Şerafettin Üstünkol Takip et

Şerafettin Üstünkol

Bütün Yazıları

Şerafettin Üstünkol
Ben Amerikan western filmlerini çok severim. Buldum mu da kaçırmam. Yıllar önce televizyonda yine böyle bir western film seyrederken aklıma birden Zonguldaklılar geldi. Western film ile Zonguldaklılar'ın ne alakası var diyeceksiniz. O zaman anlatayım. Filmde geleneksel olarak yine Beyazlarla Kızılderililer savaşıyor ve her zamanki gibi Beyazlar galip geliyor. Sonuçta Beyazlar Kızılderilileri kendi topraklarından koparıp ormanın iç kısımlarına doğru sürüyorlar. Artık burada yaşamalarını istiyorlar. Ama Kızılderililer burada yaşamak istemiyorlar; burada yaşamakla ölümü eşdeğer görüyorlar. Zira burada Kızılderililerin tek geçim kaynağı olan av hayvanları yok. Avcılıktan başka hiç bir şey bilmeyen Kızılderililer için ise bu ölüm demek. Peki ne yapıyorlar? ''Yüce Manitu bizi ölüme mahkum etti!'' diye, ormanın içindeki yemyeşil vadide, akan derenin kenarındaki çimenlere uzanıp ölümü bekliyorlar! Görüldüğü gibi, Kızılderililer'in yeni yurtlarında orman var; su var; yemyeşil vadiler var. Ama av yok diye Kızılderililer kendilerini ölüme hazırlıyorlar. Yani varlık içinde yokluk ve ölüm! Gelelim şimdi bu filmi seyrederken neden aklıma Zonguldaklılar geldi sorusuna: Kızılderilier için avcılık ne ise Zonguldaklılar için de kömürcülük o olduğu için! Yani her iki tarafında tek bildiği bunlar. Başka bir şey yapmak akıllarına gelmediği için varlık içinde yokluk çekiyorlar. Sanki Zonguldak'ta kömürcülük biterse Zonguldak da bitecek korkusu sarmış Zonguldak halkını.Özellikle rödevanslı işletmecilerin üretimlerini durdurması veya azaltması nedeniyle bu korku daha da artmış durumda. Adeta Zonguldak'tan kaçan kaçana! Tabii ki kömür işletmeciliği artık Zonguldak'ı doyurmayacak. O zaman Zonguldak halkı Kızılderililer gibi ölümü mü bekleyecek veya şehri terk mi edecek? Sanki Türkiye'deki veya dünyadaki diğer şehirler kömürden mi geçiniyor? Filmdeki Kızılderililer gibi Zonguldaklılar'ın da yemyeşil ormanları, akarsuları ve verimli toprakları var. Onlardan faydalanmayı neden öğrenmiyoruz? Örneğin,benim köyümün de içinde bulunduğu Çaycuma'yı ele alalım. Ben dünyanın birçok yerini gezdim; Çaycuma gibisi zor bulunur. Neden mi? Çaycuma'nın denizi var; nehiri var; yemyeşil ormanları ve vadileri var; karayolu var; tren yolu var; hava yolu var ve hatta deniz yolu bile var. Filyos Çay'ı denizden 66 km. içerilere kadar girildiğinde sadece 33 m. kot farkı yapıyor. Bu ne demek? Bu çay kanal içine alınırsa en azından küçük gemiler 66 km. içerilere kadar girebilir demek. Bu da dünyanın en ucuz taşımacılık sistemi olan deniz taşımacılığının avantajına sahip olmak demektir. Ayrıca, bu Çay'ın kanal içine alınması ile kazanılacak çok verimli araziler bir kaç tane Zonguldak'ı besleyebilir. Şimdi görüyorsunuz, tanrı Çaycumalılar'a birçok olanaklar ihsan etmiş; bu durumda Çaycumalılar Kızılderililer gibi Filyos Çayı'nın kenarında yatıp ölümü mü bekleyecekler? Yoksa kafalarını kullanıp, özellikle sanayileşmek için, bu nimetlerden yararlanacaklar mı? Yine, bildiğim için, yine Çaycuma'dan bir örnek ve bir öneri: Daha önce de Çaycuma köylerindeki tarlalar bölük börçük ve dağınık durumda idi ama nüfusun artması ve tarla ve bahçelerin çocuklar arasında bölünmesi ile bu dağınıklıklar ve küçülmeler tabiatiyle daha da arttı. Küçülen araziler artık aileleri doyuramadığı için köylüler tarımı bırakıp başka geçim yolları aradılar; kimisi de göç etti.. Köylülerle konuştuğumda arazilerinin işlenmesinin ekonomik olmadığını ve bu yüzden de boş bıraktıklarını söylediler. Tabii haklılar. Bir kaç parça tarla için tarım makinaları almak, bunları fenni bir biçimde sulamak, gübrelemek ve ilaçlamak ekonomik olabilir mi? O halde ne yapmak lazım? Tabii ki toprak reformu! Örneğin, önce tarlalar ve bahçeler birleştirilerek çiftlikler haline getirilebilir. Sonra da bu çiftlikler köylülerin kuracağı kooperatifler veya çiftliği kiralayacak müteşebbisler tarafından işletilebilir. Böylece modern tarım makinaları ve araçları kullanılabileceğinden, büyük çaplı ve ekonomik tarım yapma imkanları da doğacaktır. Sonuçta elde edilecek kar da herkesin toprağı oranında pay edilebilir. Zonguldak için başka bir örnek: Zonguldak turizm için cazibe merkezi haline getirilebilir. Deniziyle, harika doğasıyla, eşsiz mağaraları gibi zenginlikleri ile bu mümkündür. Halkımız, özellikle yaz tatillerinde genellikle batıya veya güneye gitmektedir. Yani, Aziz Nesin'i haklı çıkartmak istercesine sıcaktan kaçmak için daha sıcak yerlere gitmeye mecbur kalmaktadır. Halbuki, eğer Zonguldak'ta turizmin alt yapısı oluşturulsa, entegre turizm tesisleri ve kompleksleri kurulsa; iyi bir tanıtımla, özellikle Ankara'nın ve İstanbul'un Zonguldak'ı tercih edeceğine ben şahsen inanıyorum. Sadece olağanüstü harika olan günbatımını seyretmek için bile birçok insan Zonguldak'a gelebilir. Amasra örneğini görmüyor muyuz? İnsanlar sadece balık yemek ve doğayı seyretmek için bile bu küçük kasabaya akın akın geliyorlar. Yani Zonguldak'ın balığı ve doğası Amasra'nınkinden aşağı mı? Tam tersine daha da güzel! Sadece reklam eksik! Turizm deyince aklıma geldi: Ben TTK'da genel müdür yardımcısı iken bir daire başkanımızı (Mesut Öztürk) Japonya'ya görevli göndermiştik. Dönüşünde, neler gördüğünü anlatmasını istediğimde, bana şu ilginç bilgiyi vermişti: Japonlar kömür ocaklarını kapattıkları bir şehri ayakta tutmak için, terk ettikleri yeraltı kömür ocaklarını turizm tesislerine çevirmişler. Yerin altına müzeler, eğlence yerleri ve alış veriş merkezleri tesis ederek eski ocakları cazip bir turizm merkezi haline getirmişler. Zonguldak'ta da kapatılan bir çok ocak var, ve bu gidişle daha da olacak! O halde aynı uygulama Zonguldak'ta neden olmasın? Kısaca; Zonguldak'ta un var; şeker var; yağ var ama helva yapacak bilgi ve usta lazım! Zonguldak'ın kalkınması ve geleceği ile ilgili projeler daha da çoğaltılabilir. Örneğin, Zonguldak seracılık, mandıracılık veya arıcılık gibi konularda biçilmiş kaftandır. Ayrıca bu projeleri yapıp uygulamak zorundayız da. Zira bu şehri sadece kömüre bağımlılıktan kurtarmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Ama bir sorun var: Projeleri yapmakla bu iş bitmiyor; esas iş bu projeleri gerçekleştirmekte. Bunun için, özellikle devlet desteği gereken büyük projeler için, siyasi otoriteye ihtiyaç var. Bu otorite Ankara'da ve bu otoriteyi harekete geçirecek güçlü bir lobi gerekiyor.. Ama ne yazık ki Zonguldak'ın Ankara'da böyle bir lobisi yok; hatta hiç yok! Uzun zamandır Ankara'da bulunduğum ve devletin işleyişini yakından gördüğüm için ben bunu, yani Zonguldak'ın Ankara'da güçlü bir lobisi olması gerektiğini; aksi takdirde Türkiye pastasından pay alamayacağını, yıllardır söyleyip duruyorum. Ama Zonguldaklılar Ankara'ya yaptırım gücü hiç olmayan 3-5 milletvekili göndermekle bu işin olacağını sanma yanlışını ısrarla sürdürüyorlar. Bir Filyos Projesi var. Her nasılsa zamanında yapılmış. Ama yıllardır hayata geçirilemiyor. Bu konu her seçimde siyasi malzeme yapılıyor ve siyasetçilerden hep aynı hikayeyi dinleyip duruyoruz. Sonra da seçimden sonra unutulup gidiyor; ta ki bir dahaki seçime kadar! Bu konu bende şu fıkrayı çağrıştırıyor: Yaşlı avukat, oğlu hukuk fakültesini bitirip avukat olunca karşısına alıyor ve şöyle diyor: ''Oğlum, ben artık yoruldum. Kendimi emekliye ayırmak istiyorum. Nasılsa sen de avukat çıktın. Gel bu büroyu ve elimdeki dosyaları sana devredeyim; bundan sonra bu işleri sen yürüt.'' Oğlan'da ''Peki baba'' deyip büroyu ve işleri devralıyor. Aradan birkaç ay geçtikten sonra baba avukat oğlunu ziyarete gidiyor ve ''İşler nasıl gidiyor?'' diye soruyor. Oğlan'da ''Baba, işler çok iyi. Bak senin 15 senede bitiremediğin davayı bile bitirip dosyasını kapattım.'' deyince baba zıplıyor. ''Oğlum sen ne yaptın? Ben o dosya ile 15 senedir evi geçindirdim. Seni ve kardeşini okuttum. Böyle bir dava bitirilir mi?'' diye oğluna çıkışıyor. Bizim Filyos Projesi de avukatın dosyası gibi. Politikacılarımız yıllardır kullanıyor. Bakalım kaç seçim daha idare edip Zonguldaklılar'ı oyalayacaklar. Halkımızda bu sabır ve kuzu uysallığı varken herhalde uzun zaman daha bu böyle gidecek! Projenin gerçekleşmesini görmek bizim nesile nasip olmayacak gibi; inşallah bizden sonrakiler görür! SON SÖZ: Kabahati Manitu'da bulmayalım; aklımızı kullanalım!.. ŞERAFETTİN ÜSTÜNKOL

DANIŞILMAYAN DANIŞMANLAR

Bildiğiniz gibi, güncel konularımızdan biri de Mariam Kavakçı'nın Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığına atanması.. Peki bu hanımefendi kimdir ve sıradan gibi görünen bu atama milletimizi neden bu kadar ilgilendiriyor? Cevaplamaya çalışalım....
14 Ocak 2019

EŞEKTEN DÜŞME SENDROMU

Aslında literatürümüzde ''Eşekten düşme sendromu'' diye bir kavram olduğunu duymadım. Ama Türkçe'mizi zenginleştirmek açısından bunu da ben uydurdum diyelim! Peki nedir bu sendrom? Bilirsiniz üst düzey yöneticiler,...
04 Ocak 2019

HATAY'A DİKKAT

Hatay'ı Türkiye Cumhuriyetinden tekrar koparma projesi adım adım ve sinsice hayata geçirilmeye çalışılıyor. Hatay'ı Ortadoğu'nun bir parçası haline getirmek; ve hatta Filistinleştirmek için yüz yıldır uğraşılıyor. Kim...
24 Aralık 2018

MADENCİYİ ANLAMAK

Belki klişe bir sözdür ama ''Madencinin halinden ancak madenciler anlar'' sözü çok doğru bir sözdür. Çünkü madencinin yer altında yaptığı işleri ve çektiği sıkıntıları dışarıdaki insanlar göremez. Ayrıca, yer...
13 Aralık 2018

KRİPTO BÂTINÎLER

Hepimizin de gördüğü gibi, son zamanlarda dini konularda ahkam kesenler çoğaldı. Kuran'da yazılanlara ve gerçek Peygamber hadislerine uygun söylemlerde bulunanlara elbette saygı duyuyoruz. Ama Kur'an'da olmayan ayetlere veya uydurma...
04 Aralık 2018

KAÇAK OCAKLAR TRAJEDİSİ

Zonguldak'ta kaçak ocaklar sorunu kanayan bir yara haline geldi. İşin mali, hukuki veya cezai gibi diğer yönleri bir yana; bu ocaklarda olan kazalar ciddi boyutlara ulaştı. Daha geçtiğimiz hafta üç paralık ekmek parası uğruna, üç gencimiz...
28 Kasım 2018

CHP VE ÇAYCUMA

''Çaycuma'' benim için sihirli bir isimdir. Bu ismi duyduğum zaman gözlerim parlar ve ilginç bir mutluluk hissi tüm vücudumu kaplar. Çaycuma hapşırsa ben hasta olurum! Öylesine Çaycuma aşığıyım. Çünkü ben Çaycuma'nın...
19 Kasım 2018

KARANLIK ODA METAFORU

''Metafor'', benim tarifime göre; bir şeyi anlatmaya çalışırken modelleme yapmaktan faydalanmaktır. Aslında literatürde ''Karanlık Oda Metaforu'' diye bir şey de yoktur. Derdimi daha iyi anlatabileceğim...
14 Kasım 2018

KÜRESEL GIDA EMPERYALİZMİ

Türkçe'mizde bilirsiniz ''Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin.'' diye bir söz vardır. Ama küresel güçler bizleri açlıkla terbiye etmeye çalışıyor. Hatta bu konuda epey de yol aldılar; bundan haberiniz var mı? Birçok...
31 Ekim 2018

BOR BİZİ ZENGİN EDER Mİ

Özellikle son zamanlarda borla ilgili birçok spekülatif haberler yapıldı. Birtakım çarpıtmalar ve abartmalar da işin içine girince halkımızın kafası iyice karıştı. Öyle ki bu haberler yüzünden insanlarımız zengin bor yataklarımız sayesinde...
21 Ekim 2018

HARİCİYEDE DAYIN VAR MI?

HARİCİYEDE DAYIN VAR MI? ''Sene 1966, aylardan eylül. Üniversite sınavlarında kazandığım fakültelerden birine kayıt yaptırmak için Zonguldak'tan Ankara'ya doğru yola çıktım. Ama hangi fakülteye kayıt olacağım konusunda...
12 Ekim 2018

HALKIMIZ ''ÇALMA''YA NASIL BAKIYOR

HALKIMIZ ''ÇALMA''YA NASIL BAKIYOR Tabii ki buradaki ''çalma'' zurna çalma, yoğurt çalma veya rol çalma gibi anlamlarda kullanılmıyor. Daha birçok anlamda kullanılıyor ama bizim burada konumuz olan çalmanın...
02 Ekim 2018

İLGİNÇ BİR AŞK HİKAYESİ

Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) genel müdür yardımcısı olduğum sıradaydı. Sene 1993 veya 1994 olabilir. Bir gün Almanya'dan bir mektup aldım. Mektubun içinden çok güzel bir genç kız fotoğrafı da çıkmıştı. Tabii burada...
25 Eylül 2018

DOSTLA DÜŞMAN KARIŞTI

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px 'Times New Roman'} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px 'Times New Roman'; min-height: 15.0px} DOSTLA DÜŞMAN KARIŞTI Tarih bilgimiz ne kadar? Örneğin, Taksim Cumhuriyet...
17 Eylül 2018

TÜRKİYE ZATEN SUÇ CENNETİ DEĞİL Mİ

p.p1 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px 'Times New Roman'} p.p2 {margin: 0.0px 0.0px 0.0px 0.0px; font: 12.0px 'Times New Roman'; min-height: 15.0px} TÜRKİYE ZATEN SUÇ CENNETİ DEĞİL Mİ Siz hiç sokakta yürürken elinizdeki...
05 Eylül 2018

KLASİK CHP'Lİ DAVRANIŞLARINA İKİ ÖRNEK

Biliyorsunuz amatör yazarlık yaptığım için keyfe keder yazıyorum. Bu aralar canım bir şey yazmak da istemiyor. Hatta zaman zaman bu yazarlık serüvenini bitirmeyi bile düşünüyorum. Çünkü yazacak iyi şeyler bulamıyorum. Sürekli iç karartıcı...
17 Ağustos 2018

NERELİSİN HEMŞERİM?

Ben şahsen merak ediyorum; biz dünyanın neresindeniz! Biz Türklerde bir adet vardır; şehirlerarası otobüste yan yana oturanlar veya trende aynı kompartımanda yolculuk yapanlar, tanışmak ve sohbet etmek amacıyla, genellikle birbirlerine önce...
27 Temmuz 2018

TÜRKİYE'NİN FENERİ

Zonguldak'ın Fener Mahallesini kastediyorum. Ama dikkat edin: ''Zonguldak'ın Feneri'' demiyorum; ''Türkiye'nin Feneri'' diyorum! Bunu derken ne abartıyorum, ne de şaka yapıyorum. Neden böyle dediğimi...
19 Temmuz 2018

CHP'YE ANALİTİK BAKIŞ

Biliyorsunuz, ''Seçime Analitik Bakış'' başlıklı son yazımda; bir sonraki yazımın CHP ile ilgili eleştirel bir yazı olacağını söylemiştim. Ama esas konuma geçmeden önce bir hatırlatma yapmak istiyorum. Bazıları diyebilir...
13 Temmuz 2018

SEÇİME ANALİTİK BAKIŞ

Okuyucularım bilirler; ben aslında mühendis olduğumu; gazeteci olmadığımı ve yazılarımı amatörce yazdığımı sürekli vurgulamaktayım. Geçen pazar günü yapılan ve Türkiye'nin yönetim rejimini değiştiren tarihi seçimle ilgili neredeyse...
03 Temmuz 2018

ZONGULDAK BU SEÇİMDEN NE BEKLEYEBİLİR - Kİ!

Her seçim insanlar için bir umuttur. Bu umut insanların hem kendi gelecekleri, hem bulunduğu ilin geleceği ve hem de ülkenin geleceği ile ilgilidir. Bu durum tabiatıyla Zonguldak halkı için de böyledir. Zonguldak halkının ülkenin geleceği ile...
21 Haziran 2018

EN MÜSLÜMAN ÜLKE İRLANDA

Biz Müslümanlar övünmek için hep ''Elhamdülillah Müslümanım!'' deriz ya!.. Gerçekten övünmeyi hak ediyor muyuz; ya da övünülecek durumda mıyız acaba? Gelin bunu gözden geçirelim. Son günlerde sosyal medyada dolaşan...
08 Haziran 2018

''KADER MAHKUMU'' KİMDİR

Devlet Bahçeli yine durup dururken ''kader mahkumlarına af' istiyorum'' deyince; kast ettiği kader mahkumlarının kimler olduğunu merak ettim. Ama bu konuyu irdelemeden önce, daha önce de anlattığım bir fıkrayı tekrar...
30 Mayıs 2018

FAKİRİN ZENGİNİ SEÇTİĞİ DÜZEN

Aslında tam başlık şöyle olacaktı: Fakirin Zengini, Kadının Erkeği ve Seçmenin Kendini Temsil Etmeyeni Seçtiği Çarpık Düzen. Ama kısa olsun diye yukarıdaki başlığı attım. Biliyorsunuz 24 Temmuzda Cumhurbaşkanını ve milletvekillerini...
21 Mayıs 2018

BEYAZ ZAMBAKLAR ÜLKESİNDE

Ülkemizin dünyanın en müreffeh, en demokrat ve en medeni ülkelerinden biri olmasını istemez miydiniz? Tabii ki istersiniz! Hatta bunun özlemini çektiğinizi de biliyorum. Ama, ''peki ama nasıl olacak bu iş?'' diye sorduğunuzu...
16 Nisan 2018

KİLİMLİNİN KATLİ

Kilimli, eskiden cehaletin ve çevre bilincinin ne boyutlarda olduğunun ve insanlarımızın harika bir doğayı nasıl katlettiğinin canlı bir örneğidir. Kilimlinin eski halini bilen yaşlılar ne demek istediğimi anlayacaktır. Kilimli neresi mi?...
02 Nisan 2018

ALİ CENGİZ OYUNLARI

Yahu şu politikaya bulaşmamaya çalışıyorum ama ne mümkün! Durup dururken Bahçelinin aniden oyunu başlatması ve muhalefete çalım atarak verdiği pası alan Erdoğan'ın topu rakip kalenin filelerine göndermesi ortalığı bir anda karıştırdı....
01 Nisan 2018

SİYASETTE MUTA NİKAHI

Son günlerde siyasette yaşanan ittifak tartışmaları ve çıkarılan ittifak yasaları nedense bana ''muta nikahı''nı çağrıştırdı. Çünkü, hukukçu tabiriyle, usul ve esas yönünden bayağı benzerlikler görüyorum. Önce,...
21 Mart 2018

AYSELİ

Bu yaşanmış ve duygusal bir hikayedir. Benim yaşamımdan bir gerçek kesittir. Ama bir insanın hayatının nasıl değiştirilebileceğini öğreten bir ders niteliğindedir. O yüzden sizlerle paylaşmak istedim. Hikayemize geçmeden önce, izin verirseniz...
12 Mart 2018

TONYALILARI NASIL KURTARDIM

Bir zamanlar Tonya'da insanlık dramı yaşandığını biliyor muydunuz? Yüzlerce erkeğin çok genç yaşta öldüğünü; yine yüzlerce ananın ağladığını; nice genç gelinlerin dul kaldığını ve yüzlerce çocuğun da babasız kaldığını...
15 Şubat 2018

CHP YİNE SEVİNDİRDİ

Hafta sonu yapılan CHP geleneksel kurultayında herhangi bir şey değişmedi. Genel başkan aynı, parti meclisine seçilenlerin kumaşı da üç aşağı beş yukarı aynı.. Sürpriz değişim bekleyenler her zamanki gibi yine hayal kırıklığına uğradı...
07 Şubat 2018

KAFTANCIOĞLU'NU KİM SEÇTİ

Cumhuriyetçiler ve laikler, demokrasinin zayıf kalan sol kanadı güçlensin de demokrasi kuşu iyi uçabilsin diye, CHP'ye yıllardır sabırla destek vermeyi sürdürürken; CHP sürekli yanlışlar yapmaya devam ediyor. Adeta kendisine destek ve...
30 Ocak 2018

VATAN CEPHESİ

Son günlerde AKP ile MHP'nin ''Yerli ve milli bir cephe kurduk'' demeleri bana Demokrat Partinin son zamanlarında kurdurduğu Vatan Cephesini hatırlattı. Çünkü kuruluş felsefesi ve amacı itibarıyla aralarında bayağı bir...
21 Ocak 2018

FETULLAH'IN İADESİ MASALI

Burada ''masal'' kelimesini bilerek yazdım. Çünkü, bana göre, masal diye pratikte gerçekleşmesi mümkün olmayan hayal mahsulü hikayelere denir. Fetullah Gülen'in ABD tarafından Türkiye'ye iadesi hikayesi de pratikte...
29 Aralık 2017

KUDÜS - LEFKOŞA

Kudüs ile Lefkoşa'nın ne alakası var demeyin! Lefkoşa, iki devlete birden başkentlik yapan dünyanın tek bölünmüş başkenti iken; şimdi Kudüs kendisine kardeş geliyor! Daha ne olsun! İsterseniz bu konuyu biraz açayım. Bildiğiniz gibi,...
18 Aralık 2017

ZURNANIN ''ZARRAB'' DEDİĞİ YER

Halk arasında ''zurnanın 'zırt' dediği yer'' diye bir deyim vardır. Bazen zırt yerine ''zart'' da kullanılmaktadır. Bu deyim, yapılmakta olan bir işin en hassas, en önemli ve en can alıcı yerine...
11 Aralık 2017

MADENCİ ŞEHRİNİN BAYRAMI

''Bayram gelmiş neyime..'' diye başlayan veye devam eden şarkı ve türkülerimizi hatırladım birden. Bu şarkı ve türküleri kimler söyler? Tabii ki bayram yapacak moral ve motivasyonu olmayanlar! Bildiğiniz gibi, 4 Aralık Dünya...
04 Aralık 2017

SUÇ VE CEZA

Yukarıdaki başlığın ünlü Rus yazar Dostoyevski'nin baş yapıtı olan ''Suç Ve Ceza'' ile ilgisi yoktur. Zaten konu Rusya'da değil Zonguldak'ta geçer, ve ayrıca burada cezalandırılan suçlu değil; kurbandır!...
20 Kasım 2017

TÜRK MİLLETİ FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNMELİ

En sonda söyleyeceklerimi yazının başında söylüyorum: Türk milletinin ayarları ile oynanmıştır ve oldukça önemli bir kesimin ayarları bozulmuştur. Acilen fabrika ayarlarına geri döndürülmelidir. Ayarlarla oynayanlar kimler derseniz başta...
05 Kasım 2017

İYİ PARTİ NE KADAR İYİ

Önce bir fıkra: Yaya bir yolcu daha önce hiç gitmediği bir köye gitmek için yola koyulmuş. Epey gittikten sonra, yolun kenarındaki ağacın gölgesinde oturmuş pinekleyen bir köylüye rastlamış. Selam verdikten sonra köylüye; ''Ben...
30 Ekim 2017

ELHAMDÜLİLLAH

Varlıklıların pek aklına gelmezken fakir fukaranın fırsat buldukça ''elhamdülillah'' diye şükretmesi öteden beri garibime gider. O yüzden bu gün de bu konunun üstünde durmak istiyorum.. Bildiğiniz gibi, ''elhamdülillah''...
15 Ekim 2017

İNSANI ÇEKİCİ KILAN NEDİR

Çekici bir insan olmak herkesin arzuladığı bir olgudur. Bunun için insanlar, az veya çok ömür boyu çaba harcarlar. Gayretli ve şanslı olanlar hedeflerine ulaşabilirler. Ama büyük çoğunluk bunu başaramaz. Aslında bu konu çok uzun ve derin...
04 Ekim 2017

MÜSLÜMAN ALEMİ NEDEN YALNIZLAŞIYOR

Son zamanlarda Müslüman aleminin dünyada gittikçe yalnızlaştığını; ve hatta düşman kazandığını üzüntü ile gözlemliyorum. Aslında bu durum eskiden beri de az çok vardı. Ama hiç bu kadar değildi. Üstelik bu yalnızlık ve düşman...
21 Eylül 2017

DARBELERDEN DERSLER

''Deja vü'' ne demektir bilirsiniz. Hatırlayamayanlar için hatırlatalım: Bir şeyi daha önce tekrar yaşamış veya görmüş duygusuna kapılmadır. Tarihte bazı tekrarlanan olaylar vardır ki deja vü gibidir ama değildir. ''Tarih...
11 Eylül 2017

6 - 7 EYLÜL REZALETİNİN GELİŞMEMİZE VURDUĞU DARBE

Hep şanlı tarihimizden bahsetmek hoşumuza gidiyor da rezaletleri duymayı sevmiyoruz. Bu yüzden tarihçilerimiz ve yazarlarımız bu tip kötü olayları ya hiç yazmıyorlar ya da işlerine geldiği gibi değiştirerek yazıyorlar. Bu yüzden halkımız...
05 Eylül 2017

ATATÜRK TÜRK SANAT MÜZİĞİNİ YASAKLADI MI

Biz millet olarak yakın tarihimizi pek bilmeyiz, veya eksik biliriz. Çünkü bazı olaylar bize özellikle öğretilmemiştir. Örneğin, resmi tarihler okullarda 4000 yıl önce yaşamış Asur krallarının isimlerini tek tek öğretirler de; 1941 yılı...
27 Temmuz 2017

MUHLİS AĞCA

Zonguldak'da fenomen olmuş isimler serisine Muhlis Ağca ile devam ediyorum. Muhlis Ağcayı tanıyanların bu yazıyı daha okumaya başlarken gülümsediklerine eminim. Çünkü Muhlis Ağca, Aziz Nesin'in hikayelerindeki kahramanlar gibi başına...
12 Temmuz 2017

DEĞİŞEN BAYRAM KÜLTÜRÜ

Konumuz tabii ki dini bayramlar. Ama merak etmeyin öyle bazı yaşlılar gibi ''nerede o eski bayramlar!'' muhabbeti yapmayacağım. Zira yaşayan her şey gibi bayram kültürünün de zamanla değişime uğraması doğaldır. Ve bunu...
29 Haziran 2017

DEVLET RANTINDAN VATANDAŞA DÜŞEN PAY

Devlet rantından sıradan vatandaşa düşen payı anlayabilmenin en iyi yolu vahşi hayvan belgesellerini hatırlamaktır. Çünkü tam demokrasi olmayan ve kuvvetlinin zayıfı ezdiği; vahşi kapitalizmin hüküm sürdüğü ülkelerdeki rant paylaşımının,...
14 Haziran 2017

NEVZAT BABA VE İKİ ANEKDOT

Eski Artvin Milletvekili Nevzat Bıyıklıyı herkes gibi ben de çok severdim. Kelimenin tam anlamıyla ''baba adam'' idi ve biz ona ''baba'' derdik. Halkın tabanından yetişmiş gerçek bir siyasetçi olarak da...
29 Mayıs 2017

CHP'Yİ AYAKTA TUTAN AKP KORKUSUDUR

Biliyorsunuz, bu güne kadar genellikle hep AKP'yi eleştirdim. Ama AKP gökten zembille inmedi. Onları iktidara taşıyan esas unsur beceriksiz muhalefettir. Bu yüzden onlar da eleştirilmeyi sonuna kadar hak ediyor. Muhalefet deyince; MHP'nin...
18 Mayıs 2017

ÜÇ FİDANIN BİRİ VE SİNAN CEMGİL

Pazar günkü gazetelerde şöyle bir haber vardı: ''Ankara Ulucanlar Cezaevi'nde 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edilen üç fidan; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, ölümlerinin 45'nci yıldönümünde mezarları başında...
08 Mayıs 2017

KADINLARA YALAN SÖYLEMEK LAZIM

Ne diyor Can Yücel; ''Boşver be yaşı başı! Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver!'' Ben de diyorum ki; ''Boşver be referandumu meferandumu! Hayat devam ediyor, mutlu musun sen ondan haber ver! Ve devam ediyorum;...
27 Nisan 2017

BATI YAKASI ''HAYIR'' DEDİ

Pazar günü yapılan referandumdan çıkan en önemli sonuç; Türkiye'nin batı yakası ''Hayır'' dedi. Tabii ki doğu yakası da ''Evet'' dedi. Evetçilerin arkasındaki muazzam devlet ve medya desteğini;...
21 Nisan 2017

GÜÇ ZEHİRLENMESİ

(Kontrolsüz Güç Güç Değildir) ''Güç zehirlenmesi nedir, güç zehirlenmesine kimler yakalanır ve bu kişiler ne yaparlar?'' diye merak edenleriniz olmuştur kuşkusuz. Önce, bu gün size bunların cevabını verebilecek bilimsel...
13 Nisan 2017

AK PARTİ AKP'YE KARŞI VE TAYYİPLAND

Kuruluşunda adı Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) olan iktidar partisi sonradan adını neden değiştirdi de Ak Parti yaptı acaba? Kendilerine sorarsanız bu partinin kısaltılmış adıymış. Ama o zaman AKP diyenlere neden kızıyorlar dersiniz! Hatta...
06 Nisan 2017

ATLAR VE AMERİKA

Toplumların gelişmesinde at, eşek ve öküz gibi hayvanların rolünü hiç düşündünüz mü? Bunun düşünüldüğüne dair şimdiye kadar ne bir yazı okudum ne de bir şey duydum. Ama bu konu benim ilgimi çekti ve neden çektiğini sizinle paylaşmak...
29 Mart 2017

ORLY HAVALİMANI'NDA TERÖRİST ŞÜPHELİSİ OLMUŞTUM

Cumartesi günü televizyonlar, ''Fransa'nın Başkenti Paris'deki Orly Havalimanı'nda terörist saldırısı'' diye altyazı geçtiğinde; eşime, ''Terörist mutlaka radikal İslamcıdır'' dedim....
20 Mart 2017

''EVET'' İÇİN KRİZ

Değerli okuyucular, aslında bu gün politikadan uzak bir yazı yazmayı düşünüyordum. Ama aniden patlak veren Hollanda krizi nedeniyle, bu konuda benimde bir şeyler söylemem farz oldu. İsterseniz konuya bir Tonyalı fıkrası ile başlayalım. Bizim...
13 Mart 2017
21
kapalı