14.06.2021, 01:24 207

Yol Arkadaşım Vali…

Valimiz Mustafa Tutulmaz sık sık “turizm” söylemleriyle basının manşetlerine oturuyor, Zonguldak’ın turizm sektörüne yönelmesinin yöre kalkınmasına da katkılarının olacağını vurguluyor…

Haklı mı?

Haklı!..

Gerçi basın, özellikle de bir turizm uzmanı olarak da ben, sık sık ve yıllardır bu konu üstünde duruyoruz ama 40 senedir bu sektörde bir santim yol alamadık.

Eski Valilerimizden rahmetli İsmet Metin’e “Ocak restoran” konusu açmıştık, “neden olmasın?” dedi, TTK ile görüştü, kullanılmayan Çaydamar Ocağı için proje hazırlanmasını istedi, sonra da merkeze alınınca öyle kaldı bu konu…

Yine eski Valilerimizden Yavuz Erkmen’in de hayali Tersane-Orta Kapuz-Kapuz plajlarını birleştirip büyük bir tesisi yöre halkına ve turizme kazandırmaktı, o da öyle kaldı, Valimiz başka bir ile atandı…

Kozlu sahilinde bir ara çadır turizmi kendiliğinden başladı, yan sanayi olarak da brandadan çadır yapımcıları ortaya çıktı, bu konuda yani çadır konusunda bayağı da uzmanlaştık, başka illere bile çadır sattık, ama Kozlu sahiline çadır kurmak yasaklandı, çadır imalatçıları da kepenk indirdiler…

Nedenmiş efendim?

İçki içiliyormuş… Fuhuş olabilirmiş…

Kadınlarla erkeklerin bir arada eğlenmesine fuhuş gözüyle bakan zihniyet, halkın en ucuz bir şekilde çoluk çocuk deniz kenarında haftalar aylar geçirmesini de engellemişti…

Halk da kolluk kuvvetleri ile zabıtaların ne işe yaradığını merak eder olmuştu…

Engellenen sadece bu değildi, Kozlu sahiline akın akın gelen çevre il ve ilçelerden insanların Kozlu esnafını paraya boğması da engellenmişti.

Ancak engellemenin asıl nedeni bu sahile WC, duş, soyunma kabini, başka sosyal tesisler gerçekleştiremeyen Kozlu belediyesi, Özel İdare, benzer kamu kurumları gibi beceriksiz idarelerdi.

Dönemin hükümetleriydi…

“Fuhuş” diye masum halkı lekelemişler, büyük bir turizm olayını da böylece yok etmişlerdi, acımasızca…

Akdeniz, Marmara ve Ege sahillerindeki çadır turizminden ve kamping olaylarından habersiz bu zihniyet yan gelip yatmayı halkın mutluluğuna yeğ utmuştu…

Aynen bu gün de Ereğli-Zonguldak-Amasra arasında bir deniz ulaşımı sağlayamayıp halkın eğlenmesini kendi rahatlarına yeğ tutan zihniyet gibi.

Söz verip yapmayan AKP’nin eski vekilleri gibi…

Olayı deniz dalgalarına bağlayan bahaneciler takımı gibi…

Bizler bundan yıllar önce çoluk çocuk limandan 5 metrelik sandallarla en dalgalı havalarda bile Kapuz’a denize girmeye gidip gelen nesiliz, bize bunu yutturamazsınız…

Her neyse;

“Yol arkadaşımız Vali” dedik, Valimiz de Turizmin önemini bilen bir kişilik dedik, Turizm olayının Zonguldak’taki kısa geçmişi hakkında bildiklerimizi aktardık ve kendisi ile de buradan Gökçebey’e bazı daire müdürleri ve diğer basın mensuplarıyla birlikte bir tren yolculuğu gerçekleştirdik. Vali bey lütfetti, bizi yanındaki koltuğa davet ederek yol boyunca görüşler paylaşmamıza olanak sağladı.

Banliyö tren seferlerinin başlaması nedeniyle tanıtımın da sağlanması amacıyla yapılan bu yolculuk da çok keyifli geçti.

Bu konuda Valimizin açıklamalarını basında okumuş, tv kanallarında da izlemişsinizdir, bu nedenle tekrar başınızı ağrıtmayalım ve detaylara geçelim.

Ne demişler;

Haber detaylarda gizlidir…

Her ne kadar fazlaca bir detaya girmeyeceksek de…

Valimiz Mustafa Tutulmaz yol boyunca tren güzergâhındaki yeşilliğe, ormanlara, bahçelere, denize, özetle çevreye hayranlığını sık sık tekrarladı. Tekrarladı ama yatırımların da gerçekleşmesi gerektiğini vurguladı.

“Türkali ikinci bir Amasra olabilir, yeter ki köyün önünü kapatan ve üstüne tren rayları döşenmiş yüksek ve metrelerce uzunluktaki toprak dolgu kaldırılsın, tren seferlerinin çok kısa bil bölümü viyadükler üstünden olsun…” şeklindeki görüşümüze de Türkali’yi gördükten sonra “gerçekten Türkali güzel bir yerleşim bölgesi…” diyerek yanıt verdi. Verdi ama olası bir uygulama konusunda bir sinyal çakmadı…

Lokal ve kıraathanelerde tavla, okey gibi oyunların başlaması konusundaki sözlerimize de “biz de öğrenciyken bazı oyunları oynardık…” dedi, başkaca da bir yorum yapmadı.

Basın da konuşuldu bu arada tabii ki…

Basın mensubu arkadaşlar sık sık sorular sordular, Vali bey açıklıkla yanıtladı bunları. Aslında konuşulacak çok konular vardı ama benim ses tellerimdeki ödem nedeniyle ve iyileşme aşamasında olmama rağmen sesim kısık çıkıyordu fazla bir şey sormadım, mikrofonu gazeteci arkadaşlara bıraktım gibi bir şey oldu…

Evet;

Valimiz Mustafa Tutulmaz hoş sohbet bir insan, neşeli, espritüel, insan yanında kendisini rahat hissediyor…

Zonguldak kamuoyu da “bu Vali bir şeyler yapacak…” diyor.

Biz de “inşallah” diyoruz, bekliyoruz…

Uzunmehmet Camisi açılışında halka 35 bin bayrak dağıtan, Valilik binası önündeki Atatürk Anıtına da bir hafta kadar önce bir çeki düzen verdirerek bulunduğu yere ve konuma daha çok yakışmasını sağlayan Valimiz Mustafa Tutulmaz’a başarılar diliyoruz…

İnönü Anıtı’na yapılan saygısızlık konusunda ki görüşleri mi?

Vali Bey bu konuda bir şey demedi ama Malatya’dan bile önce Zonguldak’a dikilen ülkedeki ilk İnönü Heykeli için devletin “bir hata olmuştur, düzeltilir” dilekleri ve beklentisi olduğunu biliyoruz…

Yolculuk esnasında bize eşlik eden karşılıklı koltuklardaki İl Emniyet Müdürümüz Metin Turanlı ve Zonguldak BEÜ Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Çufalı da ara sıra konuşmalara katıldılar, Rektör Hocamız yaşamış olduğu yörelere düzenlenen bu geziden memnundu, çocukluğu aklına geldi; Emniyet Müdürümüz de TOKİ tarafından yapımı süren yeni park alanı için “çevre düzeni”   ve bu kapsamdaki “Otopark Alanları” “konusundaki görüşlerini dile getirdi, bunlara da ileriki yazılarımızda değineceğiz…

Yorumlar (1)
Barakuda 1 ay önce
Zonguldaktan hicbirsey olmaz ne cografya musait nede engebeli arazi yolu olmayan yere kim gelir kösede kıyıda kalmış bir yer emekli olan hemen kaçiyor bizde 5 sene önce taşındik antalyaya ilk aylar cok zorlanmıştıķ ama şimdi iyiki taşınmısız diyorum cunku gecen ay geldim iş için malesef degisen hiçbirşey yok aynı tas aynı hamam ancak ne garip ilceleri caycuma devrek bayagı gelismiş büyümüş
27
açık