boşalttı içinden geçmekte olduğumuz zaman. Kitle iletişim araçlarının gözümüzün içine soktuğu yaşamlar ve bu nasip ikile mi arasında bocalamak durum özeti.

Bardağın dolu tarafına bakarken farkında olmadan ömür bitirmişiz.

Kanaatkâr olmayı tercih etmek zorunda kalmak, bir seçim olabilirdi ama yaşama karşı korkak olma ihtimali daha yüksekşu durumda. Bir oyunsa yaşamak, kurallara göre oynamak da galiba esas.

İşin birde bedel ödeme noktası var ki, işte orda da terazinin dengesi bozuk.

Korktukça kaybediyor insan, hem de her şeyini.

Yorumlar (1)
Çaycumalı 1 ay önce
Sahip olduklarımız sahip olmak istediklerimizin nasıl tesellisi olur?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29
10
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 03:46
Güneş 05:31
Öğle 12:54
İkindi 16:49
Akşam 20:07
Yatsı 21:45