Şerafettin Üstünkol Takip et

Şerafettin Üstünkol

Bütün Yazıları

Şerafettin Üstünkol
Ben Amerikan western filmlerini çok severim. Buldum mu da kaçırmam. Yıllar önce televizyonda yine böyle bir western film seyrederken aklıma birden Zonguldaklılar geldi. Western film ile Zonguldaklılar'ın ne alakası var diyeceksiniz. O zaman anlatayım. Filmde geleneksel olarak yine Beyazlarla Kızılderililer savaşıyor ve her zamanki gibi Beyazlar galip geliyor. Sonuçta Beyazlar Kızılderilileri kendi topraklarından koparıp ormanın iç kısımlarına doğru sürüyorlar. Artık burada yaşamalarını istiyorlar. Ama Kızılderililer burada yaşamak istemiyorlar; burada yaşamakla ölümü eşdeğer görüyorlar. Zira burada Kızılderililerin tek geçim kaynağı olan av hayvanları yok. Avcılıktan başka hiç bir şey bilmeyen Kızılderililer için ise bu ölüm demek. Peki ne yapıyorlar? ''Yüce Manitu bizi ölüme mahkum etti!'' diye, ormanın içindeki yemyeşil vadide, akan derenin kenarındaki çimenlere uzanıp ölümü bekliyorlar! Görüldüğü gibi, Kızılderililer'in yeni yurtlarında orman var; su var; yemyeşil vadiler var. Ama av yok diye Kızılderililer kendilerini ölüme hazırlıyorlar. Yani varlık içinde yokluk ve ölüm! Gelelim şimdi bu filmi seyrederken neden aklıma Zonguldaklılar geldi sorusuna: Kızılderilier için avcılık ne ise Zonguldaklılar için de kömürcülük o olduğu için! Yani her iki tarafında tek bildiği bunlar. Başka bir şey yapmak akıllarına gelmediği için varlık içinde yokluk çekiyorlar. Sanki Zonguldak'ta kömürcülük biterse Zonguldak da bitecek korkusu sarmış Zonguldak halkını.Özellikle rödevanslı işletmecilerin üretimlerini durdurması veya azaltması nedeniyle bu korku daha da artmış durumda. Adeta Zonguldak'tan kaçan kaçana! Tabii ki kömür işletmeciliği artık Zonguldak'ı doyurmayacak. O zaman Zonguldak halkı Kızılderililer gibi ölümü mü bekleyecek veya şehri terk mi edecek? Sanki Türkiye'deki veya dünyadaki diğer şehirler kömürden mi geçiniyor? Filmdeki Kızılderililer gibi Zonguldaklılar'ın da yemyeşil ormanları, akarsuları ve verimli toprakları var. Onlardan faydalanmayı neden öğrenmiyoruz? Örneğin,benim köyümün de içinde bulunduğu Çaycuma'yı ele alalım. Ben dünyanın birçok yerini gezdim; Çaycuma gibisi zor bulunur. Neden mi? Çaycuma'nın denizi var; nehiri var; yemyeşil ormanları ve vadileri var; karayolu var; tren yolu var; hava yolu var ve hatta deniz yolu bile var. Filyos Çay'ı denizden 66 km. içerilere kadar girildiğinde sadece 33 m. kot farkı yapıyor. Bu ne demek? Bu çay kanal içine alınırsa en azından küçük gemiler 66 km. içerilere kadar girebilir demek. Bu da dünyanın en ucuz taşımacılık sistemi olan deniz taşımacılığının avantajına sahip olmak demektir. Ayrıca, bu Çay'ın kanal içine alınması ile kazanılacak çok verimli araziler bir kaç tane Zonguldak'ı besleyebilir. Şimdi görüyorsunuz, tanrı Çaycumalılar'a birçok olanaklar ihsan etmiş; bu durumda Çaycumalılar Kızılderililer gibi Filyos Çayı'nın kenarında yatıp ölümü mü bekleyecekler? Yoksa kafalarını kullanıp, özellikle sanayileşmek için, bu nimetlerden yararlanacaklar mı? Yine, bildiğim için, yine Çaycuma'dan bir örnek ve bir öneri: Daha önce de Çaycuma köylerindeki tarlalar bölük börçük ve dağınık durumda idi ama nüfusun artması ve tarla ve bahçelerin çocuklar arasında bölünmesi ile bu dağınıklıklar ve küçülmeler tabiatiyle daha da arttı. Küçülen araziler artık aileleri doyuramadığı için köylüler tarımı bırakıp başka geçim yolları aradılar; kimisi de göç etti.. Köylülerle konuştuğumda arazilerinin işlenmesinin ekonomik olmadığını ve bu yüzden de boş bıraktıklarını söylediler. Tabii haklılar. Bir kaç parça tarla için tarım makinaları almak, bunları fenni bir biçimde sulamak, gübrelemek ve ilaçlamak ekonomik olabilir mi? O halde ne yapmak lazım? Tabii ki toprak reformu! Örneğin, önce tarlalar ve bahçeler birleştirilerek çiftlikler haline getirilebilir. Sonra da bu çiftlikler köylülerin kuracağı kooperatifler veya çiftliği kiralayacak müteşebbisler tarafından işletilebilir. Böylece modern tarım makinaları ve araçları kullanılabileceğinden, büyük çaplı ve ekonomik tarım yapma imkanları da doğacaktır. Sonuçta elde edilecek kar da herkesin toprağı oranında pay edilebilir. Zonguldak için başka bir örnek: Zonguldak turizm için cazibe merkezi haline getirilebilir. Deniziyle, harika doğasıyla, eşsiz mağaraları gibi zenginlikleri ile bu mümkündür. Halkımız, özellikle yaz tatillerinde genellikle batıya veya güneye gitmektedir. Yani, Aziz Nesin'i haklı çıkartmak istercesine sıcaktan kaçmak için daha sıcak yerlere gitmeye mecbur kalmaktadır. Halbuki, eğer Zonguldak'ta turizmin alt yapısı oluşturulsa, entegre turizm tesisleri ve kompleksleri kurulsa; iyi bir tanıtımla, özellikle Ankara'nın ve İstanbul'un Zonguldak'ı tercih edeceğine ben şahsen inanıyorum. Sadece olağanüstü harika olan günbatımını seyretmek için bile birçok insan Zonguldak'a gelebilir. Amasra örneğini görmüyor muyuz? İnsanlar sadece balık yemek ve doğayı seyretmek için bile bu küçük kasabaya akın akın geliyorlar. Yani Zonguldak'ın balığı ve doğası Amasra'nınkinden aşağı mı? Tam tersine daha da güzel! Sadece reklam eksik! Turizm deyince aklıma geldi: Ben TTK'da genel müdür yardımcısı iken bir daire başkanımızı (Mesut Öztürk) Japonya'ya görevli göndermiştik. Dönüşünde, neler gördüğünü anlatmasını istediğimde, bana şu ilginç bilgiyi vermişti: Japonlar kömür ocaklarını kapattıkları bir şehri ayakta tutmak için, terk ettikleri yeraltı kömür ocaklarını turizm tesislerine çevirmişler. Yerin altına müzeler, eğlence yerleri ve alış veriş merkezleri tesis ederek eski ocakları cazip bir turizm merkezi haline getirmişler. Zonguldak'ta da kapatılan bir çok ocak var, ve bu gidişle daha da olacak! O halde aynı uygulama Zonguldak'ta neden olmasın? Kısaca; Zonguldak'ta un var; şeker var; yağ var ama helva yapacak bilgi ve usta lazım! Zonguldak'ın kalkınması ve geleceği ile ilgili projeler daha da çoğaltılabilir. Örneğin, Zonguldak seracılık, mandıracılık veya arıcılık gibi konularda biçilmiş kaftandır. Ayrıca bu projeleri yapıp uygulamak zorundayız da. Zira bu şehri sadece kömüre bağımlılıktan kurtarmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Ama bir sorun var: Projeleri yapmakla bu iş bitmiyor; esas iş bu projeleri gerçekleştirmekte. Bunun için, özellikle devlet desteği gereken büyük projeler için, siyasi otoriteye ihtiyaç var. Bu otorite Ankara'da ve bu otoriteyi harekete geçirecek güçlü bir lobi gerekiyor.. Ama ne yazık ki Zonguldak'ın Ankara'da böyle bir lobisi yok; hatta hiç yok! Uzun zamandır Ankara'da bulunduğum ve devletin işleyişini yakından gördüğüm için ben bunu, yani Zonguldak'ın Ankara'da güçlü bir lobisi olması gerektiğini; aksi takdirde Türkiye pastasından pay alamayacağını, yıllardır söyleyip duruyorum. Ama Zonguldaklılar Ankara'ya yaptırım gücü hiç olmayan 3-5 milletvekili göndermekle bu işin olacağını sanma yanlışını ısrarla sürdürüyorlar. Bir Filyos Projesi var. Her nasılsa zamanında yapılmış. Ama yıllardır hayata geçirilemiyor. Bu konu her seçimde siyasi malzeme yapılıyor ve siyasetçilerden hep aynı hikayeyi dinleyip duruyoruz. Sonra da seçimden sonra unutulup gidiyor; ta ki bir dahaki seçime kadar! Bu konu bende şu fıkrayı çağrıştırıyor: Yaşlı avukat, oğlu hukuk fakültesini bitirip avukat olunca karşısına alıyor ve şöyle diyor: ''Oğlum, ben artık yoruldum. Kendimi emekliye ayırmak istiyorum. Nasılsa sen de avukat çıktın. Gel bu büroyu ve elimdeki dosyaları sana devredeyim; bundan sonra bu işleri sen yürüt.'' Oğlan'da ''Peki baba'' deyip büroyu ve işleri devralıyor. Aradan birkaç ay geçtikten sonra baba avukat oğlunu ziyarete gidiyor ve ''İşler nasıl gidiyor?'' diye soruyor. Oğlan'da ''Baba, işler çok iyi. Bak senin 15 senede bitiremediğin davayı bile bitirip dosyasını kapattım.'' deyince baba zıplıyor. ''Oğlum sen ne yaptın? Ben o dosya ile 15 senedir evi geçindirdim. Seni ve kardeşini okuttum. Böyle bir dava bitirilir mi?'' diye oğluna çıkışıyor. Bizim Filyos Projesi de avukatın dosyası gibi. Politikacılarımız yıllardır kullanıyor. Bakalım kaç seçim daha idare edip Zonguldaklılar'ı oyalayacaklar. Halkımızda bu sabır ve kuzu uysallığı varken herhalde uzun zaman daha bu böyle gidecek! Projenin gerçekleşmesini görmek bizim nesile nasip olmayacak gibi; inşallah bizden sonrakiler görür! SON SÖZ: Kabahati Manitu'da bulmayalım; aklımızı kullanalım!.. ŞERAFETTİN ÜSTÜNKOL

HEPİMİZ ÖLEBİLİRİZ

Bu haftaki köşe yazımda sadece bir Temel fıkrası anlatacağım. Bu benim belki en kısa köşe yazım olacak ama sanırım en anlamlısı olacak. Buyurun okuyun… Temel bir gün 8-10 yaşlarındaki torununu kucağına almış; Kore savaşlarındaki...
07 Mart 2017

FOTO BELEŞ

Herkes ticaret yapamaz. Örneğin ben yapamam. Zaten hoşlanmam da.. Eğer yaparsam garanti sermayeyi kediye yüklerim! Bunu biliyorum. Beni takip eden okuyucularım bilirler; bir konuyu daha iyi anlatabilmek için genellikle örnek vak'alardan faydalanırım....
28 Şubat 2017

MUCİDDİN ABİ

Çocukluk ve gençlik yıllarım dahil kırk yılımı geçirdiğim Kilimli benim için çok özeldir. O yıllarda Kilimli zamanın Türkiye'sinde çölde vaha gibi gibi güzel bir kent olduğu kadar güzel insanların da harman olduğu bir yerdi. İşte...
22 Şubat 2017

AÇ İNSANI YÖNETMEK

Söze eskilerin ''Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin'' sözüyle başlayalım. Geçmişte açlık çekmiş veya halen çekmekte olan insanlar bunun ne anlama geldiğini daha iyi bilirler. Açlığı bilmeyenlere de bu söz hikaye...
14 Şubat 2017

TÜRK ÖLÇÜ BİRİMLERİ

Bu haftaki köşe yazımda ülkenin berbat gündeminden çıkıp Türk vatandaşlarının sevineceği bir konuyu ele alacağım. Birçok alanda dünya sıralamalarının gerisine düştüğümüz için üzülen halkımız artık başını yerden kaldırsın,...
02 Şubat 2017

BİZİM LAYIK OLDUĞUMUZ YÖNETİM NEDİR

Başlıktaki sorunun cevabını aramadan önce atasözü değerinde olan şu sözü hatırlayınız: ''Her millet layık olduğu yönetimi bulur!'' O zaman bizde hangi yönetime layık olduğumuzu araştıralım. Zira Başkanlık sistemine...
23 Ocak 2017

ÇAYIN HAYAT VERDİĞİ ŞEHİR VE BELEDİYE BAŞKANI

Bir ilimiz var, adı Rize Durup dururken bir bardak çay sundu bize Rize'de çayı kim yetiştirdi Rize'de Dizeleriyle başlayan bu şiiri ile Bedri Rahmi Eyüboğlu çaya gönül verenleri tarihe taşımıştır. Ünlü Türk şair, yazar ve ressamı...
11 Ocak 2017

ESED TEKRAR ESAD OLDU

Türkiye'nin dış politikadaki en önemli zikzaklarından biridir Suriye politikası. Dört yıl önce Suriye Devlet Başkanı Esad bizim dostumuzdu ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı gösteriyorduk. Peki sonra ne oldu? Kiziroğlu Ahmet...
28 Aralık 2016

''PROJECT DEMOCRACY'' SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA

UYARI: Derin bir mevzuya giriyoruz. Bu nedenle şu kişiler bu yazıyı okumasınlar: 1-Demokrasimizin başkaları tarafından dizayn edilmek istenmesine inanmayanlar veya bu konu ile ilgilenmeyenler. 2-Dedikodu ve magazin yazılarını sevenler; okumayı...
22 Aralık 2016

MİLLİ İRADE

İsterseniz söze bir Amerikan fıkrası ile başlayalım. İlkokulda öğretmen ile bir öğrenci arasında şöyle bir diyalog geçiyor: -Oğlum, büyüyünce nasıl bir kadınla evlenmek istersin? -Ay gibi bir kadınla evlenmek isterim. -Neden ay gibi?...
09 Aralık 2016

GÖBEK İSMAİL

Memlekette bu kadar sıkıntı varken Göbek İsmail'i anlatmanın sırası mı diyebilirsiniz. Evet! Tam da sırası! Çünkü bu sıkıntılardan bunalan ve strese giren insanlarımızın gülmeye de her zamankinden fazla ihtiyacı var. Ayrıca bu...
30 Kasım 2016

İTİ İTE KIRDIRMA POLİTİKASI

Bildiğiniz gibi, ''İti ite kırdırmak'' deyimi hoşlanmadığımız insanları birbirine düşürmek anlamında kullanılmaktadır. Global anlamda da ''iki düşmanı birbirleri ile savaştırıp birbirine kırdırmak''...
22 Kasım 2016

Zeka - Biat Kültürü = Demokrasi

Başlıktaki bu formül herhangi bir literatürde yoktur. Bunu ben uydurdum. Bu formülle zeka ve biat kültürü ile demokrasi arasındaki ilişkiyi anlatmak daha anlamlı olur diye düşündüm. Ama önce, zeka nedir, biat kültürü nedir, bir görelim....
15 Kasım 2016

BİR DARBE GÜNÜ MACERASI

Hazır darbe edebiyatı gündemde iken ben de size bir darbe günü yaşadığım çok ilginç bir macerayı anlatayım. İnanıyorum ki o gün Türkiye'de böyle bir olayı benden başka hiç kimse yaşamamıştır. Ama bu olay 15 Temmuz darbe girişimi...
08 Kasım 2016

ÖMER HAYYAM GÜNÜMÜZDE YAŞASAYDI

Her sabah uyandığımda hemen aklıma Ömer Hayyam'ın şu dizeleri gelir: Her sabah yeni bir gün doğarken, Bir gün de eksilir ömürden; Her şafak bir hırsız gibidir, Elinde bir fenerle gelen. Gençlik yıllarımızda böyle şeyler aklımıza...
26 Ekim 2016

DÜNYANIN SONU OBURLUKTAN MI OLACAK? VE DELİ…

Oburluğun dünyanın sonunu getirebileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Düşünseniz iyi edersiniz çünkü bu maalesef doğru. Bunu ben söylemiyorum; bilim adamları söylüyor. İnsanlar bu gerçeği kabul ettikleri takdirde önlem alınabilir....
16 Ekim 2016

AMERİKA ORTADOĞU'DA NE YAPMAK İSTİYOR

Biliyorsunuz Ortadoğu'daki karışıklık ivme kazanarak devam ediyor. Ama halkın kafasının karışıklığı da aynı oranda devam ediyor. Ortalıkta muazzam bir bilgi kirliliği var. Sapla saman karışmış durumda. Türkiye bu işin neresinde,...
04 Ekim 2016

YAKUP USTA'NIN KEDİSİ

Gelin bu gün siyah-beyaz bir nostalji yapalım. Bunun için televizyonun yaygın olmaya başladığı 1970'li yıllara geri gidelim, ve aziz halkımızın Aziz Nesin'lik hallerini bir görelim! Biliyorsunuz 1970'li yılların ortalarına doğru...
26 Eylül 2016

İÇKİ İÇMEK GÜNAH MIDIR?

Dinimize göre içki içmenin günah olduğunu elbette ben de biliyordum. Ama geçenlerde bir arkadaşımdan aldığım elektronik ileti kafamı karıştırdı. İletide Kuran'ın16.ncı suresi olan en-NAHL Suresi'nin 67.nci ayeti yazıyordu. Ayeti...
19 Eylül 2016

HASTAHANE YOLLARINDA

Aslında bu bir köşe yazısı değil; bir teşekkürnamedir. Ömrümde hiç ne bir tıbbi operasyon geçirmiştim, ne de bir gün dahi hastanede yatmıştım. Ama insanın başına her şey geliyor ve ben geçen hafta başında böbreklerimden bir operasyon...
09 Eylül 2016

EŞEKÇİ ALİ

Bu gün size Eşekçi Ali'den bahsetmek istiyorum. Şimdi bazıları diyecek ki, ''memleket yanmış gidiyor; sen bize Eşekçi Aliyi anlatıyorsun!'' İyi de, benim bu konularda şu aşamada yazacak fazla bir şeyim kalmadı. Zira...
06 Eylül 2016

ÜÇÜNCÜ BOĞAZ KÖPRÜSÜ VE YAVUZ SULTAN SELİM

Biliyorsunuz son zamanlarda bir Osmanlı sevdası almış başını gidiyor. Atatürk ve Cumhuriyet isimleri fırsat bulundukça kaldırılırken nispet yapar gibi Osmanlı sülalesinin isimleri ön plana çıkarılıyor. Bunlardan birisi ve en önemlisi...
29 Ağustos 2016

BİR GERÇEK AŞK TESTİ

BİR GERÇEK AŞK TESTİ Bu gün sizi yine sevimsiz güncel gündemden uzaklaştırayım. Bunun yerine, aslında her zaman gündemimizde olan ve sonsuza kadar da olacak olan başka bir konudan, yani aşktan bahsedelim. Bana göre bu daha güzel ve daha sevimli...
18 Ağustos 2016

PAŞALAR PAŞALARA KARŞI

Değerli okuyucular, bir süredir tatilde olduğum için yazılarıma biraz ara verdim. Aslında bir şeyler yazmak da içimden gelmedi de değil. Zira, biliyorsunuz zaten amatör olarak yazıyorum; hevesim kaçtı. Şimdi ise gazeteden gelen istek ve bazı...
10 Ağustos 2016

BU ÜLKENİN ADI DEĞİŞMELİ

Aslında isimler önemlidir. Bazı isimler karizma ve saygınlık çağrıştırdığı gibi bazıları da anlamsız ve gülünç gelebilir. Örneğin; Almanya'nın adı ''ördek'', veya İngiltere'nin adı ''kaz''...
10 Temmuz 2016

İFTAR İSTİSMARI

Hem İslam dini hoşgörü dini deriz hem de hiç hoşgörülü davranmayız. Ayrıca eleştiriye açık bir millet de değiliz. Ama buna rağmen ben özellikle iftar konusunda öz eleştiri yapmakta fayda görüyorum. Zira yapıcı eleştirilerin yanlışları...
27 Haziran 2016

TARLA DURUR TÜRK UYUR

Allah insanı dünyadaki canlıların en akıllısı olarak yaratmıştır. Dünya nimetlerini de bu akıllarını kullanarak değerlendirsinler diye kendilerine sunmuştur. Ama insanların hepsi de aynı derecede akıllı olmadıklarından; çok akıllılar...
13 Haziran 2016

DIŞ POLİTİKAMIZIN İFLASI

Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz perşembe günü Alman Parlamentosunda ''Ermeni Soykırım Tasarısı'' oylanarak kabul edildi. Üstelik bu tasarının mimarı Yozgatlı bir Türk olan Alman Yeşiller Partisinin eş başkanı Cem Özdemir...
06 Haziran 2016

YORGANCIOĞLU SENDROMU

ODTÜ'de okurken, kaldığım yurt odasında Mehmet Yorgancıoğlu isminde İzmirli bir çocuk vardı. İzmir'in zengin ailelerinden Yorgancıoğulları'nın tek çocuğu idi Mehmet iyi hoş çocuktu da, zenginliğin verdiği müthiş öz güvenle...
26 Mayıs 2016

HUKUKA GÜVEN HALA KALDI MI?

Eskiden hukuk güven sıralamasında başlarda gelmekte idi. Son yıllarda bu güven hızla düşüşe geçti. Ama maalesef son günlerde yerlerde sürünmeye başladı. Bunu MHP'nin olağan üstü kongreye götürülme sürecinde açık ve net olarak...
18 Mayıs 2016

SOMUN PEHLİVANI

Daha düne kadar Başbakanımız Davutoğlu ikide bir, ''Kimse bizim sabrımızı sınamasın!'' diyerek dış güçlere meydan okuyordu. Ama kıçı kırık bir IŞİD her gün Kilis'e roket atarak sabrımızı defalarca sınadığı...
05 Mayıs 2016

YUSUF ÇEBİ

Bazı insanlar vardır ki; asırlık ulu bir çınara benzerler. Gerek tarihe tanıklık eden uzun ve tecrübeli yaşamları, gerekse bilge kişilikleri ile, tıpkı ulu bir çınar gibi, toplumda görkemli bir yer edinirler. Bu insanlar aynı zamanda yaşadıkları...
28 Nisan 2016

GAVURUN ÇALIŞTIĞI MÜSLÜMAN İÇİN

GAVURUN ÇALIŞTIĞI MÜSLÜMAN İÇİN Bu haftaki yazıma bir anekdotla başlamak istiyorum. Sonra da yorumlarımızı yaparız. 1995 ilkbaharında babam vefat etmişti. Kilimli Cami'nde öğle namazından sonra cenaze namazını kılarak bir konvoyla...
22 Nisan 2016

SEÇMEN İTHALATI

Komplo senaryolarına pek itibar etmem ama bunların hepsi de hayali deyip geçmenin de doğru olmadığına inanırım. Zira bazıları doğru da çıkabilir. Son günlerde benim aklıma da bir komplo senaryosu gelip takılıyor. Acaba diyorum; bizim Cumhurbaşkanı...
11 Nisan 2016

Celal Abi'nin Ölümü

Hayatta herkesin kendisine örnek aldığı ve benzemek istediği bir rol modeli, bir idolü vardır. Celal Abi'de benim idolümdü. Benim Celal Abi dediğim Celal Kurtuluş uzun boylu, sarışın, mavi gözlü ve oldukça yakışıklı ve karizmatik...
04 Nisan 2016

PUHU KUŞUNUN İNTİKAMI

PUHU KUŞUNUN İNTİKAMI En baştan söyleyeyim; puhu kuşu intikamını benden aldı. Eğer, benim yaşadığım bu gerçek hikayeyi başkası bana anlatsaydı, inanmazdım. Hata ''hadi len! Olmaz öyle şey'' bile derdim. Ama puhu kuşu...
27 Mart 2016

KÖPEKLERİN DOSTLUĞU

''Köpeklerin dostluğu aralarına bir kemik atılıncaya kadardır!'' özlü sözünü severim. Zira hayatın acımasız bir gerçeğini ifade eder. Devletler arası ilişkilerde de bu böyledir. Çıkarlar çatışınca ortada dostluk...
16 Mart 2016

KADIN VE MEDENİYET

KADIN VE MEDENİYET Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz salı günü tüm dünyada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlandı. Peki neden dünya erkekler günü diye bir şey yok? Demek ki kadınlar gününe ihtiyaç duyulmuş! Bu ihtiyaç neden duyulmuş acaba?...
10 Mart 2016

STRUMA

STRUMA ''Struma'' deyince bu gün acaba kaç kişi bunun ne demek olduğunu biliyor? Geçen hafta, 24 Şubat çarşamba günü, Struma faciasında hayatını kaybeden 768 kişi için İstanbul'da anma törenleri yapıldı. Bu törenlerin...
03 Mart 2016

BAYIR BUCAK TÜRKMENLERİ VE MAVİ ALAYLAR FACİASI

BAYIR BUCAK TÜRKMENLERİ VE MAVİ ALAYLAR FACİASI Bizim tarihimiz sanıldığı gibi hep kahramanlıklarla dolu değildir. Bizi üzen, hatta yüzümüzü kızartan ayıplarımız da az değildir. Ama bizim tarihlerimiz bunları yazmaz. Hatta örtbas etmek...
23 Şubat 2016

KEMAL KILIÇDAROĞLU VE CHP

KEMAL KILIÇDAROĞLU VE CHP CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir dönem arkadaşlığımız olduğu için kendisini kamuoyundan, hatta bir kısım CHP'liden daha iyi tanıdığımı düşünüyorum. Uzun yıllar CHP ile ilgilendiğim...
16 Şubat 2016

AV KÖPEKLERİ VE YANDAŞ TROLLER

AV KÖPEKLERİ VE YANDAŞ TROLLER Son zamanlarda literatürümüze ''trol'' kelimesi de girdi. İngilizce aslı ''troll'' olan bu kelime, medyada ortalığı karıştıranlar için kullanılan çok moda bir terim haline...
09 Şubat 2016

EŞEĞİN KÜFELERİ

Bu hafta güncel bir konu yazmak gelmedi içimden. Nasıl gelsin? Gerek Zonguldak'ın gerekse ülkemizin gündeminde hiç güzel ve iç açıcı şeyler yok ki! Gündemdeki berbat konulara temas edip bu soğuk kış günlerinde bir de ben canınızı...
27 Ocak 2016

EŞEĞİN KÜFELERİ

Bu hafta güncel bir konu yazmak gelmedi içimden. Nasıl gelsin? Gerek Zonguldak'ın gerekse ülkemizin gündeminde hiç güzel ve iç açıcı şeyler yok ki! Gündemdeki berbat konulara temas edip bu soğuk kış günlerinde bir de ben canınızı...
27 Ocak 2016

SIRA AMELEBİRLİĞİ'NDE Mİ?

Amelebirliği deyince duygulanırım. Zira ben bir zamanlar bu kuruluşun üyesi olan eski bir ameleyim. Zaten babam da aynı şekilde amele idi. Ayrıca, yüksek tahsilimi de Amelebirliği bursu sayesinde yaptım. İş hayatım sırasında da bu kuruluşun...
21 Ocak 2016

ALAMUT KALESİ'NDEN KANDİL DAĞI'NA

Günümüzde dünyanın en önemli güncel konusunun terör ve terörizm olduğu yadsınamaz. Dünya adeta terörle sarsılmakta ve terör kabusu yaşamaktadır. Özellikle ülkemiz terörden en çok etkilenen ülke konumundadır. Diğer ülkeler genellikle...
13 Ocak 2016

ÜÇ ÇOCUK BİR PİLAV

Eskiler kendi çocukluk veya gençlik yıllarından bahsederken ''Hey gidi günler hey!'' derlerdi. Genellikle bu geçmişe özlemi ifade ederdi. Ama bazen de kötü anıları veya hüznü hatırlayınca da söylenirdi. Şimdi biz de eskidiğimiz...
29 Aralık 2015

MEZHEP SAVAŞLARI

Merkez üssü Orta Doğu bataklığı olmak üzere, İslam ülkelerindeki, gerektiğinde terörizmi de kullanan bitmez tükenmez savaşların gerçek nedenini araştırdığınızda; bunların mezhepsel çatışmalardan kaynaklandığını görürsünüz....
22 Aralık 2015

GELECEĞİN YILDIZ KENTİ; ÇAYCUMA

Bazı kentler vardır ki; talihsizdirler. Hak ettikleri yere bir türlü gelemezler; veya getirilmezler. Gelişmeye son derece elverişli şartlara sahip olmalarına karşın bu potansiyellerinden faydalanamazlar. Diğer bir deyişle; unları, yağları ve...
07 Aralık 2015

BOP'DA SON TANGO

Son günlerde içeride yaşadığımız artan terör olayları, ve dışarıda yaşadığımız Rus uçağının düşürülmesi gibi olağanüstü olaylar hakkında anlı şanlı yazarlarımız her şeyi yazdılar ve ilginç yorumlarda bulundular. Ben onların...
01 Aralık 2015

ANKARA'DA ASLAN

Aslan payının ne demek olduğunu eminim herkes biliyordur. Aslan avını yerken başkalarını yaklaştırmaz. Ancak avını yeyip karnını doyurduktan sonra başkalarına sıra gelir. Onlar da aslandan arta kalanları yiyerek karınlarını doyurmaya...
24 Kasım 2015

ANKARA'DA ASLAN

Aslan payının ne demek olduğunu eminim herkes biliyordur. Aslan avını yerken başkalarını yaklaştırmaz. Ancak avını yeyip karnını doyurduktan sonra başkalarına sıra gelir. Onlar da aslandan arta kalanları yiyerek karınlarını doyurmaya...
24 Kasım 2015

SEÇİMİN İKİNCİ KAZANANI

Seçimin birinci kazananını hepiniz biliyorsunuz; tabii ki tartışmasız AKP kazandı. Ama ikinci kazananı bilmiyorsunuz! Söyleyeyim; o da benim! Hem de Vakko'dan bir gömlek! Nasıl kazandığımı anlatacağım. Ama önce seçimi kazanarak Zonguldak'dan...
15 Kasım 2015

BATAKLIĞIN ÇAMURU BİZE DE SIÇRADI

Öncelikle milletimizin başı sağ olsun. Ankara'da patlatılan bombalar masum 95 (bu sayı daha da artabilir) vatandaşımızın hayatını kaybetmesine sebep olduğu gibi; ayrıca bu bombaların sarsıntısı tüm Türk milletini de derinden yaralamıştır....
12 Ekim 2015

KISKAÇTAKİ HDP

Eminim; Cumhurbaşkanı, AKP ve MHP'nin PKK ile bir konuda aynı görüşte birleşebileceğini ve hatta bu konuda yoğun çaba göstereceklerini rüyanızda görseniz inanmazdınız. Ama gerçek! Hepsi de 1 Kasım milletvekili seçiminde HDP'nin...
08 Ekim 2015

Kıskaçtaki HDP

Eminim; Cumhurbaşkanı, AKP ve MHP'nin PKK ile bir konuda aynı görüşte birleşebileceğini ve hatta bu konuda yoğun çaba göstereceklerini rüyanızda görseniz inanmazdınız. Ama gerçek! Hepsi de 1 Kasım milletvekili seçiminde HDP'nin...
07 Ekim 2015

VATANDAŞ KİME SIĞINACAK

Bayram bitti şimdi yine dönüyoruz seçim diye tatsız bir konuya! Erken seçim, tekrar seçim diye diye apar topar bir seçime daha gidiyoruz. Yani bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Tabii ki neden gittiğmizi sağır sultan bile artık biliyor....
29 Eylül 2015

BİR ŞEHRİ AŞKLA SEVMEK

Nazım Hikmet, ''Saman Sarısı'' isimli şiirinde şöyle diyor: ''İki şey var ancak ölümle unutulur; anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü'' Yani, büyük şairimiz dünyada asla unutulamayacak en önemli iki...
17 Eylül 2015

NAZİF A

Bu Nazif A'da kim diye boşuna kafanızı yormayın. Nazif A bundan önce yazdıklarım gibi fenomen olmuş bir isim değil. Kendisini benden başka kimse tanımaz; hatta hatırlamaz bile. Ama şimdilik şu kadarını söyleyeyim; Nazif A çobanlık...
11 Eylül 2015

MÜLTECİ GÖÇÜ TERSİNE OLSAYDI

Biliyorsunuz güncel konulardan biri de mülteci akınları. Müslümandan kaçan Müslümanlar ''gavur'' dedikleri Hristiyanlara sığınıyor; hem de kendilerinin ve ailelerinin ölümünü bile göze alarak! Burada bir gariplik yok...
07 Eylül 2015
21
kapalı