04.05.2021, 00:29 70

Saray Diplomatları ve Lozan Delegeleri (III)

Birinci Dünya Savaşı, Osmanlının İtilaf Devletleri karşısında yenilgisi sonrası, Mondros Ateşkes Anlaşması ile sona erdi. Osmanlı Hükümetince görevlendirilen delegelerin imzaladığı ve Padişah tarafından da onaylanan anlaşma maddeleri incelendiğinde; aslında yalnızca Osmanlı askerlerinin ateş keseceği, İtalya, Fransa, Yunanistan ve İngiltere’den oluşan düşman askerlerinin ise ateşe devam edeceği görülecektir. İki düşman güç arasında ateş kesmekten öte, Osmanlının teslim oluşunu kayıt altına almaktaydı. 30 Ekim 1918’de yapılan anlaşmada, ateş kes sonrası da, düşman güçlere, Osmanlı devletine karşı saldırıları sürdürme, istedikleri yerleri işgal etme gibi haklar verilmişti. Dahası, Osmanlı, bu saldırılar sırasında arızalanacak olan düşman araç ve gereçlerinin limanlarımızda, tersanelerimizde onarılması, düşman askerlerine yiyecek temin edilmesi gibi aşağılayıcı yükümlülükler içeren maddelere imza atmıştı. İki yıl sonra, 10 Ağustos 1920’de Türkiye’yi İtalyanlar, Yunanlılar, Fransızlar, Kürtler ve Ermeniler arasında bölüştüren Sevr Anlaşması da Padişah Vahdettin’in oluru ile Osmanlı delegeleri tarafından imzalandı. Sevr Anlaşmasına olur veren Vahdeddin, onay verebilmek için Anadolu’da Mustafa Kemal öncülüğünde başlatılan kurtuluş hareketinin ezilmesini bekledi. Bu süreçte ulusal kurtuluş çabalarının bastırılması için 1918’den 1922 yılına değin, düşman güçlerle işbirliği dahil her türlü girişimde bulundu.Ve kaybetti.
Kurtuluş Savaşı sonrasıOsmanlı fiilen ve tarihsel olarak bitmiş oldu. (1922)Zafere ulaşan Kemalistler Mondros Ateşkes (Teslimiyet) Anlaşmasını yırtarak, mağlup düşmanı Mudanya Ateşkes Anlaşmasına imza atması için ikna ettiler. Bu durumun farkında olan, ancak yine de onun ölüsünden de yararlanmak isteyen İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan) Lozan Konferansı’na çaresizlik içinde Ankara Hükümeti ile birlikte Osmanlı Hükümetini de davet etmeyi planladılar. Bunun birkaç nedeninden birisi de azınlıklar konusunda tarihsel muhatap arayışlarıdır. Düşman devletlerin bu sinsice girişimlerine karşı Ankara Hükümeti, Kasım 1922’de saltanatı ivedilikle kaldırdı. Böylece, yeni Türkiye’nin içte olduğu gibi dışta da egemenliğiilan edilmiş oldu. Lozan’a tek egemen güç olarak TBMM Hükümeti’nin katılmasının yolu açıldı.
Lozan’da Ermeni Tartışması
Ermeniler, Lozan Konferansı’nın ilk günlerinde sundukları muhtıralarında, “Türklerin 1.250.000 Ermeni’yi katlettikleri, 700.000 Ermeni’nin de çeşitli ülkelere göç etmek zorunda bırakıldığını” iddia ettiler. ABD Başkanının hakemliğinde Ermeniler için bir alanın belirlenmesi, Erivan Cumhuriyeti’nin sınırlarının Türkiye’nin doğu illerinden toprak katılarak genişletilmesi ve denizden çıkış için bir de liman verilmesini de istediler. Ayrıca, Kilikya(Maraş, Mersin, Adana, Antakya’dan Konya’ya uzanan Orta Toroslar Bölgesi) dağlarının da bu sınırlar içine alınması yönündeki isteklerini bir kez daha yinelediler.. Bu muhtırada, savaş sırasında tüm Ermeni milletinin İtilâf Devletleri'nin yanında savaştığını vurgulayarak bu devletlerin desteğini almaya çalıştılar.
İsmet İnönü, Aralık 1922’de Lozan görüşmelerinin ilk bölümünde bu isteği savunan devletlere karşı kürsüye çıktı. Kürsüde tarih dersi verircesine uzun bir konuşma yaptı. İngiltere Baş Delegesi Lord Curzon’un “Türkiye gibi büyük bir memlekette Ermenilere bir köşe bulunamaz mı?” şeklindeki sorusuna verdiği sert yanıta göz atılmalıdır. İsmet Paşa, Curzon’u; “Memleketleri Türkiye’den çok büyük devletler vardır, hem de bizden yeni ayrılan yerlerde çok geniş yerler vardır. Türk’e kalan ülke, hiç parçalanma kabul etmez bir bütündür. Doğu illerinde ve Kilikya’da Türk halkı yurtlarını yabancı istilasına karşı, hesapsız fedakârlıklarla savunmuşlardır. Yerlerini hiç kimseye vermezler” sözleriyle yanıtladı. Bu konunun Gümrü, Kars ve Moskova anlaşmalarıyla Ermeni Cumhuriyeti ve Türkiye arasında çözüldüğünü, Lozan’da bulunan Ermenilerin emperyalist devletler tarafından ülkesine karşı kışkırtılan, Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilere de acılar yaşatan saldırgan Ermeniler olduğunu dile getirdi. İnönü, ABD, Fransa ve İngiltere delegasyonlarına bir öğütte bulunur: “Türk milleti, azınlıklara uygar dünyanın kabul ettiği hakları tanır. Fakat kendi istiklalini, kayıt altına koyacak hiçbir yeni öneri kabul edemez. Azınlıkları kurtarmanın en iyi yolu, onları dışarıdan lekeleyecek ilişkilerle tahrik etmemek, bu ilişkilerden korumaktır. Bunlar dıştan gelecek bir şefkate dayanmamalıdırlar. O zaman hepsi barıştan sonra Türk vatandaşları ile bir arada yaşayabilirler. Türkiye’de kalmak isteyen Ermeniler Türk vatandaşlarıyla kardeşçe yaşayabilirler. Ancak Türk toprakları herhangi bir Ermeni yurdu için parçalanamaz. Ne Doğu illerin, ne Kilikya’nın, anavatandan ayrılması mümkün değildir. Zaten Türkiye, bu gün mevcut Ermeni Cumhuriyeti ile antlaşmalar yapmışlardır. Başka bir Ermenistan’ın vücut bulabileceğini Türkiye hayalinden bile geçirmez.”
Başta İngilizler olmak üzere, Fransız, Amerikan, İtalyanlar dahil tüm İtilaf Devletleri, Osmanlı’dan kopardıkları ayrıcalıkların hiç değilse bir bölümünü korumak üzere Lozan’a gelen diğer ülkelerin heyetleri, Türk heyetinin ve İsmet İnönü’nün meydan okumaya dönüşen yanıtları karşısında şaşkına döndüler. Osmanlı ile tarihte birçok konferansa katılmış, birçok anlaşmalara imza atmış olan emperyalist ülke temsilcileri, karşılarında alttan alan; kendilerine hayranlık besleyen,bu hayranlık nedeniyle ulusal çıkarlarını göz ardı edebilen “Saray Beslemessi” diplomatlar yerine; ülkesinin çıkarlarını savunan Anadolu Hükümeti diplomatlarıyla karşı karşıyaydılar. O ezik büzük Osmanlı diplomatları gitmiş; kendi ses tonlarından bir üst perdede yanıtlarla yeni diplomasi örneği veren; çoğu kez, istekler karşısındanezaket kurallarınıbile hiçe sayan, öfkeden köpüren bir Türk heyeti vardı karşılarında. Görüşmelerin birinci bölümünde emperyalist isteklerin geçersizliğini kanıtlamak ve ortaya atılan iddiaları yanıtlamak için söz alan İsmet Paşa’nın yaklaşık üç saat süren konuşmasını sıkılarak dinleyen Lord Curzon söz aldı. Ve alaylı bir üslupla, “İsmet Paşa’nın eskiden bir general ve bir diplomat olarak tanındığını, şimdi ise bir tarih profesörü gibi davrandığını” dile getirecektir.
Batı’nın Ermenileri Satışı
Lozan görüşmelerin sonucunun belirginleştiği son aşamada, umduğunu bulamayan Ermeni çete temsilcilerinin emperyalist devletleri hedef alan bildirgeleri bir itiraf belgesi niteliğindedir. Lozan’da barışın istekleri dışında gerçekleşeceğini öğrenen Ermeni delegeleri, 2 Şubat 1923’te Lozan kentini terk etmeden önce, Lozan’dan ayrılırken konferansa katılan devletlere serzenişte bulunan bir bildiri yayınlamışlardır. Bildiri özetle şöyledir: “ Ermeni delegeleri, Lozan Konferansı komisyonlarının açıklamalarından ve basında yayınlanan barış antlaşması projesinden İtilaf Devletleri'nin Ermenileri ve Ermeni sorunlarını yüzüstü bırakmış olduğunu anlamıştır. Büyük devletler, Türkiye’deki Ermenilerin kurtarılması hakkında yalnız siyasi ve insani bakımdan değil, Ermenilerin Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri için ve bu devletlere karşı göstermiş olduğu pek çok hizmetlerden ötürü verdikleri sözleri de hatırlatırız. Büyük savaşın amaçlarından birisinin de hak ve adalet sağlamak olduğu halde Ermeniler bundan yoksun bırakılmıştır.”
Ermeni delegeleri bu bildirilerinde emperyalist devletlere “bizi sattınız” demek istiyorlar; ancak bunu daha açık ve gür bir ses tonuyla söyleyecek gücü bulamıyorlardı. Belli ki ileride (bu günler için) emperyalist devletlerin yeniden desteğine sığınacaklardı. .
(Son)
Yorumlar (0)
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Real Madrid 35 75
3. Barcelona 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Cádiz 35 43
12. Osasuna 35 41
13. Valencia 35 39
14. Levante 35 39
15. Getafe 35 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 35 29
17
açık
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak 03:46
Güneş 05:31
Öğle 12:54
İkindi 16:49
Akşam 20:07
Yatsı 21:45