Dijital çağdayız. Yapay zeka ile makale bile yazılabiliyor. Profesör, doçent, doktor, avukat, öğretmen gibi mesleklere bile gerek kalmıyor. Dünyanın diğer ucunda bizim 1000 profesörün yazamadığı makale yazılmakta...

Bilgiye erişim kolaylaştı. Başka yabancı dilleri bilmeden bile gezegendeki milyonlarca makaleyi, ders videosunu anlamak, incelemek mümkün hale geldi...

Vali, kaymakam, vali yardımcısı, rektör, dekan, milli eğitim müdürü, meteoroloji dairesi vb. gibi yüzlerce farklı yönetim kademesi işlevsizleşti.

Hava durumunu internet iletiyor. Türkiye'nin öngörüleri asla tutmayan meteoroloji dairesi kapatılmalıdır.

57 bin okul var. Eğitim başarısında dünyanın sonlarındayız.

12 yıllık zorunlu eğitim 8 yıla indirilmelidir. Üniversitelerin eğitim süreleri 1 yıl indirilmelidir. Son yıl staj olmalıdır.

Eğitim yaşam boyu sürüyor. Okullar hantal, yavaş, içi boş eğitim verir hale geldi.

Web sayesinde 365 gün, her mekanda eğitim yapmak olası.

Hukuk, siyaset, felsefe, sosyoloji, din, tarih vb. öğrenmek için yüzde 10-20 oranında okulda bulunmak kâfidir.

Gerçekten öğrenmek isteyenler kitap, defter, web ile her bilgiye ulaşabilir...

Elektronik ve yazılımlar sayesinde okula, kütüphaneye, kağıda gerek kalmıyor.

Chip'ler, arabalara, saatlere, telefonlara, fabrikalara akıl getirdi.

56 yaşındayım. 45 yıldır elektrik, elektronik, bilgisayar ile ilgiliyim...

1950'de bulunan transistör sayesinde JFET, MOSFET, entegre gibi elemanlar icat edildi...

Her cihaz artık kendi kendine çalışıyor ya da duruyor. Bu sayede artık polis, bekçi, güvenlikçi, öğretmen, yönetici, muhtar, asker, müdür gibi makamlar da önemini kaybetti...

Devletimizin dijital değişime göre organize edilmesi şart.

Almanya'da 600 bin memur varken bizde kamu 5 milyonluk üretimsiz bir dev. Bu sürdürülebilir değil.

İlçe ve illerdeki milli eğitim müdürleri, yardımcıları, şube müdürleri yüzde 99 oranında sınavsız ve siyasi torpille atanıyor. Bunlar zerre faydasızlar. Eğitimi engeller durumdalar. Ürettikleri bir şey yok. Sadece 50-60 farklı konuda, işlevsiz evrak hazırlayıp sağa sola dağıtıyorlar...

32 yıl MEB bünyesinde çalıştım. İşlere, projelere, önerilere en çok engel il ve ilçe eğitim müdürlüklerinden geldi. Bu makamlar yetersiz, liyakatsiz kişilerden oluştuğu için hep yeteneksizleri ödüllendirdiler... Yetenekli, projeci, yazan, çizen, itiraz eden öğretmenleri ezmekten başka vazifeleri yoktur.

Yıllarca FETÖ seviciliği yapan il ve ilçe koltukçusu binlerce vasat zat hala görevde...

FETÖ'nün tüm faaliyetlerini destekleyen, eğitim katilleri görevden atılmadan kalite gelemez. Kanser bitmez...

Okulları düzeltmek için işlevsiz makamları azaltmalıyız.

Günde sadece 1-2 saat net mesai yapan okul müdürleri, müdür yardımcıları, il-ilçe müdürleri, şube müdürleri azaltılmalıdır.

Öğretmenler dersi olsun ya da olmasın 5 gün okulda olmalıdır. Haftada sadece 2 gün, yılda sadece 72 gün okula gidip 12 ay maaş alan 250 bin civarı öğretmenin yatması önlenmelidir.

Eğitimde plan hazırlama, sunu yapma, soru hazırlama, sınav okuma artık webten çalarak olduğu için iş olmaktan çıkmıştır.

Halk eğitim merkezi, mesleki eğitim merkezi öğretmenleri de haftada 1 ya da 2 gün ders vererek 30-50 bin TL maaş alıyor... Bu tembelliğe hiçbir ileri ülke dayanamaz...

Okulları düzeltmeden israfa, soyguna son vermek olası değildir.