<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HALKIN SESİ GAZETESİ-Gücünü Halktan Alan Gazete</title>
    <link>https://www.halkinsesi.com.tr</link>
    <description>Zonguldak haberleri, Zonguldak haber, Zonguldak için haber, Zonguldak son dakika, Zonguldak son dakika haberleri, Zonguldakspor, Zonguldakspor haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.halkinsesi.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 17:49:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar geldi, alerji şikayetleri arttı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/bahar-geldi-alerji-sikayetleri-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/bahar-geldi-alerji-sikayetleri-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, bahar aylarında artan polenlerin alerjik rinit şikayetlerini tetiklediğini belirterek, özellikle sabah saatlerinde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Antalya’da açıklamalarda bulunan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doğukan Aydenizöz, bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte alerjik şikayetlerin de yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Aydenizöz, ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin havaya karışmasının duyarlı kişilerde bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini belirterek, “Bağışıklık sistemi bu polenleri zararlı olarak algıladığında burun mukozasında iltihap oluşur. Bu da hapşırma, burun akıntısı ve kaşıntı gibi belirtilere yol açar” dedi.</p>

<h3><strong>Göz ve Uyku Problemleri de Görülüyor</strong></h3>

<p>Alerjik rinitin sadece burunla sınırlı kalmadığını vurgulayan Aydenizöz, gözlerde sulanma ve kızarıklığın yanı sıra yorgunluk ve uyku kalitesinde bozulma gibi sorunların da ortaya çıkabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Ne Zaman Doktora Gidilmeli?</strong></h3>

<p>Şikayetlerin günlük yaşamı etkilediği durumlarda mutlaka uzman hekime başvurulması gerektiğini belirten Aydenizöz, özellikle uzun süren belirtiler, uyku problemleri ve sık enfeksiyonların dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Günlük Hayatta Alınabilecek Önlemler</strong></h3>

<p>Uzmanlar, alerjik rinitin kontrol altına alınması için şu önlemleri öneriyor:</p>

<ul>
 <li>Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamak</li>
 <li>Dışarıdan geldikten sonra kıyafet değiştirmek ve duş almak</li>
 <li>Evde camları kapalı tutmak, hava temizleyici kullanmak</li>
 <li>Çamaşırları dış ortamda kurutmamak</li>
 <li>Sigara dumanı ve yoğun kokulardan uzak durmak</li>
</ul>

<p>Alerjik rinitin doğru tedavi ve önlemlerle kontrol altına alınabileceğini belirten uzmanlar, şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/bahar-geldi-alerji-sikayetleri-artti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 23:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/04/b-a-h-a-r-r-r-r.jpg" type="image/jpeg" length="18831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıl sigara içenler taramadan geçmeli!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/20-yil-sigara-icenler-taramadan-gecmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/20-yil-sigara-icenler-taramadan-gecmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, akciğer kanserinin ölüm oranlarının ürkütücü boyutlara ulaştığını belirterek uzun süre sigara kullananların erken teşhis için taramadan geçmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Antalya’da düzenlenen Akciğer Sağlığı Kongresi’nde konuşan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Murat Kıyık, akciğer kanserinin hem dünyada hem Türkiye’de kanser kaynaklı ölümlerde ilk sırada yer aldığını söyledi.</p>

<p>Her yıl dünyada yaklaşık 2,5 milyon kişiye akciğer kanseri teşhisi konulduğunu belirten Kıyık, bu vakaların 1 milyon 800 bininin ölümle sonuçlandığını ifade etti. Türkiye’de ise yılda yaklaşık 50 bin yeni vaka görülürken, 35 bin kişi hayatını kaybediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Erken Tanı Hayat Kurtarıyor”</strong></h3>

<p>Kıyık, özellikle 20 yıl boyunca sigara kullanan ve 50-77 yaş aralığında bulunan kişilerin yüksek risk grubunda olduğunu belirterek, düşük doz tomografi ile yapılan taramalarda 100 kişiden 4’ünde kanserin erken evrede tespit edilebildiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Genç Yaşta Başlayanlar da Risk Altında</strong></h3>

<p>Sigara kullanımına erken yaşta başlanmasının riski ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken Kıyık, genç hastalarda da akciğer kanseri görüldüğünü belirtti. 14 yaşında sigaraya başlayıp 34 yaşında hayatını kaybeden bir hastayı örnek gösterdi.</p>

<h3><strong>Uzmanlardan Uyarı: “Kontrolleri İhmal Etmeyin”</strong></h3>

<p>Uzmanlar, sigara kullanan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini yaptırması gerektiğini vurgulayarak, erken teşhisin hem tedavi sürecini kolaylaştırdığını hem de hayat kurtardığını ifade etti.</p>

<p></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/20-yil-sigara-icenler-taramadan-gecmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/04/20-yil.jpg" type="image/jpeg" length="83802"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BEUN Hastanesi’nden kalp hastalarına umut: Yeni yöntem ilk kez uygulandı]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/beun-hastanesinden-kalp-hastalarina-umut-yeni-yontem-ilk-kez-uygulandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/beun-hastanesinden-kalp-hastalarina-umut-yeni-yontem-ilk-kez-uygulandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi’nde, kalp ritim bozukluklarının tedavisinde kullanılan “Kriyobalon Ablasyon Yöntemi” ilk kez başarıyla uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Kalbin üst odacıklarında düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı gibi şikâyetlere yol açan atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan yöntem, BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından hayata geçirildi.</p>

<p>Minimal invaziv bir teknik olan kriyobalon ablasyon yöntemiyle, kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar soğuk enerji ile izole edilerek kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu sayede hastaların yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Bölge için önemli adım</strong></h3>

<p>Zonguldak’ta ilk kez uygulanan bu yöntem sayesinde, hastalar artık büyük şehirlere gitmeden ileri düzey tedaviye kendi illerinde ulaşabilecek. Uygulama, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, uygulamanın hem üniversite hem de bölge için gurur verici olduğunu belirterek, hastanede modern tıbbın en ileri yöntemlerinin uygulanmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>BEUN Hastanesi’nin güçlü akademik kadrosu ve teknolojik altyapısıyla bölgenin sağlık üssü olma yolunda ilerlediği vurgulandı.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/beun-hastanesinden-kalp-hastalarina-umut-yeni-yontem-ilk-kez-uygulandi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/03/b-e-u-h-a-s-s-s.jpg" type="image/jpeg" length="18834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/kolon-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/kolon-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalın bağırsak kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Murat Keskin, erken evrede teşhis edilen hastalarda 5 yıllık yaşam oranının yüzde 90’a ulaştığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/kolon-kanserinde-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/03/k-o-l-o-n.jpg" type="image/jpeg" length="70548"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan’da böbrek sağlığına dikkat: Uzmanlardan kritik uyarılar]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/ramazanda-bobrek-sagligina-dikkat-uzmanlardan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/ramazanda-bobrek-sagligina-dikkat-uzmanlardan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayında uzun süreli susuz kalmanın böbrek sağlığı üzerindeki etkileri merak edilirken, uzmanlar özellikle böbrek hastaları ve böbrek taşı bulunan bireyleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Medicana Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Şahan, yapılan bilimsel araştırmaların sağlıklı bireylerde oruç tutmanın böbrek fonksiyonlarında kalıcı hasara yol açmadığını gösterdiğini belirtti. Ancak iftar ile sahur arasında yeterli miktarda sıvı alınmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>“Yetersiz sıvı tüketimi böbreklerde yük artışına ve idrar yoğunluğunda yükselmeye neden olabilir” diyen Doç. Dr. Şahan, özellikle böbrek taşı hastalarının iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su tüketmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>Çay ve Kahveye Dikkat</strong></h3>

<p>Uzmanlar, çay ve kahve tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurgularken, tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirtti. Suyun tek seferde değil, iftar ile sahur arasında zamana yayarak tüketilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>Kimler Oruç Tutmadan Önce Doktora Başvurmalı?</strong></h3>

<p>Doç. Dr. Şahan, özellikle şu grupların oruç tutmadan önce mutlaka uzman görüşü alması gerektiğini söyledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Evre 3 ve üzeri kronik böbrek hastaları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tek böbreği olan bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Böbrek nakli hastaları</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Kontrolsüz diyabet veya hipertansiyon hastaları</p>
 </li>
</ul>

<p>“Oruç böbreği dinlendirmez ya da ekstra toksin temizlemez” diyen Şahan, Ramazan ayının bilinçli ve sağlıklı bir yaşam için fırsat olduğunu belirterek yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/ramazanda-bobrek-sagligina-dikkat-uzmanlardan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/03/b-o-b-r-e-k-1.jpg" type="image/jpeg" length="66830"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan ayında bu hatalar bel ve diz ağrısını artırıyor!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/ramazan-ayinda-bu-hatalar-bel-ve-diz-agrisini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/ramazan-ayinda-bu-hatalar-bel-ve-diz-agrisini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sahurun atlanması, iftarda aşırı yemek yenmesi ve yetersiz su tüketiminin kas kaybına ve eklem içi basınç artışına yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında yapılan bilinçsiz beslenme tercihleri, yalnızca mideyi değil, diz ve omurga sağlığını da tehdit ediyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sahurun atlanması, iftarda aşırı yemek yenmesi ve yetersiz su tüketiminin kas kaybına ve eklem içi basınç artışına yol açabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p><br />
<strong>“Uzun Açlıkta İlk Kaybedilen Kas Dokusudur”</strong></p>

<p>Sahurun atlanması düşündüğümüzden daha ciddi sonuçlar doğurabilir.Uzun süreli açlıkta ilk kaybedilen kas dokusudur. Kas zayıflığı diz ve bel üzerindeki yükü artırır. Özellikle bel fıtığı, diz kireçlenmesi ve omurga problemleri olan kişilerde ağrılar artabilir.Sahurda mutlaka protein, lif ve sağlıklı yağ kombinasyonu yapılması gerekir.</p>

<p><strong>''İftarda Aşırı Yemek Omurgayı Zorluyor ! ''</strong></p>

<p>İftarda hızlı ve fazla yemek yemek mide basıncını artırır.Mide doluluğu arttıkça diyafram yukarı itilir. Bu durum omurga rahatsızlığı olan kişilerde bel ve sırt ağrısını tetikleyebilir. Kızartma ve ağır yağlı yemekler ise hem reflüyü artırır hem de kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etki oluşturur.</p>

<p><strong>''Tuz ve Şeker Eklemleri Etkiliyor''</strong></p>

<p>Aşırı tuz tüketimi ödem oluşturur ve eklem içi basıncı artırabilir.Şekerli sahur tercihleri de gün içinde halsizlik ve kas zayıflığına yol açabilir.</p>

<p><strong>''Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor !''</strong></p>

<p>Ramazan’da en sık yapılan hatalardan biri yetersiz su tüketimidir. Susuzluk; baş ağrısı, eklem sertliği ve performans düşüşüne neden olabilir. Sahurda en az 2–3 bardak su içilmeli, iftar ile sahur arasında 2–2,5 litre su hedeflenmelidir. Gazlı ve aşırı kafeinli içecekler sıvı kaybını artırabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ramazan Sağlığı Bozmak Değil,Korumak İçin Bir Fırsat Olabilir”</p>

<p>Doç. Dr. Ahmet İnanır, Ramazan’ın doğru planlandığında kas-iskelet sistemi için risk değil, fırsat olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:“Bilinçli beslenme ile hem enerji korunur hem de eklem ve omurga sağlığı desteklenir. Ramazan’da önemli olan miktar değil, denge ve doğru kombinasyondur.”dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/ramazan-ayinda-bu-hatalar-bel-ve-diz-agrisini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 19:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/hhh-3.jpg" type="image/jpeg" length="47343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak’a 34 yeni doktor kadrosu tahsis edildi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/zonguldaka-34-yeni-doktor-kadrosu-tahsis-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/zonguldaka-34-yeni-doktor-kadrosu-tahsis-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından 127. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü kapsamında Zonguldak’a toplam 34 hekim kadrosu tahsis edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, yapılan planlama doğrultusunda 21 tabip ve 13 uzman tabip olmak üzere toplam 34 doktor kadrosunun Zonguldak’a ayrıldığını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çolakoğlu, açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na teşekkür ederek, tahsis edilen kadroların Zonguldak’a hayırlı olmasını temenni etti.</p>

<p>Yeni atamalarla birlikte il genelinde sağlık hizmetlerinin daha da güçlenmesi bekleniyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 26 At 19.52.43 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://halkinsesicomtr.teimg.com/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-26-at-195243-1.jpeg" width="1131" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/zonguldaka-34-yeni-doktor-kadrosu-tahsis-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/34-y-e-n-i.jpg" type="image/jpeg" length="18680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizi artık gençleri de vuruyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/kalp-krizi-artik-gencleri-de-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/kalp-krizi-artik-gencleri-de-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp ve damar hastalıkları artık sadece ileri yaşların sorunu değil. Uzmanlar, son yıllarda genç yaşta kalp krizi ve damar hastalıklarında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre kardiyovasküler hastalıklar yılda 17,9 milyon kişinin ölümüne neden olurken, bu rakam tüm ölümlerin yüzde 32’sini oluşturuyor. Türkiye’de ise TÜİK verilerine göre ölümlerin yaklaşık yüzde 36’sı kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanıyor. Araştırmalar, kalp krizi geçiren hastaların yaklaşık yüzde 20’sinin 40 yaş altı olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Medicana International İzmir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Suat Büket, genç yaş grubunda kalp ve damar hastalıklarında gözle görülür bir artış olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<h3><strong>“Genç hastalarda belirgin artış var”</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Büket, genç hastaların bir kısmının göğüs ağrısı veya kalp krizi sonrası hastaneye başvurduğunu, bir kısmında ise ailesel koroner hastalık öyküsü ya da kan yağlarının yüksekliği bulunduğunu söyledi. Dikkat çeken bir diğer noktanın ise hiçbir şikâyeti olmayan gençlerde de hastalık tespit oranının artması olduğunu ifade eden Büket, bu oranın geçmişte yüzde 5’in altındayken bugün yüzde 10-15 seviyelerine yaklaştığını belirtti.</p>

<h3><strong>En yaygın neden: Damar sertliği</strong></h3>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının en yaygın nedeninin ateroskleroz (damar sertliği) olduğunu vurgulayan Büket, bu hastalığın yalnızca kalp damarlarını değil; beyin, böbrek ve diğer damarları da etkileyebildiğini söyledi. Hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Büket, ileri aşamalarda göğüs ağrısı, eforla çabuk yorulma ve ciddi komplikasyonların ortaya çıkabileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Yaşam tarzı büyük rol oynuyor</strong></h3>

<p>Gençlerdeki artışın en önemli nedenlerinden birinin değişen yaşam alışkanlıkları olduğuna işaret eden Prof. Dr. Büket, şu faktörlere dikkat çekti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Fast food ve işlenmiş gıda tüketiminin artması</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hareketsiz yaşam tarzı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uzun süre bilgisayar başında zaman geçirilmesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sigara kullanımı</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Obezite</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ailesel yatkınlık</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kan yağlarının yüksekliği</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca yüksek tuz ve doymuş yağ içeren besinler ile bazı kimyasal kalıntıların da damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p>

<h3><strong>Erken teşhis hayat kurtarıyor</strong></h3>

<p>Erken teşhis ve düzenli kontrollerin cerrahi ihtiyacını azaltabileceğini ifade eden Büket, uygun hastalarda ilaç tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığın kontrol altına alınabildiğini söyledi. Gerekli durumlarda ise minimal invaziv cerrahi tekniklerle daha küçük kesilerle müdahale edilerek iyileşme sürecinin hızlandırılabildiğini belirtti.</p>

<p>Ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan gençlerin düzenli olarak kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini vurgulayan Büket, genel risk durumuna göre yılda bir kez kontrolün çoğu kişi için yeterli olabileceğini ifade etti.</p>

<h3>“Kalbiniz için alışkanlıklarınızı değiştirin”</h3>

<p>Prof. Dr. Suat Büket, kalp sağlığının korunması için gençlere şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Sağlıklı beslenin, kilo almayın, düzenli egzersiz yapın, sigara içmeyin ve işlenmiş gıdalardan uzak durun. Kalp sağlığı sadece ileri yaşların sorunu değildir.”</p>

<p>Uzmanlar, genç yaşta artan kalp krizi vakalarına karşı toplumun daha bilinçli olması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/kalp-krizi-artik-gencleri-de-vuruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/k-a-p-p.jpg" type="image/jpeg" length="84079"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne ve baba adaylarına gebelik eğitimi]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/anne-ve-baba-adaylarina-gebelik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/anne-ve-baba-adaylarina-gebelik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bartın’da Karaköy Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne ve baba adaylarına yönelik gebelik öncesi ve sonrası süreçler hakkında bilgilendirme programları düzenleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bartın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Onur Kamani’nin katılımıyla, Karaköy Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik söyleşi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda; gebelik süreci, doğum, doğuma hazırlık ve doğum sonrası dönemle ilgili merak edilen sorular uzman hekimler tarafından yanıtlandı. Anne adaylarına sağlıklı ve bilinçli bir gebelik dönemi geçirebilmeleri için önemli bilgiler verildi.</p>

<h3><strong>Baba Adayları da Eğitime Katılıyor</strong></h3>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Gebe Okulu’nda yalnızca anne adaylarına değil, baba adaylarına yönelik eşli eğitimlerin de düzenlendiği belirtildi. Eğitimlerde yeni doğan bebek bakımı ve doğum sonrası süreç hakkında kapsamlı bilgilendirmeler yapıldığı ifade edildi.</p>

<h3><strong>Gebelikte Yoga ve Pilates Desteği</strong></h3>

<p>Merkezde ayrıca gebelikte yoga ve pilates egzersizlerinin de uygulandığı, bu çalışmaların anne adaylarının hem fiziksel hem de ruhsal olarak doğuma hazırlanmasına katkı sağlamayı amaçladığı bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, sağlıklı nesiller için bilinçli gebelik sürecinin önemine dikkat çekerek, anne ve baba adaylarını eğitim programlarına katılmaya davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/anne-ve-baba-adaylarina-gebelik-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 22:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/g-e-b-e-l-i-k.jpg" type="image/jpeg" length="19988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrılarınızın nedeni psikolojik olabilir]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/agrilarinizin-nedeni-psikolojik-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/agrilarinizin-nedeni-psikolojik-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Başak Mutlu, uzun süreli ve nedeni bulunamayan ağrıların psikolojik kökenli olabileceğini belirterek, “Zihin ve beden bir bütündür. Duygusal acılar bazen bedende kendini gösterir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Medicana Bursa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu Başak Mutlu, bedensel ve ruhsal sağlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, nedeni tespit edilemeyen ağrıların psikolojik etkenlerden kaynaklanabileceğini söyledi.</p>

<p>Mutlu, “Ağrılarınız var ve doktora gitmenize rağmen çözüm bulunamadıysa, bu durumun kaynağı psikolojik olabilir. Fizyolojik bir sebebe dayanmayan uzun süreli ağrıların kökeninde ruhsal çatışmalar yer alabilir. Zihin ve beden bir bütündür. İfade edilmeyen duygular bazen bedende ağrı olarak ortaya çıkar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>“Ağrı Hayat Kalitesini Düşürebilir”</strong></h3>

<p>Psikolojik kaynaklı ağrıların kişinin sosyal ilişkilerini, iş yaşamını ve günlük rutinlerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Mutlu, bu durumun zamanla çaresizlik hissine yol açabileceğini ancak tedavisinin mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Psikoterapi ve Uzman Desteği Önemli</strong></h3>

<p>Psikoterapi desteğinin önemine dikkat çeken Mutlu, “Kişi ağrısının yaşamındaki olaylarla bağlantısını kurabildiğinde rahatlama süreci başlayabilir. Gerekli durumlarda antidepresan tedavisi de uygulanabilir. Bunun için bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır” diye konuştu.</p>

<p>İnsanlarla iletişimde kalmanın, duyguları ifade etmenin, düzenli egzersiz yapmanın ve rahatlatıcı alanlar oluşturmanın iyileşme sürecine katkı sağlayacağını belirten Mutlu, ağrının psikolojik olup olmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle tıbbi nedenlerin elenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/agrilarinizin-nedeni-psikolojik-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/a-g-r-q.jpg" type="image/jpeg" length="77866"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Tansiyon ve böbrek hastalığı birbirini tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-tansiyon-ve-bobrek-hastaligi-birbirini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-tansiyon-ve-bobrek-hastaligi-birbirini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı’nda görev yapan Orhan Özdemir, yüksek tansiyon ile böbrek hastalığının birbirini etkileyen iki önemli sağlık sorunu olduğunu belirterek erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>“Böbreklerimiz, vücudumuzun sessiz çalışan kahramanları gibidir” diyen Özdemir, böbreklerin yalnızca idrar üretmediğini, aynı zamanda vücudun kimyasal dengesini sağladığını ve kan basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Böbrekler Tansiyonu Nasıl Etkiliyor?</strong></h3>

<p>Böbreklerin fazla su ve tuzu atarak kan basıncını dengelediğini belirten Özdemir, böbreklerin iyi çalışmaması durumunda vücutta su ve tuz birikiminin arttığını, bunun da damar içi basıncı yükselterek tansiyona neden olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yüksek Tansiyon Böbreklere Zarar Veriyor</strong></h3>

<p>Uzun süre kontrolsüz seyreden yüksek tansiyonun böbrek içindeki küçük damarları zedelediğini kaydeden Özdemir, bu durumun böbreklerin kanı süzme gücünü azalttığını, idrarda protein kaçağına yol açabileceğini ve zamanla böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebileceğini vurguladı.</p>

<p>Bu sürecin çoğu zaman belirti vermediğini dile getiren Özdemir, yüksek tansiyonun böbrek hasarına, böbrek hasarının da tansiyonun daha da yükselmesine neden olduğunu belirterek her iki hastalığın birlikte takip edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Kimler Risk Altında?</strong></h3>

<p><strong>Özdemir, özellikle şu grupların düzenli kontrol yaptırması gerektiğini ifade etti:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hipertansiyon hastaları</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Diyabet hastaları</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>40 yaş üzerindeki kişiler</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ailesinde böbrek hastalığı olanlar</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uzun süre ve sık ağrı kesici kullananlar</strong></p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Böbrek ve Tansiyon Sağlığı İçin Öneriler</strong></h3>

<p>Uzman Dr. Özdemir, tansiyonun düzenli ölçülmesi, tuz tüketiminin azaltılması, ilaçların düzenli kullanılması, gereksiz ağrı kesici kullanımından kaçınılması, sigaradan uzak durulması, sağlıklı kilonun korunması ve yılda en az bir kez kan ve idrar tahlili yaptırılması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p>“Yüksek tansiyon sadece kalbi değil, böbrekleri de sessizce etkiliyor” diyen Özdemir, erken teşhis ve düzenli hekim takibiyle ciddi sorunların önüne geçilebileceğini sözlerine ekledi.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-tansiyon-ve-bobrek-hastaligi-birbirini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/b-o.jpg" type="image/jpeg" length="57349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: “Çocuk kanserinde en temel sebep genetik yatkınlık”]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-cocuk-kanserinde-en-temel-sebep-genetik-yatkinlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-cocuk-kanserinde-en-temel-sebep-genetik-yatkinlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanseri Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Dr. Şeyma Ünüvar Gök, çocukluk çağı kanserlerinde en temel sebebin genetik yatkınlık olduğunu belirterek, risk faktörlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Çocukluk çağı kanserlerinde neden-sonuç ilişkisinin erişkinlerdeki kadar net olmadığını ifade eden Gök, bu nedenle mamografi ve kolonoskopi gibi erişkinlere yönelik tarama programlarının çocukluk çağında uygulanamadığını dile getirdi. Ailelerin en sık “Neden?” sorusunu sorduğunu belirten Gök, “Bildiğimiz en temel sebep genetik yatkınlıktır. Ancak genetik yatkınlık olsa da mutlaka tetiği çeken bir risk faktörünün olması gerekir” dedi.</p>

<p>İyonize radyasyona uzun süreli maruz kalmanın, kötü beslenmenin, stresli yaşam koşullarının ve bazı onkojenik virüslerin risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Gök, aileleri bilinçli olmaya çağırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Belirtiler Ciddiye Alınmalı</strong></h3>

<p>Uzun süren ateş, gece terlemesi, kilo kaybı ve sebepsiz morlukların kanser için özgül belirtiler olmadığını ancak bu durumların fark edilmesi halinde mutlaka hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Gök, çocukların düzenli olarak takip edilmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Erken Tanı Başarıyı Artırıyor</strong></h3>

<p>Çocukluk çağı kanserlerinde tedavi başarısının gelişmiş ülkelerde benzer seviyede olduğunu ifade eden Gök, lösemilerde temel tedavinin kemoterapi olduğunu; solid tümörlerde ise kemoterapi, cerrahi ve radyoterapi seçeneklerinin uygulanabildiğini söyledi. Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi halinde başarı oranlarının oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Gök ayrıca, kanser tanısı alan çocukların ve ailelerinin toplumdan izole edilmemesi ve gerekli sosyal desteğin sağlanmasının büyük önem taşıdığını belirterek, bu mücadelede toplumsal dayanışmanın gerekliliğine dikkat çekti.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/uzmani-uyardi-cocuk-kanserinde-en-temel-sebep-genetik-yatkinlik</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/u-z-m-a-a-a-a-n.jpg" type="image/jpeg" length="59727"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarayı bıraktırmak için yeni bir uygulama başlatıldı!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/sigarayi-biraktirmak-icin-yeni-bir-uygulama-baslatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/sigarayi-biraktirmak-icin-yeni-bir-uygulama-baslatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda Dünya sigarayı bırakma etkinlikleri devam ederken yeni bir uygulama ile uzaktan sigarayı bıraktırma dönemi başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Dünya sigarayı bırakma etkinlikleri kapsamında Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığına bağlı Merkez Toplum Sağlığı Merkezi Uzaktan Sigarayı Bıraktırma Polikliniği Doktorlarından Büşra Çelik konuyla ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi. “ 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri kapsamında, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımız için yeni bir uygulama başlattık. Uzaktan sigarayı bıraktırma poliklinikleri sayesinde bizlere telefonunuzdan, bilgisayarınızdan veya tabletinizden kolayca ulaşabilirsiniz. MHRS’den randevu aldıktan sonra randevu gün ve saatinizde sizlerle çevrimiçi olarak görüşmeler düzenliyoruz. Bu görüşmelerde öncelikle sizin sigara kullanım alışkanlıklarınızı ve bağımlılık seviyelerinizi değerlendiriyoruz. Gerekli olduğu durumlarda ilaç tedavisine başlayabiliyoruz ve hayat tarzı değişikliği konusunda sizi ayrıntılı olarak bilgilendiriyoruz. Bu süreçte yalnız değilsiniz, sizinle belirli aralıklarla görüşmeye devam ederek süreç içerisinde motivasyonunuzu arttıracak önerilerde bulunmaktayız.. Son olarak belirtmeliyim ki; sigarayı bırakmak artık bir telefon uzağınızda! Daha sağlıklı bir yaşam için sizleri Uzaktan Sigara Bıraktırma Polikliniklerimize bekliyoruz “ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img class="" height="1200" src="https://halkinsesicomtr.teimg.com/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-10-at-153033.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/sigarayi-biraktirmak-icin-yeni-bir-uygulama-baslatildi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/s-i-g-a-r-a-y-i-b-i-r-a-k-t-i-r-m-a.jpg" type="image/jpeg" length="22838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haftalarca süren ishal ve karın ağrısını hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/haftalarca-suren-ishal-ve-karin-agrisini-afife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/haftalarca-suren-ishal-ve-karin-agrisini-afife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman uyarıyor: Crohn hastalığında erken tanı hayati önem taşıyor, gecikme yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Sindirim sistemini ağızdan anüse kadar etkileyebilen Crohn hastalığı, kronik ve iltihaplı yapısı nedeniyle hastaların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebiliyor. Uzmanlar, toplumda yeterince tanınmayan bu hastalıkta teşhisin gecikmesinin sık yaşandığını belirterek, uzun süren sindirim sistemi şikâyetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, Crohn hastalığının en sık ince bağırsağın son kısmı ile kalın bağırsağı tuttuğunu ve ataklar ile sakin dönemler halinde seyrettiğini söyledi. Hastalığın belirtilerinin kişiden kişiye değişebildiğine dikkat çeken Evirgen, bu durumun tanıyı zorlaştırabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Belirtiler Haftalarca Sürebiliyor</strong></p>

<p>Dr. Evirgen, Crohn hastalığında en sık görülen şikâyetleri; uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, dışkıda kan veya mukus, ateş ve kansızlık olarak sıraladı. Bu belirtilerin haftalarca devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurgulayan Evirgen, “Şikâyetleri ertelemek hem tanıyı hem de tedaviyi zorlaştırabiliyor” dedi.</p>

<p><strong>Tanı Tek Bir Testle Konulmuyor</strong></p>

<p>Crohn hastalığının tanısının tek bir testle konulamadığını belirten Dr. Evirgen, ayrıntılı hasta öyküsü, fizik muayene, kan ve dışkı testleri, kolonoskopi ve biyopsi gibi yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MR veya BT enterografi gibi görüntüleme yöntemlerinin de tanıda önemli rol oynadığını belirten Evirgen, doğru tanının diğer iltihaplı bağırsak hastalıklarından ayırt edilmesi açısından kritik olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor</strong></p>

<p>Crohn hastalığının kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, modern tedavi yöntemleri sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ifade eden Dr. Evirgen, tedavinin kişiye özel planlandığını söyledi. İltihap giderici ve bağışıklık düzenleyici ilaçlar, biyolojik tedaviler, beslenme düzenlemeleri ve destekleyici uygulamaların tedavide yer aldığını belirten Evirgen, bazı durumlarda cerrahi müdahalenin de gerekebileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavide asıl hedefin yalnızca belirtileri azaltmak değil, bağırsak hasarını önlemek ve hastanın uzun vadeli sağlığını korumak olduğunu vurgulayan Dr. Evirgen, doğru tedavi ve düzenli takip ile Crohn hastalığı olan bireylerin aktif ve sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğini ifade etti.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/haftalarca-suren-ishal-ve-karin-agrisini-afife-almayin</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/i-s-h-a-l.jpg" type="image/jpeg" length="60643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akciğer sağlığı için 10 önemli besin]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/akciger-sagligi-icin-10-onemli-besin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/akciger-sagligi-icin-10-onemli-besin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, doğru beslenmenin sağlıklı solunum ve güçlü akciğerler için kritik öneme sahip olduğunu belirterek, akciğer sağlığını destekleyen 10 temel besini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Hande Güngör</strong>, insan vücudunun besinleri yakıt olarak kullandığını ve bu sürecin sağlıklı bir solunum sistemiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Güngör, “Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi metabolizma ile gerçekleşir. Bu süreçte oksijen önemli bir rol oynar. Bu nedenle dengeli beslenme, sağlıklı solunum ve akciğer fonksiyonları açısından büyük önem taşır” dedi.</p>

<p>Karbonhidratların metabolizma sırasında daha fazla karbondioksit ürettiğini belirten Güngör, solunum sıkıntısı yaşayan bireyler için düşük karbonhidratlı, sağlıklı yağlardan zengin beslenme modellerinin daha rahat nefes almayı destekleyebileceğini ifade etti.</p>

<p>Akciğer sağlığını korumak için taze sebze ve meyve tüketimi, antioksidan vitamin ve minerallerin yeterli alımı, yeterli sıvı tüketimi ve ideal kilonun korunmasının önemine dikkat çeken Güngör, akciğer dostu 10 besini şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Tam tahıllar ve baklagiller:</strong> Arpa, yulaf ve mercimek; lif, B vitamini, magnezyum ve selenyum içerikleriyle akciğer sağlığını destekliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Taze sebzeler:</strong> Pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana ve pazı; akciğer fonksiyonlarını iyileştiriyor, KOAH ve akciğer kanseri riskini azaltıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Taze meyveler:</strong> Elma ve yaban mersini gibi antosiyanin içeriği yüksek meyveler, akciğerleri oksidatif hasara karşı koruyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Fonksiyonel gıdalar:</strong> Zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao; antioksidan ve antienflamatuar etkileriyle akciğer fonksiyonlarını destekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Omega-3 kaynakları:</strong> Hamsi, sardalya ve somon; hava yollarının sağlığını koruyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kuruyemişler:</strong> Özellikle Brezilya cevizi, yüksek selenyum içeriğiyle solunum sistemini güçlendiriyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yoğurt:</strong> Kalsiyum ve selenyum içeriğiyle KOAH riskini azaltıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zeytinyağı:</strong> Polifenoller sayesinde solunum hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>C ve E vitamini:</strong> Güçlü antioksidan etkileriyle akciğer fonksiyonlarını destekliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Su:</strong> Akciğerlerdeki mukus yapısının korunması için yeterli sıvı alımı büyük önem taşıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Uzmanlar, dengeli ve yeterli beslenen bireylerde hastalık riskinin azaldığını, bağışıklık sisteminin güçlendiğini ve solunum sağlığının daha iyi korunduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/akciger-sagligi-icin-10-onemli-besin</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/a-k-c-i-i.jpg" type="image/jpeg" length="30370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman uyardı: Menopozda hormon tedavisi yaşam kalitesini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/uzman-uyardi-menopozda-hormon-tedavisi-yasam-kalitesini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/uzman-uyardi-menopozda-hormon-tedavisi-yasam-kalitesini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu tedaviyle kadınlar daha geç yaşlanıyor... İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu, menopoz sürecindeki kadınlarda uygulanan hormon replasman tedavisinin (HRT), yaşlanmayı geciktirdiğini ve birçok hastalığa karşı koruyucu etkiler sağladığını söyledi. Doç. Dr. Gökosmanoğlu, hormon tedavileriyle ilgili toplumda yaygın olan yanlış algılara da açıklık getirdi.</p>

<p>Medicana International Samsun Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Gökosmanoğlu, Türkiye’de hormon hastalıklarına yönelik farkındalığın yeterli olmadığını belirterek, hormon bozukluklarının esas olarak endokrinoloji kliniklerinin alanı olduğunu vurguladı. Hormon hastalarının çoğu zaman farklı branşlara başvurduğunu ifade eden Gökosmanoğlu, doğru tanı ve etkin takip için endokrinoloji uzmanlarının sürece mutlaka dahil edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Menopozun fizyolojik bir süreç olduğunu ancak tedavisiz bırakılmasının kadınlar için ciddi riskler barındırdığını dile getiren Doç. Dr. Gökosmanoğlu, “Menopoz döneminde hormon desteği verilmezse kadınlarda cilt yaşlanması hızlanır, kemik erimesi artar, kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türlerine yatkınlık oluşur. Bu nedenle uygun hastaların mutlaka tedavi edilmesi gerekir” dedi.</p>

<p><strong>“Hormon alan kadınlar daha geç yaşlanıyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hormon replasman tedavisinin olumlu etkilerine dikkat çeken Gökosmanoğlu, HRT alan kadınlarda kemik erimesinin daha az görüldüğünü, kalp-damar hastalıklarının riskinin düştüğünü ve bazı kanser türlerinin daha düşük oranlarda ortaya çıktığını ifade etti. Doç. Dr. Gökosmanoğlu, “Uygun hastalarda hormon replasman tedavisi alan kadınlar daha geç yaşlanıyor ve yaşam kaliteleri belirgin şekilde artıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>“Kanser yapıyor algısı doğru değil”</strong></p>

<p>Hormon tedavilerinin kansere yol açtığı yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını belirten Gökosmanoğlu, bu algının geçmişte yapılan ve yanlış yorumlanan bir çalışmadan kaynaklandığını söyledi. Hekim kontrolünde ve doğru hasta grubunda uygulanan hormon tedavilerinin ciddi bir kanser risk artışına neden olmadığını vurgulayan Gökosmanoğlu, “Bu tedavilerin sağladığı fayda, olası yan etkilerinden çok daha fazladır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzmanlar, menopoz dönemindeki kadınların kulaktan dolma bilgiler yerine hekim önerisiyle hareket etmeleri ve gerekli durumlarda hormon replasman tedavisini değerlendirmeleri gerektiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/uzman-uyardi-menopozda-hormon-tedavisi-yasam-kalitesini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/tedavi-yaslanama.jpg" type="image/jpeg" length="13284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ciddi kafa travmalarına dikkat!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/ciddi-kafa-travmalarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/ciddi-kafa-travmalarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk arasında “sara hastalığı” olarak bilinen epilepsinin, beyin fonksiyonlarının kısa süreli bozukluğu sonucu ortaya çıktığını belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, ciddi kafa travmalarının epilepsiye yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Liv Hospital Samsun Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, epilepsinin beyin hücrelerinde meydana gelen geçici ve anormal elektriksel yayılım sonucu oluştuğunu belirterek, hastalığın dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini etkilediğini ifade etti. Epilepsinin kadın ve erkeklerde, ırk ayrımı olmaksızın eşit oranda görüldüğünü kaydeden Akbaş, hastalığın her yaş grubunda ortaya çıkabildiğini ve uzun süreli tedavi ile takip gerektirdiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Epilepsinin nedenlerine değinen Dr. Akbaş, inme (felç), beyin enfeksiyonları (menenjit, ensefalit), ciddi kafa travmaları ve doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması gibi durumların epilepsi nöbetlerine yol açabildiğini söyledi. Ancak birçok vakada hastalığın kesin nedeninin tespit edilemediğini belirten Akbaş, bazı hastalarda aile öyküsünün bulunmasının epilepsinin kalıtsal bir yönü olabileceğini gösterdiğini dile getirdi.</p>

<p>Epilepsi tedavisinin temelini antiepileptik ilaçların oluşturduğunu ifade eden Akbaş, bu ilaçların nöbetleri önlemeye yönelik olduğunu ve mutlaka doktor kontrolünde, düzenli şekilde kullanılması gerektiğini belirtti. İlaçlara rağmen nöbetlerin devam etmesi durumunda cerrahi tedavinin gündeme gelebileceğini söyleyen Akbaş, cerrahi kararı öncesinde nöbetlerin ilaç tedavisine dirençli olduğunun net şekilde ortaya konulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/ciddi-kafa-travmalarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/e-g-i-e-l-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="86572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda kalp sağlığı için bu 10 belirtiye dikkat edin!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/cocuklarda-kalp-sagligi-icin-bu-10-belirtiye-dikkat-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/cocuklarda-kalp-sagligi-icin-bu-10-belirtiye-dikkat-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, ebeveynleri çocuklarının kalp sağlığı için uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalıklarının yalnızca yetişkinlerde görüldüğü düşünülse de, çocukluk çağında da doğuştan ya da sonradan gelişen kalp rahatsızlıklarına sıkça rastlanabiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, çocuklarda kalp hastalıklarının erken tanı ile ciddi sonuçlar doğurmadan kontrol altına alınabileceğini belirterek aileleri uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklarda görülen kalp hastalıklarının büyük bölümünün doğumsal olduğunu ifade eden Dr. Öncü, bazı vakalarda ise enfeksiyonlar, genetik hastalıklar ve farklı tıbbi durumlara bağlı olarak zamanla kalp rahatsızlıklarının gelişebildiğini söyledi. Ailelerin bazı belirtileri ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Öncü, çocuklarda kalp hastalığına işaret edebilecek 10 önemli belirtiyi sıraladı.</p>

<p><strong>Hızlı ve zor nefes alıp verme:</strong> Ateş ya da akciğer hastalığı olmaksızın solunumun hızlanması ve nefese kaburga kasları ile burun kanatlarının eşlik etmesi kalp hastalığına işaret edebilir.<br />
<strong>Morarma:</strong> Doğumda ya da hemen sonrasında dudaklarda, dilde ve vücutta morarma ciddi kalp hastalıklarının belirtisi olabilir.<br />
<strong>Çarpıntı:</strong> Kalp atımlarının rahatsız edici şekilde hissedilmesi ciddi ritim bozukluklarının habercisi olabileceği gibi enfeksiyonlara ya da kullanılan ilaçlara bağlı da gelişebilir.<br />
<strong>Kalpte üfürüm duyulması:</strong> Fizik muayene sırasında kalpte anormal sesler duyulması mutlaka çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.<br />
<strong>Göğüs ağrısı:</strong> Çocuklarda çoğunlukla kalp dışı nedenlere bağlı görülse de nadiren kalp hastalıklarının belirtisi olabileceğinden ihmal edilmemelidir.<br />
<strong>Büyüme ve gelişme geriliği:</strong> Kalp yetersizliği olan çocuklarda kilo alamama ve akranlarına göre geri kalma görülebilir.<br />
<strong>Çabuk yorulma ve halsizlik:</strong> Kalp delikleri, damar darlıkları ya da kalp yetersizliği bu şikâyetlere yol açabilir.<br />
<strong>Eklem ağrısı ve şişliği:</strong> Kalp romatizmasına bağlı olarak diz, dirsek, el ve ayak bileklerinde ağrılı şişlikler ortaya çıkabilir.<br />
<strong>Uzamış ateş:</strong> Beş günden uzun süren ateş, kalbi besleyen damarlarda genişlemeye neden olan Kawasaki hastalığının belirtisi olabilir.<br />
<strong>Göğüs röntgeninde kalpte anormallik:</strong> Farklı nedenlerle çekilen akciğer filmlerinde kalpte olağandışı görüntüler fark edilebilir.</p>

<p>Dr. Bahattin Öncü, bu belirtilerden bir ya da birkaçının görülmesi halinde vakit kaybetmeden çocuk kardiyolojisi uzmanına başvurulması gerektiğini belirterek, erken tanının çocukların sağlıklı bir yaşam sürmesi açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Oğulcan Öz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/cocuklarda-kalp-sagligi-icin-bu-10-belirtiye-dikkat-edin</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 23:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/cocuklar.jpg" type="image/jpeg" length="40482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani işitme kaybında zamanla yarışılıyor!]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/ani-isitme-kaybinda-zamanla-yarisiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/ani-isitme-kaybinda-zamanla-yarisiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde düzenlenen “Ani İşitme Kaybı” başlıklı konferansta konuşan Asist. Dr. Cemal Bartu Bektaş, ani gelişen işitme kaybının acil değerlendirilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, erken tanı ve hızlı müdahalenin kalıcı işitme kaybını önlemede hayati rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen konferans, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yapıldı. Konferansın moderatörlüğünü Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan ile Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörü Prof. Dr. Emrah Ruh üstlenirken, etkinlik akademisyenler ve hekimler tarafından ilgiyle takip edildi.</p>

<p>Konferansta ani işitme kaybının klinik özellikleri, nedenleri, tanı süreci ve güncel tedavi yaklaşımları ele alındı. Asist. Dr. Bektaş, iç kulağın sağlıklı çalışabilmesi için düzenli kan dolaşımının şart olduğunu belirterek, viral enfeksiyonlar, damar tıkanıklıkları ve dolaşım bozukluklarının ani işitme kaybına yol açabileceğini ifade etti. Yüksek tansiyon ve kontrolsüz diyabet gibi kronik hastalıkların da riski artırdığına dikkat çekti.</p>

<p>Ani işitme kaybının genellikle kulakta dolgunluk hissi, ani işitme azalması ve çınlama ile ortaya çıktığını söyleyen Bektaş, ağrı ya da akıntı gibi belirtilerin çoğu zaman görülmemesinin hastaların durumu hafife almasına neden olabildiğini belirtti. Geciken başvuruların tedavi başarısını düşürdüğünü vurguladı.</p>

<p><strong>Çocuklarda fark edilmesi zor olabiliyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ani işitme kaybının nadir de olsa çocuklarda görülebildiğini ifade eden Bektaş, ailelerin çocukların seslere verdiği tepkilerde azalma, televizyon veya telefon sesini yükseltme, söylenenleri tekrar ettirme gibi belirtilere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tedavi sürecine de değinen Asist. Dr. Bektaş, erken dönemde başlanan tedavinin iyileşme şansını önemli ölçüde artırdığını, uygun tedavi ve düzenli takip ile birçok hastada işitmenin kısmen ya da tamamen geri kazanılabildiğini kaydetti</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/ani-isitme-kaybinda-zamanla-yarisiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 23:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/i-s-i-t-m-e-k-a-y-b-i.jpg" type="image/jpeg" length="89647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Serdar Yol: Erken teşhis meme kanserinde hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.halkinsesi.com.tr/prof-dr-serdar-yol-erken-teshis-meme-kanserinde-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.halkinsesi.com.tr/prof-dr-serdar-yol-erken-teshis-meme-kanserinde-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanserinin kesin nedeninin tam olarak bilinmediğini ancak gelişen teknoloji, değişen yaşam koşulları, çalışma şartları, yetersiz beslenme ve kilo gibi birçok faktörün hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabildiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Meme kanserinin, dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirten Prof. Dr. Yol, hastalığın genellikle 40-50 yaş ve sonrasında daha sık görüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Risk Faktörlerine Dikkat Çekti</p>

<p>Liv Hospital Samsun Genel Cerrahi ve Onkoloji Cerrahisi Kliniği’nden Prof. Dr. Serdar Yol, meme kanseri riskini artıran faktörleri şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>45-55 yaş aralığı ve ileri yaş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Annede 50 yaş altında meme kanseri görülmesi veya her iki memede kanser öyküsü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumu 35 yaşından sonra yapmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emzirmemek</p>
 </li>
 <li>
 <p>İlk âdetin 12 yaşından önce görülmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geç menopoza girmek (55 yaş üstü)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menopoz sonrası kilo artışı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yumurtalık veya rahim kanseri öyküsü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doymamış yağların (özellikle margarin) aşırı tüketimi</p>
 </li>
</ul>

<p>“Gençlerde Görülmez Sanılmamalı”</p>

<p>Meme kanserinin en sık 50 yaş üzerinde görüldüğünü ancak genç yaşlarda da ortaya çıkabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Yol, erken tanının önemine dikkat çekti. Yol, “20 yaşından itibaren ayda bir kişinin kendi kendine muayene yapması, yılda bir de doktor kontrolünden geçmesi çok önemlidir. Erken teşhis hayat kurtarır,” dedi.</p>

<p>Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli</p>

<p>Meme kanseri belirtilerinin çoğu zaman kişinin kendisi tarafından fark edildiğini ifade eden Prof. Dr. Yol, şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Memede veya koltuk altında ele gelen sertlik ya da şişlik</p>
 </li>
 <li>
 <p>Meme başında içe çekilme veya şekil bozukluğu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Meme başı derisinde soyulma ve kabuklanma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Meme cildinde yara, kızarıklık veya ödem</p>
 </li>
 <li>
 <p>Meme cildinde portakal kabuğu görünümü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Memede büyüme, asimetri veya renk değişikliği</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Erken Tanı Ölümleri Yarıya Düşürdü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tanının meme kanserinde yaşam süresini doğrudan etkilediğini belirten Prof. Dr. Yol, “Günümüzde erken tanı sayesinde meme kanserine bağlı ölümler yaklaşık yarı yarıya azalmıştır,” dedi.</p>

<p>Tedavi yöntemlerine de değinen Yol, “Erken evrede yakalanan hastalarda memenin tamamı alınmadan, yalnızca tümörlü doku ve çevresindeki sağlam alan çıkarılabiliyor. Eğer koltuk altı lenf bezlerine yayılım varsa, radyoterapi veya kemoterapi tedaviye eklenebiliyor,” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.halkinsesi.com.tr/prof-dr-serdar-yol-erken-teshis-meme-kanserinde-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 23:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://halkinsesicomtr.teimg.com/crop/1280x720/halkinsesi-com-tr/uploads/2026/02/m-e-m-e-k-a-n-s-e-r-i-u-y-a-r-i-s-i.jpg" type="image/jpeg" length="76811"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
