Şerafettin Üstünkol Takip et

Şerafettin Üstünkol

Bütün Yazıları

Şerafettin Üstünkol
Ben Amerikan western filmlerini çok severim. Buldum mu da kaçırmam. Yıllar önce televizyonda yine böyle bir western film seyrederken aklıma birden Zonguldaklılar geldi. Western film ile Zonguldaklılar'ın ne alakası var diyeceksiniz. O zaman anlatayım. Filmde geleneksel olarak yine Beyazlarla Kızılderililer savaşıyor ve her zamanki gibi Beyazlar galip geliyor. Sonuçta Beyazlar Kızılderilileri kendi topraklarından koparıp ormanın iç kısımlarına doğru sürüyorlar. Artık burada yaşamalarını istiyorlar. Ama Kızılderililer burada yaşamak istemiyorlar; burada yaşamakla ölümü eşdeğer görüyorlar. Zira burada Kızılderililerin tek geçim kaynağı olan av hayvanları yok. Avcılıktan başka hiç bir şey bilmeyen Kızılderililer için ise bu ölüm demek. Peki ne yapıyorlar? ''Yüce Manitu bizi ölüme mahkum etti!'' diye, ormanın içindeki yemyeşil vadide, akan derenin kenarındaki çimenlere uzanıp ölümü bekliyorlar! Görüldüğü gibi, Kızılderililer'in yeni yurtlarında orman var; su var; yemyeşil vadiler var. Ama av yok diye Kızılderililer kendilerini ölüme hazırlıyorlar. Yani varlık içinde yokluk ve ölüm! Gelelim şimdi bu filmi seyrederken neden aklıma Zonguldaklılar geldi sorusuna: Kızılderilier için avcılık ne ise Zonguldaklılar için de kömürcülük o olduğu için! Yani her iki tarafında tek bildiği bunlar. Başka bir şey yapmak akıllarına gelmediği için varlık içinde yokluk çekiyorlar. Sanki Zonguldak'ta kömürcülük biterse Zonguldak da bitecek korkusu sarmış Zonguldak halkını.Özellikle rödevanslı işletmecilerin üretimlerini durdurması veya azaltması nedeniyle bu korku daha da artmış durumda. Adeta Zonguldak'tan kaçan kaçana! Tabii ki kömür işletmeciliği artık Zonguldak'ı doyurmayacak. O zaman Zonguldak halkı Kızılderililer gibi ölümü mü bekleyecek veya şehri terk mi edecek? Sanki Türkiye'deki veya dünyadaki diğer şehirler kömürden mi geçiniyor? Filmdeki Kızılderililer gibi Zonguldaklılar'ın da yemyeşil ormanları, akarsuları ve verimli toprakları var. Onlardan faydalanmayı neden öğrenmiyoruz? Örneğin,benim köyümün de içinde bulunduğu Çaycuma'yı ele alalım. Ben dünyanın birçok yerini gezdim; Çaycuma gibisi zor bulunur. Neden mi? Çaycuma'nın denizi var; nehiri var; yemyeşil ormanları ve vadileri var; karayolu var; tren yolu var; hava yolu var ve hatta deniz yolu bile var. Filyos Çay'ı denizden 66 km. içerilere kadar girildiğinde sadece 33 m. kot farkı yapıyor. Bu ne demek? Bu çay kanal içine alınırsa en azından küçük gemiler 66 km. içerilere kadar girebilir demek. Bu da dünyanın en ucuz taşımacılık sistemi olan deniz taşımacılığının avantajına sahip olmak demektir. Ayrıca, bu Çay'ın kanal içine alınması ile kazanılacak çok verimli araziler bir kaç tane Zonguldak'ı besleyebilir. Şimdi görüyorsunuz, tanrı Çaycumalılar'a birçok olanaklar ihsan etmiş; bu durumda Çaycumalılar Kızılderililer gibi Filyos Çayı'nın kenarında yatıp ölümü mü bekleyecekler? Yoksa kafalarını kullanıp, özellikle sanayileşmek için, bu nimetlerden yararlanacaklar mı? Yine, bildiğim için, yine Çaycuma'dan bir örnek ve bir öneri: Daha önce de Çaycuma köylerindeki tarlalar bölük börçük ve dağınık durumda idi ama nüfusun artması ve tarla ve bahçelerin çocuklar arasında bölünmesi ile bu dağınıklıklar ve küçülmeler tabiatiyle daha da arttı. Küçülen araziler artık aileleri doyuramadığı için köylüler tarımı bırakıp başka geçim yolları aradılar; kimisi de göç etti.. Köylülerle konuştuğumda arazilerinin işlenmesinin ekonomik olmadığını ve bu yüzden de boş bıraktıklarını söylediler. Tabii haklılar. Bir kaç parça tarla için tarım makinaları almak, bunları fenni bir biçimde sulamak, gübrelemek ve ilaçlamak ekonomik olabilir mi? O halde ne yapmak lazım? Tabii ki toprak reformu! Örneğin, önce tarlalar ve bahçeler birleştirilerek çiftlikler haline getirilebilir. Sonra da bu çiftlikler köylülerin kuracağı kooperatifler veya çiftliği kiralayacak müteşebbisler tarafından işletilebilir. Böylece modern tarım makinaları ve araçları kullanılabileceğinden, büyük çaplı ve ekonomik tarım yapma imkanları da doğacaktır. Sonuçta elde edilecek kar da herkesin toprağı oranında pay edilebilir. Zonguldak için başka bir örnek: Zonguldak turizm için cazibe merkezi haline getirilebilir. Deniziyle, harika doğasıyla, eşsiz mağaraları gibi zenginlikleri ile bu mümkündür. Halkımız, özellikle yaz tatillerinde genellikle batıya veya güneye gitmektedir. Yani, Aziz Nesin'i haklı çıkartmak istercesine sıcaktan kaçmak için daha sıcak yerlere gitmeye mecbur kalmaktadır. Halbuki, eğer Zonguldak'ta turizmin alt yapısı oluşturulsa, entegre turizm tesisleri ve kompleksleri kurulsa; iyi bir tanıtımla, özellikle Ankara'nın ve İstanbul'un Zonguldak'ı tercih edeceğine ben şahsen inanıyorum. Sadece olağanüstü harika olan günbatımını seyretmek için bile birçok insan Zonguldak'a gelebilir. Amasra örneğini görmüyor muyuz? İnsanlar sadece balık yemek ve doğayı seyretmek için bile bu küçük kasabaya akın akın geliyorlar. Yani Zonguldak'ın balığı ve doğası Amasra'nınkinden aşağı mı? Tam tersine daha da güzel! Sadece reklam eksik! Turizm deyince aklıma geldi: Ben TTK'da genel müdür yardımcısı iken bir daire başkanımızı (Mesut Öztürk) Japonya'ya görevli göndermiştik. Dönüşünde, neler gördüğünü anlatmasını istediğimde, bana şu ilginç bilgiyi vermişti: Japonlar kömür ocaklarını kapattıkları bir şehri ayakta tutmak için, terk ettikleri yeraltı kömür ocaklarını turizm tesislerine çevirmişler. Yerin altına müzeler, eğlence yerleri ve alış veriş merkezleri tesis ederek eski ocakları cazip bir turizm merkezi haline getirmişler. Zonguldak'ta da kapatılan bir çok ocak var, ve bu gidişle daha da olacak! O halde aynı uygulama Zonguldak'ta neden olmasın? Kısaca; Zonguldak'ta un var; şeker var; yağ var ama helva yapacak bilgi ve usta lazım! Zonguldak'ın kalkınması ve geleceği ile ilgili projeler daha da çoğaltılabilir. Örneğin, Zonguldak seracılık, mandıracılık veya arıcılık gibi konularda biçilmiş kaftandır. Ayrıca bu projeleri yapıp uygulamak zorundayız da. Zira bu şehri sadece kömüre bağımlılıktan kurtarmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Ama bir sorun var: Projeleri yapmakla bu iş bitmiyor; esas iş bu projeleri gerçekleştirmekte. Bunun için, özellikle devlet desteği gereken büyük projeler için, siyasi otoriteye ihtiyaç var. Bu otorite Ankara'da ve bu otoriteyi harekete geçirecek güçlü bir lobi gerekiyor.. Ama ne yazık ki Zonguldak'ın Ankara'da böyle bir lobisi yok; hatta hiç yok! Uzun zamandır Ankara'da bulunduğum ve devletin işleyişini yakından gördüğüm için ben bunu, yani Zonguldak'ın Ankara'da güçlü bir lobisi olması gerektiğini; aksi takdirde Türkiye pastasından pay alamayacağını, yıllardır söyleyip duruyorum. Ama Zonguldaklılar Ankara'ya yaptırım gücü hiç olmayan 3-5 milletvekili göndermekle bu işin olacağını sanma yanlışını ısrarla sürdürüyorlar. Bir Filyos Projesi var. Her nasılsa zamanında yapılmış. Ama yıllardır hayata geçirilemiyor. Bu konu her seçimde siyasi malzeme yapılıyor ve siyasetçilerden hep aynı hikayeyi dinleyip duruyoruz. Sonra da seçimden sonra unutulup gidiyor; ta ki bir dahaki seçime kadar! Bu konu bende şu fıkrayı çağrıştırıyor: Yaşlı avukat, oğlu hukuk fakültesini bitirip avukat olunca karşısına alıyor ve şöyle diyor: ''Oğlum, ben artık yoruldum. Kendimi emekliye ayırmak istiyorum. Nasılsa sen de avukat çıktın. Gel bu büroyu ve elimdeki dosyaları sana devredeyim; bundan sonra bu işleri sen yürüt.'' Oğlan'da ''Peki baba'' deyip büroyu ve işleri devralıyor. Aradan birkaç ay geçtikten sonra baba avukat oğlunu ziyarete gidiyor ve ''İşler nasıl gidiyor?'' diye soruyor. Oğlan'da ''Baba, işler çok iyi. Bak senin 15 senede bitiremediğin davayı bile bitirip dosyasını kapattım.'' deyince baba zıplıyor. ''Oğlum sen ne yaptın? Ben o dosya ile 15 senedir evi geçindirdim. Seni ve kardeşini okuttum. Böyle bir dava bitirilir mi?'' diye oğluna çıkışıyor. Bizim Filyos Projesi de avukatın dosyası gibi. Politikacılarımız yıllardır kullanıyor. Bakalım kaç seçim daha idare edip Zonguldaklılar'ı oyalayacaklar. Halkımızda bu sabır ve kuzu uysallığı varken herhalde uzun zaman daha bu böyle gidecek! Projenin gerçekleşmesini görmek bizim nesile nasip olmayacak gibi; inşallah bizden sonrakiler görür! SON SÖZ: Kabahati Manitu'da bulmayalım; aklımızı kullanalım!.. ŞERAFETTİN ÜSTÜNKOL

KÖYLÜ MUZAFFER

Bu gün yine sıkıcı politika konularından kaçıp başka bir konuya girelim. Gelin bu sefer size Köylü Muzaffer'i (Muzaffer Turan) anlatayım. Hem belki biraz güleriz. Ama bunun için yazının sonunu mutlaka okumanız lazım. Okuyucularım hatırlayacaktır;...
02 Eylül 2015

NASREDDİN HOCANIN KAZANI

Aslında Nasreddin Hocanın kazanı hikayesini hepiniz biliyorsunuz. Ama bu hikayenin yeni versiyonunu bildiğinizi sanmıyorum. Yenisini anlatmadan önce eskisini bir hatırlayalım. Bir gün Hocanın komşusu Hoca'dan kazanını ödünç istiyor. Komşu...
26 Ağustos 2015

SOLUCAN HİKAYESİ

Bazı insanlar vardır ki sen ne söylersen söyle o yine bildiğini okur. Lafı döndürür dolaştırır kendi bildiği konuya getirir. Herkesi de bu bildiği konuya ısrarla inandırmaya çalışır. İşin tuhafı önemli bir kesimi inandırır da! Ayrıca,...
23 Ağustos 2015

MÜLAKAT

Bilindiği gibi, bizde mülakatlar istenen kişiyi işe almak, istenmeyeni de elemek için yapılır. İş başvurusu yapıp da mülakatta kaybedenler bu konuyu iyi bilirler. Eğer torpilleri yoksa, bir umuttur diye kaybedeceklerini bile bile yine de mülakatlara...
17 Ağustos 2015

MÜLAKAT

Bilindiği gibi, bizde mülakatlar istenen kişiyi işe almak, istenmeyeni de elemek için yapılır. İş başvurusu yapıp da mülakatta kaybedenler bu konuyu iyi bilirler. Eğer torpilleri yoksa, bir umuttur diye kaybedeceklerini bile bile yine de mülakatlara...
17 Ağustos 2015

ÇAYCUMA'NIN YOĞURDU

Yoğurt deyip geçmeyin; dünyada ''yoğurt'' deyince Türk akla gelir. Zira, yoğurt kelimesi Türkçe'nin dünya literatürüne sokabildiği nadir kelimelerden en önemlisidir. Fakat maalesef buna bile sahip çıkamıyoruz. Bir...
15 Temmuz 2015

Çaycuma'nın yoğurdu

Yoğurt deyip geçmeyin; dünyada ''yoğurt'' deyince Türk akla gelir. Zira, yoğurt kelimesi Türkçe'nin dünya literatürüne sokabildiği nadir kelimelerden en önemlisidir. Fakat maalesef buna bile sahip çıkamıyoruz. Bir...
14 Temmuz 2015

SÜREÇ AKP'YE ÇALIŞIYOR

Siz hiç yılanı kurbağayı yutarken gördünüz mü? Görmediniz ise anlatayım. Yılan yutacağı hayvanları, ayakları boğazına takılmasın diye, baş kısmından kapar. Tabii ki kurbağayı da! Peki başını yılana kaptıran kurbağa ne yapar...
07 Temmuz 2015

AĞUSTOS BÖCEĞİ

Bu sefer yine politika yazmak içimden gelmedi. Hele Devlet Bahçeli'nin meclis başkanlığı seçiminde sergilediği tutum ve davranıştan sonra iyice politikadan nefret eder hale geldim. Onun için bu yazımda biraz da yurt dışına kaçacağım....
02 Temmuz 2015

MUHİTTİN ABİ

Bu günlerde içimiz dışımız politika oldu. Sanki memleketimizde veya dünyada başka konu yok! Mesela size bu yazımda Muhittin Abi'den bahsedeyim. Siz Muhittin Abi'yi tanımazsınız. Bende zaten ismini ve kim olduğunu yeni öğrendim. Yalnız...
28 Haziran 2015

TUTULMASI KOLAY MİLLETVEKİLİ YEMİNİ

Yeni bir seçim daha yapıldı ve tabii ki yeni seçilen milletvekilleri de bu salı günü parlamentoda yemin edecekler. Daha önceki seçimlerden sonra milletvekillerini yemin ederken hiç izlediniz mi? Gerçi bazıları önlerindeki yazılı metni bile...
21 Haziran 2015

KOALİSYON PEŞREVİ

Hiç yağlı pehlivan güreşi izlediniz mi? Eğer izlediyseniz; siyasi parti liderlerimizin de koalisyon için peşrev çekmeye başladığını da anlarsınız. Biliyorsunuz, pehlivanlar sahaya çıkınca karşılıklı peşrev çekmeye başlarlar. El şaklatarak,...
14 Haziran 2015

BU SEÇİMİN KAZANANI DA KAYBEDENİ DE YOKTUR

Evet, gerçekten de bu seçimin kazananı da kaybedeni de yoktur. Durun, hemen itiraz etmeyin! İzin verirseniz nedenlerini anlatayım. Siz şimdi diyeceksiniz ki nasıl olmaz; HDP kazanıp AKP kaybetmedi mi? Ben de hayır diyorum. Bana göre, HDP kazanmadı;...
09 Haziran 2015

ZONGULDAK'A HÜKUMETTE BİR BAKAN GEREK

Bu yazıyı seçim günü yazıyorum. Yarın seçim sonuçları belli olacak. Tabii ki Zonguldak da parlamentoya 5 milletvekili gönderecek. Seçimi kazanıp parlamentoya gidecek tüm milletvekillerimizi şimdiden kutluyorum. Umut ederim ki kentimizin kem...
08 Haziran 2015

TÜRKİYE LAİK BİR ÜLKE MİDİR?

Bazılarımız istediği kadar ''Türkiye laiktir; laik kalacak!' diye bağırsın; Türkiye laik bir ülke değildir! Ancak, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra laiklik yolunda epey mesafe katedilmiş fakat bu yolculuk yarı yolda durmuştur;...
03 Haziran 2015

EN BÜYÜK EŞKIYA KİM?

Değerli okuyucular, bugünkü yazıma başlamadan önce son yazdığım yazıyla ilgili bir not yazmam gerekiyor. Hatırlayacaksınız; ''IQ'muz Ne Kadar'' başlıklı bu yazımda sorduğum bir bilmeceyi ilk çözeni ödüllendireceğimi...
08 Mayıs 2015

IQ'MUZ NE KADAR?

Baştan söyleyeyim; yazının sonunda bir bilmece var. Herkes IQ'sunu deneyebilir. Bilmeceyi ilk çözeni de ödüllendireceğim. Ben Türk milletinin zekasına güveniyorum. Her ne kadar Aziz Nesin milletimizin zekası ile alay ettiyse de ve her ne...
04 Mayıs 2015

ERMENİ SOYKIRIMI İDDİASI DÜNYADA NEDEN KABUL GÖRMEYE BAŞLADI?

Ben burada Ermeni soykırımı oldu mu olmadı mı meselesine girmeyeceğim. Zira o ayrı bir konu. Asıl üzerinde durmak istediğim husus; son zamanlarda çeşitli ülkelerin yöneticilerinin ''soykırım oldu'' ifadesini neden şimdi...
27 Nisan 2015

Medeniyete ölümüne yolculuk

Son günlerde sık sık kaçak göçmen taşıyan deniz vasıtalarının uğradığı kazaları okur olduk. Bu kazalarda çoluk çocuk binlerce göçmenin hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğreniyoruz. Sadece geçen pazar İtalya açıklarında batan...
23 Nisan 2015

SUYUMUZ NE KADAR ISINDI

Bilindiği gibi, halk arasında, yakın zamanda başına kötü bir iş gelecek insanlar için ''suyu ısındı'' ifadesi kullanılır. Ama biz burada bunu başka bir anlamda kullanacağız. Hoş, neticede belki aynı kapıya da çıkabilir!...
16 Nisan 2015

KEM ALATLA KEMALAT OLMAZ

Şimdi bana Osmanlıca'ya mı özendin demeyin! Tabii ki özenmedim ama atalarımızın Osmanlıca diliyle söyledikleri çok güzel atasözlerini veya özlü sözleri de çok anlamlı bulurum. Zira,bazen sayfalarca yazıp anlatamadığınız bir konuyu...
09 Nisan 2015

CELLADINA AŞIK OLANLAR

Gerçek hayatta bazı insanlar vardır ki kendilerine eziyet edenlere zamanla hayranlık duyabilirler. Ne gariptir ki bu insanlar toplum içinde sanıldığından çok daha fazladır. Modern tıpta bu olaya ''Stockholm Sendromu'' denilmektedir....
06 Nisan 2015

PARKİNSON KANUNU

Türkiye'deki bürokrasinin ne kadar yoğun ve karmaşık olduğu ve ne kadar yavaş yürüdüğü malumdur. Bitmek tükenmek bilmeyen bir sürü ve çoğu gereksiz formalite, kırtasiye, işlemler ve imzalar insanları canından bezdirir. Bu nedenle,...
03 Nisan 2015

ŞENER VE APO

Bu gün de size bir zamanlar Zonguldak'ta, ve özellikle TTK camiasında fenomen olmuş iki arkadaşımdan bahsetmek istiyorum. Her ikisi de zamansız aramızdan ayrılan bu arkadaşlarım aynı dönemlerde TTK'da üst düzey görevlerde bulunmuşlardır....
29 Mart 2015

ZEKİ ÇAKAN

Son haftalardaki bir kaç yazımı CHP ile ilgili yazmıştım. Bu sefer de MHP hakkında yazmak istiyorum. Fakat MHP'yi CHP kadar yakından tanımam ama muhtemelen MHP'den 1'inci sıra milletvekili adayı olacak olan eski bakan Zeki Çakan'ı...
27 Mart 2015

ZEKİ ÇAKAN

Son haftalardaki bir kaç yazımı CHP ile ilgili yazmıştım. Bu sefer de MHP hakkında yazmak istiyorum. Fakat MHP'yi CHP kadar yakından tanımam ama muhtemelen MHP'den 1'inci sıra milletvekili adayı olacak olan eski bakan Zeki Çakan'ı...
26 Mart 2015

Chp'de Liste Savaşları

Eğer bir ülkede %10 gibi yüksek bir seçim barajı varsa ve ön seçim yapılmıyorsa o ülkede tam demokrasiden bahsedilemez. Bugün mecliste grubu bulunan partilere baktığımızda bu durumdan memnun gözükmektedirler. Her gün demokrasi nutukları...
24 Mart 2015

HÜSEYİN ÖZTEK

İtiraf edelim; toplum olarak hafızamız biraz zayıf olduğu gibi, biraz da vefasızız. Bir zamanlar ülkemize veya kentimize hizmet etmiş, sevilen ve sayılan kişileri bile kolayca unutabiliyoruz. İşte; Hüseyin Öztek de bunlardan biridir. Aslen...
19 Mart 2015

KARA AHMET

Şimdi bu Kara Ahmet de kim diye bana sormayın. Bir kere, tarihteki Türk büyüklerinden veya kahramanlarından biri değil! Kim olduğunu Kilimlililer iyi bilir; onlara sorabilirsiniz. Ama ben şu kadarını söyleyeyim; Kara Ahmet 20 yıl öncesine, yani...
15 Mart 2015

CHP'DE EĞİLİM YOKLAMASI SONRASINA DİKKAT

Biliyorsunuz, milletvekilleri adaylarının belirlenmesinde yardımcı olması amacıyla, CHP, 7 Mart Cumartesi günü Zonguldak'ta eğilim yoklaması yaptırdı ama bakıyorum birçok kişi bunu ön seçimle karıştırıyor. Hatta bazı mahalli gazetelerin...
10 Mart 2015

Seçene selam

Seçilen için önemli olan seçendir. Gerisi o kadar da önemli değildir. Bunu teyit etmek için yaşadığım küçük bir anekdotu anlatmak istiyorum. Fakat bu sefer kısa yazacağım. Zira dostlarım bana, yazılarımın genellikle uzun olduğunu; bizim...
06 Mart 2015

KADINA ŞİDDET NEDEN ARTTI?

Önce ülkelerin medeniyet seviyelerine bakın; sonra da o ülkelerde kadına verilen öneme bir bakın. Acaba ne göreceksiniz? Ne göreceğinizi ben söyleyeyim: Kadınlara değer verildikçe medeniyet seviyesinin de arttığını göreceksiniz! Son günlerde...
26 Şubat 2015

Haziran'da sahiden milletin vekillerini mi seçeceğiz?

Malumunuz, önümüzdeki Haziran ayında milletvekili genel seçimleri var ama biz sahiden milletvekillerini mi seçeceğiz, yoksa lidervekillerini mi? İşte orası karışık. Adı üstünde; halk kendi vekilini seçecek. Öyle değil mi? Onun için gerçek...
18 Şubat 2015

CHP'li seçmenin tarihi sorumluluğu

Önümüzdeki Haziran ayında yapılacak milletvekili genel seçimi Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderini belirleyecek olan çok kritik bir seçimdir. Öyle ki, bu seçim muhtemelen Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) tamamlanması ve yürürlüğe...
11 Şubat 2015

TÜRKİYE ''DARÜLHARP'' Mİ?

Bildiğimiz kadarıyla, Müslümanlıkta affı olmayan tek günah kul hakkı yemektir ama dinciler (dindarlar değil) bol bol kul hakkı yiyerek zenginleşiyorlar. Tabii ki haklarını da yemeyelim, oldukça adil davranıyorlar! Bu dünya nimetlerini kendi...
04 Şubat 2015

Seks aşkın neresindedi?

Seks, bazıları bunu inkar etse deaslında aşkın en önemli parçasıdır. Ama aşkın neresindedir diye soracak olursanız; bu kadına ve erkeğe göre değişir.Bazıları diyor ki, erkeğin aşkı yatakta biter; tam aksine kadınınki de yataktan sonra...
29 Ocak 2015

Fransa ve Nijerya

Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde Fransa'da Charlie Hebdo Dergisi'nin 10 çalışanı ile iki güvenlik görevlisi, iki Müslüman terörist tarafından öldürüldü. Aynı tarihlerde, bir Afrika ülkesi olan Nijerya'da da Boko Haram adındaki...
22 Ocak 2015

DÖRT ÇOCUK

Cumhurbaşbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, evli çiftlere önceleri üç çocuk yapmalarını öneriyordu. Şimdilerde ise bunu dörde çıkardı. Hatta nikah şahitliğini yaptığı yeni evlilere beş çocuk yapmalarını önerdiği de oluyor. Bunun nedeni...
15 Ocak 2015

Haşhaşiler ve Paris katliamı

Paris'teki katliamla haşhaşilerin ne ilgisi var diyebilirsiniz. Size bunu anlatabilmem için önce Hasan Sabbah'ı tanıtmam gerekir. Hasan Sabbah, tarihteki bilinen ilk terörist örgütü kuran İranlı bir din ve siyaset adamıdır. Hakkında...
12 Ocak 2015

YILBAŞI KUTLAMASI VE ZOMBİLER

Yılbaşına yaklaştığımız şu günlerde, din adamı kisvesi altındaki bir takım yobazlar yine sahneye çıkıp fetvalar vermeye başladılar. Bunlara göre yılbaşı kutlamaları yapmak günahmış; zira bu Hazreti İsa'nın doğum gününü...
29 Aralık 2014

68 KUŞAĞI

Bilindiği gibi,1960'lı yılların ikinci yarısında statükoya başkaldırı hareketlerini başlatan dünya üniversite gençliğine ''68 Kuşağı'' denilmektedir. Ben de bu kuşaktanım. Zira o yıllarda, bu hareketlerin Türkiye'ye...
25 Aralık 2014

OSMANLICA MERAKININ GERÇEK SEBEBİ

Son günlerde bir Osmanlıca'dır gidiyor. Durup dururken bu konu gündeme niye geldi acaba? Bunun altında ne yatıyor? Yoksa gizli bir ajanda mı var? Veya gaye üzüm yemek değilde bağcıyı dövmek mi? Bana göre tüm bunların altında yatan neden;...
18 Aralık 2014

BİR YILDIZ KAYIYOR

Bir zamanlar Türkiye'nin parlayan yıldızı olan Zonguldak, büyük bir hızla kaymaya devam ediyor. Bu hızla düşüşe devam ederse korkarım çok yakında terk edilmek üzere olan kovboy kasabasına dönecek. Genç Cumhuriyet Hükümeti'nin;...
12 Aralık 2014

VATANDAŞ PARTİSİNİ ARIYOR

Bugün Türkiye'de parti sayısının kaç tane olduğunu bilen var mı? Son günlerde kurulan yeni partilerle bu sayının 80'i geçtiği söyleniyor; peki on tanesini sayabilen var mı? Acaba neden bu kadar çok parti kurulmasına ihtiyaç duyuldu...
30 Kasım 2014

ALİCAN DAYI

Değerli okuyucular, akademik ve politik yazılardan sıkılmaya başladığınızı biliyorum. Zaten milletvekili genel seçimlerinin yaklaştığı ileriki günlerde politik yazıları daha da fazla okuyacaksınız.Onun için bugün duygusal bir konuyu...
21 Kasım 2014

ZONGULDAK CHP'DE BİR SEÇİM KLASİĞİ

Şimdi bu başlığı görenler benim bu hafta sonu yapılacak olan CHP İl Başkanlığı seçiminden bahsedeceğimi düşünebilirler. Ama değil; ben 35 sene önceki bir seçim anımı anlatacağım.35 seneden bu yanabazı şeylerin iyi yönde değiştiğini...
14 Kasım 2014

MADENCİNİN KADERİ

Aslında ''madencinin kaderi'' diye ayrı bir kader çeşidi yoktur.Ama madencinin şanssızlığı vardır. O da madencilerimizin Türkiye'de madencilik yapmasıdır. Türkiye'deki maden kazalarına baktığımızda, sadece...
10 Kasım 2014

İKİ KONU İKİ FIKRA

Daha önceki yazılarımı okuyanlar hatırlarlar; biraz uzunca idiler. Bizim okuyucular da biraz naziktir; uzun yazıyı görünce sıkılıverirler! O nedenle bu gün ele almak istediğim iki ciddi konuyu iki fıkra ile takviye ederek anlatmak istiyorum....
29 Ekim 2014

KAÇ YAŞINDASINIZ?

Nüfus kağıdınızdaki yaşınızı sormuyorum, gerçek yaşınızı soruyorum. Gerçek yaş ne mi? Bilenleriniz olabilir ama insanlarımızın çoğu bunu bilmiyor. O zaman, bilmeyenler için anlatayım ki; belki yaşınızı küçültmeme faydam olur!...
24 Ekim 2014

MANİTU

Ben Amerikan western filmlerini çok severim. Buldum mu da kaçırmam. Yıllar önce televizyondayine böyle bir western film seyrederken aklıma birden Zonguldaklılar geldi. Western film ile Zonguldaklılar'ın ne alakası var diyeceksiniz. O zaman...
15 Ekim 2014

ORTADOĞU'YU KİMLER NEDEN KARIŞTIRIYOR?

Yıllardır kaynatılmak için ısıtılan Ortadoğu nihayet kaynama noktasına gelmiş ve şu an kaynamaktadır. Daha doğrusu kaynatılmaktadır. Bu konudaki yoğun bilgi kirliliği nedeni ile halkımız gerçekleri tam olarak öğrenememektedir. Bir taraftan...
02 Ekim 2014

YURDUM ADALETİ

Bu sefer de yurdum adaletini masaya yatıralım bakalım; durum nasıl. Ülkemizde bir çok adalet sarayı var ama bu sarayların içindeki adalet gerçekten saraylara mı layık yoksa gecekondulara mı; bir görelim. Adalet nedir? Önce onu tanımlayalım:...
25 Eylül 2014

RESTORASYON-İLERİ TÜRKİYE ÇELİŞKİSİ

Yeni başbakanımız Ahmet Davutoğlu akademik bir dille ve yabancı kelimeleri sık kullanarak konuşmayı çok seviyor. Bizim vatandaş dabu kelimeleri anlamasa bile, büyükler kullandığı için ''vardır herhalde bir hikmeti'' deyip...
18 Eylül 2014

İKTİDAR OLMAK İSTEYEN MUHALEFET PARTİLERİNE TÜYOLAR -2-

Okuyanlar hatırlayacaktır, bu yazının birinci bölümünde iktidar olmak isteyen muhalefet partilerine verdiğim tüyolar daha ziyade populist fakat bir o kadar da gerçekçi tüyolardı. Ülkemizin bu günkü sosyo-ekonomik şartları göz önüne alındığında,...
05 Eylül 2014

İktidar olmak isteyen muhallefet partilerine tüyolar

Önce bu tüyoları verme cesaretini nerden aldığımı anlatayım. Ben hemen hemen halkın her kesimi içinde bizzat onlardan biri olarak bulunmuş ve bu nedenle onlarla empati yapabilen şanslı kişilerden biriyim. Çocukluğum köyde geçti; köylüyüm....
01 Eylül 2014

İSRAİL - ARAP SAVAŞLARINDA HEP İSRAİL Mİ HAKSIZ?

Bizim millette bir Arap sevdasıdır almış başını gidiyor. Bu yüzden de, medyanın ve siyasetçilerin tek yanlıbilgilendirmelerinin de etkisiyle,İsrail- Arap savaşlarında meseleyi iyice anlayıp dinlemeden otomatikman İsrail'i haksız, hatta...
18 Ağustos 2014

GÜCE TAPANLAR

İnsan, karakteri itibariyle çok da güçlü bir varlık değildir. Doğa kanunları gereği, kendinden güçlü olana biat etmeye, zayıf olanı da ezmeye meyillidir. İnsanlar kuvvetlinin şemsiyesi altına girerek hem kendilerini kuvvetliden gelebilecek...
03 Ağustos 2014
21
kapalı