05.03.2021, 00:08 4168

TEYO EMMİ

   Palavracılar kralı TeyoEmmi'yi tanıyor musunuz? Politikacılarımızın ''rol model'' olarak örnek aldığı bu ''Büyük Türk Büyüğünü'' çoğunuzun tanıdığını düşünüyorum. Ama yine de tanımayanlar için kısaca tanıtayım.
   Bir zamanlar Kanal 7 ve Flash TV'de yayınlanan ve İsmail Türüt'ün sunduğu Fıkralarla Türkiye programında TeyoEmmi'nin fıkralarını bol bol dinlemiştik. Hatta ben bu günlerde bile bu programı YouTube'dan da seyrediyorum. Seyrettikçe de nedense aklıma hep bizim politikacılar geliyor! Gerçi onlar da birbirlerini TeyoEmmi'ye benzetiyorlar ya, neyse! Örneğin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'na ''Teyo'' dediğini kulaklarımla duydum.
Teyo Emminin gerçek adı Tayyip İde'dir. Ama o kendisine Teyo Emmi, Teyo Pehlivan veya Teyo Ağa denmesini tercih etmiştir.
   Erzurum'un Hasankale ilçesinin bir köyünde doğmuş; 1999'da 86 yaşında ölmüştür.
   Ciddiyetle anlattığı hayalleri şaşırtıcı ve komiktir. Halk arasında Teyo lakabıyla ünlenir. Hayal kurmayı ve hayal aleminde yaşamayı sever. Hayal dünyasında dünya liderleri ile konuşur, pahalı otellerde kalır, lüks arabalara biner ve ünlülerle düşer kalkar.
   Hayatının son yıllarında medyatik olmayı başardı. Gazetelerde boy göstererek bir anda ünlü oldu. Hatta Hasankale Belediye Başkanı, ''Teyo'nun heykelini dikeceğim'' diye beyanda bile bulundu.
   Musalla taşına uzatıldığında kimse ölümüne inanmıyordu. Müezzin ''Er kişi niyetine!'' diye bağırıyor, ama cemaatin gülmekten abdesti bozuluyor ve bir türlü namaza başlayamıyorlardı. Cemaat en az beş defa abdest aldıktan sonra güç bela namaz kılınabildi.
Teyo hayallerini gerçekmiş gibi anlatırken ağzından bal damlardı. Yıllar önce dinlediğim ve çok sevdiğim şu hikayesini size de aktarmak isterim; ama kendi ağzından!
   ''Bir gün, Atatürk ve Çörçil (Churchill) ile beraber oturuyoruz. Çörçil Atatürk'e dedi ki, 'Haydi tavla oynayalım!' Atatürk'de 'Nesine?' deyince; Çörçil, 'Ben Galler'i koyuyorum. Sende Doğu Anadolu'yu koy.' dedi. Atatürk bu teklifi kabul edince, ben hemen, 'Paşam, biliyorsun benim ev orada. Benim ev ne olacak?' diye itiraz edince, Atatürk; 'O zaman Teyo'nun evi hariç.' dedi. Bunun üzerine Çörçil 'Teyo'nun evi hariçse, ben Doğu Anadolu'yu ne yapayım!' diyerek oynamaktan vazgeçti.''
   Peki, Teyo Emmi bu kadar palavra atıyordu da; acaba inananlar oluyor muydu? Olmaz olur mu! Bu konuda bizim memleket çok bereketlidir! Hatta o kadar bereketli ki; aşağıda bir diğer büyük Türk büyüğünü tanıyınca bunu daha iyi anlayacaksınız.         
    Bu büyüğümüzü eskiler tanır da gençler tanımayabilir. Ama belki namını duymuşlardır. Bu büyüğümüzün adı Sülün Osmandır! Asıl adı Osman Ziya Sülün'dür. 1923 - 1984 yılları arasında yaşamıştır. Çok ünlü bir dolandırıcıdır. İstanbul'da birçok vatandaşımızı dolandırmıştır. Bu vatandaşlara, aralarında tramvay, kent meydanındaki saatler, şehir hatları vapurları ve Galata Kulesi olmak üzere İstanbul'daki birçok şeyi satmış veya kiraya vermiştir. Tam Galata Köprüsü'nü satmak üzereyken yakalanmıştır.
   Sülün Osman bu akıl almaz vukuatları nedeniyle o kadar ünlenmiştir ki; ünü ta Avrupa'ya kadar yayılmıştır. Avrupalılar bu işe, nasıl olur diye şaşırıp kalmışlardır. Hatta bir Fransız dergisi kendisiyle röportaj yaparak resmini de kapak resmi yapmıştır.
   Yıllar önce benim de gördüğüm bu dergideki röportajda, bir soru üzerine, Sülün Osman'ın şöyle dediğini hatırlıyorum: ''Ben aptal insanları cezalandırarak akıllandırmak amacıyla, Allah tarafından görevlendirilmiş bir misyonerim!''
   Buradan şu mantığı yürütebiliriz: Sülün Osman akıl dışı yöntemlerle dolandıracak bu kadar saf insan bulabiliyorsa; demek ki TeyoEmmi'nin palavralarına haydi haydi inanacak o kadar çok insan var demektir. Dikkat ederseniz burada ''arz- talep kanunu'' yürürlüktedir. Yani talep varsa arz da doğal olarak vardır!
   Değerli okuyucular; hiç düşündünüz mü palavralara inanma konusunda bizim memleket neden bu kadar bereketlidir? Acaba sebebi nedir? Bana sorarsanız bunun sebebi biat kültürüdür. Çünkü biat kültürü insanları birilerine inanmaya ve bu nedenle de düşünmemeye şartlandırmıştır. Eski Bakan Berat Albayrak'ın şu sözü bu günlerde çok konuşulmaktadır: ''Ay'a dört gidiş-dört gelişli otoban yapacağız desek inanacak çok seçmenlerimiz var!''
   Tabiatıyla düşünmeyen insanların zekası da gelişmiyor. Zeka deyince; birkaç sene önce izlediğim İngilizce bir videoda; adam eline hap kutuları almış, ''Bunlar zeka düşürücü haplar.'' diyor. Az düşürücü, orta düşürücü ve çok düşürücü olmak üzere üç tip zeka düşürücü hap olduğunu anlatıyor. Faydalarını da sıralıyor. ''Zekası düşük insanlar fazla düşünmedikleri için dünya dertleri ile pek ilgilenmezler, bu nedenle daha mutlu olurlar! Kendilerinin yerine din adamlarının veya tuttukları politikacıların düşündüğüne inandıkları için, kendileri fazla düşünme zahmetine girmezler.'' falan diyor. Gerçekten de geçen ay bizim TÜİK'in yaptığı bir araştırma bunu teyit ediyor. Çünkü bu araştırmaya göre, Türkiye'de en mutlu insanların en az eğitimlilerin oluşturduğu gruptan olduğu ortaya çıkmış.
   Fakat bu videodaki hapların faydalarını sayan İngiliz'in şu sözleri benim bayağı ağrıma gitti: ''Bu hapları alanlar Türk dizilerindeki saçmalıkları farketmeden zevkle seyredebilirler!'' Haklı olabilir mi?
   Bu arada, size küçük bir de test yapayım: Genellikle akşam dizilerinin, o geceki final sahnesi olduğu apaçık ortada olan kısmına gelindiğinde, dizi reklama girer. ''Dizi reklamdan sonra devam edecek'' diye de anons yapılır. Dakikalarca süren reklamlardan sonra dizi tekrar başlar. Daha önceki son sahneyi tekrar verir ve dizi biter. Hatta bazen bunu iki defa yapar. Aklımızla dalga geçen bu uygulamayı yüzlerce defa seyretmemize rağmen; yine de acaba ne olacak diye bekleriz. 
   Şimdi test sorum şu: Siz de bu bekleyenlerden misiniz? Eğer öyle ise; siz de TeyoEmmi'nin hitap ettiği gruptan sayılırsınız! Ama öyle değilse, kimse alınmasın, mesele yok!
   Ben bu palavracılığın bir nevi hastalık olduğunu düşünüyorum. Özellikle de politikacılar bu hastalığa yakalanıyor. Tabii ki bu hastalığa yakalananlar palavra sıkarken, hastalık nedeniyle, kendilerine hakim olamıyorlar. Hatta bazen işin dozunu kaçırabiliyorlar.
   Bununla ilgili olarak eski bir fıkrayı güncelleyerek anlatmak istiyorum.
   Politikacının biri konuşurken bazen kendini kaybedip palavrayı iyice abartıyormuş. Fakat sonradan hata yaptığını düşünüp pişman oluyormuş. Bir gün danışmanını çağırıp ona, ''Biraz sonra önemli misafirlerim gelecek. Eğer konuşurken çok abartırsam öksürerek beni uyar. Düzelteyim.'' demiş. Neyse, misafirler gelmiş. Politikacı sohbet esnasında yine kendini kaybedip kurusıkı atmaya başlamış. ''Efendim'' demiş, ''geçenlerde bir fare yakaladım; Allah sizi inandırsın, kuyruğu tam beş metreydi'' deyince, danışman öksürmüş. Uyarıyı alan politikacı, ''Yani belki beş metre değilse bile üç metre vardı.'' diye düzeltmiş. Bunun üzerine danışman tekrar öksürmüş. Politikacı biraz bozulmuş ama ''Kuyruk garanti bir metre idi'' diyerek güya yine düzeltmiş. Sinirlenerek yan gözle de danışmana bakmış. Fakat danışman yine öksürünce, bu sefer çıldırmış ve danışmana dönerek; ''Yahu imansız, bu farenin hiç mi kuyruğu yoktu!'' diye fırçalamış!
    Adamın aklına santimetre gelmeyip hep metre ile konuşunca böyle oluyor bu işler!
   İşte bizim politikacılar da bazen aşka gelip ayakları yere basmayan böyle şeyler söylüyorlar. Şimdi size bunlardan bir demet sunacağım.
   Desteksiz atışlar:
   - Bir haftada Şam'a girip Emevi Camiinde cuma namazı kılacağız. (Davutoğlu)
   - Altmış ülkeye doğalgaz ihracatı anlaşması yaptık. (A Haber)
- Dünyada reel olarak büyüyen tek ekonomi Türkiye. (Yiğit Bulut)
   - Asgari ücretlinin evinin kapısında arabası, cebinde pahalı telefonu var. 6 ayda bir telefon değiştiriyorlar. (Mahir Ünal + Kayseri milletvekili İsmail Tamer)
   - İşsizlik sayısı azalıyor. (TÜİK)
   Hükümet yetkililerinden ve Reis'ten gelen salvolar:
   - Pandemi döneminde kapanan işyeri yok.
   - Dünyada pandemi ile en iyi mücadele eden biziz. Başka ülkelere de yardım gönderiyoruz.
   - Elektrikli otomobil üretiminde sona geldik.
   - Yerli savaş uçağımız 2023'te hizmete girecek.
   - 2023'te Ay'la ilk temas olacak. Mars'a sert iniş yapacağız. (Bahçeli astronotun Türkçe ismini şimdiden koydu bile; ''Cacabey olsun'' dedi. Bunu derken yabancıların cacabeyi ''Kakabey'' diye okuyacağını hesap etmedi!)
   - Doğu Akdeniz'de petrol arıyoruz. (Gemiler limanda)
   - Avrupa bizi kıskanıyor.
   - Ekonomimiz uçuyor.
   - Dış güçler bizi engellemeye çalışıyor.
   - Zonguldak'ta bizden önce üniversite yoktu. Bülent Ecevit Üniversitesini biz kurduk.
   Sayın okuyucular, aslında bu konuda daha yüzlerce örnek verilebilir. Ama bir köşe yazısı için bu kadarı kafi.
   Şimdi gel de TeyoEmmi'yi anma! Çünkü bunlar tam da onun üslubu!
   Ben diyorum size Teyoböyyük adamdı diye! Arkasında çok mürit bıraktı.
   Gözü açık gitmedi. Allah rahmet eylesin.
    
Yorumlar (1)
Hayri Dede 3 hafta önce
Bu kadar anlatılırdı. Saygılar.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 31 61
4. Trabzonspor 32 57
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 31 49
8. Karagümrük 32 48
9. Sivasspor 31 44
10. Göztepe 32 43
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 31 35
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 28 54
3. Altay 28 53
4. Adana Demirspor 28 52
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 28 38
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 28 32
13. Balıkesirspor 28 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 28 29
16. Akhisar Bld.Spor 28 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 31 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. West Ham 30 52
5. Chelsea 30 51
6. Tottenham 30 49
7. Liverpool 30 49
8. Everton 29 47
9. Aston Villa 29 44
10. Arsenal 30 42
11. Leeds United 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 30 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 29 66
2. Barcelona 29 65
3. Real Madrid 29 63
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Celta de Vigo 29 37
9. Granada 29 36
10. Athletic Bilbao 29 36
11. Levante 29 35
12. Valencia 29 33
13. Cádiz 29 32
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 29 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Eibar 29 23
20. Deportivo Alaves 29 23
8
kapalı
Namaz Vakti 10 Nisan 2021
İmsak 04:44
Güneş 06:14
Öğle 12:59
İkindi 16:39
Akşam 19:34
Yatsı 20:59