25.02.2020, 21:16 4585

ZONGULDAK’IN KANAYAN YARASI!

Zonguldak'ın en acı gerçeklerinden biri de ‘kaçak ocak’ diye tabir edilen ruhsatsız ocaklardır. O kadar yürek yakıcı bir konudur ki, kimse dokunmaya cesaret edememiştir.

İşsiz kalan insanlara, "Aç kalsanız da ölüm tehlikesi olan ocaklara girmeyin" demek, onları ikna etmiyor. Polisiye tedbirler, cezalar, hatta ölümler bile durduramıyor işsizleri. Polis ve jandarma bir ocağı mühürleyip arkasını döndüğünde, mühür çoktan sökülüp ocak açılıyor.  

Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, maden ocaklarındaki ölümlerden ızdırap duyuyor. Bu nedenle kaçak ocakların üzerine gidiyor. Haklıdır, zira sorumluluk sahibi bir idarecinin en küçük bir olayda kendini suçlu hissetmesi, son günlerde unutulan bir yönetici/idareci vasfıdır. 
Ancak kaçak ocaklar bir keyfiliğin değil, bir zaruretin sonucudur. Kara yazgılı bir kentin kanayan yarasıdır.  

Aslında devletin tavizsiz denetim mekanizmasını işletmesi, TTK ve özel maden ocaklarında istihdam sağlanması ve mevcut kaçak ocak sahiplerine belirli iş güvenliği standardını yakalaması adına teşvik verilmesi gibi yeni düzenlemelerle sorun çözülebilir.

Geçmişte bunun örneği yok değil. Geriye dönüp baktığımızda meselenin 150 yıllık geçmişi olduğunu görürüz. Devlet o dönemde ciddi bir düzenlemeye gitmiş. Her ocak numaralandırılmış. Üretilen kömürü devlet satın almış. Ocakların malzemeleri ve diğer giderleri devlet tarafından karşılanmış. İşçinin ücretini de devlet üstlenmiş. Dolayısıyla iş güvenliği ve denetimi de devletin kontrolü altına girmiş. Tabi bu durum ‘kömür ağaları’nın işine gelmeyince uygulama kalıcı ol(a)mamış. Ve Zonguldaklılar o günden bugüne acı bedeli ödemeye devam ediyor.
 
Ne acıdır ki, bu mevzuda elini taşın altına koyan da yok!

Hal böyle olunca işin içinden çıkılamıyor. Bir tarafta işsiz kalan insanlar, öbür tarafta yaşanan acı ölümler… Bu iki kötü arasında çıkmaza giriliyor.

Kaçak ocakçılar, yetkililere derdini anlatmış

Geçenlerde mühürlenmiş bir ocakta ölümler yaşanınca kaçak ocaklar teker teker kapatıldı. Bu defa binlerce genç işsiz kaldı. İşçiler ve ocak sahipleri çıkmaza girdi. Gelik ve çevresi ekonomik anlamda kilitlendi.

Bu durumu aşmak üzere ruhsatsız ocak sahipleri toplanmışlar. Zonguldak'ın ekâbir takımı da bu toplantıya katılarak kaçak ocak sahipleriyle bir araya gelmiş. Her şey enine boyuna tartışılmış. Toplantıda bazı kişiler, yaşadıkları zorluğu sert sözlerle dile getirmiş. Hatta bazıları, "Madencilerin eşleri kötü yola mı düşsün? İnsanlar açlıktan mı ölsün?" gibi ifadeler kullanmış.

Kimisi de “Ocakların hepsini kapatırsanız on bin insan işsiz aşsız kalır. Bu kadar insanı gözden mi çıkaracaksınız? Gelik’te gençler çok zor durumdalar. Bakkala, esnafa borcunu ödeyemez hale geldiler. Ocakları kapatınca bu insanlar ne yiyecek, ne içecek?” şeklinde konuşmuş.

Kapatmak çözüm değil.

Ocakları kapatmak yerine; iş güvenliği standartlarına uygun hale getirmek, teşvik vermek, adil ve etkin denetim yapmak daha akılcı/kalıcı bir çözüm olur kanaatindeyim.

Tabi ki devlet büyüklerinin ve milletvekillerinin toplantıya katılıp ocak sahiplerini dinlemesi de bir adımdır. Bu konuda milletvekillerine çok önemli görevler düşmektedir. Bu insanların desteğini alarak seçilen bölge milletvekilleri, Meclis’te bu konunun çözümü için elini taşın altına sokmalıdır. Hükümet’e durumu anlatmalı ve yeni düzenlemeler ile binlerce insanın geçimini sağladığı ocaklardan çıkan kömür yasal hale getirilmelidir. Böylece hem üretim hem de istihdam sağlanmış olur.   

İş sahibi yaparken insanları canından etmeyelim ama…

Bu arada denetim görevi aksatılmadan yapılmalıdır.
Bu, işin ekonomik kısmı, bir de can boyutu var.

Oraya değinmezsek de insanlık adına, Zonguldak maden tarihi adına yanlış yapmış oluruz.

Hiç unutmuyorum. Yıl 2011 idi. Kilimli’de kaçak bir ocakta göçük bilgisi aldık. Gazeteci meslektaşlarımızla olay yerine gittiğimizde polise henüz haber verilmemişti. Kime sorsak olayı gizliyordu. Fakat olay yerinin yakınlarında tanıdık şahıs gelip “İşçi bizimle konuşuyor, bacak kısmı göçük altında, hemen alıyoruz onu. Hiçbir şeyi yok.” deyince geri dönmüştük.

Ertesi sabah bir öğrendik ki işçi halen göçük altında. Ocak sahipleri işçiyi bırakıp kaçmış. Polis ise olay yerinde...

Meğer adamcağız, “Beni kurtarın. Benim iki çocuğum var. Onlara acıyın!” diye yalvarmış. Tabi ocak sahipleri oralı olmayınca son sözleri, “Sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum. Sizi Allah’a havale ediyorum” olmuş.
 
(Şimdi ocakçıların da burada şapkayı önüne koyması ve içlerinde üç kuruş için insan hayatını hiçe sayan vicdansızları barındırmamaları lazım!)

Olay gizlendiği için kurtarma çalışmaları aksamış ve neticede Şenel ismindeki işçinin cansız bedeni, ocaktan 40 saat sonra çıkarılabilmişti. 

Acılı aile morg önünde mikrofonlarımıza, “Kardeşimizin hakkını sonuna kadar arayacağız. Bu işin sorumlusunun cezalandırılmasını istiyoruz” demişti.

Ben olaydan çok etkilenmiştim. Aileye ulaştım ve kendileriyle röportaj yapmıştım.

Ölen işçinin 12 yıllık eşi Emine Hanımın sözleri, kaçak ocak meselesinin iç yüzünü açıklıyordu:
"Bir hafta kar yağdı. Sonra aradılar ocakta çalışması için. ‘Gelmezsen paranı alamazsın’ dediler. Biz zaten kirada oturuyorduk. Mecburen gitti. Evimizde kömür de kalmamıştı. ‘Belki kömür getiririm’ diye evden çıktı. ‘Saat 17.00'de gelirim, gelmezsem seni ararım’ dedi. Çocuklarım var diye çok bağırmış ama kurtarmamışlar. Bekledim durdum haber vermediler. Sonra acı haber geldi. Eşim bana ocaktan ayrılacağını söylemişti. Kar yağdığı için iş arayamadı. Havalar düzelsin başka iş bakacağım. Beni tek başıma ocağa sokuyorlar diyordu. Kendileri de ocağa girmeye korkuyorlarmış. Kim bilir ne dediler de kandırdılar. Eşim çocukları çok severdi. Akşam işten gelince kucağından indirmezdi. Bizi köye göndermezdi. Sizi bırakamam diyordu"

Röportaj sırasında aile büyükleri evladının hakkını sonuna kadar arayacaklarını, sorumluların cezalandırılmasını istemişti. Hatta şikayetçi olmamaları için para teklif edildiğini ancak kendilerinin şikayetten vazgeçmeyeceklerini beyan etmişlerdi. Ancak ne oluysa sonradan bu hak unutuldu, olay sessiz bir şekilde tarihteki yerini aldı.

Tehdit mi yoksa gözü kör olasıca fakirlik mi etkili oldu bilinmez; ama olan, Şenel kardeşimize oldu. Ve tabi ki geride kalan eşine ve masum çocuklarına…

‘Kendi ailelerinin bile peşine düş(e)mediği bu acılar nasıl çözüme kavuşturulabilir ki…’
diyebilirsiniz!

İşte bu da olayın sosyolojik, ekonomik ve ahlakî boyutudur.    

Amacım geçmişi kurcalamak değil.

Belki günün birinde meselenin çözümüne ışık tutar umuduyla gördüklerimizi yazmaktır.  

Özetlersek bu işin ekonomik boyutu var, sosyal boyutu var, iş güvenliği boyutu var, denetim eksikliği ve yasal boşluk boyutu var…

Bu kadar etraflı düşünmeden ele alınacak hiçbir çözüm, gerçekçi ve kalıcı olmaz.

Ben diyorum ki;

Evde aşımız kaynasın, tende canımız kalsın!  
    
Yorumlar (4)
ayıboğan 1 yıl önce
doğru çok güzel ifad etmişsiniz.
Reis 1 yıl önce
Sizin hic madende o ocalarda babaniz , dayiniz , amcaniz öldümü benim öldü ama mecburlar bu yoneticiler onlari mecbur birakti. Zamani gelince bende haykiricam ama oyle kelimeme sozume dikkat edemem varsin ne siz ne de onlar beni dinlesin yeri geldiginde bizde konusacagiz
Genç Karasevda 1 yıl önce
Sizler özgürlükçü oldukça varsınız elinden başka bir gelmeyen başka ne yapabilir Madencilik çesaret ister yürek ister güç ister emek ister evde millet aç aş ister dışarıda açlık içeride Ölüm var Eren enerji ve diğer fabrikalar Zonguldak hariç her yerde farklı maaşlara çalışılıyor burada ki kodaman ağ babaları maaşı belirliyor gözünüzü toprak doyursun ne diyeyim bu yetimlerin elleri hep yakanızda BİLESİNİZ!!!!?
İsmail 1 yıl önce
kaleminize sağlık.
zonguldak kaderi
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 38 81
2. Fenerbahçe 38 79
3. Galatasaray 38 78
4. Trabzonspor 38 67
5. Hatayspor 38 60
6. Sivasspor 38 59
7. Alanyaspor 38 57
8. Gaziantep FK 38 55
9. Karagümrük 38 54
10. Göztepe 38 51
11. Konyaspor 38 48
12. Rizespor 38 45
13. Malatyaspor 38 44
14. Başakşehir 38 44
15. Kasımpaşa 38 43
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 38 40
18. Ankaragücü 38 38
19. Erzurumspor 39 37
20. Gençlerbirliği 38 35
21. Denizlispor 38 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29
10
açık
Namaz Vakti 12 Mayıs 2021
İmsak 03:44
Güneş 05:30
Öğle 12:54
İkindi 16:49
Akşam 20:08
Yatsı 21:47